|
||
| En tartışılan konulardan biri de psikiyatride uygulanan elektro şok yöntemidir. Yani hastaya elektrik verme. Siz uzun yıllar Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde çalıştınız. Bu uygulama hakkında ne düşünüyorsunuz? Elektro-şok tedavisini kesinlikle ve çok net bir şekilde savunabilirim. Amerika bile yavaş yavaş bu tedaviye geri dönüyor. Gerçeği gördüler çünkü. Elektro-şok özellikle psikotik depresyon dediğimiz intihar düşüncesine giden depresyonu çok büyük oranda tedavi eder. Örneğin ilaç yüzde elli etkiliyse, ki bu haftalar alır, şok tedavisi anlık ve çok daha yüksek oranda iyi sonuç verir. * Ya anti-depresyon tedavi? O haftalar süren bir tedavidir ve intihara karar vermiş bir insanın üzerinde etkili olması zordur. İntihara karar vermiş bir insan siz ne yaparsanız yapın intihar eder. Kliniklerde yani güvenli ortamda bile bunu gerçekleştirir. İşte bu durumda olan hastayı psikiyatristin hemen fark edip, hastaneye sevk ederek şok uygulaması gerekmektedir. ELEKTRO-ŞOK ACISIZDIR * Peki nasıl oluyor da vücuda verilen elektrik intihar düşüncesini uzaklaştırıyor? Bu konuda çok sayıda hipotez var. Doğrusunu söylemek gerekirse bir konu üzerinde ne kadar hipotez varsa, o kadar bilinmiyor demektir. Eleştirilen kısmı da buradan geliyor zaten. * Ya şok esnasında duyulan acı? Yan etkileri? Hayır öyle bir şey yok. Tamamen ciddi bir önyargı bu söylediğiniz. Elektro şok uygulanan kişi bir tür epilepsi yani sara krizi geçirir. O nöbet yaklaşık 1 dakika sürer. Çığlık atılır ama acıyla ilgisi yoktur. Hiçbir hasta acı çektiğini söylemedi bugüne kadar. Görüntü çok sevimsiz olduğu için böyle bir algısı var herkesin. Yan etkilerine gelince. İntihar gibi bir olguyu etkilemesinin yanında hiçbir şeydir bunlar. Unutkanlık yapar ama sonradan o da geçer. Elektro şok intihar düşüncesinde olan bir depresyonda hayat kurtarıcı bir müdahaledir. * Peki ama elektro-şokun olayı nasıl çözdüğünü bilmemek bir doktor olarak sizi rahatsız etmiyor mu? Bir çok ilacın nasıl tedavi ettiğini bilmiyoruz. Size burada yüz binlerce hastalık deneyiminden söz ediyorum. Yani öyle üç beş hasta değil. Tam 50 yıldır kullanılıyor bu yöntem. Jack Nicholson'ın Guguk Kuşu isimli filmi aslında bir tedaviye bu kadar zarar verebilir yani. Klinisyenin değil hastanın tarafına ışık tutması ve anti-psikiyatri alanına desteği anlamında önemli bir filmdir. Ama işin bir de öteki yüzü var. Kim bilir bu filmden sonra kaç kişi elektro şok yapılmadığı için öldü? Bir de ona bakmak lazım. http://www.sabah.com.tr/2005/10/03/gnd105.html Elektro şok tedavisi (Electro-convulsive therapy) (ECT) Bu tedavi şekli genelde, sadece ilaç tedavisine cevap vermemiş olup, çok şiddetli depresyonda olan kişilere uygulanır. Hastaya önce genel anestezi verilir, sonra da beyine, sara krizine benzer, şok etkisi olan, bir elektirik akımı verilir. Hafıza kaybı gibi ciddi yan etkileri olan tartışmalı bir tedavi şeklidir. http://www.multikulti.org.uk/tr/health/understanding-depression/ Tartışmalı bir konu Daha önce EKT alanların %90 ı tekrar EKT tedavisi alabileceğini söylüyor Az eğitimli, ileri yaştaki , hiç EKT yapılmayan hastalar EKT ye karşı Yeni ilaçlar EKT kullanımını azalttı Nasıl bir yöntem? Başa 2 yanlı yerleştirilen elektrotlarla (200-1000 miliamperlik, 2-3 sn süren, ancak %1 i beyne ulaşan devamlı akımla) 20-30 sn Jeneralize tonik klonik konvulsiyon oluşuyor. Hastalar önce,EKG, EEG, AC grafisi ve kan tetkiklerinin de yapıldığı dahili muayeneden geçiyor. Bu arada ilaçları kesiliyor yada azaltılıyor. 