SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: Septisizm (Şüphecilik)

Sayfa: [ 1 ] 2 3

30.08.2004 11:55:21
Okulun ilk temsilcisi Pyrrhon’dur. Sofizmin kuşkucu anlayışını ekol haline getirmiştir. Kesin yargıya (hükme) varmanın imkansızlığını savunur. Pratik hayata da mutluluğun şartı olarak kesin hükümlerden kaçmayı öğütler. Varlık alanında “gerçek”i, bilgi alanında “doğru”yu, değer alanında “iyi”yi ve “güzel”i aramaktan vazgeçerler.

Hükümleri askıya almanın hikmet olduğuna inanmışlardır. Septik filozoflar görünüş (fenomen)leri kabul ederler. Mesela, ateşin sıcak bir duyum verdiğini inkar etmezler. Ama bize sıcak gelenin gerçekte sıcak olup olmadığından şüphe ederler. Onu gerçekte de sıcak olduğu hakkında bir hüküm vermezler.

Not: Septik filozoflar, yukarıdaki görüşleriyle dogmatik filozoflara karşı gibi gözükmelerine rağmen aslında “karar vermemekte kararlı” olduklarından dogmatiktirler.

Septisizm, Piron’dan sonra talebeleri Timon ve Karneades tarafından devam ettirilmiştir. Septisizm M.S. 1. Yüzyılda, Aenesideme, Agrippa, Sextus Emprikus gibi 2. Devre Septikler tarafından yeniden canlandırılmıştır.

Kuşku Türleri

Metodlu Şüphe:

Doğru bilgilere ulaşmak için bir araç olarak kullanılan “şüphe”dir. Descartes’in şüphesi “Metodlu Şüphe”dir. Descartes tarafından bir yöntem olarak kullanılmıştır.

“Herşeyden şüphe duyabilirim. Ancak şüphe duyduğum şeylerden şüphelenmem. Öyleyse şüphe duymak düşünmek demektir. Düşünmek ise var olmak demektir. Buna göre, var olduğumdan şüphe duymam.”

Bilimsel Şüphe:

Bu tip şüphe gerçeği bulmamıza ve hatadan kurtulmamıza hizmet eder. Bilim adamı, bulduğu sonuçların doğruluğundan önce şüphe eder. Bu şüphe gerçeğe ulaşmada bir "araç”tır.

Uyarı: Septiklerde şüphe “araç” değil bir “amaç”tır.

Adi Şüphe:

Bu tip şüpheyi günlük yaşantımızda kullanırız. Geçmişteki tecrübe, kanaat ve yaşantılarımızın etkisiyle şimdiki olgu ve olaylara karşı bir vaziyet alma durumu söz konusudur.

Uyarı: Helenistik dönemde birbirlerine zıt çeşitli felsefeler ve din inanışları kaynaşmaktaydı. Mahalli dinlerin yanında bir de Hristiyanlık ortaya çıkmıştı. İşte bundan sonradır ki, felsefe yeni bir şekil almaya başladı.
 

 
 

31.08.2004 12:05:27
adi şüphe bir bakıma paranoya gibi geldi bana ..sizce farkı nedir ? :huh: yoksa adi şüphe=paranoya mıdır ?

31.08.2004 12:16:36
supheyi paranoyayla atyirmamiz lazim dostar...nasilki descartesin supehesi varsada adam paranoyaymiydi ?

31.08.2004 12:18:55
metodlu şüpheden bahsetmedim (descartesin'ki metodlu şüphe)!! adi şüpheden bahsettim  dedecik ... Wink soruyu lütfen bir daha okuyunuz Smiley

31.08.2004 12:19:51
Simdi anladim torunum..suphem yotu zaten sacmaliyacagindan  Smiley(guveniyorum yani=)

31.08.2004 12:22:12
saçmalayacağımdan mı şüphen yoktu saçmalamayacağımdan mı şüphen yoktu Smiley ?

31.08.2004 12:24:06
sacmalamiyacagindan suphem yoktu..ama anladigindan suphem yok  Wink
anladin sen anladin

31.08.2004 12:26:59
anladım anladım Smiley

31.08.2004 12:29:55
suphem yokki benide merak ediyorsundur torun

deniz 31.08.2004 12:32:26
Ben şüpheciyimdir mesela. Ayrıca kendimi paronayak da görürüm. Bu halimle de grur uyarım.

Tespitin güzel ve doğru gate...

..

Ancak paronayaklık şüpheciliğin ötesinde psikoloji de hastalık olarak da değerlendirilir. Yan, paronayaklar negatif paronaya eğilimleri göstererek mantığın ötesinde şüphelere dalarlar. Bu kıskançlık, yanlış hüküm vermek, vs gibi kötü sonuçlarla neticelenir.

Paronaya bazı pozisyonlardaki insanlarda artar. Özellikle iktidar olanlar olay büyüdükçe kontrollerinden çıktığı için şüphe ve paronayaları artar.

Bir de olayın gizemi arttıkça paronayanın şiddeti yine artar. Mesela pkk dan hatırlıyorum. casus diye bir sürü insan basit şüphelerle öldürülmüşlerdi.

...


1. Herşeye rağmen bilimin gelişmesi ve gündelik hayatta şüphe olması gereken bir durum.

2. Sağlıklı bir şüphecilikde; delillendirmedikçe şüphelere dayalı kararlar alınmamalıdır.

3. Sorgulama şüphe neticesinde ortaya çıkar. Sıralama şöyle olur:
şüphe (paronaya) -> sorgulama -> deliller ->  yorum -> karar.
O halde karar dediğimiz üretmenin sonu şüphe ile başlar.

...

31.08.2004 14:53:02
senin anlattigin paranoya degil korku...mesela deprem oldugunda insnalar en ufak sarsintida yerlerinden hopluyordu.

31.08.2004 14:56:02
suphenin kendini koruma duygusuyla bi iliskisi olabilirmi?

31.08.2004 15:10:52
hayir bir saksinin yere dusmesinden suphe edersin ama seninle ilgili bir yerde degildir.

31.08.2004 15:14:57
niye? ama saksi seninse onun dusmesini istemezsin

31.08.2004 15:16:28
iste surekli onu duslediginde bu paranoya oluyor..o saksinin dusme fikri korku degil paranoya


Sayfa: [ 1 ] 2 3