SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Komplo Teorileri

Konu: Philadelphia Deneyi yada Gökkuşağı Projesi

Sayfa: [ 1 ]

cihancihan 29.04.2006 23:44:08
Kolay gelsin ,
boyutlarla ilgili bir araştırma yapıyordum. ufak çaplı . ordan ışınlamaya konu dallandı ordanda fiziksel görünmezlik. fiziksel görünmezlik resmi kaynaklarca desteklenmesede aynştayn:) ve arkadaşları tarafında 2. dunya savaşı sırasında deneylere de ispatlanarak yapılmış fakat tam kontrollu olmamış . bu olay sırasında bide ışınlama gerçekleşmiş ve zaman kavramı değişmiş çok kısa sürede çok yol almışlar yani koca gemiyi ışınlanmışlar. bu olay doğrumu veya şekli tam belli değil ama yüzde 99 yapılmış 1930 şu yıllarda geçen bu olay devlet tarafından gizlenmiş bu olaya tanık olanlar ise ömür boyu hapislerde sürünmüş veya öldürülmüş. BU KONUYLA ilgili bir bilginniz varsa lutfen banada aktarırmısınız. teşekkürler Shocked

11.07.2006 16:07:07
1930'lu yıllarda Amerikan hükümeti bilim adamlarından gemilerin radarlarda görünmemesini sağlayacak bir yöntem geliştirmelerini ister. Başkanlığını Nikola Tesla'nın yaptığı bir grup bilim adamı bu isteği gerçekleştirmek üzere işe koyulurlar…

Yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın sonunda proje deneme aşamasına gelir. Deneyde Amerikan donanmasında görevli küçük bir destroyer olan Eldridge adlı gemi kullanılacaktır…

Gemi, jeneratörler, vericiler, güç yükselticiler, modülasyon devreleri ve elektromanyetik alan oluşturmaya yarayacak araç gereci içeren tonlarca ekipmanla donanır…

22 Temmuz 1943'te saatler 09:00'ı gösterirken elektromanyetik alan jeneratörleri çalıştırılır. Eldridge'in etrafını önce yeşil bir duman kaplar. Gemiyi bu dumanın ardında görmek imkânsızlaşır. Alıcılar geminin kuvvetli bir elektormanyetik alanla çevrelendiğini göstermektedir. Duman çekildiğinde ise deneyin istenenden daha başarılı olduğu anlaşılır. Çünkü Eldridge sadece radarlardan değil, mürettebatıyla beraber "gözden de" kaybolmuştur!

İşte Philadelphia Deneyi'nin bir kaç kelime ile özeti bu…

Amerikan hükümeti ve deniz kuvvetleri elbette ki böyle bir deneyin ya da projenin varlığını asla kabul etmiyor. Tüm bunların asılsız, hayal ürünü iddialar olduğunu savunuyor. Ancak diğer taraftan da görgü tanıklarının ifadeleri var. Zaten deney hakkında bilinenlerin çoğu da bu tanıkların ifadelerinden sağlanmış.

Şimdi başa dönelim ve hikayemizin ayrıntılarına bakalım. 1933 yılında Roosevelt ABD'nin başkanı oldu ve hemen ardından eski dostu ve dünyanın sayılı bilim adamlarından Nikola Tesla'yı Washington'a davet ederek ondan devlet adına bazı projeleri yürütüp yürütemeyeceğini sordu.

Yanıt olumluydu. Başkan ona Gökkuşağı Projesi şeklinde bilinen projeden söz etti. Tesla bu proje üzerinde çalışmaya başladı. 1936'ya gelindiğinde Tesla önemli gelişmeler kaydetmiş hatta insansız bir gemiyi gözden kaybedip sonra da geri getirmeyi başarmıştı.

Ancak yetkililerin deneyin insanlı olarak yapılmasında ısrar etmeleri ve Tesla'nın da insanlara zarar gelmeden bu deneyin yapılmasının olanaksız olduğu noktasında başlayan görüş ayrılıkları sonunda Tesla'nın son aşamada projeden ayrılmasıyla sonuçlandı. Bundan sonra projenin idaresini Dr. John von Neumann devraldı.

Donanma, özellikle Almanlara karşı bir an önce ezici üstünlük sağlamak kaygısını taşıyordu. Bu üstünlüğü sağlamanın ise görünmezlikten geçtiği düşünülüyordu. Arzu edilen gemilerin "radarlara" görünmemesini sağlamaktı. Fakat sonuç beklenenden çok farklı oldu.

