SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Fethullah Gülen

Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4 5 6 7

02.07.2007 09:08:53
Daha ziyade ticari bir teşkilatlanma onlarınki gibi geliyor insana...

deniz 02.07.2007 09:13:14
çıkar ilişkisi ve din bir araya geldiğnde en mükemmel organizasyonlar kurulabilr.

nisan 02.07.2007 09:24:20
Deniz dogru aciklamis aslinda... Da bu kadar cemaat vardir ama ben bunlar kadar garibini gormedim.

08.07.2007 17:08:16


Fethullah Gülen’den AKP’ye destek


ABD’de yaşayan cemaat lideri Fethullah Gülen, cenaze törenlerinde slogan atmayı “sapkınlık ve kopukluk”, slogan atanları “provokatör” olarak niteledi. Gülen, protestoların belli odaklar tarafından örgütlendiğini söylerken, bu odağın MHP olmayabileceğini ima etti.

HABER MERKEZİ Fethullah Gülen kendisine yakın bir internet sitesinde son günlerde asker cenazelerinde AKP’ye yönelik protestolarla ilgili olarak “Bir kısım şovmenler tarafından yapılan taşkınlıkların ve atılan sloganların ne dinde yeri vardır ne de milli geleneklerimizde. İhtimal belli mihraklar tarafından organize edilen mahdut bir kısım provokatörler hemen her şehit cenazesine koşuyor, kötü niyetlerle camii harimlerine kadar sokuluyorlar; en başta merhum şehitlerimizin ruhunu rencide edecek şekilde bağırıp çağırıyor, onu-bunu yuhalıyor ve halkı da tahrik etmeye çalışıyorlar. Bu çirkin tavırları sergilerken de hususiyle belli işaretler kullanıyorlar. Bazı siyasi görüşleri akla getiren parmak, el, kol hareketleri yapıyorlar. Belki de bu işaretleri adres şaşırtmak için özellikle nazara veriyorlar” şeklinde konuştu.
Gülen’in bu sözleri, cenazelerdeki protestolarla ilgili olarak bir yandan MHP’yi suçlarken, bir yandan da protestoların MHP dışındaki kesimlerce örgütlenmiş olabileceğini ima ettiği şeklinde yorumlandı. Fethullah Gülen, ayrıca “Bu itibarla, oradaki her türlü bağırıp çağırmalar, taşkınlıklar ve ibadet harici hareketler birer dalalettir, sapkınlıktır. Dahası insanları tahrike yönelik tavır ve davranışlar dinimize de milli geleneklerimize de terstir, günahtır; hakiki müminlerin o türlü davranışlarda bulunmaları mümkün değildir. Demek ki, şehit cenazelerinde görmeye başladığımız protestolar, bir kısım provokatörlerin işidir” dedi.


08.07.2007 17:28:29
Gülen’in uluslararası hizmetleri

ABD için kritik coğrafyalarda kurduğu okullarla Fethullah Gülen, kendisine verilen “desteği” hak ettiğini gösterdi.

soL Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ABD'deki Musevi derneklerinin temsilcileriyle Washington'da bir araya geldi.

Gül'ün görüştüğü dernek temsilcileri arasında, Amerika Musevi Komitesi, Amerika-İsrail Kamu İlişkileri Komitesi, B'nai Brith, İftirayla Mücadele Birliği (Anti Defamation Leaugue) ve Ortodoks Museviler Birliği yer aldı.

ABD’deki en etkili Musevi kuruluşları olan ve hem Amerikan hem de İsrail gizli servisleriyle ilişkileri bilinen bu derneklerle Fethullah Gülen arasında da yakın bir ilişki var.

Gülen’in İsrail’le yakınlaşması eskilere dayanıyor. Söylemlerinde her zaman Musevilik’e dönük eleştiriler getiren Fethullah Gülen’in ‘90’ların ortalarından itibaren İsrail’le daha sıcak bir ilişki kurduğu görülüyor. Aynı dönemde Türkiye ile İsrail arasında askeri ve ekonomik işbirliğinin geliştiği görülüyor. Bunun en üst noktasını ise ’96 yılında Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan’ın başbakanlığında imzalanan stratejik işbirliği anlaşması oluşturuyor. ’98 yılında Türkiye’ye gelen geniş bir Amerikan Musevi örgütleri temsilciler heyeti, Fethullah Gülen’le de bir görüşme gerçekleştiriyor. Görüşmenin ardından, Gülen’in İngilizce hazırladığı hoşgörü ve diyalogla ilgili kitabın ADL tarafından basılarak dünyanın dört bir yanında dağıtılacağı açıklandı. Fethullah Gülen’le İsrail arasındaki ilişkilerin özellikle kendisine yakın İş Hayatı Dayanışma Derneği (İŞHAD) üyesi patronlar aracılığıyla sağlandığı belirtiliyor.

