|
||
| Son dönemlerde kadın hakları üzerine yazdığım yorumlara erkeklerin aşırı tepki göstermesi, hatta bu yazılarım nedeniyle beni "kendi cinsine ihanet etmekle" suçlayan değerlendirmeleri, bu konuda bir makale yazmam gerektiğini düşündürdü. Kadınların erkek egemen toplumda yaşayan köleler gibi değerlendirimesi, onlara öznel yaklaşarak bir şeytan olduklarını düşünen erkeklerin anlamasını zorlaştırıyor. Sadece kendi ilişkilerinde yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle kadınları zararlı yaratıklar olarak değerlendiren erkekler, onlara destek veren ve ezilen halklarla aynı durumda olduğunu düşünen erkeklerin hain olarak nitelendirilmesine neden oluyor. Oysa geçmiş dönemlerde yaşayan insanların, kadınlara doğurganlıkları nedeniyle taptıklarını (örneğin tanrı kybele), ancak tarım toplumuna geçiş sürecinde gücün önem kazanması ile erkeklerin toplumlara egemen oldukları biliniyordu. Böylece binlerce yıl sürecek köleleştirme sürecinde kadınlar, tüm ezilen sınıfların yanında yerlerini almak zorunda kalarak kendi savaşlarını verecekleri 18. yüzyıla gelmeyi beklediler. Fransa'da 1789 devrimi ile Özgürlük ve eşitlik kavramlarının ortaya çıkması ve İnsan Haklarının yayılarak tüm toplumları etkileme süreci, kadın başkaldırılarının başlangıcını oluşturdu. Bu tarihte erkekler için sıkıntılı bir dönem başladı ve elde edilen kalelerin teker teker kaybedilmesi, kadınların oy kullanma hakları ile son noktaya ulaştı. Kadınların ezilme süreçleri, toplumsal kurallarla belirlenmiş davranış biçimleri ile sınırlandırılırken, kadınların yetiştirilme süreçleri de ne kadar ilginçtir ki bir başka kadın (anne) tarafından belirlenmektedir. Anne kendi kızını yetiştirirken toplumdaki egemen erkek kültürünün etkisi ile yeni köleler yetiştirmeye ve bu sürece katkıda bulunmaya devam ettiği için kırılma noktasına gelinmesi uzun sürmüştür. Sonuçta bir anne, toplumsal değişimlerin verdiği özgürlük ortamında, kendi kızını farklı bir şekilde yetiştirmeye başladığında değişim başlamış, sanayi toplumlarındaki gelişmeler, kadının çalışmaya başlamasıyla birlikte bilinçlenme sürecine katkıda bulunmuştur. Bugün gelinen noktada erkekler kendi gereksinimlerini karşılaması için köleleştirdikleri kadınları artık istedikleri gibi kullanamayacaklarını düşündükleri için kadın hareketine destek veren herkesi düşman ilan ettiler ve içgüdüsel olarak üremelerinin önündeki engelleri yok etmeye çalıştılar. Oysa kadınların erkekleri ezme ya da onları egemenlikleri altına almak gibi bir niyetleri yoktu, sadece adalet istiyorlardı. Gece tek başına sokağa çıkmak, ormanda yürürken tecavüze uğrumamak, evde hizmetçi gibi karın tokluğuna çalışmamak, çalışma sürecinin sonunda emekli olmak vb. gibi insana ilişkin haklardan yararlanmayı istemeleri, adaletin gerçekleşmesi önündeki engellerin kalkması anlamına geliyordu. Ancak kadınlar erkekler tarafından ezilme sürecinde kendilerini ifade edebilmek, gücü kontrol edebilmek için kendilerin özgü bir yöntem geliştirmişlerdi. Erkeklerin cinsellik konusundaki zayıflıklarının farkına vararak, tüm isteklerini bu yönde kullanma konusu yapmışlar, zaman zaman paraya ulaşmak için erkekleri kullanmışlardı. Sonuçta, neden ve sonuç arasındaki bağlantıyı kurmak, kavramların tanımlarını bilerek yorum yapmak gerekirken, olayları sonuçlarına göre değerlendirmek bizi hainliğe kadar götürebiliyor. |
||
|
||
|
||
|
||
erkek olmak güzeldir heralde
|
||
|
||
bazı problemler içermesine rağmen,gayet iyidir...tavsiye ederim
|
||
|
||
| erekek olmak: övünmek isteyen anne babaların misafir mevzuu sözkonusu olduğunda "göster bakıım .....ni amcalara yahut teyzelere" gibisinden saçmalıklarla karşılaşmayı 20li yaşlarında askerlik yüzünden ülkesine hakaretler yağdırmayı, sadece erkek olmasından kaynaklanan işe girememeyi evlendiğinde en büyük sorumluluğu yüklenebilmeyi vs.vs. gerektirir.. herşeye rağmen seçenekler düşünüldüğünde en ii si olduğu kesindir.....
