SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Fethullah Gülen

Sayfa: 1 2 3 4 [ 5 ] 6 7

nisan 23.09.2007 08:06:47
siz lanet sozde ataturkcuyuz diye gecinenler 70 yılda ne yaptınız he  sizin yapamadıgınızı  biz yaptık dunyanın her yerinde DİN DİL IRK GORUS VS FARKI GOZETMEKSİZİN  okullarımızda okuyorlar sıkıyorsa bi basortulu okusun bakalım  sizin okullarınızda yada bi muslumanım diyen bi kisi 
biri ermenistan digerini bilmiyorum
Eger dediklerinde ayrim yapilmiyorsa sayet, neden bu cemaat daima varoslardaki cocuklara el atar? Okuyup okulu bitirdiklerinde abilerine gebe kalsinlar diye mi? Binlerce cocuk var okumak isteyip maddi gucu bulunmayan hatta super zekali, hocaefendi neden bunlarin elinden tutmaz? Vatansever hocaefendi neden Turkiye'de yasamaz da Amerika'da bir lokma bir hirka ile yasar? Malvarligi neden hep cemaatten sayili insanlarin uzerinedir? Cogalabilme(cemaat olayinda) fark gozetmemeyi gerektirir zaten, bunu bir ozellikmis gibi sunmana gerek yok. Hos hocaefendi orada bir uyaniklik yapip Turkiye gercegini iyi kullanmis varoslara cengel atmis durumda, o ayri...  Ha bir de bizim okullarimizda okuyanlar Hristiyan cocuklari mi?  Smiley

23.09.2007 09:43:33
Bu adamlar ABDde değil, aramızda, her allahın günü birisiyle karşılaşıyorsunuz. Hemen herkes fettullahçı birilerini tanıyor. Karşılaştığınız o ince bıyıklı elinde çantasıyla, kumaş pantalonlu, sürekli sağa sola koşturan adamlar mı,
Kara para aklayıp, cinayet işliyor.
Mafya ile, silah ile ilişkilendirmişsiniz, 2funny
Ya güldürmeyin.

Ya hiç radikal grup görmemişsiniz, ya hiç nurcu görmemişsiniz.
Tutun birisini ensesinden, zaten hepsi birbirinin aynısı,
"beni evinize götür, ne yaptığınızı merak ediyorum" deyin.
Gidin bi bakın bakalım evlerinden karaşnikof falan çıkacak mı?  laugh

RDX 23.09.2007 11:01:54
birileri türkiyenin çıkarları için
onlarca yıl sonra meyvası alınacak tohumlar serpiyor dünya topraklarına
bu birilerinin çok ciddi bir potansiyel gücü olmasına karşı siyasetten ve güç kullanımından mutlak uzak duruyor
bu birileri ülke içinde bir sürü okullar zinciri ile kaliteli bir eğitim vererek ülkenin geleceğini teminat altına alıyor

inandığım şeyi anlamak ve öğrenmek için kimseye ihtiyacım yok
ama fettullah gülen hoca efendi bence ülkeye cok emeği olan bir kişidir. allah uzun ömürler versin.

bu grubu hacanın vefatından sonra kim devralır,önemli olan bence bu. çünkü yönetime geçecek kişi gerçekten ciddi bir gücü kontrol edecek.

 

07.02.2008 12:46:18
CIA'sal islam

07.02.2008 12:47:06
Siyasal İslam ve Bölücü /Ayrılıkçı hareketten kaynaklanan bir büyük tehdit altında bulunan Türkiye'de, özgürlükçü (liberal) sağın ve halkçı (demokratik) solun kendi içlerinde bütünleşerek bir işbirliğine ya da birlikteliğe gitme arayışlarının yoğun hale geldiği; bu yolda umutların yeşerdiği bir dönemde; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ''Cumhuriyet Düşmanı'' bir kişi hakkında aldığı beraat kararı, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğinden kaygı duyan tüm yurttaşları endişeye sevk etmiştir!.. Mahkemelerine, yargıçlarına güvenen, yargı kararlarına büyük saygı gösteren Türk toplumu, bu kararın hukuksal gerekçelere uygun olduğundan kuşku duymasa da; yurttaşların birçoğu, bu kararla doğacak sonuçların ne gibi gelişmelere yol açacağını düşünmeye başlamıştır... Bir erken seçimin gündemde olduğu Türkiye'de, bu kararla bağlantılı olarak ortaya çıkacak gelişmelerin tüm siyasal dengeleri altüst etmesi olasılığı belirmiştir...

