SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Dış Politika

Konu: Rusyada dehset gunu

Sayfa: [ 1 ]

01.09.2004 12:47:13
Osetya'da okul işgal edildi

Silahlı saldırganların Kuzey Osetya'da bir Rus okulunu işgal ettikleri ve polisle çatışmaya girdikleri bildirildi. Rus Güvenlik güçleri okulun çevresini kordon altına alırken operasyon düzenlenmesi ihtimali konuşuluyor.

Kimliği belirsiz silahlı kişilerin, Kuzey Osetya'nın Çeçenistan sınırında bulunan Beslan kentinde bir Rus okulunu işgal ettikleri bildirildi. Interfax haber ajansı baskın sırasında çıkan çatışmada üç öğretmenin öldüğünü belirtti. Interfax ajansı eylemcilerin 17 kişi olduğunu vurgularken, Itar - Tass'ta 30 kişi olabiliceğini duyurdu.

50 ÇOCUK KAÇARAK KURTULDU

Kuzey Osetya'da bir okulu basarak yüzlerce kişiyi rehin alan saldırganların elinden 50 kadar çocuğun kurtulduğu belirtildi.

Itar-Tass ajansının haberine göre, yaklaşık 50 çocuk saldırganların elinden kaçtı. Beslan kentinde, yeni öğretim yılının ilk günü için yapılan tören sırasında bir okulu basan ve bazılarının bellerinde bombalı kuşaklar olduğu belirtilen silahlı kişiler, 400 kadar öğrenci ve öğretmeni rehin almış, olay yerinde ailelerin de bulunduğu belirtilmişti.

TUTUKLULARIN SERBEST BIRAKILMASI İSTENDİ

Kuzey Osetya'da bir okulu basarak yaklaşık 400 kişiyi rehin alan silahlı saldırganların, cezaevlerinde bulunan bazı kişilerin serbest bırakılmasını istedikleri belirtildi.

İtar-Tass haber ajansı, silahlı saldırganların salıverilmesini istedikleri kişilerin İnguş Cumhuriyeti'nde cezaevinde bulunduğunu duyurdu.

İnguş Cumhuriyeti'nde, Haziran ayında Çeçenistan'dan geçen saldırganların çok sayıda kişiyi öldürmesinin ardından geniş çaplı tutuklamalar yapılmıştı.

Bu arada, İtar-Tass ajansı, yerel İçişleri Bakanlığı yetkilisine dayanarak, daha önce 30 olarak aktardığı okuldaki saldırgan sayısının 15 ila 25 kişi olduğunu belirtti.
Kuzey Osetya'daki Beslan kentinde, yeni öğretim yılının ilk günü için yapılan tören sırasında okulu basan silahlı kişiler, 400 kadar öğrenci ve öğretmeni rehin almış, olay yerinde ailelerin de bulunduğu belirtilmişti.

OKULU HAVAYA UÇURMA TEHDİDİ

Kuzey Osetya'nın Beslan kentinde bir okulu basarak 200'ü öğrenci, 400 kişiyi rehin alan kişilerin, okulu havaya uçurmakla tehdit ettikleri bildirildi. Interfaks haber ajansı, saldırganların, baskın düzenlenmesi halinde okulu havaya uçuracaklarını söylediklerini duyurdu.

Rus Itar-Tass haber ajansı, internet sitesinde verdiği haberde, Kuzey Osetya'nın başkenti Vladikavkaz'a 15 kilometre uzaklıktaki Beslan'da okula baskın düzenleyenlerin 30 kişi civarında olduğunu aktardı.

Silahlı baskının, yeni öğretim yılının ilk gününde okulun bahçesinde düzenlenen tören sırasında meydana geldiği, açılan ateş sonucu birkaç öğretmenin öldüğü ifade edildi. Öğretim yılının ilk günü olması nedeniyle çocukların yanında ailelerinin de bulunduğu belirtiliyor.

Interfaks da yerel Federal Güvenlik Servisi'nden İsmail Şahov'a dayanarak, kadın ve erkeklerden oluşan 17 kadar saldırgan bulunduğunu, bir kısmının bellerinde bomba yerleştirilmiş intihar kemerleri olduğunu aktardı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bölgedeki temsilcisi İrina Terkina da öğretmen ve öğrencilerden oluşan yaklaşık 400 kişinin rehin alındığını açıkladı. Itar-Tass ajansı, 400 rehineden 200'ünün öğrenci olduğunu duyurmuştu.