Biraz sabırlı olun, daha ikinci deneyi anlatmış değiliz…

Amerikan hükumeti için çalışan bilim adamları arasında dünyanın en büyük dahilerinden biri olarak gösterilen ve Nazi Almanyasından kaçıp ABD'ye sığınan Albert Einstein da vardı.

Philadelphia Deneyi'nde en büyük katkılardan birinin Einstein tarafından sağlandığı düşünülmekte. Özellik Einstein'ın "Birleşik Alan Teorisi"nin deneyi başarıya ulaştıran faktör olduğu sanılıyor.

Einstein bu teorisini 1925-27 tarihleri arasında Prusya'da yayımlanan bir bilim dergisine göndermiş ancak tamamlayamadığını düşünerek geri çekmiş. Einstein'ın ileriki yıllarda teorisini tamamladığı, ancak bunun savaş sırası ve sonrası hükümetlerce gizlenmiş olabileceği tahmin ediliyor. Biz şimdi gelelim ilk deneyin ayrıntılarına.

Haziran 1943'te deney için seçilen USS Eldridge'e elektormanyetik alan oluşturucu donanım yüklendi ve gemi Philadelphia Deniz Üssü açıklarında deneye tabi tutuldu. Deney sırasında yeni mürettebat da gemide bulunuyordu.

Deneye ticari bir gemi olan Andrew Furuseth'in mürettebatı da tanıklık etti. Andrew Furuseth'in özel bir yeri var, çünkü deney hakkında bugün bilinenlerin çoğunu bu gemide görev yapmış olan Carlos Allende'nin anlattıklarından biliyoruz.

(Allende, 50'li yıllarda UFO araştırmacısı Morris Jessup'a yazdığı mektuplarda yaşadıklarını anlatmasaydı belki de bu olaydan hiç haberimiz olmayacaktı. Ve küçük bir not daha: Jessup 1959'da intihar etti. Ne ilginç değil mi?)

22 Temmuz 1943'te şalterler kaldırıldı. Geminin gözden kayboluşuna kadar olanları biliyorsunuz. Ondan sonra olanlar da oldukça ilginç.

15 dakika sonra şalterlerin indirilmesi emredildi. Yeşil duman yeniden belirdi ve duman çekilirken Eldridge yavaş yavaş yeniden materyalize oldu. Ancak bir şeylerin ters gittiği hemen anlaşılmıştı. Gemiye iletilen telsiz mesajlarına yanıt gelmiyordu.

Gemiye çıkıldığında mürettebatın hiç de iyi durumda olmadığı görüldü. Bir çoğu sinir krizleri içinde çırpınıyordu. En iyi durumdakiler hafıza kaybına uğramıştı!

Donanma bu personeli topyekun emekliye sevk ederek gemiye yeni personel atadı. Bilim adamlarına da sadece radar görünmezliği istediklerini, optik görünmezliğe gerek olmadığını bildirdi.

28 Ekim 1943'te ise Eldridge üzerinde ikinci deney gerçekleştirildi. Saatler 17:15'i gösterirken elektromanyetik jeneratörler yeniden çalıştırıldı. Gemi bir kez daha hemen hemen tamamen görünmez oldu. Sadece gövdesinin ana hatları seçilebiliyordu.

Bir kaç saniye süresince işler yolunda gider gibiydi ki ansızın gözleri kör edebilecek kadar güçlü mavi bir ışık patlaması meydana geldi ve gemi gözlerden tümüyle kayboldu.

Şimdi duyduklarınıza inanmayacaksınız belki ama Eldridge, bir kaç saniye sonra, 600 kilometre ötede, Norfolk açıklarında yeniden maddeleşti.

Norfolk'ta bir kaç dakika boyunca görülür durumda kaldıktan sonra tekrar görünmez oldu ve saniyeler içinde Philadelphia Deniz Üssü açıklarında yeniden belirdi.

Mürettebatın tamamı çok şiddetli bir biçimde rahatsızlanmıştı. Bir kısmı da kaybolmuştu. Hiç bir zaman bulunamadılar…

Bazıları aklını kaçırdı ama en ilginci 5 asker geminin metal gövdesi ile kaynaşmıştı! İkisinin elleri çelik gövdenin içine geçmişti. Ellerini keserek adamları kurtardılar ve yerine protez eller taktılar. Sağ kalan adamlar asla tam anlamıyla düzelemediler. Akıl sağlıklarını kaybettikleri gerekçesiyle de ordudan uzaklaştırıldılar.

