SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe Sohbetleri

Konu: öfke, kaynağı ve öfkeyi yönlendirme

Sayfa: [ 1 ]

denge 16.05.2006 21:45:34

öfke, kaynağı ve öfkeyi yönlendirme

Deniz: Konuya başlamadan önce şu liklere bakmanızı tavsiye ederim http://sifirforum.com/index.php?topic=521.0
http://www.genetikbilimi.com/genbilim/ofke.htm
http://www.elyadal.org/pivolka/12/ofke.htm

Öfke hayatımızda en büyük oranda yaşadığımız duygulardan birisi, dolayısıyla üzerimizde etkisi çok büyük, sağlığımızdan, sosyal ilişikileirmize hatta idareciysek kontrolümüz altındaki, insanların hayatlarına kadar çok büyük bir etki alanı var. Dolayısıyla bu konu üzerinde durmak bence çok elzem, belki basit bile gelse sıkıcı ile gözükse de nihayetinde üzerinde düşünmek ve emek sarf etmek lazım.
 
• Mide rahatsızlıkları, baş ağrıları
• Solunum problemleri,
• Cilt problemleri,
• Jenital ve böbrek fonksiyonlarında problemler,
• Artirit,
• Sinir sistemi rahatsızlıkları,
• Dolaşım sorunları,
• Varolan fiziksel rahatsızlıkların kötüleşmesi,
• Duygusal rahatsızlıklar,
• ve intihar sayılabilir.

Yukardaki sağlık sorunları dediğim gibi öfkenin bence en hafif etkileri, daha da önemlisi tüm sosyo-kültürel formlara öfke nedeniyle yarattığımız etkiden dolayı verdiğimiz zararlar. bu toplantıda öfkenin kaynağını, etkilerini ve yönelendirme tekniklerini konuşacağız


Denge: Şimdi ben önce şuna değinmek istiyorum, aslında senin de saydığın gibi öfkenin bence en büyük zararı öfkeyi yaşayana oluyor, yani şiddete uğrayan değil şiddeti yaşayan daha büyük zarar içinde oluyor. Kesinlikle kontrol altında tutulması gereken bir dürtü
aslında tabi ki normal ve sağlıklı bir duygudur öfke…Öfkesi veya kızgınlığından ötürü kişinin kendisini suçlu hissetmesi doğru değil, sağlıksız olan saldırganlığa dönüşmesi ve biraz önce değindiğimiz gibi metabolizmaya zarar vermesi.  Bu enerjimizi yapıcı veya yıkıcı olarak kullanmmamız bizim elimizde. biz duygularımızı kontrol etmeyi başaramıyorsak, duygularımız bizi kontrol etmeye başlıyor çünkü. bu sebeple öfkenin enerjisini doğru kanalize edersek uzun vadade kişiye yarar sağlaması mümkün aslında

Ruler of the Ruins: Öfke duyguların öne çıkması aklın geri plana atılmasıdır dediginiz gibi.. ama öfke bir yandan da bir isyan halidir karşı duruştur. Bu yüzden harekete geçme bastırdıklarını açıga vurma konusunda yararları oldugunu da düşünüyorum.. aslında bu karşı duruş bir hazda verir insana, egilip bükülmemenin benligini üstün görmenin hazzı belki de… en azından ayakta kalmamıza etkisi vardır normal ölçütlerinde. öfkenin nedeni ise kar saglayamama benligini besleyememe yada benligini besleyen kaynakların bi nedenden ötürü kurumasıdır. gerçi bu biraz kısıtlı bir tanım… aslında saglıklı olan aklın duyguların sagladıgı zemin üzerinden çalışmasıdır yani tamamen gerçekçi bir zihin hangi ölçütlerde başarılı yada mutlu olabilir bilmiyorum. hırs azim öfke kin yada tersine sevgi gibi kavramlar insana bir yol haritası çıkarabilir yada devam etmek için şevk verebilir
yani önemini yadsıyamayız…