Ajan öğretmenler
Fethullah Gülen, uzunca bir süredir yaşamını sürdürmekte olduğu ABD’nin kritik coğrafyalardaki politikalarının hayata geçirilmesinde önemli roller üstleniyor. Örneğin, doğrudan CIA’ya bağlı düşünce kuruluşu RAND’ın yayınladığı “Civil Democratic Islam” başlıklı raporun “Demokratik İslam için ortaklar bulmak: Seçenekler” başlıklı bölümünde Fethullah Gülen, adı verilerek, “yenilikçiler” arasında sayıldıktan sonra, ABD yönetiminin öncelikle bu kesimi desteklemesi gerektiği belirtiliyor. Rapora göre bunun için, “Çalışmaları ve görüşlerinin yayınlanması ve dağıtılmasına maddi katkı yapılacak, daha geniş kitlelere ve özellikle gençlere ulaşmaları teşvik edilecek, sivil toplum kuruluşları kurmalarına, eğitim için yer bulmalarına ve politik süreç içinde gelişmelerine destek olunacak, görüşlerini yaymak için web sitesi, okul, enstitüler kurmalarının önü açılacak ve yenilikçi İslam'ın kitlelerin alternatifi olması sağlanacak.”

Fethullah Gülen’in özellikle Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar’da kurduğu okulların ABD’nin bu coğrafyalarda önünü açmak için misyon yüklendiği belirtiliyor. Nitekim, Gülen bu okulların kurulmasında ABD’nin payı olduğu saklamıyor: “Amerikalılar istemezlerse kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar. Şimdi bazı gönüllü kuruluşlar dünya ile entegrasyon adına gidip dünyanın değişik yerlerinde okullar açıyorlarsa, Amerika ile çatıştığınız sürece bu projelerin gerçekleştirilmesi mümkün olmaz.” Yine Nevval Sevindi’yle yaptığı “New York sohbeti”nde Gülen şöyle diyor: “Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli rol oynayacaktır. Bu realite kural edilmeli. Amerika göz ardı edilerek şurada burada iş yapılmaya kalkışılmamalı.”

Gülen’in kurduğu okulların bir kısmının doğrudan CIA’nın isteğiyle açıldığı öne sürülüyor. Bunların parasının CIA bağlantılı “National Endowment for Democracy” (NED) gibi kuruluşlardan geldiği ise diğer bir iddia.

Gülen’in özellikle Orta Asya’daki okullarında çalışan öğretmenlerin CIA ajanları olduklarıysa artık yaygın kabul gören bir iddia haline gelmiş durumda.

Diğer yandan Gülen’in faaliyetleri Rusya’nın büyük tepkisini çekiyor. 2001’den sonra bu okullara dönük çok sayıda operasyon yapıldı. Bazıları kapatıldı, öğretmenler sınırdışı edildi.

Örneğin, Rusya iç güvenlik örgütü FSB Başkanı Nikolay Petruşev, 2002 sonunda verdiği yıllık raporda, Fethullah Gülen okullarında çalışan öğretmenlerin casusluk faaliyetlerinin deşifre edildiğini belirtmişti.

Kuzey Irak
Fethullah Gülen’in, emperyalizmin gözünü diktiği Irak’ta da görev üstlendiği, bu ülkenin kuzeyinde kök salan Amerikancılık’ta pay sahibi olduğu görülüyor. Gülen, Kuzey Irak’taki ilk okulu olan Özel Işık Koleji’ni 1994 yılında Erbil’de açmış. Işık Türk Dil Merkezi 1995 yılında açılırken, üçüncü okul olan Özel Nilüfer Koleji 1996’da açılmış.

Bu okulların da kaynaklarının ABD’den geldiğine dair iddialar var.

Okulların TSK’nın bilgisi dahilinde kurulduğunu söyleyen Gülen, MİT ve “oradaki istihbarat örgütleri”nin verdiği desteği Aktüel dergisiyle yaptığı röportajda şu sözlerle açıklıyor: “Erbil’de Türkmenler için okul açtığımız zaman orada Barzani ile Talabani hakimdi. Ben sayın cumhurbaşkanına sordum o meseleyi. Devletin burada okul açmasını zaruri görüyorum, aksi halde, oradaki Türkmenleri Kürtler eritir dedim. Eğer siz yapmayacaksanız bilin ki biz yapacağız dedim. Onlar da ‘nasıl istiyorsanız öyle yapın’ dediler. Onun için MİT de, oradaki istihbarat örgütleri de bu işin hep yanında oldular. Ve Erbil bombalandığı halde bizim okula bir şey yapmalılar. Irak da yapmadı, Barzani de... Orada eğitim devam ediyor. Hatta ikincisi, üçüncüsü açılması bahis mevzuu.”