Elektronik kamuflajı gerçekleştirmeye çalışan bilim adamları koca bir gemiyi, mürettebatı ile birlikte ışınlamış ve sonra da geri getirmişlerdi. Ancak, daha önce de belirttiğimiz gibi ABD hükümeti asla böyle bir deneyin yapıldığını ya da projenin yürütüldüğünü kabul etmedi.

Donanmaya göre Eldridge, sözü edilen tarihlerde Philadelphia'da bile değildi. Deneyin yapıldığı günlere yakın bir tarihte, yine enteresan bir yerde, Bermuda Şeytan Üçgeni'nde eğitim amaçlı olarak bulunduğu açıklandı. Eldridge daha sonra Yunanistan'a satıldı ve 90'lı yıllara kadar da 'Leon' adıyla hizmette kaldı.

ABD hükümetinin, konusunu deneyden alan "The Philadelphia Experiment" (1983) adlı İngiliz yapımı filmin ABD sınırları içinde gösterilmesini yasaklaması da işin bir başka boyutunu teşkil etmekte…

Yetkililer EMI firmasına bir mektup göndererek söz konusu filmin ABD'de gösterime sokulmasını istemediklerini bildirdiler. EMI ise bunun için hükümetin bir mahkeme kararı almaları gerektiğini iletti ABD'li yetkililere…

Kararı çıkarmak zor olmadı. Daha sonra EMI karşı bir karar çıkartarak filmi "video klüplerde kiralanabilir" kategorisine sokmayı başardı.

Bazı iddialara göre de ABD hükümeti 'görünmez gemi' hikayesini düşmanı korkutmak için kendi uydurmuştu…

Ortada yanıt bekleyen bir çok soru var:

-Donanma neden Eldridge'i Yunanistan'a sattı?

-Satılan gemi gerçekten Eldridge miydi?

-Öyle ise, şu an gerçek Eldridge gözlerden uzak bir yerlerde saklanıyor mu?

-Deneyde kullanılan gemi gerçekten Eldrigde miydi yoksa adı değiştirilmiş bir başka gemi mi kullanılmıştı?

-ABD hükümeti mi doğruyu söylüyor yoksa tanıklar mı?..

Bu soruların yanıtı henüz bilinmiyor… Ama biryerlerde bir ateş var ki bu denli dumana boğulmuş ortalık…

Derleyen: Levent Göktem;Hürriyetim


11.07.2006 16:10:55
aşağıda biraz daha ayrıntı ve bittabii "çok laf yalansız olmaz" Tongue kabilinden bilgiler var.. meraklısına..
..................
'Philadelphia deneyi" adıyla bilinen ve askeri gizlilik içersinde
gerçekleştirilen olayda, 104 mürettebatlı "USS Eldridge" adlı askeri
gemi, tanıkların iddialarına göre Philadelphia deniz üssünde, yeşil
bir sise bürünerek yavaş yavaş "kayboldu" ve kısa bir süre sonra 640
km. ötedeki Norfolk deniz üssünde ortaya çıktı.

Deney ile ilgili medyatik ciddi araştırmalar, 1980'de PHİLADELPHİA
DENEYİ'ni perdeye getiren filme izin verildikten sonra başladı. Daha
öncelerde, kamuoyuna göre olay sadece saçma bir söylentiydi. Charles
Berlitz ve William Moore'un ortak yazdıkları kitap bir fantazi olarak
kabul görmüştü.Ama deney ile ilgili kuşkular hala sürmektedir, nedeni
anlamsız bir söylenti dahi olsa aşağıda okuyacağınız olaylar dizisi,
şaşırtıcı, düşündürücü ve gerçekçidir.

Philadelphia Deneyi günümüz şartları gözönüne alındığında daha etkin
ve düşündürücü bir iddiadır,olayda adı geçen bir avuç insandan geriye
hemen hemen kimse kalmadığından kesin doğrulanma için ABD gizli
arşivlerinin açıklanması gerekmektedir. Fakat, film için devlet
tarafından zor izin verilmesi kuşku uyandırmakta ve dikkatleri
yoğunlaştırmaktadır.Yaşamını Philadelphia Deneyi'ni araştırmaya adayan
ve bir de "A-Z'ye Philadelphia Deneyi" adlı kitabı yazan Alfred Bielek
bize tüm olanları anlatırken, "neredeyse delirme noktasına geldiğini
söylüyordu;Philadelphia Deneyi tasarlanırken amaç çok güçlü bir
elektromanyetik alanın sağlanarak gemilerin görünmez olmaları ve bu
sayede top mermilerinden ve denizaltıların atacakları torpitolardan
korunmasıydı.Hatta daha sonra,görünmezlik alanını bir benzerinin
denizde değil, havada oluşturarak önemli üslerin görünmesinin
engellenmesi de düşünülmüştü.