Torq: Bence burada temel sorun şu; öfke sağlıklı bir kavram olarak algılanmalı mıdır? eğer öfkeyi sağlıksız bir kavram olarak nitelendirirsek, onun sonuçları ve tedavisini konuşmamız gerekiyor. eğer sağlıklı bir duygudur dersek, o zaman bize yararlı olduğunu kabul etmemiz uygun olacaktır. ben öfkenin sağlıksız bir duygu olduğunu, eğer kişinin dışa vurmasını engelleyecek koşullar varsa, denizin yukarıda saydığı hastalıklara neden olacağını, dışa vurmasında bir engel yoksa, yakınlarından başlayarak tüm çevresinde bir sıkıntı yaratacağını düşünüyorum. Öfkenin temelinde ne olduğu sorusu da kanımca konunun özünü oluşturan önemli bir açmazı işaret eder. Öfke, benliğin yok edilmeye çalışılması karşısında kişinin gösterdiği tepkidir diyebiliriz. Yani aslında denizin sürekli konusunu ettiği adalet duygusuna geldik. Size yapılan bir haksızlık, rekabet duygusu nedeniyle başkasının sizden öne geçmesi öfkenin çıkış noktalarıdır diye düşünüyorum. Ancak öfkenin var olmasından sonraki bölüm, çıkış noktasından daha zor ve uzun bir tedavi sürecini gerektirdiği için sıkıntının bireyselden toplumsala doğru bir gidişi olduğunu düşünüyorum.Yani bireylerin kendilerine yapılan haksızlıkları birleştirerek oluşturacakları birlik sonunda gelinen nokta yine denizin konusu olana anarşizmdir. Bir haksızlığa karşı isyan eden kişiler birleşerek devrimleri yaparak içlerindeki öfkeyi dışavurmayı, böylece psikolojik bir durumu eyleme çevirmeyi başarmış olurlar. Örneğin 1789 devrimi öncesi, ezilen sınıflar, kendilerinde olmayanı almak, başkalarına tanrısal olarak verildiği söylenen güç ve paranın kendilerine verilmesini sağlamak, aç olmalarına karşın kimsenin kendilerini dikkate almaması gibi etkenlerle içlerindeki öfkeyi nefrete çevirdiler ve aristokratları kestiler. Ancak bu öfke bir süre sonra kendi içinde bir yerlere yöneldi ve kontrolden çıkarak, devrimi yapanları da giyotine göndermeyi başardı. Öfkenin en önemli sıkıntısı, rulerın de dediği gibi aklın önüne geçmesi ve kontrol edilememesidir.Bu açıdan bakıldığında kontrol etme ve öfkeyi bastırma kişinin hem akıl sağlığını koruması hem de toplumda bir sıkıntı yaratılmaması açısından önemlidir. Daha sonra da nasıl kontrol edebiliriz konusuna değinebiliriz.


Denge: Şimdi öncelikle ben öfkenin diğer tüm duygularımız gibi sağlıklı bir duygu olduğunu tekrar söyleyeceğim, tıpkı sevgi nefret korku kaygı gibi…bunların kontrolsüz olması nasıl sakat durumlar yaratıyorsa öfke için de aynısı geçerli, mesela bir başarısızlığınız ile alay edildi diyelim ki, hissettiğiniz duygu öfkedir ve bu duygunun tetiklemesiyle başarıya uzanırsınız, örnekler çok. öfkeye sebep olan şeylerden bahsettik bir de, aslında gün içinde tahminimizden çok yaşıyoruz bu duyguyu, iç-dış çatışmalarımız, duygusal gerilimlerimiz gibi şeyler iç uyaranlarımız. bir de dış uyarıcılarımız var; hava kirliliği, gürültü bile bazen öfke nedeni olabiliyor. tüm kişilerde öfke anında hissedilen bedensel değişimler aynı galiba, ama  psikolojik düzeyde tepkiler farklı, bu da karakter çevre gibi etkilerden kaynaklanıyor, ayrıca öfkeyi kontrol altına almanın zeka ile de çok alakalı olduğunu düşünüyorum. çünkü mesele aklı ön plana çıkarmak…ayrıca burada verilen tepkilerde cinsiyet farkı da çok önemli. bir yazı okumuştum. çocuklarda öfke kontrolünü araştırıliyordu. erkek çocukların öfke dürtüsüyle saldırganlaştıkları, kız çocukların ise içe dönerek çöküntü yaşadıkları gözlenmiş yani bunları anlayarak olaya yaklaşırsak sonuca daha hızlı varırız gibime geliyor. bir de şu var gerçi foruma yazmıştım ama tekrarlayacağım. insan davranışı ile hayvan dav. arasındaki en büyük fark, etki karşısında tepki veririken insanın "nefes alma boşluğunu" kullanmasıdır. mesela kedinin kuyruğuna basınca direk size saldırır. “acaba yanlışlıklamı yappt” demez, ama insan nefes alır ve düşünür saldırmadan önce ya da öle yapmalı diyelim.