Sürdürülen çabalar
Geleceği göremedikleri için 2002 seçimlerinde kendi içlerinde bütünleşmeyi ve iki kanat arasında birlikteliği sağlayamayan ''özgürlükçü sağ'' ve ''halkçı sol'' için ortaya çıkan bu gelişme karşısında artık tek çıkar yol kalmıştır: ''Ulusal Bütünleşme İçin Birliktelik!..''

Türkiye'de ''sağ'' ın bütünleşme koşullarının giderek arttığı bir ortamda, ''sol'' un da bütünleşmeye gitmesi kaçınılmaz görünmektedir. Ne var ki, her iki kanadın birliktelik olasılığı, Türkiye'yi yörüngede tutmak isteyen bir küresel gücü önlem almaya yönlendirmiştir. Çünkü ulusal bütünleşmeyi gerçekleştirebilecek bir ''Özgürlükçü Sağ/Halkçı Sol Koalisyonu'' , ABD'nin ''Ilımlı İslam'' ve ''Büyük Ortadoğu'' planlarını bozacaktır. Böyle bir koalisyonun oluşturulma aşaması öncesinde atılacak tek adım; ABD'deki emin adamın, ''Cumhuriyet Düşmanı'' nın Türkiye'ye gönderilmesidir. Oyunun sondan bir önceki sahnesi bu olacaktır...

Olurlar ve olmazlar
İran'da 56 yıllık monarşiyi yıkan siyasal İslam, bugün Türkiye'de 83 yıllık Cumhuriyeti tehdit altında tutmaktadır. Şubat 1979'da İran'da gerçekleştirilen İslam Devrimi ile İran'ın 27 yılda geldiği nokta ortadadır. İran bugün çağdışı ''Siyasal İslam'' ın koyduğu kurallarla çizilmiş sınırlar içerisinde, karanlık bir yaşamla baş başadır. Türkiye'de yaşamakta olup da İran'a özlem duyanlar bile bu resimden korkar olmuşlardır...

İran'da devrim çok süratli gelişmiştir. Yönetim ve Silahlı Kuvvetler ilk günlerde dağılmıştır. El ilanları ve duvarlara asılan pankartlarla ''Asker; Humeyni 'nin Emri ile Firar Et'' çağrılarıyla parçalanan Silahlı Kuvvetler, yetişmiş kadrolarını ve komuta kademesinin tümünü başlangıçta kaybetmiş, bir yıl sonra Irak'la girişilen savaş (1980- 1988) bu nedenle yönetilemez hale gelmiştir. Hapsedilen ve emekli edilenler hariç sadece kurşuna dizilerek öldürülen generallerin ve amirallerin sayısı 30'u bulmuştur. (Silahlı Kuvvetlerde, Emniyet Teşkilatında, Haber Alma Teşkilatında SAVAK'ta görevli general ve amirallerin, üst düzey yöneticilerin idam kararları, maiyetlerindeki görevliler tarafından infaz edilmiştir.) Bu arada ideolojik nedenlerle, ''özgürlük ve demokrasi'' sloganlarıyla monarşik yönetime karşı çıkarak mollalarla birlikte hareket eden ve ''İran İslam Cumhuriyeti'' özlemiyle mollalara destek veren, Halkın Fedaileri, Halkın Mücahitleri, Yasadışı Komünist Partisi/TUDEH gibi sol kanattaki bütün örgütler tasfiye edilmiş ve yandaşlarının tümü idam edilmiştir.

Devrim sonrasında yönetim mollaların eline geçince ilk uygulama kadınların tesettüre (örtünmeye) sokulması olmuştur... Örtünmeyen kadınların yüzüne yollarda kezzap atılmış ya da yüzleri jiletle parçalanmıştır... Kız ve erkek çocukların okulları ilk günden ayrılmıştır... İçki satan yerler tümüyle tahrip edilmiş ve kapatılmıştır... Müzik ve eğlence programlarının tamamı yasaklanmıştır... Sahipsiz kalan taşınır ve taşınmaz malların hepsi yağmalanmıştır... Eğer ''Bunların hiçbiri Türkiye'de olmaz'' diye düşünenler varsa, geçmişin ve bugünün Türkiye'sinden fotoğrafları yan yana koyarak gelinmiş olan noktayı görmeli ve düşüncelerinin sağlamlığını irdelemelidirler...