Bu arada, RIA haber ajansı, silahlı kişilerin yetkililerle müzakere etmeyi reddettiğini duyurdu. Saldırganların bir talepleri olup olmadığı ya da ne gibi bir talepleri olduğu henüz bilinmiyor

ÖĞRETİM YILININ İLK GÜNÜNDE ÇOCUKLAR REHİN

Rus Interfax ajansı, Vladikavkaz'ın 15 kilometre kuzeyindeki Beslan'da, yeni öğretim yılının ilk gününde meydana gelen olayda silahlı kişilerin bir okula baskın düzenlediğini, rehin alınanlar arasında öğrencilerle ailelerinin bulunduğunu duyurdu. Haberde, saldırının ardından çatışma çıktığı, ilk bilgilere göre üç kişinin öldüğü kaydedildi.

400 CİVARINDA ÖĞRENCİ REHİN

Kuzey Osetya'da rehin alınan öğrencilerin sayısının 400 civarında olduğu bildirildi. Interfax ajansı, yerel polise göre saldırganlar arasında patlayıcı dolu kuşakları olan kadın ve erkekler bulunduğunu duyurdu. Yetkililer de, rehin alanların 17 kişi olduğunu belirtti. Okula düzenlenen baskının ardından silahlı kişilerle polis arasında çatışma çıktığı ve 1 kişinin öldüğü belirtilmişti.

PUTİN'İN TEMSİLCİSİ BÖLGEDE
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bölgedeki temsilcisi Vladimir Yakovlev, polisin şu anda olay yerinde olduğunu, kaç öğrenci ile ailesinin rehin alındığının henüz bilinmediğini söyledi. Bu arada, interfax, silahlı kişilerin bölgede ikinci bir okula daha saldırdığını duyurdu, ancak diğer haber ajansları bu bilgiyi teyit etmediler.  
 
 
 
 
 Sabah Gzatesi

03.09.2004 16:51:24
Bu ruslar ilginc adamlar ya,bir suru insan öldu iklemiyolar ne catismasi böyle  :angry:  

03.09.2004 16:56:25
insanları bu duruma getiren tüm sömürü yapma modunda olan zihniyetleri,dinleri,ideolojileri vs vs SKİM!!!!

Leonardo 04.09.2004 10:17:52
bende. gerizekalı rus polisini ve kasap çeçenlerin mına koyım. topunuzun mınakoyım.

04.09.2004 13:58:37



Daha ne denir kI?

04.09.2004 16:00:26
insanoğlu denilen bu varlığa yazıklar olsun denir!!!!!! :angry:  :angry:  

04.09.2004 16:40:12
bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyosan o yılan gelir bir gün seni yada ailenden birini sokar ,hem insan olan ordaki çocukların halini gördüğünde üzülür !!
ama pardon sen insan değildin ,senden böyle birşey beklemek hata... :angry:  

deniz 04.09.2004 16:53:26
Alıntı
yaw bide siz böle haberlere üzülüyosanız ben ne diyim.
sanki siz oluyonuz yaw
tanımadıınız elalem ölüyo siz üzülüyonuz
ne biçim iş yaw
tanıdığım en büyük nihilist laugh

04.09.2004 17:39:04
Bu olayda ahlak'ın önemi ortaya çıkıyor. Amaca giden yolda her şey mübahmı değilmi? Rusların çeçenlere yaptığı kıyım bu olayın nedeni, mazereti olamaz. Bunu normal kabul edilebilir görenin insanlığından kuşku duyarım. Kirli bir savaş varsa bu kirli savaşı sürdüren iki taraf var. Taraflardan birini aklamak...bize insanlığımızı vicdanımızı kaybettirir.