Ruler of the Ruins: Ben genel olarak tüm duyguları toplumsal görürüm, yani duyguların varolma nedeni aslında yasaklardır ve insanın ihtiyaçlarını gidermek için başka yollara başvurmak gerektigini hissetmesidir..mesela hep aşkın yaşanamayan cinsellikten dogdugunu düşünmüşümdür, ulaşılamayan şey yücelir bu ulaşmaya yarar saglayan birşeydir aslında..
kendi yaşadığım öfkeleri düşününce hep isteklerimin olmayışından kaynaklandıgını görüyorum..biraz genelleştirirsek ben şunu düşünüyorum. insanın maskeleri vardır toplumda, istekleri ve bencilligi açıga vurmak ayıplanacak birşeydir ve toplumdan aforoza kadar gider yani duygular insanların karşılanılamayan ihtiyaçlarının ve basit içgüdülerinden, insana yarar saglayacak şekilde ortaya çıkmıştır ve öfke de insanın benligi ile toplumun refahı için konulan kurallar ve kaidelerin bir kapışmasıdır.. topluma intibakı ve toplumdan alacakları kalmamış yani sosyal statü olarak yada ihtiyaçları açısından tatmin olmuş bireylerde ise öfke daha gelip geçici yani anlık şeylerdir en fazla..
kısacası öfke toplumda kullandıgımız maskelerin bize verdigi rahatsızlıktır, maskenin çıkartılması halinde ise hoş olmayan şeylerle karşılaşabilir hazır olmayan toplum bu yüzden öfkenin önüne geçmek çok olası degildir bence
ben öfkenin zeka kullanılarak kontrol altına alınmasınıda çok olası bulmuyorum çünkü zeki insanlar zaten istenilene ulaşabilmek için alternatif yollara hakimdirler,  öfkeli insansa kendini tatmin edememe durumundan bu haldedir basitçe
tabi buda kısıtlı bir tanım çünkü dengenin de dedigi gibi öfke cinsiyete yaşa veya genlere görede degişiklik arzedebilir ama bnm bahsettigim olayın bir yönüydü..diger yönü ise zaten kontrolümüzde degil.. yani öfkenin kontrolü ya toplumdan bişi beklememekten yada tatmin olmaktan geçer bence


