|
||
| Sözcükler duyguları, nesneleri ve algıları sıradanlaştırır, standartlaştırır Sözcükler sınıflandırır oysaki insan ve deneyimleri kendine özeldir, Sözcükler algılara konulan yanlış teşhislerdir.. Bütünüyle anlamak yada anlatmak konuşmadan geçmez bu yüzden, Birlikte yıllar geçirmiş insanlar gözleriyle bile anlaşabiliyorken, çoğu insan konuşarak bile anlaşamaz.. Sevgiliye duyulan hissi "seni seviyorum" anlatmak zorunda degildir, ama şimdiye kadar her sevgiliye bunu demedik mi? Şüphesiz "seni seviyorum" lafı olmadan öncede aşk vardı.. Dilin duyguları ve algıları gerçekten bütünüyle aktarabilme olasılıgı sadece karşıdakinin benzer deneyimlerini hatırlatma yoludur, ki buda çoğu zaman mümkün değildir.. İnsan mantıgının ürünü olan bu yavan bu kuru anlatım şeklinin bütünüyle anlatabileceği tek şey matematiksel ifadeler yada komutlardır. Oysa nesnelerin, hislerin, duyguların, güzel bir gülüşün yada bakışın binlerce anlamı yada şekli olabilir.. Sözcükler totaliterdir, hiç düşündünüz mü özgürlügü neden "özgürlük" demeden, başka bir şekilde belirtemediğimizi..
|
||
|
||
| susmak en guzel anlatir bu yuzden cogunlukla.. | ||
|
||
| kelimeler çoğu kez sözlük hücresinden dışarı taşan başka tür bir aydınlık taşırlar içlerinde.. yahut pas içinde bir zindandan yükselen türküdür söylenişleri.. üstlerine giydirilen deli gömleğini inkar edercesine.. bu yüzden ki şair kelimeleri özgür kılandır.. |
||
|
||
| Kelimelerin aslında en güzel yanı gizemi barındırmaları, bahsettigim anlamsızlık içinden birşeyler yakalamaya çalışırız, ve aslında herkezin aynı kelimelerde gördükleri farklıdır, şair de bunu kullanır.. Ama ne şekilde olursa olsun kelimeler gerçekte olanların yansıması bile olamaz. Dalgalı bir suda insan aksini görebilir mi? | ||
|
||
| şiir bu yüzden var zaten, anlatılamayanı anlatmak derdinde.. ama dizeler yola çıktığında her zaman kime ne anlattığı meçhul.. . bu çaresizliği iyi bilirim aslında ben kendinden başlar insan sonra bakışları orta yerde bön bön duran kelimelere sonra oradan insanlara kayar..anlatamayan anlamayan her kim varsa.. sonra birşey farkettim ki biz hepimiz hissettiğimiz, düşündüğümüz her ne varsa bunun anlatılabilir olduğu gibi bir "mit" e sahibiz.. kıvranmamız bu yüzden belkide.. en azından dünya üstünde bir gün karşılaşmayı beklediğimiz bir insan herşeyi anlayacak ve herşeyi anlatılabilir kılacaktır bizim için.. oysa bu imkansız.. insanlarda kelimelere benziyor sanki.. her birinin anlamı kendi içinde ve kendine gizli.. buzdağları gibi kat ediyorlar suyu.. |
||
|
||
| şöyle bir düzeltme yanlış olmaz: sözcükler totaliterdir, insan toplumu adına! (buradaki insan toplumu bazan olumlu, bazan olumsuz bir panorama oluşturabilir.) |
||
|
||
sadece x'in farklı bir biçimidir sözcükler! x: her şey/hangi |
||
|
||
| İnsan öyle bir varlıktır ki ufku geniş düşüncelere ve duygulara sahiptir. Ama biz bunu konuşma diline çevirdiğimizde ; aktarmak istediklerimizi tam olarak aktaramadıgımızı düşünüyorum. | ||
|
||
| Haklısın Asturyas, özellikle duygu ifadeleri söz konusu olduğu zaman kelimeler çoğu zaman kifayetsiz kalıyor. | ||
|
||
| sürgünü hatırladım bu başlığı görünce.. dil özgür bırak duygularımı adlı yazısını silip (gitmiş).. de başlık duruyor.. çok mantıklı gelmemiş ama çoğuna.. | ||
|
||
| Kelimeler bir hayat misali.. Bazen suçlu, katil acımasız bazense bazı günlerdeki gibi. Bazı günler bazı şeyleri baz alıyor, bazı zamanlarsa bazılarını uğraştıyor. Tıpkı anlatamadığım gibi ya da bu yazdıklarımı şuan sizlerin farklı anlama olasılığı yüksek olacağı gibi.. O yüzden unutmayın o da bir canlı tıpkı sizin gibi.. |
||
|
||
| sembolik iletişim doğaya aykırı bir durum değil.. duyguları da sembolleri de kullanıyoruz ama baskınlıkları değişmiş zamanla sembollerin lehine.. bazı arılar da sembollerle iletişim kurmayı seçmiş bazı işlerde.. ama duygularını tutup da sembolleştirmemişler (bildiğimiz kadarıyla)... doğal olmayan duyguların kelimelere dökülmesi gözüküyorsa bile insan evrimleşmeden bunun bir alternatifi olacak gibi gözükmüyor.. ya tamamen ilkelliğe dönmemiz gerekiyor ya da başka bir yolunu bulmak bu işin.. ilkelci fikirler kadar mesela teknolojik fikirler de ilginç.. bazıları insan sinir sistemlerinin bilgisayarlarla birbirine bağlanmasını ön görüyor gelecekte.. önce sadece kelimelerin aktarılması öngörülüyor, ardından imajların, fikirlerin açıklanmadan (kişinin gözünden görürmüş gibi) aktarılması, ve son aşamada dilin yok edilerek bilinçaltı düzeyinde iki zihnin verilerini paylaşabilmesi hali ki bu durumda aynı zamanda diğer kişi olmak bile mümkün olabilirmiş.. |
||
|
||
| sözcüklerimizin anlamı karşımızdakinin anlayışında can bulur. bizler sözcüklerimizin esiriyiz. üstelik bu öyle bir esaret ki, ağzımızdan çıkan ya da parmaklarımızla simgeleştirdiğimiz sözcükler o anda artık bizim olmadığı ve özgürleştiği halde bizim esaretimiz devam eder, biz ya da sözcüklerimiz unutulana kadar. |
||