"EVRENSEL ZAMAN SAATİ"

Deneyin resmi ve bilimsel adı "PROJECT RAİNBOW" (Gökkuşağı
Projesi)idi. Gökkuşağı Projesi, iddialara göre II.Dünya Savaşı
sırasında küçük destroyer tipi bir savaş gemisinin başından
geçti.Olayın yeri Philadelphia Deniz Üssü'ydü amaç ise gemiyi düşmanın
fark etmemesi için görünmez yapmaktı.Projeye göre, fikir orjinaldi ve
düşman radarları hiç fark etmeden gemi istenilen yerde birden ortaya
çıkacaktı.Bilimsel tanımın adı;OPTİKAL GÖRÜNMEZLİKTİ; özel bir
sistemle veya jeneratörle oluşturulan çok güçlü manyetik bir alan
gemiyi saracak, ışınları veya radar dalgalarını büker yada kırarken
gemi görünmez olacaktı. Düşüncesi dahi bir mucizeye benziyordu ve
iddialara göre de Gökkuşağı Projesi başarılı olmuştu. Yani gemi
fiziksel olarak kaybolmuş ve tekrar geri dönmüştü. Tanıklara göre
geminin üzerini bir pelerin gibi saran manyatik alan görevini
yapmıştı. Fakat ana hedef geminin kaybolduğu yerde değil, bir başka
yerde ortaya çıkmasını sağlayabilmekti yani daha yaygın bir deyimle
"ışınlama" yapılmalıydı.

Philadelphia Deneyi'nin temelinde düşünce olarak Albert Einstein'ın
''Çekim ve Elektriklenmede Birleşik Alan Kuramı'' vardır. Bu teori bu
konuyla ilgili kişilerce "Elektronik kamuflaj" olarak
tasarlandı.Einstein, bu teorisi 1925-27 arasında Almanya'da bir bilim
dergisinde yayınlandı.Fakat Einstein,bu teoriyi daha denememiş ve daha
tam anlamıyla geliştirmemişti.O zamanlardaki amaç, çok güçlü
elektromanyetik alanın yapılarak gemilerin görünmez olmaları ve düşman
kuvvetlerine karşı korunmasıydı.Hatta bu olayı havada oluşturarak
üslerin görünmesinin engellenmesi de düşünülmüştü.Bu deneyin
çalışmaları 1930 yıllarda "Project Rainbow"ismiyle
başlatıldı.Başlatıldığı yer ise Chicago Üniversitesidir. 1 yıl sonrada
bu çalışma PrincetonÜniversitesinde devam ettirildi.bazı bilim
adamları bu projede zaman zaman yer aldılar.Bunlar Einstein, Dr.
Johnvon Neumann ve Dr. Nikola Tesla'dır.Dr. Alfred Bielek her 10 yılda
bir Ağustosun 12'sinde manyetik enerji alanının tekrar oluştuğunu öne
sürüyordu.1943'ten sonra 1963 ve 1983'te aynı olay olmuştu. sebebi ise
"Senkronizasyondu" Enerji alanları tekrar toplanıyor, dalgalanarak
ortaya çıkıyordu, fakat bu alanlar karmaşıktı. Neumann, 1986'da ölen
Bielek'in anılarından yazdığına göre bu olayları doğrulamıştı.İfadesi
teyp bantlarında vardı. Oluşturulan büyük enerji, doğru açıda
sekronize edilirken birden kontrol dışına çıkmış ve "Yönsüz
dalgalar'a" dönüşmüştü. Bunun sonucunda ortaya alışılmadık etkiler
çıkmaya başlamıştı.Senkronize dalgalar zamanı büküyor ve
etkiliyordu.Bir diğer ilginç yaklaşım, Wisconsin Üniversitesi
Matematik Profesörü olan Henry Levenson'dan gelmişti.Bu fikre göre
zamanın merkezi bir alanın çevresinde yoğunlaştığını ve bir "Zaman
Saati" oluşturarak, tüm varoluşun gerçekleştiği ve gerçekleşeceği
şifrelerle çalıştığını söylüyordu; Dediğine göre "Şifrelerin içinde
yaşayan herşey vardır, dünyadaki bütün maddesel varoluş dünya saat ve
zamanına göredir;dünya, Güneş saatine göre, Güneşde galaktik saate
göre ayarlıdır.Eğer zaman kilidi yüksek ve güçlü bir enerji alanı ile
bozulursa, ortaya çeşitli zaman ve mekan dengesizlikleri çıkar.Taki
zaman yeniden kendini tamir edip yeniden dengesini bulanadek"