Terör ile vicdan asla bağdaşmaz bunu bir kez daha gördük. Eylemi onaylamamak Rusyanın Çeçen politikasını onaylamak anlamına gelmez. Sapla saman birbirine karışmasın. Ahlak birgün herkese lazım olur...

sağlıcakla... :angry:  
 

Leonardo 05.09.2004 14:58:23
Alıntı
insanoğlu denilen bu varlığa yazıklar olsun denir!!!!!!   

insanoğlunun suçu ne? ben bu değilim kardeşim. ben böyle değilim.

rus olsaydım putinin istifasını isterdim. çeçen olsaydım ve eylemcilelerin yerini bilseydim herifleri rus polisine ihbar ederdim.

her iki tarafı da kınıyorum.

07.09.2004 19:59:52
bu noktada farklı bir konu açmak gerekse de mevcut konu gereği "nihilizm" olgusu üzerinde biraz durmak gerekir.
hani genellikle "rus nihilizmi" diye bilinen "narodnik" hareketten söz ediyorum.
narodnikler zamanın (19. yy sonları ve 20.yy başları) rusyasının marksistleri tarafından "solculuk" yaptıkları gerekçesiyle sıkça eleştiriye uğradılar.

bugün yeni(den) ama farklı biçimde "kapitalistleşen" rusya'nın içine düştüğü durumu doğru biçimde analiz etmeden ne çeçenya'yı ne ırak'ı ne de filistin'i anlamamız mümkün değil... ne de dünyanın her yerinde ola gelen benzeri birçok faciayı ve trajediyi...

"...koymak" çözümsüz kalmanın bir ifadesidir yalnızca.

garip ama gerçek...
bir tarafta rus nihilistleri (bireysel eylemlerle o dönemde "halklar hapishanesi" olarak anılan çarlık rusyasının önde gelenlerini suikastler ve sansasyon yaratıcı eylemler aracılığıyla ortadan kaldırmak amacındaki küçük ve dar çekirdek hücre örgütlenmeleri-bu hususta aydınlatıcı bir tarihsel romanı da önerelim; Sabırsızlık Zamanı" Y.Trifonof)...

diğer yanda çeçen terörizmi (sovyetlerin dağılması ve rusya'nın geçirdiği sosyo-ideolojik değişim sonucunda ve salt bu nedenle başlangıçta haklı gerekçelerle ortaya çıkan çeçen direnişi, bir zaman sonra abd'nin çıkarlarına hizmet eder duruma düşmek zorunda kalan bir "kiralık katiller" ordusu hüvviyetini kazanmıştır!)

aynı ülke, iki ayrı dönem, aynı yöntem, iki ayrı örgütlenme...

yalnız burada soruna biraz daha detaylı bakarsak, narodniklerin, bugün çeçenlerin yaptıkları "rehin alma" eylemleri türünden aktivitelere hiçbir zaman başvurmadıklarını da vurgulamalı... onlar (narodnaya volya ve diğerleri...) belki ideolojik anlamda savrulmuşlardı, yöntemlerinin devrimi getireceği yoktu (tarih bunu şimdiye kadar doğruladı) ve nesnel anlamda yaptıkları suikast tarzı eylemler nesnel ölçekte "burjuvaziye hizmet ediyordu"... burada koca bir ancak!!!!!!!!

ancak! onlar kiralık  katil değillerdi.
isimlerinin rusça karşılığından anlaşılacağı üzere "kendi iradeleriyle" karar alıp, kendileri uyguluyorlardı...
bir "savaşma ahlakına sahiptiler". şimdiki gibi sivilleri hatta çocukları rehin almak, onları aç, susuz ve "umutsuz" bırakmak nihilistlerin işi değildi...

ideolojisiz değillerdi bir kere.

bu arada dönüp, ideolojiler çağının bittiğini ilan ve iddia eden burjuva "filozoflara" (daha doğrusu "ideologlara") söylemek gerekir... işte sizlerin arzuladığı ve mutlaklaştırdığı "ideolojisiz" dünya...

biz şöyle anlayalım:
işte kapitalizmin her şeyi otomatlaştırdığı "insansız bir dünya"...

07.09.2004 20:08:32
konuyu bir de alıntılarla zenginleştirmeye çalışayım, izninizle...

daha sovyet devrimi olmamış ve stalin'le yolları ayrışmamış troçki'nin bir makalesiyle...

(makalenin troçki'ye ait olduğunu görüp de şahsımın "troçkist" olduğu yargısına kapılmadan okumanızı öneririm.)