Uzun süredir o bölgede en aktif istihbarat örgütlerinin İsrail gizli servisi MOSSAD ve ABD gizli servisi CIA olduğu düşünüldüğünde Fethullah Gülen’in “oradaki istihbarat örgütleri” derken kastettiklerinin bunlar olduğu anlaşılıyor.


Cami imamlığından CIA taşeronluğuna

soL 1941’de Erzurum’da dünyaya gelen Fethullah Gülen’in ilk örgütlenme çabaları 1960’lı yıllarda Komünizmle Mücadele Derneği’nin Erzurum şubesinin kuruluşu vesilesiyle gerçekleşti. Buna karşın Fethullah’ın örgütlenme çalışmalarının asıl başladığı yer İzmir oldu. Küçük yaşından beri din eğitimi alan ve 1957’den itibaren de Nurculukla tanışan, 1959’dan itibaren devletin diyanet kadrosunda, Edirne’de ikinci imam olarak çalışmaya başlayan Gülen, 1966’da İzmir merkez vaizliğine atanmasıyla Nurcu hareketin bu kentteki örgütlenmesini yürütmeye başladı. Gülen kendine bağlı bir çekirdek kadro oluşturmak amacıyla Kestanepazarı Derneği Kuran Kursu’nda gönüllü hocalık yapmaya başladı. Kestanepazarı’nda İmam Hatip ve İlahiyata Öğrenci Yetiştirme Derneği’ni kuran Fethullah Gülen, etrafında toplanan öğrencileri Nurculuğun ilkeleri doğrultusunda yetiştirmeye başladı. Gülen bu süreçte devletin himayesinden faydalandı ve hatta 1968’de devlet parasıyla Hacca gönderildi.

Fethullah Gülen 12 Mart muhtırasının ardından Mayıs ayında tutuklandı, ancak kısa süre sonra serbest bırakıldı. İzmir merkezli örgütlenme çalışmalarına devam eden Fethullah’ın etkisi, Anadolu’nun diğer kentlerine de yayılmaya başladı. 1976’da Ankara, Antalya, Aydın, Çorum, Konya, Malatya ve Diyarbakır’da konferanslar veren Gülen, 1977’de de İstanbul’daki ilk vaazını Eminönü’ndeki Yeni Cami’de verdi.

Faaliyetlerini yaygınlaştıran ve daha geniş kitlelere ulaşmak için yeni araçlara ihtiyaç duyan Gülen’in ilk basın çalışmaları da bu yıllarda gerçekleşti. Gülen 1979’da çıkmaya başlayan Sızıntı dergisinde başyazar olarak yazılar yazmaya başladı.

Fethullah’a darbe desteği
Türk-İslam sentezini öne çıkaran 12 Eylül 1980 darbesi, Fethullah için bir engelden ziyade çalışmaları için uygun bir ortam teşkil etti. Gülen bu dönemde sıkıyönetim tarafından aranıyor olmasına karşın devlet tarafından Çanakkale Merkez Vaizliği’ne atandı. 1986’da İzmir’de yakalanan ve tutuklanan Gülen, bizzat Turgut Özal’ın müdahalesiyle serbest bırakıldı. Gülen’in Turgut Özal’la olan yakın ilişkileri Özal’ın cumhurbaşkanlığı döneminde de açık bir biçimde devam etti.

Gülen 1988’de bir kez daha yayıncılık faaliyetlerine başladı. 1988’de Yeni Ümit dergisinde başyazılar yazmaya başlayan Gülen, 1989 yılında Üsküdar Valide Sultan Camii'nde vaazlara başladı.

Kurumsallaşma ve dışa açılma
1990’lar Fethullah’ı çalışmaların uluslararası boyut kazandığı bir dönem oldu. Tansu Çiller’in Başbakanlığı döneminde el üstünde tutulan Gülen, burjuva basını aracılığıyla parlatıldı. 1992’den başlayarak eski Sovyet cumhuriyetlerinde çok sayıda okullar açan Gülen, Türkiye’de de liseden üniversiteye, öğrenci yurdundan dershaneye bir dizi eğitim kurumu açarak örgütsel yapısını kurumsallaştırdı. Bu dönemde Fethullah, CIA başta olmak üzere ABD kurumlarıyla kalıcı ilişkiler kurdu.