Tekrarlanan sahneler
Air France'ın 1 Şubat 1979 tarihli Paris-Tahran seferiyle İran'a dönen Humeyni'yi örnek alarak, elinde Pan American'ın Washington- Ankara seferi için açık tarihli bilet bulunduran bir ''Cumhuriyet Düşmanı'' bugün yola çıkmak için sabırsızlanmaktadır. Onun gibi, onu karşılayacaklar da sabırsızlanmaya başlamıştır. Bu kişinin yetiştirmeleri onun yolunu gözlemektedirler. Küçük yaştan itibaren beyinleri şekillendirilerek yaratılmış bir neslin mensupları olarak, artık devleti ele geçirme zamanının geldiğini düşünmekte ve ''Cumhuriyet Düşmanı'' nın liderliğini beklemektedirler. Uçaktan iner inmez onun da ''Ben değiştim'' diyeceğini umut etmektedirler...

''Laik Türkiye Cumhuriyeti, İslam çizgisinden ve Osmanlı yolundan ayrılmıştır'' ,''Allah ve Peygamber emirleri yerine Türkiye'de Atatürk' ün emirleri geçerlidir'' diyen Humeyni'nin Türkiye'deki temsilcileri, bugün ondan daha da ileri gitmişler; işgal ettikleri makamları, bulundukları konumları unutmuş görünerek, başta ''Laiklik'' olmak üzere ''Türkiye Cumhuriyeti'' nin anayasal niteliklerini tartışmaya açacak kadar; devletin en yüce makamlarına, anayasal kurum ve kuruluşlarına saldıracak kadar derin bir ihanet çukuru içine düşmüşlerdir. Bu resim içinde Türkiye'de şeriat ve bölücülük tehlikesi olmadığını söyleyenler de boy göstermiştir. Onların bu kapsamdaki söylemleri belli bir maksada yöneliktir. Bu yolda alınabilecek önlemlerin başlangıçtan itibaren etkisiz kılınması için bir taktiktir. Amaç; tehdidi yok göstererek, şeriat ve bölücülüğe karşı alınabilecek önlemleri engellemek, oluşabilecek direnci önceden yok etmektir! ''Bu millet istedikten sonra laiklik tabii ki elden gidecek'' diyenlerin ve ona destek verenlerin başka türlü düşünmesi zaten mümkün değildir!..

Türkiye İran olabilir mi?
''Türkiye İran olmaz'' , ''olmayacak'' diyebilenler varsa; bugünden tezi yok ortaya çıkmalıdırlar!.. Ulus tümlüğü ve ülke bütünlüğünden yana olan; ''Laiklik'' başta olmak üzere, Cumhuriyetin anayasa ile belirlenmiş temel niteliklerinde hiçbir görüş ayrılığı bulunmayan, ''Atatürk İlke ve Devrimleri'' ni aynı biçimde algılayan, yalnızca isimleri farklı olan ''özgürlükçü sağ'' ın ve de ''halkçı sol'' un liderleri, parti örgütlerinin temsilcileri, her iki hareketin destekçileri, sivil toplum örgütleri ve tüm yurtseverler bir kutsal görev için hemen mücadeleye soyunmalı ve yola koyulmalıdırlar...

Bugün Türkiye'de, ''Laik Cumhuriyet'' in ''İslam Cumhuriyeti'' ne dönüştürülmesi planı, İran arşivinden yararlanılarak oluşturulmaktadır... Bu arşivde yer alan yöntemler kullanılmaktadır... Bölücü ayrılıkçılarla, şeriatçılarla, ikinci cumhuriyetçilerle; özet olarak tüm Cumhuriyet karşıtları ile dayanışma içinde olan bir ''Cumhuriyet Düşmanı'' , şimdi Amerika'da kendisine tahsis edilmiş bir konutta, ''Humeyni'nin Tahran'a Dönüşü'' adlı bir filmi seyretmekte; Esenboğa'da kendisini uçağın merdivenlerinde karşılayan, dizi dibine diz çöküp el öpmeyi çok seven bir başka ''Cumhuriyet Düşmanı'' nın kolunda merdivenlerden aşağı doğru indiğini düşlemektedir...

