|
||
| Denilen nedir bilmiyorum ama, denildi. Bu yüzden denilen'in 'ne fikri'nin üzerine ufuktan sözcükler fırlatıyorum: halbuki bu kadar uzaktayken balista kullanmalıyım. Bazı sözcükler düzgün cümle kurar, denen şeyi iyice yakalar. Bazıları da işte kurulanmakta tehditkar! Bir ahlaksız koşuldan bahsediyorum. Burada bu tür söylemler konuşulabilir mi bilmiyorum? Yalnız durumumun kendi handikapı kendi ile içselleştiğinden getirisinin pek tepkili olacağını düşünmüyorum .. Bazı içsel fikirlerin açığa çıkamaması veya kişisel olmayan biçimde aktarılamaması büyük sorun... Halk çoçuğu konumlandırmaları örgütsel bir öğrenmenin sonucu ama bireyin özü ile yatıştırılabilir. Yani öğrenmenin bu bilince akıtılan tarafı, 'sınır' görüntülerini yerleştiriyor içine. O sınırlarla ancak yaşamın içinde var olma gayretini sürdürüyor. Koşullanmış bireyin en ahlaklısını barındırıyoruz. Ahlaklı koşullanmışlık tam ad. 'Bireyin tek yönünün bireyin iradesinin elindeki olduğu' gözden kaçarken, bu şekilde tanımlananan bir öğrenme ise aktif öğrenmenin içerisinde kendine başka oluk buluyor. Asıl sorun tatmini cevaplar yerine yaptırımlar... Başka ile kasıt, aynıların muhalefeti değil bildiğiniz üzere! Burdaki başka, tam aynının toplumsal caprazlanan bağıyla alakalı! İçini boşaltan birey, kendini özgürce ifade etmekte ferah, konuda hassas herhangi bir korkudan uzak... Çünkü sözkonusu çıplaklık tedirginlik yaratacak tek şeyi arzular. "Tek". Olma ve var olma üstüne vurgulanabilecek yegane şey! Tek olan şey, "hiç" olan şeydir! Tersini iddia etmeye gerek kalmadığında bununla yetinebiliriz. Bir şeye karşıt olan şey, o şeyin aynısının farklı tekliğini üstüne geçirir. Bu yüzden tamamen aynı şey, aynı şeyin farklı şeylerinde de aynıdır. Fark yaratacak şey "tek"tir. O halde tek olan tek şey her anlamda tekliğini hiçlikte sunar. Bir anlamda yokluğunu... Ahlaklı koşullanmışlık, koşullanan için yönler belirler. Bu olumlayıcı tekliğe yürümez, olumlayan çoğunluk sınırda ancak teke bürünür. Fikir çatışması sınırda durulur. Zaten birey bu sınırın kendisidir. İstenç hamuru sınırda ancak istemeye yeltenebilir. Sınırsızlık yoktur. Ama asıl sorun varlığın bu tümel sorununun hiç'i var kılması... Hiç var, o halde yokuz. Hiç yok, dolayısıyla varız. Büyük çelişki! Buna ahlaksız koşul denilebilir. Çünkü istenç hamurunun mayasında yokluk varlık münasebeti kurulamadığında, durumlanan ve olaya bağlanan kişi için netice var olma gayretine bürünerek tek tip soruna yeniden dönebilir. |
||
|
||
| Tek'in bu ahlaklı koşul'la belirtilen düz yolu hacimli! Bu yüzden sınırlı! İçini boşaltan birey, kendini özgürce ifade etmekte ferah, konuda hassas herhangi bir korkudan uzak... Çünkü sözkonusu çıplaklık tedirginlik yaratacak tek şeyi arzular. "Tek". Olma ve var olma üstüne vurgulanabilecek yegane şey! |
||
|
||
| Yargılı bir içerik 'kendinde var' ile bütünleşik açıklamı duyurunca, 'hiç' olan tek şeyin kuyusuna zorunlulukla çatışkı itkisi ile düşer. Kurgu varken, var olma temelden bilinçli değildir. Bir bilinç bu şekilde oluşturulamaz. Hayır 'bu şekilde' tesadüf eseri söylenebilecek yegane şey değil! Üstüne herşey söylenebilen şey, 'kendinde var' değildir. Bağıl olarak 'tek olma,' kavramların hacmine oturmuş yegane 'kendinde var' olan hiç'in yansıtılabilen yegane şeyidir. | ||
|
||
| ahlaksız ne demek? |
||
|
||
