|
||
| Halk bir kadındı.Okumasi yazmasi yoktu belki.Insandi.Hayalleri vardi. Devlet sehirli bir zuppe.Ne dusundugunu bilmek zordu.Mekanik bir beyne sahipti. Devletle halk ekmegin iki ucu gibiydi.Halkın cok beklentisi vardi devletten. Devletse alacagini aldıktan sonra bir köşeye atti halki. Halk bizdik,devletse onlar.Biz sınırları aşamamıız. Daha kaç halk-devlet hikayesi yazalir;bilmiyorum! MerxIn |
||
|
||
| Devlet kimdir? Onu oraya yerleştiren koyan kim? Merx'in hikayesine göre halk kullanılıp köşeye atılmaya dünden razı histerik bir kadın modeli gibi beliriyor... |
||
|
||
| Halk bir kadındı. Okumasi yazmasi yoktu belki. Insandi. Hayalleri vardi. Devlet sehirli bir zuppe. Ne dusundugunu bilmek zordu. Mekanik bir beyne sahipti. Devletle halk ekmegin iki ucu gibiydi. Halkın cok beklentisi vardi devletten. Devletse alacagini aldıktan sonra bir köşeye attı halkı. Halk bizdik,devletse onlar. Kadın ve Erkek çağrışımı yaptı şiirin bende, Dişil ve Eril gibi, Ya da, Akıl ve sevgi gibi... |
||
|
||
| Halk örgütlü olamayan, hatta örgütlendiği çoğu zamanlarda da sürüsel özellikler gösterip bireylerinin akıl ve deneyimlerini kendi eylemine yansıtamayan içindeki bütünleşememe ve günlük küçük çıkarlar peşinde koşma kolaycılığı, yürekli davranamama kusuru yüzünden kendinden çok daha örgütlü ve deneyimlerini eylemine aktarabilme yeteneği olan devlet karşısında onun manüplasyonuna, iktidarına mahkum olan bir kalabalıktır. Halk devletin adaletsizliği karşısında bir özne gibi davranabilmeyi becerebildiği anda halk olmaktan çıkar...bence... <_< |
||
|
||
| halk bir kaosdur. devlet bu kaosa sokulan bir çomaktır. çomak halkı nizama sokar. efendiler bu çomağı tutar. |
||
|
||
| biz kendi başımıza bile özne gibi davranamazken büyük bi topluluk olarak nasıl davranıcaz ki? ya ne kadar karamsarım..
|
||
|
||
Ya da şöyle desek; halk yatağına sığmayan gürül gürül akan bir deli çaydır...devlet ise bu deli çayın yatağını düzenleyen kontrollu akmasını ve istenilen göle varmasını sağlayan örgütlenme...
|
||
|
||
| devlet, kendi çıkarları doğrultusunda örgütlenmeyi başarabilmiş ya da ortak çıkarlara sahip bir azınlık olmaları nedeniyle zorunlu olarak dayanışma ve örgütlenme içine giren ve toplumsal mekanizmalar(üretimle sınırlandırmak istemiyorum) üzerinde söz sahibi olan sınıfın diğerlerini "kullanma" aracıdır. burdaki kullanılan diğerleride halk oluyor sanırım
|
||
|
||
| Halk yolcudur, devlet; otobüs, tren, vapurdur. Traktördür bazen, bazen uçak... Yolculuğa hangisiyle başladıysn onunla bitirirsin. Otobüsten inip uçağa binemezsin veya trenden inip vapura binemezsin. Başlangıç ve son bellidir. |
||
|
||
| İyi bir benzetme Fikir, ama ister istemez aklıma şöyle bir soruyu getirdi bu örnek: Neden otobüsten trene ya da uçağa geçilemesin? Otobüs eskidiyse daha gelişmiş, motor hacmi yükseltilmiş ve konforu iyileştirilmiş bir otobüsle yola devam edilebileceği gibi daha çağdaş ve yaşamı kolaylaştıracak uçağa da geçilebilir bence. Ya da bir zaman gelir, bunların tümünü de bırakabilir yolcu, artık binmesi gerekmemektedir çünkü. |
||
|
||
| Uzun sayılacak insan yaşamı içinde dediğin doğru Asya. Ama ben bir insan yaşamını tek bir yolculuk olarak düşündüm. Haydarpaşa'da doğuyor, Van'da ölüyor, yaşamın tamamı bu yolculuk süresinde yaşanıyor. Bu yolcunun Ankara'da araç değiştirme şansı ne kadarsa devletini değiştirme şansı o kadar. Veya, İstanbul-Diyarbakır uçağı yolcusunun, araç değiştirme şansı hiç yok. Atlamaktan başka. Bir aracın yolcuları beraber olup, kaptanı etkisiz hale getirip, aracın yönetimini alarak, daha iyi bir taşıma aracına geçme şansı vardır tabii. Ama nerede o yolcular...
|
||