|
||
| Almanya’da 1920’li ve 30’lu yillarda ortaya çikan Frankfurt Okulu’nun mensei, Marksizmin ya da her türlü tahakkümü elestirmek ve ortadan kaldirmak gibi pratik bir niyetle tasarlanmis bir kuramin kapsamini neyin olusturdugu tartismasindan bagimsiz degildir. Okulun düsünsel gelisim eksenini kavramak için, bu eksenin baglamini olusturan çalkantili olaylarin yerli yerine oturtulmasi gereklidir.: I.Dünya Savasi’nin ardindan Bati Avrupa’daki sol kanat isçi sinifi hareketlerinin yenilgisi , Almanya’daki kitlesel sol kanat partilerinin reformist Ya da moskova denetimindeki hareketler seklinde çöküsü, , Rus Devrimi’ni Stanilizme dönüserek yozlasmasi Nazizm ve Fasizmin yükselisi. Bu olaylar , Marksizmden esinlenen, ama ya sosyalizmin ' plani"nin tarihin kaçinilmaz bir parçasi oldugu ya da "dogru" toplumsal eylemin yalnizca , parti çizgisinin resmi duyurusunu takip edecegi görüslerinin ne kadar yaniltici v e tehlikeli oldugunu anlamaya hazir olanlar açisindan temel sorunlarin sorulmasini sagladi. Frankfurt okulu, dogrudan dogruya anti-Bolsevik bir radikalizm ve ucu açik birakilmis ya da elestirel bir Marksizm ile iliskilendirilebilir. Hem kapitalizme hem de Sovyet sosyalizmine düsman olan Frankfurt okulunun yazilari, toplumsal gelisme için alternatif bir yol olanagi tutma arayisi içinde olmus; ve 1960 ve 1970'li yillarda "Yeni Sol"a bagli olanlarin çogu ; çalismalarinda, hem Marksist kurami ilgi çekici bir yorumunu ve hem de Marksizme daha ortodoks yaklasimlar tarafindan hem de hiç ulastirilmayan konu ve sorunlarin (örnegin bürokrasi ve otoriterlik) üzerinde önemle duruldugunu görmüslerdir. Frankfurt okulunun düsünceleri genel olarak "elestirel kuram° basligi altinda adlandirilmaktadir. (Jay 1973; Jacoby 1974). Ancak, elestirel kuramin bir bütün olusturmadigini önemle vurgulamak gerekir. Elestirel kuram, ona bagli olan herkes açisindan ayni anlama gelmez. (Dubiel 1978; Held 1980). Bu ad altinda gevsek bir biçimde toplanabilecek düsünce gelenegi iki kola ayrilmistir. Birincisi, 1923'de Frankfurt’ta kurulan, 1933'de Almanya'dan sürgün edilen, bundan kisa bir süre sonra Amerika'ya yerlesen ve 1950'li yillarin baslarinda Frankfurt 'ta yeniden kurulan "Toplumsal Arastirma Enstititüsü" etrafinda toplanmisti. Enstitünün önemli üyeleri, Max Horkheimer (felsefeci, sosyolog ve sosyal psikolog), Friedrich Pollock (iktisatçi ve ulusal planlama sorunlari konusunda uzman), Theodor Adorno (felsefeci, sosyolog müzikolog), Erich Fromm (psikanalist, sosyolog), Herbert Marcuse (felsefeci), Franz Neuman (siyaset bilimci, özellikle hukuk alaninda uzman), Leo Lowenthal (popüler kültür edebiyat konularinda uzman), Henryk Grossman (siyasal iktisatçi), Arkadij Gurlarland (iktisatçi, sosyolog) ve Enstitünün "dis çevresinin bir üyesi olarak Walter Benjamin (denemeci ve edebiyat elestirmeni). Enstitünün üyelerine sik sik "Frankfurt okulu" olarak hitap edilir. Ancak bu, Enstitü üyelerinin çalismalari her zaman birbirine sikica bagli ya da tamamlayici bir projeler dizisinden olusmadigi için, yaniltici bir adlandirmadir. Bir "okul" dan mesru bir biçimde söz edilebilmesi, yalnizca Horkheimer, Adorno, Marcuse, Lowenthal, Pollock ve (Enstitünün ilk dönemleri için) Fromm'un çalismalarina referansla mümkündür ki, bu kisiler arasinda da oldukça temel görüs ayriliklari bulunmaktadir. Elestirel kuramin ikinci kolu, Jürgen Habermas'in felsefe ve sosyoloji alanlarindaki, elestirel kuram kavramini yeniden sekillendiren yakin dönem çalismalarindan kaynaklanmaktadir. Bu yeniden sekillendirilme girisimine katkida bulunanlar arasinda, Albrecht Wellmer (felsefeci), Claus Offe (siyaset bilimcisi, toplumbilimci) ve Klaus Eder (antropolog) bulunmaktadir. (Wellmer 1974). ...... Marksist Düsünce Sözlügü Tom Bottomore Çeviri: Meral Özbek Iletisim Yayinlari http://www.geocities.com/temellicus/felsefe/felsefe_frankfurtokulu.htm marksizmin 20. yy. başındaki donuklaşmasını ve avrupada işçi devrimlerinin yenilmesini mütakiben, 19. yy. sonu karamsarlık atmosferinin de etkisiyle modern kapitalist sanayi toplumunun sosyolojik, tarihsel ve epistemolojik eleştirisine yönelen teorik okul. başlangıçta marksist öncüllerden hareket etmelerine karşın ileri evrelerinde sistem düşüncesinin reddi ve bütünselci teorileştirme nosyonunun terki anlamında marksizmden de giderek uzaklaşmıştır. adorno, horkheimer, lowenthal ve marcuse asıl ekibini oluşturur. düşünsel kaynakları arasında hegel-marx-freud üçlüsünün yanı sıra, nietzsche, kierkegaard gibi filozoflar, weber ve simmel'in sosyolojileri ve modernist estetik de tayin edici bir yer tutar. özü itibariyle frankfurt okulu düşünürleri, aklın totaliter kullanımı anlamında moderniteden, aklın özgürleştirici kullanımı anlamında ütopyan düşünceye yönelirler. ancak eleştirel aklın özgürleştirici pratiğini yalnızca teorik faaliyet olarak sınırlamalarıyla politikaya da uzak durmuş ve fildişi kulede yaşamayı tercih etmişlerdir. kapalı teorik sistemler kurulmasına karşı çıkışları, onları, batı felsefesinin en kökten eleştirmenleri arasında bir noktaya getirmiş, yapıbozumcu ve postmodern düşüncenin de kaynaklarından biri olmalarına yol açmıştır. http://sourtimes.org/show.asp?t=frankfurt+okulu |
||