|
||
| 1948 yılında cezayir'de, endülüs kökenli bir çingene olarak doğan sanatçının asıl adı michel dahamani gatlif'tir. filmlerinin çoğunun ilhamını bu çift köken sağlamıştır. örneğin, 1978 tarihli ikinci konulu filmi la terre au ventre / karındaki toprak'ta cezayir savaşı'na eğilir. 1982 yapımı les princes / prensler, ruhsuz bir varoşa yerleşmiş çingenelerin taviz vermez bir portresidir. bu "bir sevgi ifadesi, yönetmenin çingene halkını güçlü bir ifadeyle tanımlayıp korumaya soyunduğu etkileyici bir filmdir". marjinal insanlara karşı duyarlı yönetmen, 1985'te la rue du départ / başlangıç yolu'nu, ardından da 1988'de fanny ardant'la, sinemanın gizemiyle büyümüş bir delikanlı ile bir film yıldızı arasındaki dramatik tutkunun öyküsünü anlatan pleure pas my love / ağlama sevgilim'i çekti. 90'lı yıllarda tamamladığı çingene üçlemesi (latcho drom, mondo / dünya, gadjo dilo / çılgın yabancı) şöhretinin yayılmasını sağladı. hemen her filminde çingene ve arap müzikleri ile flemenko'yu da ön planda kullanan gatlif'in filmlerini bütün arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim. filmleri 1975 la tête en ruines / yıkılan kafa 1979 La terre au ventre / karındaki toprak 1981 canta gitano / çingene şarkısı 1982 corre gitano / çingene kalbi 1982 les princes / prensler 1985 rue du départ / başlangıç sokağı 1988 pleure pas my love / ağlama sevgilim 1990 gaspard et robinson / gaspard ve robinson 1993 latcho drom 1994 mondo / dünya 1995 lucumi, l'enfant rumbeiro de cuba 1997 gadjo dilo / çılgın yabancı 1999 je suis né d'une cigogne / leyleğin çocukları 2000 vengo / intikam 2002 swing 2004 visions of europe ("paris by night" bölümü) 2004 exils / sürgündekiler 2006 transylvania sürgündekiler exils 2004 cannes en iyi yönetmen tony gatlif'in kimlik ve milliyet üzerine hassas bir çeşitleme olan bu uzun metrajlı çalışması yönetmenin şüphesiz en tensel filmi. gatlif, iki genç parisli'ye, zano ve naima'ya fransa'yı boydan boya geçip ispanya yoluyla cezayir'e gidişlerinde zano'nun ailesinin yıllar önce geçtikleri yolu bu kez tersten izlerlerken eşlik ediyor. iki arkadaş, müzikle iki diyarın şiirini kavuştururken kimliklerini ve dünya üzerindeki yerlerini yeniden belirliyorlar. yolda olmanın ve yol almanın baştan çıkarıcı büyüsünü tensel arzular ve kimlik arayışıyla harmanlayan sürgündekiler, tony gatlif'e 2004 yılında cannes'da en iyi yönetmen ödülünü kazandırdı. |
||
|
||
| abicim bizde bu elemandan etkilenen yönetmen var m' ola peki? | ||
|
||
bizde yönetmen mi var
|
||
|
||
![]() olsaydı peki, olur muydu? alla allah yaa, bak yine ciddi soru soramadım iyi mi
|
||
|
||
de get işine len, kafa mı buluyon benle
|
||
|
||
abicim sen de böyle yaparsan ben böyle değldim işte sayın üyeler, sonradan oldum. ciddi sorduğum sorular cevaplanmadıkça, cevaplanmadıkça.. ben de böyle bir geyik oldum
|
||
|
||
| bizde de yönetmen var,hemde gayet başarılı olanlar..kendi aşağılık komplekslerimizi dışarıya kusmayalım bence..cannes da ödül almışsa,bizden de alanlar var dimi? zeki demirkubuz gibi,yılmaz güney gibi,geçmişte berlin de altın ayı alan üstad metin erksan gibi.. | ||
|
||
| hee, var da, aşağılık kompleksi n'oluyor öyle? senin o aşağılık kompleksini ağzına veririm ayol! ![]() burada başka bir mevzuyu bahis ediyorduk ve eğlence ile karışık. ama bana sorarsanız yılmaz güney sizden değildir. zeki demirkubuz cannes'da altın palmiye'yi rüyasında göremez. metin erksan süper bir insandır. günümüz yönetmenleri içinde bana sorarsanız adını anabileceğim bir türk yönetmeni de yoktur. kusura bakmayın tango, aşağılık kompleksimi üstünüze kusmuşum
|
||
|
||
sakin olun yahu.. şurda bişey öğrenmeye çalışıyorum. alla allah
|
||
|
||
ama baksana asaf'cıım, adam aşağılık kompleksi diyor, ben de ona aşağılık desem, hoş kaçar mı yanee
|
||
|
||
| aşaılık kompleksi olarak ''kendi ülkemize karşı'' olanını kasdetmiştim sayın kiya..ylmaz güneyi bile bizdn saymayan biri ile tartışmanın anlamı da kalmıyor..siz,rejim ile ülke insanını karıştırıyorsunuz..bu ülkede doğup büyüyen,bu toprakların kültürünü alarak büyüyen herkesi ben ''türk'' adlediyorum..keza yılmaz güney de almanya da yada fransa da yetişmemiştir.rejime muhalif olması yada dönemin iktidarının ona yaptığı haksızlıklar onun ''türk'' olmasını engellemez..neyse,fazla uzatmanın da anlamı yok.. | ||
|
||
| ben adletmiyorum canım: türk! kendisine bir sorunuz diyorum: kendisini türk adlediyor mu? yoksa sizin adletmeniz (sizin sevdiğiniz tabir ile) .ikimde bile değil... |
||
|
||
| şu tarzına cevap vermem saçmalık olur dimi? |
||
|
||
olur...
|
||
|
||
| hakketten komik ..zaten dışarda da yılmaz güney için ''türk sinemasının'' diil ''çin sinemasının'' yada ''kürt sinemasının'' yönetmeni diyorlarmış gibi..hatta daha komiği,gecenlerde fatih akın ı alman sayan sen,şimdi yılmaz güney için türk değil diyorsun.yılmaz güney bütün filmleri türk sineması içinde,türk sinemacılarla yapmıştır! şimdi,git ''hayır,o ''türk'' diil ''kürt''tür de! dünya sinema tarihi de ''madem kiya istedi yılmaz güney ''türk sinemacısı''diil,''kürt sinemacı''dır,der artık! saçmalamanında bu noktasına geldik ya helal olsun! |
||