BİLİM ADAMI DR. MORRİS K. JESSUP'UN ESRARENGİZ ÖLÜMÜ

Olaylar 1943 yılı haziran ayında başladı.Geminin adı USS Eldridge'di,
DE 173 bir koruma destroyeri olarak sınıflandırılmıştı. Bir görgü
şahidine göre,75 KVA gücündeki iki dev jeneratör geminin ön top
taretlerinin altına monte edildi, buradan geminin güvertesine 4
manyetik ışın yayılacaktı. 3 RF vericisi ( Herbiri iki megavat CW
gücündeydi ve onlarda güverteye monte edilmişti.),3000 adet 6L6 güç
artırıcı tüp,iki jeneratörün oluşturduğu gücü yayacaklardı, özel
senkronizasyon ve modülasyon devreleriyle diğer ekipman,oluşan
kütlesel elektromanyetik alanları kullanılırlığa indirgerken, kırılmış
ışınlar ve radyo dalgaları gemiyi saracak ve sonuçta gemi düşman
gözlemcileri için görünmez olacaktı.USS Eldridge adlı destroyer,
Philadelphia Deniz üssü'nün önünde biraz açıkta duruyordu, gözlem
gemisi olarak da SS Andrew Furuseth isimli bir şilep seçilmişti.İşte
iddialara göre Philadelphia Deneyinin ortaya çıkmasını sağlayan insan
bu geminin personelinden bir gemicidir. Bu kişi Carl M. Allen
imzasıyla, 1950 yılında Dr. Morris K. Jessup'a garip mektuplar
gönderdi ama zarfın üzerindeki isim Carlos Miguel Allende'ydi,Mektupta
yazılanlara göre Allende veya Allen, olayları baştan sona seyretmiş
gibiydi,Jessup adres olarak verilen posta kutusuna mektup yazarak
ayrıntı istedi ve bir mektup daha geldi; bu Allen, anlattıklarını
kanıtlamak için hipnoz, sodyum pentatol ( bilinci uyuşturarak iradeyi
kran doğruyu söyleten bir ilaç )ve teyp kaydı istiyor,olayın etkin bir
biçimde açıklanması halinde insanların böyle bir nakil sistemiyle
yıldızlara dahi gidebileceğini yazıyordu.

Jessup ise bu kişinin tanıklık iddialarından en azından bir tanesinin
doğru olabileceğini söylüyordu.Aslında Jessup, matematikçi ve gök
bilimciydi.Astro-fizik alanındaki çalışmaları nedeniyle Felsefe
Doktoru ünvanını almıştı.İnkalar ve Mayalar'la ilgili çalışmalar
yaptı. Bermuda üçkeni ve UFO konularında tezler yayınladı.İkinci
mektuptan sonra Jessup, Deniz Kuvvetleri'nden bir davet aldı.Deniz
Kuvvetleri Araştırma Bürosu'na gittiğinde eline bir kitap verildi ve
kitap kendi yazdığı kitaptı, bir yıl önce Büro'ya postayla
yollamıştı."THE CASE FOR THE UFO" adlı kitap taslağını Deniz
Kuvvetleri'nden Amiral N. Furt'a yollamıştı ama Amiral haberinin
olmadığını söylüyordu.

