SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => anarşist TEORİLER

Konu: Düşlemek ve Eylemek !

Sayfa: [ 1 ]

Narcotic 04.09.2004 14:02:14
Türkiye�de anarşizmin büyük oranda gençler, özellikle de üniversite ögrencileri arasinda yaygın olduğu bir gerçek. Ancak Türkiye�de yaklaşık on beş yıllık geçmişe sahip anarşizmin etkin gibi görünen bireyleri, genel olarak genç olmayanlardan oluşuyordu. Ancak, bu etkinlikleri kitap ve dergi çıkarmaktan öteye gidemedi. Anarşist gençler de, bu odakların çevresinde toplanmakla yetiniyor ve gerek örgütlenme paranoyalarından (örgütlenmenin zorunlu olarak otoriter olduğu yanılsaması), gerekse anarşizmin bu insanlar için henüz bir 'dava' haline gelmemesinden dolayı bir türlü örgütlenemiyorlardı. Anarşistlerin büyük çoğunluğunu oluşturan gençler, birbirlerine değil, 'öğrenci olmayan, yaşlı' anarşistlere güveniyorlardı. Bu güvensizliğin önemli nedenlerinden biri, tarihsel bir olgu olan ve toplum tarafından hücrelerimize dek işlenmiş gerontokrasidir. Kısaca yaşlılar egemenliği diyebileceğimiz gerontokrasi, iktidarın önemli dayanak noktalarından biridir.

     Genç anarşistler birbirlerine güvenmedikleri için, anarşist bir örgütlenme yaratmak bir yana, iktidarı beslemiş oldular (Bu durum, kendi varoluşlarını ortaya koyamamalarına neden olduğu için, aynı zamanda da solun kucağına oturdular.). Zira, hiyerarşinin ortaya çıkışında ve devamında en belirleyici olan ilişkiler, erkeğin kadın, yaşlının genç, insanın da doğa üzerindeki tahakkümüdür. Bu koşullar altında, Türkiye�de anarşist bir hareketin oluşması için, diğer iktidar ilişkileri gibi gerontokrasi de reddedilmelidir. Aksi takdirde anarşist gençler, diğer bütün aygıtların hiyerarşik yapılarında olduğu gibi, birer hamal durumuna düşeceklerdir. İşte, hem örgütlenme paranoyası, hem de gerontokrasi, Türkiye�de oluşacak bir anarşist hareketin önüne geçiyordu. Gençlik örgütlenmesi fikri tam da bu sırada ortaya çıktı. Anarşist Gençlik Federasyonu, sadece öğrencileri değil, her kesimden genci bir araya getirecek bir örgütlenme olduğundan, çalışan ya da öğrenci olmayan gençlerin de mücadelesi için bir alan açmış oluyordu. Anarşist gençlerle birlikte oluşturmak istediğimiz gençlik örgütlenmesi, aynı zamanda, bilginin ve tecrübenin otoritesini de ortadan kaldırıyordu. 'Tecrübesizliğimize güveniyoruz!' diyerek başladık genç anarşistlerle görüşmeye...

     AGF, 1 Mayıs�ta sokağa çıkarak varlığını ilan etti. Bu yaz döneminde AGF, 'aygıtlar' gibi boş durmadı ve birlikte bir özgürlük yaşam alanı yarattı. AGF, öğrenci karakterli aygıtların tersine yaz döneminde 'tatil'e girmedi; mücadelesi 'takvimlere endeksli' olmadığı için karar alma ve uygulama süreçlerini canlı tuttu. Sonbaharda yerel alanlar belirmeye başladı ve bu yerellikler mücadeleye hız kazandırdı. Bundan sonraki süreçte AGF, teorik alanla kısıtlı kalacağı kuşkularını hem Federasyon�un, hem de yerel grupların yaptığı bir çok eylemle giderdi.

     Anarşist Gençlik Federasyonu, ilk olarak, Ankaralı anarşistlerin çağrısı üzerine, anarşistlerin varlığını güçlü bir biçimde ortaya koymak amacıyla ODTÜ Bahar Şenliklerine gitti. ODTÜ�yü Anarşi işaretleriyle donatan anarşistler, pankart açip yürüdüler ve kendilerine müdahale eden jandarmayla çatişarak, sistemle birebir temas halindeyken de dayanişmayi sürdürdüklerini gösterdiler.