Deniz: Ben de öfkenin doğal olduğunu ve yadsınamayacağını düşünüyorum. Tabiat ta biz de dahil pek çok hayvanda öfke görlür, boğalar kzıdırılarak, köpekler,horozlar kızdırılarak kavga ettirilirler mesela. bu anlamda öfke tabiatın canlılara verdiği bir duygu ve hayvanlarla ortak olan bir duygumuz. Öyleyse hayvanlar ve insanlar öfke hissetirilerek dilenilen şekilde yönlendirilebilirler. mesela biri sokata bana omuz atsa ve ben onunla kavgaya tutuşsam
bir çok zarar görürürm, basit bir omuz atma karşı tarafın istediği şekilde benim açımdan çok kötü sonuçlara varabilir. ikinic bahsedeceğim şey öfkenin kaynağı, öfkenin kaynağı adalettir. ancak adalet duygusu hadım edilmiş bireyler umarsızdır yani öfkelenmezler. sonuçta bu iki özelliği bir araya getirdiğimizde üçüncü kertede öfkenin yorumlanması ve yöneldneirmesine girebiliriz. bu aşamada derim ki öfke doğaldır. her hayvanda olduğu gibi insanda da kaçınılmnazdır. ancak bilinç ve akıl sahibi bir insan olarak öfkeyi yaratan adalet yorumlarnı en sağlıklı şekilde yapmak ve bunun etkisi ile yaratılmış olan öfkeyi kontrollü bir şekilde harekete geçirici enerjiye dönüşltürmek bizim yapacağımız iş olmalı. Mesela yaşadığımız toplumsal haksızlıklarda duyarsız kalmayız üç maymunu oynayamayız; bir insan olduğumuz için bu olaylara bir duvar kayıtsızlığı ile yaklaşamayız, ama öfke ile kontrolsüz bri şekilde sokağa çıkıp ona buna da saldıramayız ya ne yaparız öfkemizi bilinçli ve belki uzun soluklu bir eyleme dönüştürmeye malzeme ederzi

Torq: Şimdi soruna biraz da felsefi açıdan yaklaşalım; denizin öfke ile söylediklerinden yola çıkarsak öfke doğada var olması nedeniyle doğaldır ve biz insanlaşma sürecinde içgüdülerimizi kontrol altına alma çabasıyla öfkemizi de dizginlemeye çalışıyoruz. Bütün sorun bu süreçte bazılarımızını bunu başarma konusunda donanımlı olması, bazılarımızın ise yetersiz kalması. Denizin bir sözü çok hoşuma gitti, adalet duygusu hadım edilmiş bireyler umarsızdır, gerçekten donanım açısından yetersiz ve kendisini kontrol etmekte zorlanan kişilerin öfkelerine yenilerek yanlış yapması kaçınılmaz olur. Ancak öfkenin yönlendirilerek bir yere kanalize edilmesiyle ve bunun bir yöntem belirlenerek yapılmasıyla bir sonuç alınabilir. Eğer bir devrim yaparak diyelim ki şeriat hükümlerini getiremiyorsanız. Başınızın örtülmesi nedeniyle okula gidememek sizde bir öfke/nefret yaratıyorsa, okula gitmeyerek öfkenizi içinizde biriktirmek ve kendinize haksızlık yapmak yerine bir partiye/dernek/vakıf girerek uzun vadede yasaların değiştirilmesi için mücadele etmek sizin için olmasa da sizden sonra gelecekleri öfke duygusundan kurtarmak gerektiğini düşünüyorum. eğer o anda öfkenize yenilerek başınızı açmayıp öğrenimden uzak kalırsanız bu durum nedeniyle yaşayacağıınız her eksiklik ve pişmanlık sizin psikolojinizi olumsuz yönde etkilemeye devam edecektir. ama şöyle düşününüp yola devam ederseniz; “öğrenim benim geleceğimdir, başımı açmam beni yaralasa da devam etmeliyim”böylece mantık kurallarıyla duygularınız ya da dinsel düşünüleriniz arasında bir seçim yapmak durumu ortaya çıkacaktır. Öte yandan öfkenizi kullanmak isteyen çıkar grupları sizi kapılarda slogan attırarak üzerinizden rant sağlayarak yararlanma yolunu da deneyecekler ve böylece sizin öfkeniz iki katına çıkacak ve adalet duygunuz hadım edilmiş olacak, dünyaya küserek içe dönecek ve mücadeleyi bırakma aşamasına geleceksiniz