28 Şubat sürecini az zararla atlatan Gülen, Mart 1999’da sağlık sorunları gerekçesiyle ABD’ye yerleşti. Hakkında ancak 2000 yılında Devlet güvenlik Mahkemesi’nde “Laik devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup, bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak” gerekçesiyle 10 yıla kadar ağır hapis cezası talebiyle dava açılan Gülen, bu süre içinde ABD’de olduğundan mahkemelere katılmadı. 2003’te davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildi.

Cemaat değil, çete

Dink katliamının ardından ortaya serilen kirli çete bağlantıları, Fethullah Gülen cemaatini işaret ediyor. Hoca, Emniyet teşkilatındaki örgütlülüğünü, ABD tezgahı siyasi provokasyonların hizmetine sunuyor. Fethullah Gülen’in iki yıl önce söylediği ‘Türkiye’de çok kan dökülecek’ sözleri bir öngörü değil, tehditmiş!

HABER MERKEZİ Hrant Dink cinayeti ardından gözler bir kere daha Türkiye'deki kontrgerilla yapılanmasına çevrilirken, Emniyet teşkilatı ile çeteler arasındaki bağlantı noktasında, Emniyet'te örgütlü Fethullahçılar yer alıyor.

Dink cinayetinin azmettiricisi olarak gözaltına alınan Erhan Tuncel'in, Trabzon emniyeti adına muhbirlik yaptığının ortaya çıkmasıyla başlayan tartışmalar sürüyor. Tuncel'in, cinayeti, bağlı bulunduğu istihbarat görevlilerine önceden defalarca bildirdiği, ancak buna karşı önlem alınmadığı kesinleşti. Tuncel'i "haber elemanı" olarak göreve alan eski Trabzon emniyet müdürü, şimdiki Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in cinayetten haberdar olmasına rağmen önlem almadığı ortaya çıktı.

Akyürek'in Fethullah cemaati mensubu olduğu biliniyor. 2001 yılında İstanbul Valisi Erol Çakır'ın kaleme aldığı sicilde "Emniyetteki hizipleşme içinde irticai akımlara yakın. Dikkat edilmelidir" ifadesiyle bu cemaat bağlantısı resmi kayıtlara da geçiyor.

Cemaat dayanışması
Dink cinayeti istihbaratının Emniyet'e ulaştığının ortaya çıkmasıyla gözler Akyürek'e çevrilirken, cemaat kendi adamını korumak için harekete geçti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, mülkiye başmüfettişlerince başlatılan soruşturma kapsamında suçlu bulunarak görevden uzaklaştırıldı.

"Tüm suç benim, konuya ilişkin üstlerime bilgi vermedim" diyen Güler, ihbarda belirtilen adresin boş çıkması üzerine ciddiye almayarak işleme koymadığını ve işlerinin yoğunluğu nedeniyle cevap yazamadığını iddia etti. Güler bu ifadesiyle Dink'e koruma verilmemesinin faturası üstlenirken, İstihbarat Daire Başkanı Akyürek ve yine Gülen cemaati ile sıcak ilişkileriyle tanınan Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı kurtardı.

Sauna operasyonu ardından da benzer bir kurtarma operasyonu düzenlenmiş, Emniyet içinde tepe konumdaki Fethullahçı isimler cemaat tarafından korumaya alınmıştı. Saunaya yerleştirilen kamerayla siyasetçilerin uygunsuz görüntülerini çekerek rüşvet alan sauna çetesinin göbeğindeki isim, emniyet eski genel müdürü Ertuğrul Çakır, "Hacı-hoca diye bilinen bazı siyasetçilerin, kamu görevlilerinin saunada neler yaptıklarını, marifetlerini oraya kamera yerleştiren kişiler de çok iyi biliyor. Bu olayın bana bulaştırılmasının nedeni de, olayın yukarılara doğru gidişini kesmeye dönüktür. Açıkçası ben kurban seçildim" demişti.

Hem Amerikancı, hem çeteci...
Diğer yandan bu provokatif cinayet, Gülen cemaati ile ABD arasındaki ilişkileri bir kere daha gündeme getiriyor. Fethullah'ın Büyük Ortadoğu olarak tanımlanan coğrafyadaki cemaat okullarıyla ABD politikalarına destek sunduğu biliniyor.

