|
||
| Ben karanlığın kudretiyim! En karanlık olan ‘... dahası’ndan korkmaz. Kendimi tanıdım o dişler içinde, o en gizli yerde; acı verici. Çapraşık biçimler içinde, keder içinde, yiten ama daim hazır karşılıklarla. Tanıdım kendimi o en sivri uçta, bitenden milyonlarca uzunluk en yakında; en mahva yakın, en enler içinde. Uç noktanın direnme gücünü üstlenip kalakaldı öylece bir ruh. Telaşlı. Bir ilk ve çok sonun telaşlı ilkinde. Çok ilk ve tek sonun dibinde. Mahvın kendisinde. Izdırabın tarifsiz kendisinde. Mahvolmayan ve ızdırap duymayan, oluş halkasında devingen! Geçmişim buluyor beni. Bu yalandan nefret ediyorum! Ve nefret ettiğim için böyle tarifsiz, tiksinti duvarlarına çarpıp duruyorum. Yorgunum ve isteksiz! Ah! Sonsuzun içinde, onun kadar sonsuz! Sonsuz gibi sonsuz! Sonsuz kadar! Sonluca mutlu! En sonunda ... - sonun karmasında teslimiyet! - Ne istersiniz? Sizinle konuşmuyorum, siz ağızlarıyla konuşanlar ve siz düşünen kafatasları! Hemen yakınınızda gözünüzün ucunda, dokunabildiğiniz, sizinle soluyan ama gereksinim dışı, sizi tanıyan ve hep kemiren, arada bir yerde, dilinizin ucunda olmayan o yerde... Orada! Yakalıyorum onu kaçmasın diye! Gülüyor narince, Zevk sahibi gülümser incecik Ama bittiğini bilecek Değil ki orada! |
||
|
||
karmaşıklaşmış sabırsızlığın farkında olmak için aradığı sonlu ayrılık. .sonu son yapmaktaki amansız sürüklenişi.
heyhat!.. gecelerden biri yıldızlarını düşürüyor yeryüzüne. . |
||
|
||
| nıhılıst yaralrımızı nıhıl bızle doldurdukkk bı dunya cızdık kı heyhattt hayatııı nıhıl ıle dondurdukkkkkkkkkk |
||
|
||
| Orada!... Hemen yakınınızda gözünüzün ucunda, dokunabildiğiniz, sizinle soluyan, arada bir yerde, dilinizin ucunda olmayan o yerde... Yama! |
||