Denge:
Öfke ile nasıl başedilir biraz onun üzerine konuşalım artık, bunu problem halinde yaşayanlar için tabi. ilk önce herhalde tüm rahatsızlıklarla mücadele de olduğu gibi öfke halimizi  kabul etmek gerekiyor yani problem boyutunda olduğunu kendimize itiraf etmemiz lazım ilk önce, itiraf edilmeyen öfke dolaylı olarak bir şekilde olmadık yerde ifadelendirilecek
ve daha kötü şeyler yaşanacak, bu ilk adım olmalı. ikincisi duygusal tepkilerimizi rahatça etrafımızdakilere de söyleyebilme; bu noktada biraz toplum olarak sıkıntılıyız, ayıp günah kavramları duygusal tepkilerimize engel teşkil ediyor genelde. ben kendi kızımdan örnek vereyim mesela, bana istediğini söyleyebilir, sonra üzerinden zaman geçince oturur konuşuruz, bizim aile olarak bu tavrımız çok eleştirirlir, ama benim kızım sevgisini de öfkesinin de iafade etmeyi öğrendi. hani içine kalmıyo derler ya onu yaşıyo işte. bu anlamda bu tarz özgür ortamların yaratılması lazım diye düşünüyorum, başka bir nokta da öfkenin kaynağını doğru tesbit etmenin gerekliliği yani öfkeyi yanlış yere yönlendirmemek, mesela iş stresini ev halkından çıkarmamak…çoğumuz  bahsettiğim bu tepkileri vermeyi öğrenebilsek bu yanlış yansıtmaları hiç yaşamayacağız zaten yani öğretmenine kızan çocuk "hocam şu şu nedenle kendimi kötü hissettim "dese ve mesele çözülse orada biter ve öfke nöbeti yaşanmaz, bu her tür ilişki için geçerli ve sonuncusu da öfkenin gerçek kaynağını buldunuz diyelim bu sebebin gerçekçi olup olmadığına bakmak lazım. bir çok öfke halini düşünceyle yok edebiliriz d,ye düşünüyorum


Ruler of the Ruins: İnsandaki öfke o içine atılma durumundan dolayı anlık bişi degil, bir sürecin sonucunda oluşuyor. anlık öfkeden benim kastım refleks hareketlerdir, biri omuz atar sende ona küfredersin gibi basit örnekler bulabiliriz bunlara. ama insanın yüzyüze oldugu tahrik edici faktörler ve kendini sınırlamasına neden olan kaideler çok daha kompleksdir
bu yüzden öfke birden ortaya çıkmayan uzun bir sürecin sonunda biriktirilen kinin bir patlaması oldugunu düşünüyorum. anlık etkileşimler tabiki dogadada var ama insandaki kin ve öfke bir sürecin sonucu yani öyle olmak zorunda bırakılıyor. zaten öfkeye gerçek tanımınıda bu veriyor yoksa etki tepki den farksız olurduhayvanların gelişmiş bir muhakeme gücünün varolmayışı veya gelişmiş bir toplumsal yapıya mensup olmamalrı
onun tepkilerini bizimkinden farklı kılıyor bu yüzden insanın bahsettigim bir şekilde öfke duyması yapaydır diyorum..


Torq: Dengenin son sözlerine katılıyorum.yani öfkenin dindirilmesi halinde sıkıntıları kaynağında yok etmiş olacağımızdan bugün patlamaya varan sorunların çoğunun çözülmesi söz konusu olacaktı ancak bireysel bir durum olan öfkelenme, kişinin gelişimi, içinde bulunduğu toplum, yetiştirilme biçimi, ekonomik durumu ve binlerce etkenin sonucunda farklı noktala gidebiliyor. ben kişisel olarak öfkemi kontrol altına almayı düşünerek işe başladım ve geldiğim noktada başarılı olduğumu düşünüyorum.Örneğin trafikte hiç kimseyle tartışmaya girmeden yoluma devam etme konusunda aldığım karara uymaya devam ediyorum, ancak bu durum benim zıvanadan çıkmayacağım anlamına gelmiyor. çünkü hiç bir konuda garanti olmayacağı gibi, insanın bir anda hayvansal içgüdülerinin esiri olup olmayacağı bilinemez. yapılması gereken dengenin yaptığı gibi, çocuklarımızı öfkelerini yönlendirebilecekleri şekilde yetiştirmek ve böylece toplumda iletişim kurulabilecek bir ortam yaratılmasına yardımcı olmak olacaktır. ancak bunun içind de bireysel olarak çok bilgili ve bilinçli anne ve babalara gereksinim var. Bu da bizim toplumumuzda mumla aranarak bile bulunması zor insanlar. son sözüm; çevremizdekilern öfkelenmesini sağlayacak davranışlardan uzak durmaya çalışmak, kendi sıkıntılarımızı yok etmek için hobiler ve başka yöntemler geliştirmek, içgüdülerimizi kontrol etmek için gereken bilgilenme ve mantık yolunu seçerek kendimizi yetkinleştirmeye yönelmek gerekir diye düşünüyorum