Lev Troçki
Bireysel Terörizmin İflâsı


[Bu yazı, Polonya’da 1909 Mayısında Przeglad Socyal-demokratyezny’de yayınlanmış olan “Terörün ve Partisinin Çöküşü (Azef Sorunu Üzerine)” başlıklı makaleden alınmış bir parçadır. Bu makale, Sosyalist Devrimci Partinin terörist savaş örgütünün bir numaralı liderlerinden Yevno Azef’le ilgili sansasyonel açıklamaların bir analizi olarak yazılmıştı. 1909 başlarında Azef’in Çarlık gizli polisinin bir ajanı olduğu ortaya çıktı. Bir ajan provokatör olarak çalıştığı sırada Azef, onu çalıştıran bölümün bakanına düzenlenen suikasttan bile sorumluydu.]

 

 

Bütün bir ay boyunca Rusya’da ve tüm dünyada, okuyabilen ve düşünebilen herkesin dikkati Azef üzerinde odaklanmıştır. Yasal gazeteler ve Duma görevlilerinin Azef üzerine verdikleri gensoru talebiyle ilgili tartışmalar sayesinde bu “dava”yı herkes biliyor.

Artık Azef için geri çekilme zamanı gelmiştir. Adı gazetelerde daha seyrek görünmektedir. Bununla birlikte Azef’i tarihin çöp sepetine son kez fırlatmadan önce, biz, Azef tipi entrikalara ilişkin değil, fakat bir bütün olarak terörizme ve ülkedeki başlıca politik partilerin buna karşı aldıkları tutuma ilişkin temel politik derslerin özetlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Politik devrimin bir yöntemi olarak bireysel terör, biz Rusların “ulusal” katkısıdır.

Şüphesiz “tiranların” öldürülmesi, neredeyse “tiranlık” kurumu kadar eskidir ve yüzyıllardır tüm şairler, kurtarıcı hançer onuruna pek çok ilâhi bestelemişlerdir.

Fakat zorba üstüne zorbanın, bakan üstüne bakanın, monark üstüne monarkın –1880’lerde bir Narodnaya Volya (Halkın İradesi) üyesinin samimice formüle ettiği terör programında olduğu gibi “Saşka üstüne Saşka” (II. ve III. Aleksandr’a atıfta bulunan bir söz)– ortadan kaldırılmasını bir görev olarak üstlenen sistematik terör, mutlakıyetin bürokratik hiyerarşisine kendini uyduran ve kendi öz devrimci bürokrasisini yaratan bu terör türü, Rus entelijensiyasının eşsiz yaratıcı gücünün ürünüdür.

Şüphesiz bunun çok daha derine inen nedenleri olmalıdır; ve bunlar, ilk olarak Rus otokrasisinin ve ikinci olarak da Rus entelijensiyasının doğasında aranmalıdır.

Mutlakıyetin mekanik araçlarla yıkılması fikrinin popülerlik kazanabilmesinden önce, devlet aygıtının bizzat toplumsal örgütlenmenin içinde hiçbir köke sahip olmayan, salt dışsal bir baskı organı olarak görülmesi gerekiyordu. Ve Rus otokrasisi, devrimci entelijensiyaya tam da bu şekilde görünüyordu.

Bu yanılsamanın tarihsel temelleri vardı. Çarlık, Batı’nın kültürel olarak daha ileri devletlerinin basıncı altında şekillenmişti. Bu rekabette ayakta kalmak için halk kitlelerinin kanını kurutmak zorundaydı ve bunu yaparken ayrıcalıklı sınıfların ayaklarının altındaki ekonomik zemini bile kaydırdı. Ve bu sınıflar, Batı’daki ayrıcalıklı sınıfların ulaştıkları yüksek politik düzeye ulaşamadılar.

On dokuzuncu yüzyılda buna, Avrupa borsasının güçlü baskısı da eklendi. Bu borsanın Çarlık rejimine verdiği borçlar büyüdükçe, çarlık ülke içindeki ekonomik ilişkilere daha az doğrudan bağımlı hale geldi.

Çarlık, Avrupa sermayesi aracılığıyla, Avrupa askeri teknolojisiyle silahlandı ve böylece toplumun tüm sınıflarının üstüne çıkarak, “kendine yeterli” (doğal olarak göreli bir anlamda) bir örgüte dönüştü.