ahlaksız ne demek? bkz. http://sifirforum.com/felsefe/index.php?topic=4604.0 |
||
|
||
| bunun dısında kalanlar mı ahlaksız hımmmm ![]() cok saols fıkır ama ben felsefık acıdan sormustum yanı burda bır ahlaksız kosuldan bahsedılıyorsa hangı noktada nereye kadar ahlaklı ve ahlaksız sayılıyoruz dıye sormustum... kavram ıtıbarı ıle sormamıstım ama yınede ellerıne saglık... |
||
|
||
.. yanı burda bır ahlaksız kosuldan bahsedılıyorsa hangı noktada nereye kadar ahlaklı ve ahlaksız sayılıyoruz .. "ahlaklı sayılmak" diye bir şey yoktur. çünkü bu başka bir kişinin sizin için öngördüğü düşünceler arasına girer. halbuse, "ahlaklı olmak" bireyseldir. bu sebeple de, ahlaklı olmanın ilk ve son noktası/uzantısı kişinin kendisinde biter. nereden nereye, ne yapılınca ne yapılmayınca ve diğer kişilerce belirlenecek olan edep/adaptır. |
||
|
||
| ıste bende bundan bahsedıyordum efendım tesekkur ederım bu kadarı bıle yeter ahlaksız kosul okunası bır konu ele alınası ve herkesın kendı ahlaksız kosulunu bulma noktası dıye dusunuyorum nıhılast ... saolsun |
||
|
||
| Edep bir tac imiş nuri hüdadan giy o tacı emin ol her beladan,edep bireyseldir ve fıtrattandır,insanın kendisinde başlar yine kendisine döner...Yani zararı da faydası da kendinedir... |
||
|
||
| edep/adap toplumdan bağımsız olabilir mi? adap zaten kişinin topluma özgü değer ve tavırlara uygun davranmaktır. edepli kişi de budur, bunu yapandır. ayrıca, "fıtratta" demek de yanlış geldi bana. çünkü edep, eğitim ve terbiye sayesinde oluşur. bu sebepledir ki zaten toplumsal bir mefhumdur. |
||
|
||
| Eğitim ve terbiye ile zenginleşir veya fakirleşir,toplumlara göre değerler değişir,topluma uysada uymasada olması gerektiği gibi davranmaktır edep,kişiler toplum üzerinde etkili ise tabiki toplumdan bağımsız olamaz,kastettiğim kişi edepli ise her bakımdan faydası kendinedir,değilse her bakımdan zararı da kendinedir... Edep kişinin fıtratında olmasa,bunun eğitimi de olmazdı sanırım,yanlız doğup yanlız ölüyor ve yanlız yargılanıyorsak,deddiğim gibi kar ve zarar en çok bizi etkiliyor.. |
||
|
||
işte ben senin edep için düşündüğün bu şeylerin bir kısmını ahlak için düşünüyorum. ![]() terbiye ve eğitim ile zenginleşen de, kişinin özünde var olan da ben için ahlaktır. |
||
|
||
Eğitim ve terbiye ile zenginleşir veya fakirleşir,toplumlara göre değerler değişir,topluma uysada uymasada olması gerektiği gibi davranmaktır edep,kişiler toplum üzerinde etkili ise tabiki toplumdan bağımsız olamaz,kastettiğim kişi edepli ise her bakımdan faydası kendinedir,değilse her bakımdan zararı da kendinedir... eğitim bilimle oluşur,hurafelerle değil.ama saçınızın görünmesinin cinsel obje olduğunu düşünmekten bilime ayıracak zamanınız yok.Edep kişinin fıtratında olmasa,bunun eğitimi de olmazdı sanırım,yanlız doğup yanlız ölüyor ve yanlız yargılanıyorsak,deddiğim gibi kar ve zarar en çok bizi etkiliyor.. |
||
|
||
| Ahlak demek sözlükte huy demek ahlak demek sevgilinin huyunu giyinmek demektir sevgilinin huyunu giyinmeyen kimsede Vicdan bile yoktur vicdandan bashedemez ancak kendi vahşilinden bahsedebilir Vicdan seven de değil sevdiğinin huyunu giyinende olur.. bu hem bizim sevgililerimiz için hemde Hüdaya olan aşk içinde böyledir bence : ) |
||
|
||
| Olmadı sevgili ahlakı ile ahlaklanılacak bir değere sahip değilse,vicdansız ise,o elbiseyi giyinmek doğrumu olur? |
||