Deniz: Dengenin dediklerine bir ekleme yapmak istiyorum. öfkenin asıl kaynağını çok iyi iredelemek lazım pek çok öfke kaynağı asıl bilinenden farklı olaibliyor, mesela birlikte yaşadığınız bir insana basit bir sebepten dolayı kızmış gibi görünebilirsniz, ama bu tür ilişkilerde arka planda biriken başka sounrlar vardır. söylemeye çalıştığımı şu ki eğer asıl öfke belirlenmezse öfke gereği yapılan eylemler de adil olmaz

Denge: Öfkeyi yenmek ile ilgili olarak öfke sahibi olan kişi değişime karar vermesi gerekiyor ilk önce, torqun tarfik örneği gibi, ona sinirlenme demek herhalde işe yaramayacaktı, önce davranış sahibi karar verecek ve değişimin gerekli olduğuna inanacak ve değişmeyi gerçekten isteyecek. sonra kişiler bu konuda profesyonellerden yardım alabilir diye düşünüyorum. yani tek başına aşamıyorsa işbirliğine gitmek gerekiyor. bir de son olarak kararını uygulamada bıkmadan usanmadan, tekrar tekrar davranışı içselleştirene kadar mücadele etmesi gerekmekte.
Bir de yine anne olarak şunu söyliyeyim; çocuklarda belli dönemlerde duygular had safhada yaşanıyor, mesela 2,5 yaş civarı pedagojide ön buluğ olarak geçer, çocuk aynen ergenlikteki gibi davranışlar sergiler, çünkü ilk bağımsızlık mücadelesini verir otoriteye karşı. anne bunun farkında olur ve yaşadığı dönemi bilirse ikisi de bu durumu kolay atlatır. daha sonra 12 yaş ve 20 yaşa kadar gerçek buluğ dönemini yaşar yine bağımsızlık mücadelesi vermektedir. bu sefer de benliğini ve farklılığını ortaya koyar. bu kendi içsel mücadelesini verirken duyguları çok yoğun yaşar ve ifade zemini bulamazsa yanlış yerlere kanalize olur, bu sebeple gençlerin bu biriken enerjilerini dağıtmak için ya spor ya da sanata yönlendirilmeleri faydalıdır. Aksi halde yoksa ideolojiler tarafından güzelce yönlendirilirler ve sonradan geri dönülmez hatalar yaparlar.

Deniz:
Ama gençlerin sahip olduğu enerji öfkeden kaynaklanmıyor, onların kolay yöneledirilebilir olması sorun olabilir belki. ama bunu da 3 afyon denen sex spor ve sanat ile yok etmek de ayrı bir sorun. bu konuya karşı dikkatli olmalı. elbet gençler bunlarla ilgilenmeli. ancak gençliğin değiştirici gücünü toplumsal dönüşümlerde kullanmakta ihtiyaca duyulan bir şey her devrim genclerle yapılmıştır, her dönüşümün lokomotifi gençlerdir, onları bu misyonlaırndan soyutlamak demek toplumsal dönüşüm için sakıncalıdır

Denge:
Ben şunu düşündüm şimdi, tüm iyi sanatçılar üstatlar diyim yani, en önemli eserlerini 20 yaşındam önce vermişler yani gençlik enerjileri ile ya da küçük yaşlarda işte.. ama ideolojilerle iştigal eden gençlerde hep daha sonra vazgeçişler görüyorum yani idrak edemiyorlar tecrübesizler, hayatı tanımıyorlar, gençlik dürtüleri ile aileyi falan hemen karşılarına alıyorlar.

