|
||
| Hayat bir koşu olabilir ama koşuyu en önde bitirmek niye bukadar önemli? Niye insan egosu aklın önüne geçiyor? Birşeylerin arkasından koşmak gereklimi gerçek sahiplik için? Hayat kaosa ve mücadeleye gerçekten ihtiyaç duyarmı, duymak zorundamı? Tartıştıgımız ve hayatın barındırdıgı her kavramın içine işlemiş durumda bu egoizmin ve iktidar,güç mücadelesinin sonuçları.. Kazananı olmayan oyun olabilecegi gibi, mücadelesiz hayatta olabilir mi? |
||
|
||
| mücadele ve rekabet nerdeyse birebir olan kavramlar. hayatta sürekli rekabet içinde tutuluyoruz. bu mücadeleye dönüşüyor. valla bu kadar rekabet ve mücadeleye değmez ama hayatta bunlar da olmazsa çok yavanlaşıyor
|
||
|
||
| insan doğuştan ihtiras sahibi ve potansiyel hırsa sahip. böyle hırsa sahip bir insan öğrencilik yıllarında sınıftaki en iyi notları alamamış olmasını dayanılmaz bir yüz karası olarak kabul eder aynı kişi daha sonraki hayatında en çok parayı kazanma ve politikada en önemli kişi olma saplantısına yakalanabilir. sorun ister bir toplumda lider olmak olsun, ister en parlak konuşmacı olmak, ister ‘toplumda’ önemli bir rol oynamak, en güzel kitabı yazmak ya da en iyi giyinen insan olmak olsun, bu hırsı hep aynı kalacaktır. bu dünyada her şeyin yarım kaldığının, haksızın haksızlığıyla, haklının hakkını alamadan gittiğini görebilmeli insan. fani dünyada egosunu tatmin etmek için uğraşmaktansa sahip olduğu bu duyguları insanlığa faydalı işlerde kullanmalı.. |
||
|
||
Alıntı Hayat bir koşu olabilir ama koşuyu en önde bitirmek niye bukadar önemli? Niye insan egosu aklın önüne geçiyor? Birşeylerin arkasından koşmak gereklimi gerçek sahiplik için? Ruler bu karakter meselesi, aslına bakacak olursan hayatı bir koşu gibi algılayıp mücadele eden insan sayısı o kadar az ki...Ya da bana mı öyle geliyor acaba? Genellikle insanlar vurdumduymaz,hedefsiz yaşıyorlar, kendi hayatlarını planlama kabiliyetleri yok, azimli değiller, günü kurtarmanın peşindeler sadece. Birilerinin hırslı ve mücadeleci olması gerekiyor, yoksa hiçbir konuda başarı adına bir ilerleme kaydedemeyeceğiz. Ama bu hırs dengede olmalı. Rüzgarın fazlası yelkenlini tepetaklak eder ama çok hafif rüzgarda seni hiçbir yere taşımaz. Güçlü hayatlar dinamik amaçlarla motive olur. Güçsüz olanlar ise dilek ve isteklerle yaşar... |
||
|
||
hayatım boyunca sadece kendımle mucadele ettım aılemse benım pesımı bırakmayanlarla saygılarımla......... |
||
|
||
| Hayır denge güç ilişkileri hayatımıza okadar egemen olmuş ki hayatımızın büyük bölümü mücadele etmek ve ugraş vermekle geçiyor.. Evlilikte, arkadaşlıkta yada saftirigin dedigi gibi insanın kendine karşı enazıdan, yani tüm ilişkilerde kendi benligini kabul ettirme ugraşısı ve dolayısıyla ego çok üstün.. Çocukluktan itibaren etkileniyoruz bu mücadele etme azminden, veya sahip olma arzusundan.. Hatta bazen bu karşılanamayan istekler, ulaşılamayan hedefler, tatmin olmayan arzular ve maskelenemeyen içgüdülerimiz yüzünden ciddi ruhsal sorunlar çekiyoruz.. Ego okadar güçlüki, insanlara aşk yada nefret besleyebiliyoruz.. Ama hayat aşırıya kaçınılmadan da yaşanılabilinir ve memnuniyet bâki kalabilir diye düşünüyorum, Her şeyin zaptedilmesi gerekmez.. |