Büyük Ortadoğu projesinin, askeri işgallerin yanı sıra, bölge ülkelerinde iç çatışmaları körükleyerek yol aldığı biliniyor. Türkiye'de faşist çetelerin ve kontrgerilla yapılanmasının bu provokasyonlarda kullanıldığı da Dink cinayetiyle birlikte bir kere daha ortaya çıktı. Fethullah Gülen, Emniyet içindeki örgütlülüğü aracılığıyla çete yapılanmasını doğrudan kullanabilir durumda. Gülen'in ABD ile Türkiye'deki kontrgerilla yapılanması arasındaki bağlantı noktalarından birini tuttuğu belirtiliyor.

Tetikçi ve azmettiricilerin BBP'ye bağlı Alperen Ocakları'ndan yetişmeleri de, Fethullah-çete bağlantılarını gündeme getiriyor. Bir siyasi partiden çok silahlı sokak çetelerine benzeyen BBP'nin kuruluşunda Hoca'nın büyük katkısı olduğu, bizzat parti başkanı Muhsin Yazıcıoğlu tarafından söyleniyor.

Gülen'in faşist hareket içinde bir odağı kendine bağlayarak, Türkiye'deki çete yapılanmasında ipleri elinde tutan isimlerden biri haline geldiği biliniyor.

Emniyette adım adım örgütlenme
Fethullah Gülen'in hem Türkiye içinde elini güçlendirmek hem de kontrgerilla-ABD bağlantısında kilit bir mevzi tutmak için 1980'lerden bu yana Emniyet içinde bir örgütlenme stratejisi geliştirdiği biliniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı personelinin yüzde 95'inin Gülen cemaati mensubu olduğu ve bu sayede personel atamalarında kontrolün cemaatte olduğu iddia ediliyor.

Emniyet içindeki Fethullahçı örgütlenmede, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun siyasi desteğine dikkat çekiliyor. Emniyetteki Fethullahçı ekip ile AKP hükümeti arasındaki bağlantıda ise, başbakanlık müsteşarı Ömer Dinçer'in kilit rol oynadığı belirtiliyor.


Anarşist_71 12.07.2007 23:55:19
İçlerinde gerçekten inanmış saf Müslümanları bir kenara ayırırsak, Fetullah’ın Müslümanlıktan öte İslam’ı yok etmek için organize edilmiş bir ajan olduğunu görürüz!!
Bizim gözden kaçırdıklarımız zamanla, daha bariz olarak ortaya çıktı!

Gördük ki; salt dinsel inançlarını yaşamaya çalışan bir cemaat değildir. Uluslararası alanda at koşturan, son derecede tehlikeli bağlantılarıyla, ekonomik kaynakları ile, eğitim kurumlarıyla, ülkemizin yüz yüze olduğu tehdit ve tehlike dizinidir..
Fetullah şebekesi, “ABD ve İNGİLİZ ALAŞIMLI” oralarda dizayn edilmiş, İslam’ın içini boşaltıp Türklüğü acz içine düşürmekle görevlendirilirmiş bir Vatikan kuklasıdır!!

Fethullahçılar, mevcut ekonomik kaynaklarını yapılabilecek en akılcı ve en değerli alana, eğitim yatırımına tahsis ettiklerinden, diğer şeriatçı yapılanmalara kıyasla, ülkemizin sadece bugününü değil, daha çok geleceğini tehdit etmektedirler.

— TSK’ya sızmakta zorlanan ama buna rağmen yılmaksızın girişimlerini sürdüren fethullahçılar, istihbarat birimlerindeki kadrolarını, alternatif silahlı kuvvetler olarak algılamaktadırlar. Bununla birlikte adliye ve mülkiye kadrolaşması ise, bu gücü daha da pekiştirecek ve devletin içten ele geçirilmesini ya da bir başka ifadeyle devletin kansız teslim alınmasını temin edecektir.

1980′li yılların başlarından itibaren polis okullarına ve polis akademisi’ne sızarak burada kadrolaşan ve daha sonra personel, eğitim, bilgi-işlem, terörle mücadele, istihbarat gibi birimlerde kökleşmeye çalışan Fethullahçılar, istihbarat birimlerinin yanı sıra, var oldukları her yerde ve ortamda, şeyhleri F.Gülen’in kaset ve kitaplarındaki “tedbir ve temkin”,”taktik ve strateji” içeren direktiflerinin gereğini yerine getirerek bugünkü güç düzeylerine erişebilmişlerdir.

Ankara DGM, F. Gülen iddianamesi’nde şöyle denmektedir:

“F.Gülen gurubunun başta milli eğitim ve emniyet teşkilatı olmak üzere bütün devlet kadrolarına sızma çalışmaları yaptığı ve önemli ölçüde muvaffak olduğu bilinmektedir.”