Böylesi bir durum doğal olarak bu yabancı üstyapıyı dinamitle havaya uçurma fikrinin doğmasına yol açabildi.

Entelijensiya, kendisini bu işi başarmakla görevli hissetti. Devlet gibi entelijensiya da, Batı’nın doğrudan ve dolaylı baskısı altında gelişmişti; tıpkı düşmanı olan devlet gibi o da ülkenin ekonomik gelişme düzeyinin ilerlemesini hızlandırmak istiyordu –devlet teknolojik olarak, entelijensiya ideolojik olarak.

Avrupa’nın daha eski burjuva toplumlarında, devrimci fikirler, liberal devrimci güçlerin gelişimiyle az çok paralel olarak gelişmişken, Rusya’da entelijensiya Batı’nın hazır kültürel ve politik fikirlerini almış ve ülkenin ekonomik gelişimi onun destek alabileceği gerçek devrimci sınıflara hayat vermeden önce, düşüncesi devrimcileşmişti.

Bu koşullarda, entelijensiyaya devrimci coşkuyu nitrogliserinin patlayıcı gücüyle arttırmaktan başka bir yol kalmıyordu. Böylece Narodnaya Volya’nın klasik terörizmi doğdu.

İki ya da üç yıl içinde zirvesine ulaştı ve sonra, ateşli mücadelesi içinde, sayıca zayıf olan entelijensiyanın sağlayabildiği tüm savaş rezervlerini çabucak tüketerek hızla bir hiç haline geldi.

Sosyalist Devrimcilerin terörü de genel olarak aynı tarihsel faktörlerin ürünüdür: Bir yanda Rus devletinin “kendinden menkul” despotizmi ve diğer yanda “kendinden menkul” Rus devrimci entelijensiyası.

Fakat aradaki yirmi yıl, hiçbir etki bırakmaksızın geçmedi ve ikinci bir teröristler dalgasının ortaya çıkmasıyla birlikte, bunlar artık tarihin vurduğu “miadı dolmuş” damgasını taşıyan epigonlar olarak aynı işe koyuldular.

1880’lerin ve 1890’ların kapitalist "Sturm und Drang" (fırtına ve gerginlik) çağı, kırın ekonomik yalıtılmışlığında ciddi gedikler açarak ve onu fabrikaya ve kente daha sıkı bağlayarak, geniş bir sanayi proletaryası oluşturdu ve pekiştirdi.

Narodnaya Volya’nın arkasında gerçekten hiçbir devrimci sınıf yoktu. Sosyalist Devrimciler ise devrimci proletaryayı görmek istemediler; en azından onun tarihsel önemini fark edemediler.

Hiç kuşku yok ki, Sosyalist Devrimci literatürden, terörü kitle mücadelesinin yerine geçirmeyip onunla birlikte savunduklarına dair bir düzine tuhaf alıntı kolayca toplanabilir. Ama bu alıntılar sadece, terör ideologlarının Marksistlere –kitle mücadelesinin teorisyenlerine– karşı yürüttükleri mücadeleye tanıklık eder.

Fakat bu sorunu ortadan kaldırmaz. Özünde terörist faaliyet, “büyük an” için yoğunlaşmış öyle bir enerjiyi, bireysel kahramanlığın öneminin öyle bir abartılmasını ve nihayet öyle bir “dışa kapalı” komployu gerektirir ki, bu –mantıksal olarak değilse bile psikolojik olarak– kitleler arasında ajitatif ve örgütsel çalışmayı tamamen dışlar.

Teröristler için, politikanın tüm alanlarında sadece iki merkezi odak vardır: hükümet ve Savaş Örgütü. Gershuni (SR’lerin Savaş Örgütünün kurucularından biri) ölüm hükmüyle yüz yüze geldiğinde yoldaşlarına; “Hükümet, mevcut tüm diğer akımlarla geçici olarak uzlaşmaya hazırdır, fakat bütün darbelerini Sosyalist Devrimci Partiyi yıkma doğrultusunda yöneltmeye karar vermiştir” diye yazmıştı.

“Bizim kuşağımızın Savaş Örgütünün önderliğinde otokrasiyi kaldıracağına içtenlikle güveniyorum” diyordu benzer bir anda yazan Kalyaev (başka bir SR teröristi).

