|
||
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne."o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. demeyeceksin işte. yaşarsın çünkü. öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın. ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden. çok sevmezsen, çok acımazsın. çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. senin değillermiş gibi davranacaksın. hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. çok eşyan olmayacak mesela evinde. paldır küldür yürüyebileceksin. ille de bir şeyleri sahipleneceksen, çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları... mesela kuzey yıldızı,senin yıldızın olacak. "o benim." diyeceksin. mutlaka sana ait olmasını istiyorsan birşeylerin... mesela gökkuşağı senin olacak. ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. mesela turuncuya, yada pembeye. ya da cennete ait olacaksın. çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak... Can Yücel |
||
|
||
... Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bag olmasin, Daha ziyade, ruhlarinizin sahilleri arasinda hareket eden bir deniz gibi olsun. Birbirlerinizin bardaklarini doldurun; ancak ayni bardaktan içmeyin... Ekmeklerinizi paylasin; ama birbirinizinkini yemeyin... Beraberce sarki söyleyin, dans edin, cosun; fakat birbirinizin yalnizligina izin verin; Tipki bir lavtanin tellerinin ayri ayri olup, yine de ayni müzikle titresmeyi bilmeleri gibi... Birbirinize kalbinizi verin; ama digerinin saklamasi için degil; Çünkü yalnizca Hayat'in eli, sizin kalplerinizi kavriyabilir... Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakin degil, Çünkü bir mabedin ayaklari arasinda mesafe olmalidir; Ve mese agaciyla, selvi agaci, birbirinin gölgesi altinda büyüyemez. Halil Cibran |
||
|
||
- öyle değil yav: ucundan tutarak
|
||
|
||
... Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bag olmasin, Daha ziyade, ruhlarinizin sahilleri arasinda hareket eden bir deniz gibi olsun. Birbirlerinizin bardaklarini doldurun; ancak ayni bardaktan içmeyin... Ekmeklerinizi paylasin; ama birbirinizinkini yemeyin... Beraberce sarki söyleyin, dans edin, cosun; fakat birbirinizin yalnizligina izin verin; Tipki bir lavtanin tellerinin ayri ayri olup, yine de ayni müzikle titresmeyi bilmeleri gibi... Birbirinize kalbinizi verin; ama digerinin saklamasi için degil; Çünkü yalnizca Hayat'in eli, sizin kalplerinizi kavriyabilir... Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakin degil, Çünkü bir mabedin ayaklari arasinda mesafe olmalidir; Ve mese agaciyla, selvi agaci, birbirinin gölgesi altinda büyüyemez. Halil Cibran COK! |
||
|
||
| Nesi ilginç geldi Hamlet, merak ettim, paylaşmak istersen. | ||
|
||
| Aileyi bir mabede ve kari kocayi mabedin desteklerine benzetmesi ilginc. Kimin boyle bir ornek vermek aklina gelirki? Sence ilginc degilmi? |
||
|
||
Eee Halil Cibran bu, yapar. Onun tüm şiirleri ilginçtir, imgeleri de çok akıllıcadır.
|
||
|
||
| h.cibran için ayrıca bakınız: http://sifirforum.com/index.php/topic,12751.0.html | ||
|
||
bu blöften kesin mükemmel komplo teorileri çıkar,hatta böle bi hikaye yazsa da bizde çeksek
|
||