Kitabın sayfaları üç değişik yazıyla yazılmış ve notlar alınmıştı,Dr.
Jessup yazılardan birisinin Alle'nin yazısının aynı olduğunu fark
etti.Notlar sanki dünya dışı birisinin gözlemi olarak yazılmış
gibiydi, binlerce yıl önceki uygarlıklardan söz ediliyor, dünyaya
gelen uzay araçları tarif ediliyordu, sonunda ise Güç alanlarından,
bir maddenin nasıl kaybolup, nasıl ortaya çıkarılabileceği ve 1943'te
philadelphia'da yapılan deneyden söz ediliyordu. Normalde, saçma
olarak tanımlanması gereken bu kitap, nedense ABD Hükümeti tarafından
Pentagon'da üst düzey belli yetkililere özel olarak dağıtıldı.Carlos
Miguel Allende veya Carl Meredith Allen yani Dr. Jessup'a mektup
yazıp,deneyi anlatan kişi kimdi? Neden mektubu yazdıktan sonra
kayboldu ve öyküsünü neden basına yollamadı? ABD Hükümeti, Jessup'un
üzerinde notlar bulunan kitabıyla neden bu kadar ilgilendi?1959
Nisan'ında Jessup, arkadaşı doktor Mason Valentine'i arayarak Deney
ile ilgili kesin sonuçlara ulaştığını anlatarak ertesi gün
buluşmalarını istedi, 20 Nisan akşamı yemekte buluşacaklardı ama bu
yemek gerçekleşemedi.Buluşacakları gece, Miami'de Hammock Parkı'nda
Dr.Morris K. Jessup, arabasında ölü bulundu, polis raporlarına göre
arabasında ekzoz gazıyla intihar etmişti ve söz konusu notlar ortada
yoktu.Arkadaşları Jessup'un asla intihar edecek biri olmadığını
söylediler,Valentine ise Jessup'un hastaneye götürüldüğünde hala sağ
olduğunu öğrendiğini iddia etti fakat bunlardan bir sonuç çıkmadı ve
olay kapandı. Acaba öyle miydi?Jessup'un Philadelphia Deneyi ile
ilgili çalışmalarına ne olmuştu? Bu çalışmalar kimleri,neden rahatsız
etmişti? Bu gizem hala çözülmüş değil.Yoksa böyle bir oyunla Jessup
kendisine mektup yazan kişi Allen tarafından veya başka güçlerle
intihar süsü verilerek notlarıyla birlikte bir yeremi götürülmüştü?

DENEY BAŞLIYOR

Tanığa göre, deney 22 Haziran 1943'te sabah saat 09.00' da
jeneratörlere güç verilerek başlatıldı.Manyetik alan oluşuyordu; sonra
yeşilimsi bir sis gemiyi örtmeye başladı ve USS Eldridge kayboluyordu;
Olayın tanığı şöyle devam ediyor;"Bir an sadece geminin çıpasını
görebildim, sonra oda kayboldu, ortada artık ne sis ne USS Eldridge
vardı; bomboş denize bakıyorduk, bizim gemide bulunan üst rütbeli
subaylar ve bilim adamları korku, dehşet ve heyacan içinde nefeslerini
tutarak bu inanılması güç başarılarını seyrediyorlardı.Gemi ve
mürettebatı hem radarda hemde gözlerimizin önünde yok olmuştu.Her şey
planlandığı gibi yürüyordu, 15 dk. sonra emir verildi ve
jeneratörlerin
şalteri kapatıldı. Önce hiç bir şey olmadı, arkasından yeşil sis
tekrar ortaya çıktı ve USS Eldridge yeniden görünmeye ve ortaya
çıkmaya başladı ama gemi nereye gitmiş ve nereden geliyordu?

Sis azalırken, birşeylerin tuhaf gittiğini hissediyorduk.Hemen gemiye
yanaştık, ilk önce mürettebatın çoğunun geminin yanından sarkıp
kustuklarını gördük,diğerleri ise geminin güvertesinde şaşkın şaşkın
dolaşıyorlardı,sanki hiç birinin bilinci yerinde değildi.Yetkili
ekipler gemiye girerek bütün mürettebatı kısa süre içerisinde
uzaklaştırdılar ve yerlerine hazır bekletilen yeni bir mürettebat
aldı. Bir iki gün sonra, yeni bir deneye daha karar verildi.Gemi
istenilen radar görünmezliğine ulaşmıştı, donanım değiştirildi ve 28
Ekim 1943'te deney yine aynı gemide tekrarlandı.Jeneratörler çalışmaya
başladıktan hemen sonra Destroyer hemen hemen görünmezlik çizgisine
ulaşmıştı, sadece burnu ve arkası görülüyor, arada ise bazı çizgiler
belli belirsiz seçiliyordu. Sonra sadece su üzerinde tekne boyunda bir
çizgi kaldı.Bir iki dakika sonra mavi bir ışık parladı ve o çizgide
yok oldu. Şimdi gemi tamamen yokolmuştu. Bir kaç dakika sonra millerce
uzakta Norfolk'ta ortaya çıktı. Göründükten biraz sonra bilinmeyen bir
nedenle yine kayboldu ve Philadelphia'da tekrar ortaya çıktı. Bu kez
durum çok ciddiydi, tüm mürettebatın başı beladaydı.