Terörün çerçevesi dışındaki her şey sadece mücadele için bir dekordur; olsa olsa bir yardımcı araçtır. Patlayan bombaların kör edici parıltıları içinde, politik partilerin sınırları, sınıf mücadelesinin ayırt edici çizgileri bir iz bırakmaksızın yok olur.

Ve biz, romantiklerin bu en büyüğünün, yeni terörizmin en iyi uygulayıcısının, Gershuni’nin, yoldaşlarına “sadece devrimci saflarla değil, genel olarak muhalefet partileriyle de bir kopuştan kaçınmayı” tavsiye eden sözlerini işitmekteyiz.

“Kitlelerin yerine değil, onlarla birlikte.” Bununla birlikte terörizm, parti içinde sınırlı ve ikincil bir rolle yetinmek için fazla “mutlak” bir mücadele biçimidir.

Devrimci bir sınıfın yokluğundan doğan ve ardından devrimci kitlelere güvensizlikle yeniden hayat bulan terörizm, varlığını ancak kitlelerin zayıflığını ve örgütsüzlüğünü sömürerek, onların kazanımlarını küçümseyip, yenilgilerini abartarak sürdürebilir.

Savunma avukatı Zhdanov, Kalyaev duruşması sırasında teröristlerden şöyle söz ediyordu: “Modern silahların niteliği dikkate alındığında, onlar halk kitlelerinin modern zamanların Bastil’lerini yıkmak için tırmık ve sopa –insanlığın bu ilkel silahlarını– kullanmalarının imkânsız olduğunu görüyorlar.”

“9 Ocaktan (1905 devriminin başlangıcını gösteren “Kanlı Pazar”katliamı) sonra, onlar neyin gerekli olduğunu çok iyi gördüler; ve makineli tüfeğe ve seri atışlı silahlara, revolver ve bomba ile yanıt verdiler; bunlar yirminci yüzyılın barikatlarıdır.”

Halkın sopaları ve tırmıkları yerine bireysel kahramanların revolverleri; barikatlar yerine bombalar: terörizmin gerçek formülü budur.

Ve teröre, partinin “yapay” teorisyenleri tarafından ne tür bir tali rol biçilirse biçilsin hiçbir şey değişmez, o gerçekte her zaman özel bir onur locasını işgal eder. Ve resmi parti hiyerarşisinde, Merkez Komitesinin altında yer alan Savaş Örgütü, kaçınılmaz bir biçimde partinin ve parti çalışmalarının tümünün üstüne çıkar; ta ki zalim kader onu polis şubesinin altına yerleştirene kadar.

Ve Savaş Örgütünün bir polis baskını sonucunda çöküşünün kaçınılmaz olarak partinin de politik çöküşü anlamına gelmesi tam da bu nedenledir.

 


--------------------------------------------------------------------------------

Tarih: Przeglad Socyal-demokratyezny (Polonya), Mayıs 1909.
Çeviri Tahiri: Marksist Tutum, Mart 1992.
MIA'dan Çeviri: Aralık 2003.


alıntının alıntısının web kaynağı:
www.marxsists.org

08.09.2004 13:29:06
Trocki usutat guzel söylemis her bireysel terörizm iflasin esigindedir.ancak tiranligi devrim yenecektir.