Bugün Türkiye'nin üzerinde dolaşan bir kara buluttur!.. Türkiye'nin geleceği tehlikelerle doludur!.. Kurtuluş için tek yol ''Ulusal Bütünleşme İçin Birliktelik'' yoludur. Bu yol Türkiye için son umuttur...


07.02.2008 12:47:51
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı vermiş,
Sivana_simyacı mahkemesi ''Cumhuriyet Düşmanı'' ilan etme kararı vermiş.

Alıntı
Bir erken seçimin gündemde olduğu Türkiye'de, bu kararla bağlantılı olarak ortaya çıkacak gelişmelerin tüm siyasal dengeleri altüst etmesi olasılığı belirmiştir...
Erken seçim mi gündemdeymiş?
Şaşırdık galiba.
Anlaşılan bundan aylar önceki yazılan bi yazı..
Eeee, şimdi kararla bağlantılı olarak hangi siyasi dengeler altüst oldu?
Dengeler 367 kararı ile altüst olurken de bu kadar hassas mıydınız?

Hukukun üstünlüğünden dem vurup, sonra adamı fikren rahatsız oluyorsunuz diye kanıtsız, tanıtsız "cumhuriyet düşmanı" ilan edin.
Sonra üzerinden iran korkusu pompalayın.
En sonunda da ulusal bütünleşme ile son noktayı koyun..

Hakkatten inandırıcılık akıyor, eylemlerde edimlerde..

07.02.2008 12:49:03
amerikanın türkiyedeki bir numaralı piyonu

29.05.2008 13:46:11
Fetullah Gülen Kimdir?

"Ermeni olan dedesinin Pasinlerli İbrahim Bey'in hizmetkarlığını yaptığı yıllarda, Rus işgali sırasındaki Ermeni ayaklanmasında İbrahim Bey ve ailesi Ermeni hizmetkarlarının tasallutuna uğrayınca, İbrahim Bey hizmetkarını ve onun ailesinin bir bölümünü öldürür. Ardından, intihar eder. Olaydan sağ kurtulan Fethullah Gülen'in babası, 18-19 yaşlarındayken, İspir'e gelir ve yerleşir.

Fethullah GÜLEN:
Müslüman adı alır ve bir Türk kızı ile evlenir. Gülen'in babasının, 'Öyle bir evlat yetiştiriyorum ki, bunları kendi dinleri ile vuracak' dediği de rivayet olunur." ( E.M.H., 2 Haziran 1999)

Cumhuriyet'ten Deniz Som, 16 Haziran 1999 tarihli "Vaziyet"te, okuyuculardan Veli Yıldırım'ın ağzından şu bilgileri aktarıyor: "ABD'de, Türkiye'deki 'Sızıntı' Dergisi'nin karşılığı olan 'The Fountain' isimli bir dergi var.

Bunu, Washington'daki Truestar şirketi yayımlıyor, editörlerinden ikisinin isimleri, Washington Katolik Üniversitesi'nden Cizvit papazı Sidney Griffith ve Abdülaziz Sachedina. Bunlardan Griffith, bir ara Gülen'i New Jersey'de ziyaret etmiş.

Sachedina ise Tanzanya'da doğmuş; Hindistan, İran ve Kanada'da okumuş; Şiilik davasına hizmet için uzun yıllar ABD, Kanada, Ürdün, Pakistan ve Afrika-Avrupa ülkelerinde dersler vermiş; halen de Virginia Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan bir kişi.

Sachedina, mesaisinin bir bölümünü ABD'deki Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nde (CSIS) 'din, politika ve insan hakları uzmanı' olarak çalışmaya ayırmış; aynı zamanda, 'Mehdilik' konusunda uzman kabul ediliyor ve bu konudaki konferanslarıyla da tanınıyor.
1962'de Georgetown Üniversitesi bünyesinde kurulan CSIS, dünyanın muhtelif ülkeleri ve bölgeleri üzerinde politik-ekonomik araştırmalar yapıyor ve hazırladığı senaryoları ABD yönetimine ve şirketlerine sunuyor. CSIS'in Orta Doğu Masası'ndaki yöneticilerden bir olan Edward R.M.Kane Kahire, Bağdat, Beyrut, Tripoli, Dakar ve Ankara'da CIA görevlisi olarak da çalışmış. Dolayısıyla, CSIS ile CIA arasından bağlantı kurmak mümkün." Som, Yıldırım'ın bilgilerini aktardıktan sonra, şu yorumu yapıyor:

"The Fountain'ın son sayısında 'The Restoration of Balance' (Dengenin Onarımı) başlıklı bir yazı var; yazarı, M.Fethullah Gülen. Yöneticisi olarak İsa Saraç'ın, murahhas aza olarak Cherly Pearson'ın ve genel koordinatör olarak Mustafa K.Sungur'un göründüğü derginin yazı kadrosunda, kimliği açıkça belirtilmemiş bir isim daha bulunuyor:
M.F.Şahin. Bilindiği gibi, Fethullah Gülen, bazı yazılarında Abdülfettah Şahin adını da kullanıyor. Türkiye'de de satılan The Fountain, Internet ortamında da mevcut ve 'İslamiyette yeni bir ses' olarak Gülen'in görüşleri veriliyor. Fethullah Gülen ABD'de 'tedavi oluyormuş' diyorlar, 'entegrasyon tamamlanınca' dönecektir."

Gülen'in, "Sahabe efendilerimize cinnet derecesinde sevgisi vardı" şeklinde tanımladığı babası Ramiz, çocuklarına, Sahabelerle hiç ilgisi olmayan isimler vermiştir: Fethullah, Sıbgatullah ve Mesih.
Gülen'in babasının, oğullarından birine, samimi Müslüman ailelerde rastlanmayan ve ama Yehova Şahitleri'nin propaganda yayınlarında sık sık kullanılan "Mesih" adını vermiş olması dikkat çekicidir. (Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve ekibince hazırlanan Fethullah Gülen Raporu, s.18'e atfen, Star Gazetesi, 14 Haziran 1999)

... Nedendir bilinmez, Fethullah Gülen babasının Alvar Köyü'nden ayrılması ile ilgili olarak "Küçük Dünyam" kitabında hiç bir açıklamada bulunmamaktadır. Oysa bu, son derece ciddi ve açıklama gerektiren bir konudur. Gülen'in suskunluğu akla, "neleri ve niçin gizlediği" sorusunu getirmektedir. (Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve ekibince hazırlanan Fethullah Gülen Raporu, s.20'ye atfen, Star Gazetesi, 14 Haziran 1999)

Cumhuriyet'ten Deniz Som, 22 Haziran 1999 tarihli "Vaziyet"te, okuyuculardan Veli Yıldırım'ın ağzından şu bilgileri aktarıyor: "Türkiye'deki 'Sızıntı' Dergisi'nin ABD'deki karşılığı olan 'The Fountain'ın üst yönetiminde görevli kişilerden biri de İslam-Hıristiyan ilişkileri ve Orta Doğu konularında uzman olan İbrahim M.Abu Rabi. Rabi aynı zamanda, Hartford Üniversitesi'nde 'Mcdonal Center for the Study of Islam and Christians'da görev yapıyor...
Said-i Nursi'nin talebesi olduğu söylenen Vatikan Dinler Arası Enstitüsü'nden Kardinal Thomas Michel ve ABD'deki Georgetown Üniversitesi'nden Barbaba Stowasser, İstanbul'a geldiklerinde Fethullahçıların konuğu olmuşlar.
Gülen'in, Vatikan'da Papa'yı ziyareti sırasında açıkladığı, Şanlı Urfa'da üç dini bir araya getirecek bir okul açma düşüncesinin de ABD'de hazırlanan planlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerekiyor. Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul'da faaliyet gösteren Misyonerler ile İslamcılar'ın işbirliği incelenirse, günümüzdeki senaryolar daha iyi anlaşılacaktır."

Kaynak: http://www.milliyetcile.de

29.05.2008 13:54:05
bir çok hatalı bilgi var burada. Öncelikle Fethullah Gülen in ajan olduğu rivayeti bir çok yerde var. Ben bile buna ihtimal veriyorum, Fakat kişinin babası ermeniymiş, soyadını değiştirmiş diyerek yaptıkları işleri değilde kişiliğini yargılamak ne denli doğru bilmiyorum. Kendi dinleri ile vuracak denilen adamın yetiştirilmesine vesile olduğu kişiler baktığımız zaman hep ortalamanın üstünde başarıya sahip oluyorlar ve suç oranları daha düşü oluyor nedense. Din adamı bozmaz, bozuk din adamı boza. Araştırıp öğrenmeden kesilen ahkamlar kişiyi bir noktadan diğerine taşımaz. Bu zihniyetten kurtulmak lazım. Sorgulamadan kabul edilmemeli din tabiiki. Ama sorgulamadan soyutlanmamalıda..
Kolay gelsin herkese...