Bazıları yok oldu ve bir daha geri dönmediler.Bu olayın en korkunç
bölümü ise beş tane denizcinin geminin eriyen ve sonra yine katılaşan
metal levhalarının içinde kalmalarıydı.Bu çok feci bir durumdu.
Denizcilerin birisi kurtuldu fakat bir daha eski haline
dönemedi.Aklını tamamen yitirmişti ama yapacak hiçbir şey
yoktu.Bazılarının psişik yetenekleri gelişmişti, sokakta yürürken
kaybolan ve yine ortaya çıkan insanlar vardı. Manyetik alanın içinde
kalan mürettebattan kaybolanlar ancak birisinin yüzüne ve eline
dokunulmasıyla görünür hale geliyorlardı, yani dokunmanın giysinin
olmadığı bir yere yapılması gerekiyordu. "Donma" adı verilen bu olay
saatlerce, günlerce sürebiliyordu, hatta bir tayfa tam altı ay
donmustu ve altı ay sonra kurtarılabilindi. Elektronik kamuflaj
başladıktan sonra geminin ve mürettebatının bütünüyle kaybolup,çok
uzak bir yerde ortaya çıkıp ve sonra yeniden geri dönmesine neden olan
neydi? diyor olayın tanığı.Philadelphia deneyi hakkında ''gemi'' nasıl
Norfolk'a gitti? Neden yine Philadelphia'da bir yere gitmedi?
Levenson'un "Zaman Kilitleri"mi neden olmuştu?

Biz bir zaman dizisi içerisinde yaşıyoruz her hareketimizde bir an
geçiyor ve zamanı olmadan süregelen uzayla çevriliyiz. Uzay-Zaman
içinde bir yerde, bir an için var olduğumuzda, oluşan zaman karesi
yani o anın resmi, lokal uzay / mekan koşulları gereğince yakalanır ve
dünyadan çıkarak güneş sistemine yayılır ama uzaya gitmez ve Güneş
sisteminin çevresinde yörüngeye girer. Bu "Işınlanma" gibidir.Yani her
hareketimizin bir resmi çekilip, uzaydaki albümde yerini almıştır.Bu
sonsuz zaman resimleri veya dilimleri Yaradılıştan beri vardır.Yani
dünya zamanı içinde değilde,uzay zamanı içinde geri dönüp tüm
resimleri görebiliriz.Bu oluşumun diğer koşulu bugünün emilme
özelliğidir,içinde bulunduğumuz an bir balon gibi şişerek holografik
bir görüntü oluşturur; bu tekbir anlık resimlerin biriktiği bir
alandır ve özel bir uzay alanındadır. Yani o alanda bu an geçmişdeki
tüm anlar vardır; işte USS Eldridge'nin Norfolk'ta ortaya çıkmasının
nedeni geçmişinde orada bulunmasıdır; çarpılan uzay-zaman alanında
geminin geçmişte orada bulunduğu anı resmi ortaya çıkmış ve gemi
görünmüştür.Yani o anda hem Philadelphia'da hemde Norfolk'tadır.Eğer
zaman alanını yeterince bozabilirsek,bir yerde
görünebilir,dünya-zamanda değil, uzay-zamanda yer değiştirmiştir.
Sebebi daha önce oradaydı.Eğer olay sırasında ve transfer
tamamlanmadan önce birisi enerjiyi durdursaydı, madde parçacıkları
ışınlanarak emilecek kaynağına doğru yani geriye vakumlanarak bu
andaki orjinal yerine dönecekti. İki tane balon düşünün;birisinin
içinde Philadelphia'da USS Eldridge bulunsun; Diğer balon ise
Norfolk'ta ama içi boş;Bu boş balonda madde olmayan holodrafik görüntü
beliriyor ve bu görüntü geçmişte bir yerde olan uzaysal bir
imaj.Geçmişteki her zaman resmi bir holografik bir imaj balonu olarak
vardır,Bunu bir çizgi filmin kareleri olarakta düşünebilirsiniz. Bu
resim dizisi her varolan her şey için oluşmaktadır. Eğer biz
Philadelphiya'da bulunan USS Eldridge'nin kendisinin bulunduğu dolu
balonu sıkıştırırsak,Norfolk'daki boş balona giden maddi bir bağlantı
koridoru yada madde tüpü oluştururuz.Yani imaj gemiye doğru...

Philadelphia Experiment (Philadelphia Deneyi) filminden bazı ilgi
çekici sahneler: Resimlerde geminin yoğun manyetik alanlar içinde bir
HYPER uzaya ( hyperspace) doğru geçişi görülmektedir.