İstihbarat Daire Başkanlığı’nın 10 Mart 1992 gün ve 1992/79 sayılı yazısında şöyle denilmektedir:

“…Ankara polis koleji öğrencilerinin % 50’sine yakın bir kesimi ile çeşitli şekillerde temas kuran örgüt elemanları, kendilerine yakın olanlar üzerindeki ajitasyon çalışmalarını sistemli olarak yürütmektedirler.”
Yukarıda belirtilenlerin büyük bir bölümü gerçekleşmiştir!!

“…Gelecekte Emniyet Teşkilatı’nın bürokratlarını oluşturacak Polis Koleji öğrencilerinin, koleje seçiminden itibaren her aşamada sistematik bir çalışmanın yürütüldüğü görülmektedir.”

Emniyet Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan istihbarat bülteninin 70 no’lu nüshasından bir alıntı:

“GURUBA AİT, ÜLKEMİZDE FAALİYET GÖSTEREN EĞİTİM-ÖĞRETİM KURUMLARINDAN BAZILARI AŞAĞIDA BELİRTİLMİŞTİR:

İzmir Yamanlar Fen Lisesi,
İstanbul Fatih Koleji,
İstanbul Safiye Sultan Kız Lisesi,
Mersin Yıldırım Han Lisesi,
Ankara Samanyolu Lisesi,
Van Serhat Lisesi,
Denizli Server Lisesi,
Erzurum Aziziye Lisesi,
Erzincan Otlukbeli Lisesi,
Eskişehir Ertuğrul Gazi Lisesi,
Sakarya Işık Lisesi,
Manisa Şehzade Mehmet Türk Lisesi,
Aydın Nizami Erkek Lisesi,
Fatih Üniversitesi.”
FETHULLAH-ALMANYA BAĞLANTISI:

“ALMANYA İLE DE TEMAS KURAN FETHULLAHÇILAR, ALMAN DIŞ İSTİHBARAT SERVİSİ OLAN BND BAĞLANTISI DOLAYISIYLA ALMANYA’NIN İÇ İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ OLAN FEDERAL ANAYASAYI KORUMA TEŞKİLATI’NIN DESTEĞİNİ DE OTOMATİKMAN ALAN FETHULLAHÇILAR, YAKLAŞIK 2.400.000 VATANDAŞIMIZIN YAŞADIĞI BU ÜLKEDE, ‘HİMMET PARASI’ TOPLAMA VE YANDAŞ-MÜRİT KAZANMA AMACINA YÖNELİK OLARAK KÖLN, HANNOVER, MÜNYH, AUSBURG, STUTTGART GYBY, TÜRKLER’İN YOĞUN OLARAK YAŞADIKLARI TÜM ŞEHİRLERDE ‘Y.BURG A.Ş.’ GYBY ŞİRKETLERİN YANISIRA, ‘DOST YOLU DERNEDY, TÜRK-ALMAN AKADEMİSYENLER BİRLİĞİ, İSLAM DİN BİRLİĞİ’ GYBY ÇOK SAYIDA AKTiF ÇALIŞAN ÖRGÜTE SAHİP OLMUŞLARDIR.”

FETHULLAH - İNGİLTERE BAĞLANTISI:

“İNGİLTERE DE OKUL AÇAN VE LONDRA’DA BÜYÜK BİR MERKEZ BİNASI SATIN ALAN FETHULLAHÇILAR, İNGİLTERE’NİN DÂHİLİNDE YABANCILARA DÖNÜK FAALİYET GÖSTEREN MI5 VE DIŞ İSTİHBARAT SERVİSİ MI6′NIN UZAKDOĞU’YA YÖNELİK FAALİYET GÖSTEREN DEPARTMANI(CIFE) VE ORTADOĞU’YA YÖNELİK FAALİYET GÖSTEREN DEPARTMANI (MEIC) İLE OKULLAR KONUSUNDA MÜŞTEREK ÇALIŞMA YÜRÜTMEKTEDİRLER.”

FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILARIN OPERASYONLARI:

DEVLETİN GÜCÜNÜ, DEVLET SAVUNUCULARINA KARŞI KULLANMA AŞAMASINA GELMİŞ OLAN FETHULLAHÇILARIN, OPERASYONEL ANLAMDA KAYDA DEĞER BAŞARILARI MEVCUTTUR. OPERASYONLARINDA, AMACA ULAŞMADA HER YOLU MÜBAH SAYAN VE HER TÜRLÜ SINIR TANIMAZ FIRSATÇILIK, AHLAKSIZLIK, TAKİYYE UNSURLARINI İÇEREN BİR KONSEPT ÇERÇEVESİNDE HAREKET EDEN FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILARIN KULLANDIKLARI YÖNTEMLER ŞUNLARDIR: TELEFON DİNLEME, TEHDİT, SAHTE BELGE ÜRETİMİ VE MONTAJ, ÇARPITILMIŞ BİLGİYE YÖNELİK KAMPANYALAR, HIRSIZLIK, KUNDAKÇILIK, ŞANTAJ AMAÇLI KADIN PAZARLAMA VE GÖRÜNTÜ KAYDI, HER TÜRLÜ İLLEGAL KAYIT KULLANIMI (BÖCEK, GİZLİ KAMERA VB.), RÜŞVET, GASP, DARP, BİLGİSAYAR SAHTEKÂRLIKLARI, EV VE İŞYERİ KURŞUNLAMA, EMNİYETİ SUİSTİMAL, HÂKİM KİRALAMA VE DİĞERLERİ…

FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILAR TARAFINDAN “HASIM” KABUL EDİLEN KİŞİ VE KURULUŞLAR ALEYHİNE YÜRÜTÜLEN DEZENFORMASYON FAALİYETLERİNDEN BAŞLICASI, ÇARPITILMIŞ VEYA TAMAMEN UYDURMA BİLGYLERE DAYALI SAHTE BELGELER ÜRETMEKTİR; TEKNİK DEYİMLE “FABRİKATÖRLÜK” YAPMAKTIR.

FETHULLAHÇILARIN ADLİYE’YE İLK SIZMA GİRİŞİMLERİ CHP-MSP KOALİSYONU DÖNEMİNE KADAR GİTMEKTEDİR. 12 EYLÜL SONRASINDA, ADLİYE’DEKİ KADROLAŞMA ÇABALARI SONUCUNDA, YARGI MENSUPLARI ARASINDA “GÜMÜŞ YÜZÜKLÜ” OLARAK ADLANDIRILAN BİR GURUBUN GİDEREK GÜÇ KAZANDIĞI KAYDEDİLMEKTEDİR.

— EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ TARAFINDAN “EMNİYET TEŞKİLATI’NDA FETHULLAHÇI YAPILANMANIN VAR OLDUĞU”NU TESBİT EDEN BİR ARAŞTIRMA RAPORUNUN SONUÇ BÖLÜMÜ, TÜYLER ÜRPERTECEK BİR HÜKÜM İÇERİYORDU:

“ÖNLEM ALMAKTA GECİKİLDİDİ TAKDİRDE, TARİH SAYFALARI ARASINDA KALAN BABAİLER İSYANINDAN ŞEYH BEDRETTİN VE ŞEYH SAİD’E KADAR UZANAN DİN GÖRÜNÜMLÜ İSYANLARIN BELKİ DE EN CİDDİ, EN SİNSİ, EN KAPSAMLI VE EN TEHLİKELİSİ OLABİLECEĞİNE İŞARET ETMEK YANILTICI BİR TAHMİN OLMAYACAKTIR.”

FETHULLAH ÖRGÜTLENMESİ

TEPEDEKİ İSİM: FETHULLAH GÜLEN

BAŞYARDIMCI: İSMAİL BÜYÜKÇELEBİ

LATİN AMERİKA İMAMI: LATİF ERDODAN

AVRUPA İMAMI: ABDULLAH AYMAZ (İSMAİL YEDİLER)

MEDYA VE SANATÇILAR SORUMLULARI:

GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI BAŞKANI HARUN TOKAK,

GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI BAŞKAN YARDIMCISI CEMAL UŞŞAK!

ZAMAN YAZARI NEVVAL SEVİNDİ!!

ESNAF-PARA KONTROLÜ: ALİ BAYRAM

YÖK-ÜNİVERSİTELER: PROF. DR. ŞERİFALİ TEKALAN

SİYASİ PARTİLER: HÜSEYİN GÜLERCE

YAYINLAR: ALAADDİN KAYA

BÜYÜKÇELEBİ’NİN BAKANLAR KURULU

İSMAİL BÜYÜKÇELEBİ’NİN YAKIN ÇEVRESİNE AKP İÇİNDEKİ “ADAMLARI”NI ŞÖYLE ANLATTIĞI BELİRTİLİYOR:

“ABDULLAH GÜL, ABDÜLKADİR AKSU, CEMİL ÇİÇEK, HÜSEYİN ÇELİK VE MEHMET AYDIN, BAKANLAR KURULU’NDA BİZİ TEMSİL EDİYOR.”