|
||
|
||
Son dönemlerde kadın hakları üzerine yazdığım yorumlara erkeklerin aşırı tepki göstermesi, hatta bu yazılarım nedeniyle beni "kendi cinsine ihanet etmekle" suçlayan değerlendirmeleri, bu konuda bir makale yazmam gerektiğini düşündürdü. - ama maalesef abi - bu dediğini becerememişin... gene kadın felsefesi yapmışsın... oysa diyeceğin bir cümle bile yeterdi; - nedir bu kadınlardan çektiğimiz gibi... anti-kadın felsefesi yapmak için... ama yakınından bile geçemedin... bu yüzden ben senin bu tarz yazılarına cevap vermiyorum... sanırım seni çoktan kaybetmişiz biz... ![]() yanlış anlama cinsiyet değişimi anlamında değil... kadınların tarafını tutma anlamında söylüyorum bunu... |
||
|
||
| torq abı yıne harıkalar yaratmısızz sızı anlamayan hemcınslerınız olaya erkek boyutundan bakıyorlar objectıf olarak dusunulurse anak anlasılır bır konu kadın erkek esıtlıgı konulu toplandıda bulunmustum sımdı sızı daha ıı anlıyorum objectıf olmak lazım sız ıhanetcı deıl sadece humanıst olarak adlandırılabılırsınızzzzz sıze ufkumuza kattıgınız hersey ıcın cok tessssekkur edıyorum |
||
|
||
Alıntı Oysa kadınların erkekleri ezme ya da onları egemenlikleri altına almak gibi bir niyetleri yoktu, sadece adalet istiyorlardı. Taner Abi, öncelikle eline sağlık diyeyim... Güç kadının eline geçtiği zaman erkek kadına bugüne kadar ne çeşit bir zulüm yaptıysa, kadın da erkeğe aynısını yapacak... Bu sebeple vurgunu çok isabetli buldum. Adalet istiyoruz o kadar... Bu sebeple feminist değilim işte, kadını üstünlüğünü savunmuyorum, ezilmişliğinin farkındalığına davet ediyorum herkesi... |
||
|
||
| bu işlerde denge olduğuna inanmıyorum,bu durumda biri ezilen oluyor.erkeklerinde hepsi değil ama aklı başında olanların eziyorsa bile kasıtlı yaptıklşarını düşünmüyorum,kadınların yaptığı gibi... | ||
|
||
Adaletsizliklerin hiçbiri kasıtlı yapılmaz zaten, davranışının adaletsiz olduğunu da bir türlü kendine anlatamazsın, yürek hep kendinden yanadır çünkü...Sonuca bakmak lazım...Bu tip adaletsizlikleri genellikle dışarıdaki gözlemciler tahlil edebiliyor, onlar da aile meselesi falan diye karışmıyorlar, kocandan dayak yiyip karakola bile gitsen polis amcalar seni tekrar evine yolluyorlar. Ah uleeeen aaaah erkek olmak varmış bu dünyada.
|
||
|
||
| ayy denge abla cok hossun yaaaaaa adaletsızlıkler gercekten kastı olarak yapılmıyor |
||
|
||
| genelde bu konularda geyik olarak kadınlar için sallıyorum,ama ciddi olarak söylemekk istersem eğer bi ilişkide kadın mutsuzsa bunu erleğin burnundan getirerek acısını çıkarıyor ki mutsuzluğun kaynağı erkek olmadığı halde...erkeklerin daha hesapsız olduklarını düşünüyorum...galiba bizimde kadın mantığını öğrenmemiz gerekiyor | ||
|
||
Sen ortaya sallıyon yazıları ama, biz ciddiye alıyoz seni yaw... Neyse ben yazdıklarının üzerinde daha az düşüneceğim bundan sonra... |
||
|
||
pardon,herkesi kendim gibi anlıyor diye düşünüyordum,demek daha dikkatli olarak geyik sallamalarını net hale getirmem lazım
|
||
|
||
Bak cümlene "bu bir geyiktir" falan diye belirleyici birşeyler yaz. Yorma bizi daha fazla...
|
||