||
|
||
| hayat ı ben hep deniz e benzetmişimdir.. yüzme bilmiyorsan teslim ol o seni kıyıya kadar ulaştırır sadece sırt üstü yat ve bekle... tabi becere bilirsen çünkü zordur.. belki de yüzme bilmemem bu yolu öğretti bana.. mücadele battıkca batırır... |
||
|
||
| hayatta agır yukler vardrı kucuk cocukları buyuten ve hıc bakmak ıstenmeyen albumler o yuzden olgun cocuklardan oldum kendımle mucadelem hep yenılgılerle devam ettı hedefler yakın arzular uzaktııı |
||
|
||
| 1-Hayat bir koşu olabilir ama koşuyu en önde bitirmek niye bukadar önemli? 2-Niye insan egosu aklın önüne geçiyor? 3-Birşeylerin arkasından koşmak gereklimi gerçek sahiplik için? 4-Hayat kaosa ve mücadeleye gerçekten ihtiyaç duyarmı, duymak zorundamı? cevaplarım 1- doyumsuzluk oldugu surece ve bu kontrol edılemedıgı surece ınsanlar cok ykaınlarının daha basarısını mutlu olsalarda zaman zaman kıskanırlar. İlgi cekmeyı ve samımı yada samimiyetsiz bir sekılde saygı gormekten hoslanırlar. En onde bıtırmek arzusunun en basit orneyı ki ben en onde bıtırmek ıstemem. 2- Bir sey yapıyorusun hic gormedıgın ve hıc gorulmedıgını dusundugun bır ev mesela. Cızdın cızdın gercekten ınannılmaz bır gorunusu olan ev yaratmayı basardın. Ama bir gun sokakta gezerken kafanı bı cevırırsın o evın aynısı karsında duruyor ahtta daha gorkemlısı. Emeyıne uzulursun onu yapan ınsandan ne eksıgın oldugunu dusunursun ve daha fazlasını yapmak sıtersın. Buda cok basit bir ornek. Para var oldukca egonun yok olamasını beklemek cokta mantıklıd egıl ama ben yınede beklıyorum. 3-neye sahipsin? bedenıne mı evınemı parasını verdıgın sıcakta hızlıca erıyen dondurmaya mı? bırseyın ucretını odiyerek onun sahibi oluyorsan kendını kandırıyorsun. Bır seyın parası odenerek sadece var olan bır seyı kullanma yetkısını alırsın. Ama dısarıdakı etkılerden doalyı kafanda beliren dusunceler senındır. Baskaları degıstırse meydana getırse odemen gereken ucret ATP dir . Onlar maddi seylere gore sana daha cok sahip derler. 4- Kotu olmazsa iyi anlasılmaz. yasam bir sistemdir. Kendi kendisi icinde o yerde en ıyı yasıyabıleceklerı secer. kaos dogal afetler dısındaysa bu ınsanları zıhınsel elemine eder. mucadele olmadan bırseyı elde edınce rahat olabılıyorsan , mutlu oldugunu hıssedıyorsan hic bir halta yaramıyan asalak gibi yasıyan bır ınsansındır. |
||
|
||
| gerçek sahiplikten kastım, kazanılan birşeyi benimseyebilmekti onun varlıgından mutluluk duyabilmekti, neyse benzer şeyler.. mücadele olmadan birşeyi elde edince rahat olabilmekle ilgili cümlen çok dayanaksız bence, ulaşılamayınca degerlenen şeyler bence zaten bizzat egoyla ilgili, egonun insana hükmetme gücü her insanda aynı degildir.. |
||
|
||