     98 Mayısında AGF, Boğaziçi Üniversitesi�nde kariyer günleri adı altında organize edilen köle pazarını ziyaret etti. Kapitalizmin Koç�unun köle avına çıktığı toplantıyı Koç�un ipliğini 'pazar'a çıkaran bir konuşmayla kestik. Kendini satmak için yanıp tutuşan vasıflı kölelerin şaşkın bakışları altında, medeniyet yularlı baylara yumurtalar ve koku bombalarıyla saldırdık. Saldırımızın meyvalarını da toplamadık değil: Kapitalizmin mabetlerinden B.Ü.�nün öğrencilerinden Koç�a -daha büyük saldırılar olacağı korkusuyla- her sene olduğundan daha az sayıda başvuru geldi. Tabii bu, onların konformizmden sıyrıldıkları anlamına gelmiyor; yine başkalarının oyuncağı olmaya devam ediyorlar.

     AGF�nin köle pazarlarına yönelik eylemleri bununla bitmedi. AGF, bu kez, İstanbul Üniversitesi�nde Mercedes�in yıldızıyla yönlerini bulmaya çalışan kölelerin doldurduğu salondaydı. 'O sadece bir araba değil!' bildirisini dağıtan ve Mercedes tanıtımcılarını yumurtalayan AGF�liler, bildiriyi reklam metni sanan 'inançlı' bir kitleyle karşı karşıyaydı.

     99 Nisanında, kapitalizmin ağababalarının makyajı TEMA�nın nur yüzlü dedesi Hayrettin Karaca, İ.Ü. Öğrenci Kültür Merkezi�nde bir toplantıya katıldı. Kuşkusuz, 'çevrecilik' aldatmacasını her fırsatta teşhir edeceğini söyleyen AGF de salondaydı. Karaca kürsüye çıktığında, bir AGF�li ayağa kalkarak TEMA�nın tüm pisliklerini anlatmaya başladı. Ardından, salona dağılmış AGF�liler, 'Katlettin Karaca!' sloganı eşliğinde Karaca�ya çevresindekilere yumurta ve toprak atmaya başladı. Toprak, kapitalistlerin cirit atacağı ve pisliklerini örtecekleri bir meta değil, yaşamın kaynaklarındandır. AGF, yaşamın ve doğanın sömürülmesine izin vermeyecektir! Bu eylem, hem kapitalizme, hem de doğanın ancak kapitalizm yıkıldığında canlanacağını gizlemeye çalışan çevreciliğe karşı yapılmış bir eylemdir.

     İnsanların kendi yaşamları üzerinde karar alma iradelerinin yok edildiğinin tartışmasız göstergesi olan meclisin yeniden oluşturulacağı 18 Nisan yaklaşırken, AGF temsili demokrasi karşıtı tavrını bir eylemle ortaya koydu. Boğaziçi Üniversitesi meydanına gruplar halinde dağılan AGF�liler, Allah Hepsinin Belasını Versin Partisi seçim otobüsünün alanı turlamasından sonra, kurulmuş olan kürsünün etrafında yavaş yavaş toplanmaya başladılar. AHBVP kurucu başkanı Kara Karaoğlu rolündeki bir AGF�li, AHBVP pankartının önünde 'partiyi feshettiğine dair' konuşmasını yaptı. Konuşmanın ardından kürsü yıkıldı, AHBVP pankartı ateşe verildi ve AGF pankartı açıldı. Otobüs turlarken bir tiyatro gösterisi yapılacağını sanan B.Ü. öğrencileri, AGF�lilerin bir anda toplanarak slogan atmaya başlamasıyla şoka uğradı. Anarşistler, pankartın ardında slogan atarak meydanı dolaştı. Bu eylemin diğerlerinden ve genel olarak Türkiye�deki anarşist eylemlerden farkı, anarşistlerin kendi inisiyatifleriyle kendi belirledikleri yerde yaptıkları ilk kitlesel eylem olmasıdır. Böylece anarşistler, küçük gruplar hafindeki eylemlilikleri aşmış ve kitlesel eylemlilik düzeyinde sol kuyrukçuluğundun kopmuş oldular. Bu eylemle İstanbul dışından gelen anarşistler ve geniş katılım sayesinde, AGF açık alanda da gücünü ortaya koymuş oldu.

deniz 04.09.2004 15:35:46
Gençler,

Anarşizmin şu an içinde bulunduğu kendini yaratma evresidir.
Anarşizm hazır olduğunda bir sonraki evresi işbirliği ve uzlaşma evresi olacaktır.

Böyle yöntemlerle anarşist kimlik oluşturma evresine katkı sağlayamazsınız.

Yaşlılar iktidarına ben de karşıyım. Ama tecrübe demek yaşanmış ve ispat edilmiş demektir. Buna da değer vermek gerekir.
 


Sayfa: [ 1 ]