6-8 arası bir açlık döneminden sonra, kısa süreli anestezik maddeler ve kas gevşeticiler veriliyor. Tedavi ekibi, psikiyatrist, anestezi uzmanı, hemşire ve hasta bakıcıdan oluşuyor. KİMLERE EKT YAPILIR? Depresyon Şizofreni (katotonik tip, ilaca direnç) Manik epizod Tıbbi hastalık, ilaç kullanamama Gebelik Sürdürüm tedavisi olarak (haftada 1) Etki mekanizması: Beyinde oluşan elektriksel nöbet ile hemisfeler arası dengenin yeniden düzenleniyor, anormal aktivite baskılanıyor şeklinde görüşler var. Reseptör ve ikincil haberci sistemlere etkileri var. Bir başka görüşe göre de antidepresanlara benzer etki gösteriyor. Yan etkileri; Mortalite, her tedavi için; binde 2, her hasta için; yüzde 1 Geçici bellek bozukluğu, en sık görülen yan etkidir. Başağrısı, kas ağrıları da tedavi sonrası görülebilir Uygulama şeması: Haftada 3 kez, günaşırı, toplam ortalama 7 kez yapılır Kontrendikasyonlar: kafaiçi yer kaplayan lezyonlar Mİ, anevrizma, http://www.sizofreni.web.tr/pap/pap_ekt.html |
||
|
||
| ilginçbir yontemmışş ağrı sızı olmadığına gore voltajı duşuk verıyorlarmış demek:) | ||
|
||
| aaaaaaaaa cok tuhafff degıl bu bılınen bır yontemdı hatta psıkolojının psıkoz tedavılerındendır ılk olarak sosyal sokla baslamıstır kısılere beklemedıklerı bır haber verılınce depresyondan kurtuldukları gorulmustur fakat buda yıllar sonra yıkım yapacagı ıcın ısı degıstırıp elektro soka cevırmıslerdır bır kıtap vardı kurtlar ımparatorlugu yalnıs hatırlamıyorsam orda kadın sok gecırıp kendını unutuyor bu unutkanlık sokla devam ettırılıyor ama bıde ılacla desteklenıyorr mike gatada neden yattınızz? |
||
|
||
| askerlık felan yaparkenmı gordunuz ? | ||
|
||
hımm ıyyı ozaman sana hayırlı teskereler
|
||
|
||
| aaa mıke cok uzuldum arkadsım hersey ınsanlar ıcın unutma tamam mı askerım sımdı sıze lafta soylenmez asker dokunulmazlıgı sonuctaa hadı hayırlısı gel teskere gel teskere bıtsın bu grbettt |
||
|
||
| ayrıca ciddi şizofren vakalarında da elektro-şok tedavisin uygulanmakta bildiğim kadarıyla. hatta bu işin bi de alternatifini bile bulmuşlar: şeker koması. kısaca anlatayım; hastaya komaya girinceye kadar şeker yüklemesi yapılır, yeter olduğuna kanaat getiren doktor, hastanın boğazından midesine sokulan hortumla mideye tuzlu su basılmasını gerçekleştirir. böylece hastanın kendine gelmiş olması beklenir, en azından dünyayla ilişkiye geçeceği falan düşünülür heralde. aklınıza mukayyet olun derim... | ||
|
||
Bir akrabama yapıldı bu eletro-şok. Şizofren hastasıydı kendisi. Anlatılanlara göre korkunç bişeymiş. Bi de benim o akrabama benzediğimi sölerler.
|
||
|
||
bır kıtap vardı kurtlar ımparatorlugu yalnıs hatırlamıyorsam orda kadın sok gecırıp kendını unutuyor bunun filmide çekildi istar,jean reno nun oynadığı,hatta bazı bölümleri kapadokya taraflarında çekilmiş,setrettim,bayağı sıkı bi filmdi.. |
||
|
||
| Saçma bir yöntemdir ve amaç iyileştirmekten ziyade tepkisel belirtiyi ortadan kaldırarak hastayı topluma uyumlu gösterme amacını güder. Hala uygulanıyor olması sağlık sektörümüzün içler acısı durumunu yansıtması dışında, bu yöntem sonradan bırakıldığı halde aynı etkiyi yapan kimyasal ilaçlar da bulunmuştur. Alternatif akım ile organizmanın kötürüm edilme yoluyla işkenceye uğratılmasıdır. En çok şizofreni vakalarında başvurulur. Şizofreninin sıradan sinir hastalıklarından farklı özellikleri vardır. Bunların başında çoğu kişinin bastırma yoluyla bilinç altında tuttuğu tepkileri şizofrenler aşırı kan basınçları nedeniyle kontrol altında tutamazlar. Bu onlarda daha çok rastlanan deha lığın da bir başka nedenidir aynı zamanda. Sıradan insan tüm vücudunu kasarak kaskatı bir duruş ile etrafındaki olaylara karşı ilgisiz kalabilmeyi başarırken bir şizofren bunu yapamaz en ufak olumsuzluklara bile zaman zaman aşırı tepki göstermesinin nedeni