| olayın özü,en iyisini üretmekten kaynaklanıyor galiba..bildiğiniz gibi sadece insanlar için değil hayvanlar içinde geçerli olan bu durumu dişiler belirliyor.nasıl dişi hayvanlar güçlü yavruları olsun diye en güçlü erkekle çiftleşiyorlarsa bu durum insanlar içinde geçerli,tek fark bu güç fiziksel değil ve biz erkekler bu farkında olmasakta en iyi dişiye ulaşmak için bu güç oyunlarının içinde kendimizi kaybediyoruz.. | ||
|
||
gerçek sahiplikten kastım, kazanılan birşeyi benimseyebilmekti onun varlıgından mutluluk duyabilmekti, neyse benzer şeyler.. yoo benım kendı dayanaklarım fazlasıyla var dogum gunu hediyesi olarak 745 alıp ben kendı paramla kazanıcam dıyıp reddeden , gitar hayranı olan ve hayalındekı gıtarı annesı aldıgı ıcın muzıkten soguan bırsuru arkadasım var. mücadele olmadan birşeyi elde edince rahat olabilmekle ilgili cümlen çok dayanaksız bence, ulaşılamayınca degerlenen şeyler bence zaten bizzat egoyla ilgili, egonun insana hükmetme gücü her insanda aynı degildir.. Ulasamayınca degerlenen ? insandan ınsana degısır lafını kullanırken kendı cumlelerınızede bakın. Ulasılamayan hersey her ınsan ıcın degerlenmez. Benım ıcın esas emektır mesela ulasıyım ulasmıyım. Kendı ıc huzurum olduktan sonra gerisi bos. |
||
|
||
| Ben genelleme yapmadım ki, bir durumdan söz ettim Ulaşılamayınca degerlenen x Ulaşınca deger yitiren (aynı arkadaşlarının durumu gibi) Neyse bu çok biyere varabilecek bir tartışma degil, hem benim mücadele edip kazandıgım şeylere bile hevesim çok kısa süreli oluyor zaten.. Aslında işin özü, yarıştan kurtulabilmek veya insanın kendini spor olsun diye koştuğuna inandırabilmesi yoksa insanlarla ilgili genel bazı kanılara varmak çok zor degil.. Mücadelesiz ve Mutlu yaşam yada enazından egonun minumumda kaldıgı bir hayat mümkünmü sence onu söyle..Yoksa insan kabul edip, salıvermelimi kendini, değişemeyecegine mi inanmalı? |
||
|
||
Ben genelleme yapmadım ki, bir durumdan söz ettim hevesın kısa surelıyse o senın ozel bır sorunun. Mucadelesız bır yasam sacma istemem ole olsun ole bı yasam olur da demem. Egosuz yasam hmmm. Bazı seylerı ben basarabılıyorum ama su andaki tuslarına bastıgım sey dahı bır egonun eserı ama bunu mınımuma ındırgemeye yonelık planlarım var. Degisim kacınılmaz bır gercektır. Ben degısmem yok ben boleyım yok dunya degısmez dıyen kafasını zerre kadar calsıtırmıyor demektır.
Ulaşılamayınca degerlenen x Ulaşınca deger yitiren (aynı arkadaşlarının durumu gibi) Neyse bu çok biyere varabilecek bir tartışma degil, hem benim mücadele edip kazandıgım şeylere bile hevesim çok kısa süreli oluyor zaten.. Aslında işin özü, yarıştan kurtulabilmek veya insanın kendini spor olsun diye koştuğuna inandırabilmesi yoksa insanlarla ilgili genel bazı kanılara varmak çok zor degil.. Mücadelesiz ve Mutlu yaşam yada enazından egonun minumumda kaldıgı bir hayat mümkünmü sence onu söyle..Yoksa insan kabul edip, salıvermelimi kendini, değişemeyecegine mi inanmalı? |
||
|
||
| önemli degil çalıştırıp çalıştırmaması boşver, hem kendini kandırabilmek bir beceridir kandırmak gerekliyse.. | ||