|
||
| Paranoya RAHŞAN Ecevit yalnız değil. Birçok kimse ülke topraklarının Amerika'ya, İsrail'e, Avrupa'ya falan satıldığını düşünüyor! Rahşan Hanım, "Belge yok ama güvenilir bilgiler var" diyor. Yunanlılar bütün Trakya'yı satın almış! GAP'ı da İsrail'e kaptırıyormuşuz; İsrailliler GAP'ta şimdilik 450 bin dönüm araziyi satın almışlar bile! Halbuki, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde rakamlar var: Türkiye'den taşınmaz satın alan İsrail vatandaşlarının sayısı 23 kişi, aldıkları taşınmazın toplam yüzölçümü ise "450 bin dönüm" değil, "49 dönüm"den ibaret, GAP'ta ise hiç yok! Sadece, GAP bölgesinde fenni tarımı geliştirmek için Türkiye ve İsrail hükümetleri arasında zaman zaman teknik görüşmeler oluyor. Hatay'ın Suriye'ye satılmasına gelince... Suriyeli bir tek kimseye Hatay'da tek metrekare taşınmaz satılmamıştır, bu bir! İkincisi, Suriye tebaası üzerinde gözüken tapu kayıtları, 1939'da Hatay'ın anavatana katılmasından önceki kayıtlardır ve "Milli Emlak" tarafından dondurulmuştur. Türk vatandaşlarına ait olup da Suriye tarafında kalmış taşınmazların durumu da aynıdır. Hukuk ve uygulama Mevcut hukuki durum şöyledir: Türkiye'de hiçbir ilde yabancılara "arazi" satışı yapılamaz; sadece "emlak", yani belediye hudutları içinde mesken ve işyeri satışı yapılabilir. Yabancılara yapılacak emlak satışı, o ilde toplam emlakin binde 5'ini geçemez! Bakanlar Kurulu belli illeri, illerin belli bölgelerini milli güvenlik düşüncesiyle yabancılara yasaklayabilir. Rakamlar ve hukuki uygulama böyle... Ama "paranoya" öyle bir saplantıdır ki, aklı iptal eder ve hiçbir rasyonel, maddi, hukuki kanıt tanımaz! "Menderes Kars ve Ardahan'ı Ruslara satıyor" paranoyası 27 Mayıs darbesinin sebeplerinden biri değil miydi? Paranoya öyle bir saplantıdır ki, son derece ikna edici 'kanıtlar' icat eder: İran- Irak savaşı sırasında Iraklılar Humeyni'nin Amerikan ajanı olduğunu, İranlılar ise Saddam'ın Amerikan ajanı olduğunu "belgesiz ama güvenilir bilgilerle" ispat ediyorlardı! (Daniel Pipes, The Hidden Hand, sf. 45, vd.) Akıl ve paranoya Akıl yoluyla, araştırma ve incelemeyle, uzun vadeli politikalarla çözülebilecek ülke sorunları paranoyayla içinden çıkılmaz hale gelir! Bazen dinci, bazen sol-ulusalcı, bazen sağ-milliyetçi sloganlarla karşımıza çıkan eylem ve tutumlara bakın; son derece güçlü ortak tarafları vardır: Saplantılı bir yabancı düşmanlığı ile paranoyak bir iç düşman şartlanması! Bazı eylemlerde, cinayetlerde, çeteleşmelerde ve cepheleşmelerde 'at izinin it izine karışması' bu paranoya beraberliğinden doğuyor! Türkiye kalkınmakta olan bir ülkedir, dış pazarlara ve dış kaynaklara ihtiyacı vardır! Jeopolitik durumumuz dış ittifaklar gerektiriyor! Bunlar ülke bütünlüğü için de zaruri şeylerdir. O düşman, bu düşman! Müttefiksiz, ortaksız, alışverişsiz bu dünyada nasıl yaşayacağız?! Akılla, hesapla, bilgiyle, soğukkanlı ve uzun vadeli politikalarla olur bunlar. En büyük düşmanımız paranoyalarımızdır! Çünkü hiçbir düşman aklımızı paranoyalarımız kadar tahrip edemez! kaynak: http://www.milliyet.com.tr/2006/07/08/yazar/akyol.html Siz hala toprak satışı iddalarına inanıyormusunuz, yani taha akyolun yazısı sizce bir yönlendirme mi? |
||