Bu noktada, kaynağın dörtte biri boş, hedefin dörtte üçü doludur, işte
tam bu anda birisi balonu sıkıştırmayı durdurursa ne olur? Işınlanmış
madde dalgalar halinde geri dönerek orjinal uzaysal alanına geri döner
yine vakum yaparak balonunu doldurur. Basınç yani sıkıştırma enerjisi
"Yüksek şiddette titreşen manyetik alanlar" transferden önce serbest
kalmıştır. Sonuç dalgaları dev bozucu veya distortional etkiler
yaratarak kütleyi alanında hacimsiz bırakırlar. Canlı organizmaların
kayıt alanındaki etkileri kağıt gibi incedir, dalga yerini alırken tüm
dalgaların kaydı sırasında kurbanlar hayalet kayıtlara dönüşürler. Bu
bio-plazmik alanın bozulması ciddi fiziksel sorunlara yol açabilir; Bu
olasılık öldürücü ve şaşırtıcıdır ama yapacak bir şey olamaz,Eğer amaç
görünmezlikse, çeşitli tanım ve yorumlar getirebilir. Ama niçin gemi
suya batmamış ve ya karada bir kentin ortasında belirmemiştir
sorusunun cevabı yukardadır, zira geçmişin resimlerinde bunlar yoktur.
Ve negatif sonuçlara göründüğü kadar bakılırsa, deneyde yanlış giden
birşeyler vardır.Ama bunlar nelerdir?

Philadelphia Deneyi bu bilimsel anlatımlardan sonra bugün 1943'te
olduğundan daha güncel.Yeni kaynaklardan yeni ayrıntılar öğrenilmekte
,başka bir iddiaya göre projede görev alanların beyni yıkanarak,
gördüklerini unutmaları sağlanmıştı. Fakat yıllar sonra anılar geri
gelmeye başladığı için yaşayan tanıklar konuşmaya başladılar. Bielek
bu yeni iddialardan kitabında söz ediyor.

Philadelphia deneyi ile ilğili bazı sorular:

-Philadelphia Deneyi, 1943 yılında gerçekten
USS Eldridge adlı bir destroyerde
veya başka gemide mi yapıldı? Bu gemiye ne oldu?
-Gerçekten göz açıp kapanıncaya kadar koca bir
destroyer 640 km uzağa gidip geldimi?
-Her iki deneyde yer alan mürettebata ne oldu?
Şimdi neredeler ve 54 yıl sonra hala yaşayanlar varmı?
İçlerinden hiçbirisi ortaya çıkıp, olayı neden
anlatmadı?

Bu gün Philadelphia Deneyi ile ilgili dosyalar hangi kapalı kapının
ardında saklanıyor?

Dr. Valentine, Charles Berlitz'le yaptığı röpörtajda şöyle
diyordu;Bence Philadelphia Deneyi bilinen ve alışılmış yollarla
açıklanamaz. Bazı bilim adamları atomun temel yapısının, madde
parçacıklarından değil, elektromanyetik alanlarda oluştuğu
görüşündeler.Bu çok karmaşık enerji alanlarının birbirlerini
etkilemesi olayıdır. Eğer böyle bir evrenin içinde maddenin katlı
fazları bulunmasaydı, şaşılırdı.Bu fazların birisinden birisine
geçilmesi bir yaşamdan ötekine geçmeye benzer. Boyutlar arası
değişmedir yani dünyalar içinde dünyalar olabilir. Manyetik alanların
karıştırıcı olarak değişimler yaratabileceğinden kuşkulanılıyordu.
Maksatlı olarak, olağan dışı manyetik koşullar yaratılması hem
fiziksel, hemde yaşamsal olarak maddenin fazını değiştirebilir. Bu
durumdada, bağımsız bir varlık olmayan ama içinde bulunduğumuz yaşama
benzer belirli bir madde / zaman / enerji boyutunun bir parçası olan
zaman faktörünü'de çarpıklaştırır. Kısacası deney olasıdır.

Berlitz'e göre Philadelphia deneyi'nin yapılıp yapılmadığı belli
değildir ve şu an için kanıtlanamaz ama kavram olarak geçerlidir.Çünkü
Einstein'ın ''Birleşik Alan Kuramı'' tarafından desteklenmektedir.Eğer
deney yapıldıysa, söylentilerin ardındaki gerçek tanıklar
susmaktadırlar ve belkide Türkiye'de de yayınlanan ''Yok Oldu''( Thin
Air) kitabında anlatıldığı gibi çıldıran ve inanılmaz değişimler
gösteren mürettebatın çoğu ölmüş veya gizli bir yerde ölümü
beklemektedir. Ve belki de bir gün üzerinde ''çok gizli'' yazılı bir
dosyanın açılma zamanı gelecek karanlıklar aydınlanacaktır.
 
http://odtumezunlari.gen.tr/index.html?http://odtumezunlari.gen.tr/phpBB2/viewtopic.php?t=4594


Sayfa: [ 1 ]