budur. Karın ve göğüs bölgesinde sıradan insanlara oranla daha az kasılma dolayısıyla da daha yoğun duygulanımlar hissederler. Bunun yanında kasık ve üreme bölgelerinin çevresi aşırı bastırılmıştır kaskatıdır bu da onların öfkeli görünmesine neden olur. Aynı nedenden ötürü çoğu şizofren vakası bu anti cinsellik dolayısıyla toplumun daha muhafazakar kesiminden çıkar. İntihar vakaları da sanıldığının aksine hayattan daha fazla mutluluk bekleyen kaderine boyun eğmemiş buna benzer insanların arasından çıkmaktadır. Dikkat edilirse intihar vakaları da şizofrenler arasında daha fazladır. Çünkü bu bireylerin ketleyici toplumsal,cinsel,uygar kısıtlamalara karşı direnci sıradan sinir hastalarında olanın çok daha üzerindedir. Ayrıca tüm uygar insanların da toplumsal ketlemeler nedeniyle nevrotik vakalar olduğu kanıtı gözönüne alınacak olursa yavaş yavaş sorunun kaynağına doğru da yaklaşılmış olur. Organik yaşam birimleri alternatif gerilim karşısında ölüm tepkisi gösterirler alternatif gerilimin fatalite etkisini tartışmaya gerek yoktur sanırım. Tüm toplumsal ya da örgütsel hastalıklardan kendini bağımsız ilan etmiş olan salt ticarete dayalı modern psikoloji bu işkence yöntemini de tedavi olarak yutturmayı sürdürmekte,hastaları yavaş yavaş ölüme terk etmektedir. Çünkü şok tedavisi kişiyi o an düşüncesinden uzaklaştırsa da buna neden olan hiç bir etkene dokunmamaktadır. Şok un organizmadaki direkt etkisi aniden tüm vücudun kaskatı kesilmesi ve kan akışının durmasıdır. Bu bir organizmanın öldürücü etkene karşı duyumlarını olabildiğince kısarak az acı çekmeye dayalı doğal bir savunma mekanizmasıdır. Şizofrenlere ve intihar vakalarına karşı kullanılan bu yöntem aslında onların tüm beyin işlevlerini ve duyumlarını yok etme işine yaramakta,birey bu şoktan uzun bir süre çıkamadığından normale dönmüş sayılmaktadır. Oysa bir şizofreni şok yöntemiyle kompulsif kişiye dönüştürmek görünüşte daha normale dönmüş gösterse de bu uzun sürmeyecek ve kişi en sonunda başka bir zaman canına kıyacaktır. Elektro şok tedavisi denen bu yöntem duyumları iğdiş etme işlevini görür. Artık duyguları elinden alınmış birey giderek bir robota dönüşerek türlü hastalıkların ve ölümün pençesine düşer. Şizofrenler ve duygusal tepkisi yoğun tepkisel kişiliklerde görülen intihar vakası hastalar, şok tedavisiyle daha çözümsüz ve mutlu olması olanaksız sıradan nevrotik çatışkılı kişilere dönüştürülmektedir. Oysa bu vakalar bu özellikleri olumluya aktarılarak sıradan bireylerden daha üretken ve sağlıklı olabilirler. Çünkü özellikle şizofrenlerdeki yoğun duygulanım onların kendi bedenlerindeki aşırı uyarımları şeytan,uzaylı,melek gibi görsellere dönüştürmesine neden olmakta birey bedensel varlığının biraz daha dışında yaşam sürmektedir. Tepkisel kişiliklerde aynı nedenden kendine zarar vermeye eğilimlidir ancak şizofrenler kadar üst boyutta yaşamazlar bunu. Sıradan nevrozlar ise bedeninin çok derinlerine itmiştir duyumlarını hiç bir şey hissetmez ve sadece kurallara göre yaşayabilir aksi takdirde panik atağa ve kaygı nöbetlerine meyillidir. Şok tedavisinin işlevi de aykırı olan bu kişileri hizaya getirme yönteminin legal şeklidir. Aslında bunun işkenceyle ikna etmekten başka anlamı yoktur ancak bunu sadece sözkonusu hasta fark edebilir ve onu hiç kimse ciddiye almaz. Konu bu denli ciddi ve su götürmez gerçeklerle kanıtlanmıştır. Ancak ticari tıp ve ilaç sektörleri insanı kobay olarak kullanıp milyar dolarlar kazanmayı sürdürdükçe bu zorbalık da sürecektir. Üstelik insanlar bu konularda hiç bir şey bilmemekte kulaktan dolma bilgilerle eyleme geçmektedir. Ancak tüm bunlar hastaları hızla ölüme doğru sürüklemektedir. Khaos |
||