Deniz: Bir hayat görüşü olan gençler sanata da öncülük ederler. popüler sanatlar popkülütürünün ürünüdür ve yavandır ama alternatif dünya görüşleri olanlar kendi dünyalarına özgür sanatsal eğilimlerle yeni açılımlar yaparlar mesela rock gençliği veya punk çılar eğer iyice incelersen her yeni sanat ekolü yeni bir felsefenin arkasından gelir ve birbirini besler mesela postmodernsanatlar eğer gençleri hayata ve toplum üzerine düşünmeye yönlendirmezseniz böylesi sanatlardan da mahrum kalırsınız ondana sonra offf offf kömür gibi yanıyorum diyen popüler şarkıcılar ortalığı kaplar Smiley


Denge: Benim ne demek istediğim anlaşılmıştır diye umuyorum, gençler kullanılmalara karşı uyanık olsunlar o kadar ve sonradan pişman olacakları şeylerden uzak dursunlar. Yani farklı şeylerden bahsediyoz galiba.


Ruler of the Ruins:
İkinizde  haklısınız ama yaşlanınca insanlar değişim için çabalamaktan vazgeçecek kadar korkak oluyorlar yada kaybedecek şeyleri artıyor, gençlerin hayatının bazı ugurlarda kaybolup girmesi trajedik ama bu karşı duruş gayet normal ve bu karşı duruşun olabilecegi en uygun zaman dilimi.


...σzαη... 17.05.2006 00:59:03
öfke hic bir zaman oldugu yerde durmaz ,sürekli ilerler,:
patron iscisine,isci minibüs söförüne,söför muavinine,muavin müsteriye müsteri cocuguna,cocuk okulda arkadasina ögretmen de cocuga öfkelenir.
yani bu böylece devam eder......

bunu önlemenin yolu örnegin; patron isciye öfkelendiginde,isci öfkesini bilincli bir sekilde baska bir yöne yöneltmelidir,sakiz cignemelidir veya mac izleyip bagirmalidir,esrar icmelidir,tesbih cekmelidir......-
panik atak olmamalidir.....

ne var yani böyle kisa bir yazi yazsaniz ve ana mesaja gelseniz,öfkeleniyorum abi gecenin saat kaci yani ama dimi.....
okuyana kadar canim cikti zati... tickedoff

deniz 17.05.2006 08:09:31
kozziğin öfke duyanlar listesine dikkat ederseniz gücü yeten öfke duyuyor.

gücü yetmediği halde öfke duyan ise nefret duyar.

nisan 27.06.2007 06:50:37
Kimi zaman iliklerimize kadar hissettigimiz, kimi zaman kendisine yenildigimiz, kimi baldan tatli gelen, kimi nefret ettigimiz... Ofke/miz...

Hangi ozelligimizi ofke ile disa vururuz aslinda?
Kokeninde ne/ler yatar?
Ustesinden gelebilir miyiz?
Toplumsal motiflerin ofke ustunde besleyici yani var midir?
Insanin gelisiminde etkili midir?
 
knuppel2

deniz 27.06.2007 07:05:16
öfkenin en önemli sebeplerinden biri adalet dürtüsüdür.

ancak adalet yorumu sıhhatli olmayabilir. mesela haksız bir otorite kurmak için güç erki de öfke üretebilir.

öfke gereklidir ve doğru yönlendirilmesi ancak kişinin adalet mekanizmalarının doğru şekilde çalışmasıyla gerçekleşir.

...σzαη... 27.06.2007 13:41:15
öfke enerji gibidir,yoktan varedilemez ve sürekli devam ettirilir ve bu da öfkenin enerjiye olan bir benzerligidir ...