29.05.2008 13:57:29
hatalı bilgi varsa yaz görelim , torbadan çekip sallamakla olmuyor.

neymiş fettullahın yaptığı iş birde onu yazda bilelim, malum biz uzayda yaşıyoruz.ha ben bir kaçını söyleyim , belirli yerlerde okullar açıp cia'nın para tranferinde aracılık gibimi mesela. ??

Sapiens 29.05.2008 14:13:46
Akhenaton bye 100 yıl geriye gidilirse türkiyede türk kalmayabilir çok aklı kıtça yaklaşımlar bir ara tarih kurumu başındaki syaın bayda herkein soy kütüğünü açıklmak isteiğnden bahsetmişti açıklandığı takdirde türkiye Türk nüfüsun aslında azınlık seviyesine düşme tehlikesni göremiycek kadar düşünce yoksunu


hele Türklüğün guru deni,len pek çok öenmli ismin dahai türk olmaıdğı çıkar ki tüm okul kitaplarını sokak isimlerini yenien gözden geçrimemiz gerekir IRKÇILIK dünyanıon en salak  düşüncesidir

29.05.2008 14:19:00
Akhenaton bye 100 yıl geriye gidilirse türkiyede türk kalmayabilir çok aklı kıtça yaklaşımlar bir ara tarih kurumu başındaki syaın bayda herkein soy kütüğünü açıklmak isteiğnden bahsetmişti açıklandığı takdirde türkiye Türk nüfüsun aslında azınlık seviyesine düşme tehlikesni göremiycek kadar düşünce yoksunu


hele Türklüğün guru deni,len pek çok öenmli ismin dahai türk olmaıdğı çıkar ki tüm okul kitaplarını sokak isimlerini yenien gözden geçrimemiz gerekir IRKÇILIK dünyanıon en salak  düşüncesidir

hangi bilginle 100 yıl geriye gidilirse Türk kalmaz söylemi yapıyorsun , anadolunun gen haritası R1a R1b ve asyanın gen haritaları hakkında bilgin varmı böyle bir söylem yapıyorsun.

yukarıdaki yazının ana konusu gen veya ırk değil fettoştur.
birde Türkçüler hakkında sallama , hele ki bana ;

Sapiens 29.05.2008 14:24:53
gen haritasından bahsediyrosnuz hangi gen asil türk diye bi,ldiğimzi kişi,lerin türk olmaıdğını düşünürsek alınan genelrin Türklüğe ait olan genler olduğunu naısl söyleyebirlsi moğol da olabilri ermenide rum da  biliyrounuz osmanlı büyük kıyımlar yapmadı bazısı gönüllü bazısı çıkar amaçlı basızı zorla  müslüman oldu  müslüman olan türk  sayıldı pek çok tehlikeli görülen  etnik grup bölünerek osmanlı topraklarında değişik yerler ekonuşlandırıldı böylelikle  ana kitleye uydurulmuş oldu  siz hangi etnik kimlikten  bahsed,iyrosunz 

10 tane türk büyüğü tespit et ve git araştır bakalım hangisi kaç yüzyıldır türk

isteyen istediği kimlikten oludğunu söyleyebilir köken araştırcaksan çifte standart uygulama sevdiklerinide araştır

29.05.2008 14:27:48
sapiens öyle sallıyorsun ki yalanlarına birazdan kendinde inanmaya başlayacaksın , sen osmanlı holding aş. yönetimi ile en büyük teba Türkü karıştırmışsın biraz öğren bana sonra söylem yaparsın.Osmanlı Türk leştirmedi osmanlı Türkü islamlaştırdı , Osmanlı bizans tarafından kurulan bir organizasyondur.

gostragon 29.05.2008 14:32:52
sapiens öyle sallıyorsun ki yalanlarına birazdan kendinde inanmaya başlayacaksın , sen osmanlı holding aş. yönetimi ile en büyük teba Türkü karıştırmışsın biraz öğren bana sonra söylem yaparsın.Osmanlı Türk leştirmedi osmanlı Türkü islamlaştırdı , Osmanlı bizans tarafından kurulan bir organizasyondur.
Osmalıyla Bizansınne işi ola ikiside zıt.


Sayfa: 1 2 3 4 [ 5 ] 6 7