08.09.2004 21:40:31
ÇOCUKLAR ÇOK DEĞERLİDİR.MASUMİYETLERİNE DOKUNMAK,KORKUYLA VE ACIYLA BENLİKLERİNİ  PARÇALAMAK  ,CANLARINI ZEDELEMEK  VE  ONLARI ÖLDÜRMEK SUÇLARIN EN ADİSİ,EN KANLISIDIR.BU TERÖRÜ ONAYLAYAN BİR ZİHİN İNSANA AİT OLAMAZ.
ÜSTELİK GERÇEKTEN BİR GRUP ÇEÇEN YAPMIŞSA  BİR DE TÜM ÇEÇENLERİN MÜCADELESİNE GÖLGE DÜŞÜRÜP  ,İNSANINA İHANET ETMİŞTİR.
Öte yandan;
Batı kendini Çeçen sırtında aklamaya hazırlanıyor.Batı nihayet Çeçen mücadelesine atacağı çamuru buldu ya da yarattı.
Çünkü,
Terörizmi Çeçenler icat etmiştir.Çeçenler ortaya çıkana dek şiddet dünya tarihinde hiç  yaşanmamıştır.Her türlü terör eylemi rahatlıkla  Çeçen davasına yüklenebilir.Çeçen kadınlarının ırzına geçilmemiştir,Çeçen çocukları asla öldürülmemiş onlar arsızlık edip kendi kendilerini asmışlardır.Çeçen insanı intihara düşkündür,bunalımlı ve kaybedecek hiç bir şeyi olmayan insanlardır,dolayısıyla böyle öldükten sonra işlerine çok yarayacak ücretler karşılığında kendini ateşe atmak onların garip hobileridir,elbette çeçenleri ABD satın almıştır.Komünistleri satın aldığı iddiası da aynen doğrudur.Çünkü insan gerizekalıdır,Amerika neyin ücretini öderse onun davasına düşer,hatta Çeçenler Çeçen değildir aslen Amerikalıdır,Tahitililer ABD den kaptıkları insanları rus topraklarında asimile edip türkleştirmiştir.
EVET;ÇOCUKLAR MASUMDUR VE ONLARA DOKUNULMAZ !
AMAAA ÇEÇEN ÇOCUKLARI İÇİN BU GEÇERLİ DEĞİLDİR.ONLARA DİLEYEN İSTEDİĞİ ZULMÜ YAPAR.ÇEÇEN  ÇOCUKLARI İÇİN DÜNYA AĞLAMAZ.ÇÜNKÜ ONLAR BATININ ÇOC UĞUNDAN DAHA AZ ÇOCUKTURLAR.
Alıntı:
PUTIN’IN İKI YILLIK ZAFER BILANÇOSU  
Ölüler 90.000
Yaralilar 100.000
Mülteciler 400.000
Sakat kalanlar 8.000
Yurtsuz kalanlar 300.000
Imha edilen binalar 50.000
Toplama kamplarinda esirler 25.000
Toplama kamplarinda katledilenler 40.000
Kaybolanlar 20.000
Irza tecavüzler (rutin hale gelmis) yüksek sayida
Sebebsiz tutuklamalar/günde 50 – 100
Kimsesiz çocuklar 5.000
Yetimler 15.000

Gültozu değil aklıma sızan
Yıkılmış günlerin hesabını tutan
Bir yılan.
Kanla kıyılan gecelerin belleğiyle şişmiş dilin
Ezberlettiği tekerlemesi:
Mırıldan rüzgar kemiklerini yoldan ayıklarken
Günü gelecek ay vaktinin,
Ay vaktinde bilenen şiirlerin,
Şiirleri köre yatırılan  şairlerin,
Ağrıdan tutulmuş belleklerin....

Ek:İdeolojilerin ölümüne dair,
insan denen züppe yaratık,evrensel aptal periyodik olarak bir şeyleri ölü ilan eder.Kendini avutma stratejisi olabilir.Ama dilde ölü demenin gerçek hayatta bir karşılığı yoktur.
 

ice 31.07.2007 13:17:22
"Beslan'da okulu Rus askerler patlattı" iddiası




Rusya'nın Kuzey Osetya bölgesinde yaşanan Beslan baskını hakkında yeni iddialar gündeme bomba gibi düştü. Beslan Anneleri Dernek'i tarafından savcılığa iletilen bir video kaydı, 300'den fazla rehinenin ölmesine neden olan okul patlamasına Çeçen militanların değil, Rus askerlerin neden olduğu iddialarını güçlendiriyor. Patlama sonrası çekilen videoda, olay yerindeki müfettiş, "Patlamayı içerideki teröristler yapmış olamaz. Çünkü patlama içeride olsaydı çocukların cesetlerinde şarapnel parçaları olması gerekirdi" diyor. Bu konuşmaların baskının kanlı bir şekilde son bulmasında Rus güvenlik güçlerinin payı olduğuna dair iddiaları güçlendirdiğini söyleyen Beslan Anneleri Dernek'i Başkanı Susanna Dudiyeva, video kaydını delil olarak incelenmesi için savcılığa ilettiklerini söyledi.


Sayfa: [ 1 ]