ice 27.06.2007 16:26:44
Öfke, benliğin tehdit altında olduğu algısından ortaya çıkan yıkıcı bir enerjidir. Sosyal hayatta benliğimize karşı yapıldığını düşündüğümüz tahrip edici eylem algısı ilkel benliğin (id) yıkıcı tepkilerini tetikler. Hayvanlarda bu yaşama alanına karşı bir tehdit kabul edilirken insanlarda yaşama alanının yerine benliğin sınırları geçer. Eğer sizin varsaydığınız benlik sınırlarına bir müdahale görürseniz buna tepki verirsiniz tepkinizin şiddeti yapabileceklerinizi bilince çıkarma, anlık analitik algılama yeteneğiniz, özgüven dereceniz ve size yapılanın sizde yaratacağı hasarla ters orantılı olur ki bu yüzden mahalleyi egemenlik alanı ve oradaki kaba kuvvete dayalı iktidarını kendi benliğinin bir parçası haline getirmiş bir kabadayı sokakta mahallenin kızına laf atan karşı mahallenin "öteki" delikanlısına gösterdiği tepki ile laf atılan ve bir taciz atmosferinde büyüyerek bunu sıradanlaştırmış, içselleştirmiş benliğinin bir parçası haline getirmiş olan genç kızın tepkisi aynı olay üzerinden bambaşka olur.

Bu noktadan bakınca öfkenin çözümlenmesinde kişinin kendi benlerini neler üzerine inşa ettiği konusu önem kazanır. Namus anlayışını belden aşağı töre üzerine inşa etmiş feodal ve maço bir erkek için karısının ihaneti şiddetle cezalandırılması elzem bir davranıştır. Oysa aynı feodal yargılarla dominant bir ataerkil kültür içinde büyümüş bir kadın için kocasının kendisini başkası ile aldatmasını erkeğin elinin kiri olarak değerlendirirken onun kıskançlıktan kendisini dövmesini ise "seviyorda dövüyor" diye bir ilgilenme ifadesi olarak algılayabilir.  2funny uglystupid2

   

fikir 05.09.2008 01:11:20
öfkenin en önemli sebeplerinden biri adalet dürtüsüdür.
....
öfke gereklidir ve doğru yönlendirilmesi ancak kişinin adalet mekanizmalarının doğru şekilde çalışmasıyla gerçekleşir.

Bence bu doğru bir değerlendirme. Öfke adaletsizliğe başkaldırı ve hüküm verme eylemidir.

Fakat...

....
ancak adalet yorumu sıhhatli olmayabilir. mesela haksız bir otorite kurmak için güç erki de öfke üretebilir.
....

Bunu ise öfke olarak tanımlamak doğru değil. Her ne kadar gösterilen yanı öfkeymiş gibi görünse de, yapılış tarzı korkutmaya ve sindirmeye yöneliktir...

Öfke, dışa olmasa bile içe yönelik mutlaka yaşanır. Dağıtmak için de beklemek en uygun yöntemdir diye düşünüyorum.

Zamana yönlendirme...

MrsBrown 05.09.2008 09:22:03
Duyguların şahıdır, şahikasıdır. Birtaneciktir. Başka bir insana dönüşülmesine neden olur. Bu da ayrıca şahanedir.

"Öfkelenen zarar görür" lafı da bir kandırmaca olabilir. Sus pus oturalım diye. Bilemiyorum. Ama öfkeden nasıl zarar görülüyor, anlamıyorum. Tek bir örnek de mi gelmez insanın aklına?

Genelde bir tetikleyicisi vardır tabii ama öfkeyle iyi anlaşanlar sadece mazeret bulurlar, neden değil.

Öfke kontrolü de, yine sus pus oturalım diye uydurulmuş, eşyanın tabiatına gayet aykırı birşeydir. En azından böyle birşey olması mümkündür.

Mayapan 05.09.2008 09:59:02
Öfkelenince benim kafam iki katı fazla çalışıyor.
Öfke; duygu ve düşünceleri bütün iplerinden kopartıyor, o haliyle en haliyle sarmaşıklar zehirli geliyorsa başkalarına bu onların sorunu !! ??

...σzαη... 05.09.2008 16:02:15
hayatta,öfkeli durumdan baska durumlarin oldugunu unutuyorum ...

ve böylece kimsede sizi sevmemeye basliyor ... onlarda sizden nefret ediyor,size öfkeleniyorlar ...

Leydi Tavuskuşu 05.09.2008 16:26:22
aynı ben Tongue


Sayfa: [ 1 ]