BÜYÜKÇELEBİ’NİN SAYDIĞI İSİMLER ŞÖYLE DEĞERLENDİRİLİYOR:

“ABDULLAH GÜL’ÜN, GÜLEN’E YAKINLIĞI BİLİNİYOR.

CEMİL ÇİÇEK’İN, ‘FETHULLAH GÜLEN TÜRKİYE’YE DÖNEBİLİR’ AÇIKLAMASI!

AKSU’NUN EMNİYET İÇİNDEKİ ‘FETHULLAHÇILARA’ GÖZ YUMMASI,

DİYANET’TEN SORUMLU! DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN’IN ‘DİNLERARASI DİYALOG’CU OLMASI!

HÜSEYİN ÇELİK’İN GÖNÜLDEN ‘NURCU’ OLMASI, BÜYÜKÇELEBİ’NİN BU SÖZLERİNİ GÜÇLENDİRİYOR.

SON OLARAK HÜSEYİN ÇELİK’İN, GÜLEN’E YAKINLIĞIYLA BİLİNEN ÇALIK GRUBU’NUN 17 TEMMUZ’DA EĞİTİM KOMPLEKSİNİ AÇMASI, BU İLİŞKİLER AĞININ KANITLARINDAN.”

SONUÇ OLARAK, MİT RAPORUNDA DA BELİRTİLDİĞİ GİBİ, F.GÜLEN GURUBUNUN;

KISA VADEDE; DEVLET KADEMELERİ VE TSK BÜNYESİNDE KADROLAŞMA ÇABALARINI ARTTIRACAĞI VE AYRICA HÂLİHAZIR ÇİZGİSİNİ DEĞİŞTİRMEYEREK, UZLAŞMACI TAVIR VE UYGULAMALARINI AYNI ÇERÇEVEDE SÜRDÜRECEĞİ,

ORTA VADEDE; UZLAŞMACI VE BARIŞÇI POLİTİKASINI DEĞİŞTİREREK, UZUN VADELİ AMACI OLAN ŞERİATA DAYALI TÜRK İSLAM DEVLETİ KURULMASI İÇİN İLK GİRİŞİMLERİNİ BAŞLATABİLECEĞİ, BU MAKSATLA ALIŞILMIŞ TUTUM VE UYGULAMALARINDA, DEVLET VE TOPLUMUN KABUL EDEBİLECEĞİ DOZAJDA YOKLAMALAR YAPARAK ESAS AMACA ULAŞACAK ZAMANI BELİRLEYECEĞİ,

UZUN VADEDE; KENDİ YETİŞTİRDİĞİ MÜRİTLERLE, ÖZELLİKLE ÜST DÜZEY BÜROKRATİK MAKAMLAR DAHİL, YÖNETİMDE KESİN SÖZ SAHİBİ OLACAK ŞEKİLDE DEVLETİN TÜM ORGANLARINDA KADROLAŞABİLECEĞİ,

KADROLAŞMANIN SAĞLAYACAĞI AVANTAJLA, KENDİSİNE EN BÜYÜK ENGELİ TEŞKİL EDEN TSK’YA SIZABİLECEĞİ,

UZLAŞMACI GÖRÜNÜMLÜ POLİTİKASIYLA VE AYNI ZAMANDA SAĞLAYACAĞI DIŞ DESTEKLE TÜRKİYE’DEKİ TÜM TARİKAT VE MEZHEPLERİ EYLEM BİRLİĞİNE YÖNELTEREK, BİRLEŞTİRİCİ BİR DİNİ LİDER DURUMUNA GELEBİLECEĞİ, BU AŞAMADAN SONRA;

KENDİ PARTİSİNİ KURARAK VEYA ELE GEÇİRDİĞİ BİR SİYASİ PARTİYİ DESTEKLEYEREK, SİYASİ İKTİDARI ELE GEÇİREBİLECEĞİ VE SON AŞAMADA DA; BU GİDİŞİN ENGELLENMESİ HALİNDE, ÜLKEMİZ İÇİN VE CUMHURİYETİMİZ İÇİN İLERİYE DOĞRU DAHA BÜYÜK BİR TEHDİT VE TEHLİKE HALİNE GELEBİLECEĞİ BİLİNMELİDİR.
_________________

” Memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri Şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve Şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur! “
M.KEMAL ATATÜRK



rojin8 13.07.2007 00:16:09
fettullah    bey efendileri için kendi yoldaşları amerika ziyaretlerinde çıkan fikir ve bölünme ayrılıgının dayatdığı hezeyanlarda gazete ve dergi yazılarında okunduğu gibi merkezi yönetiminin en ileri öncüsü için ,bana bunu niye getirttiniz cia'e bunun kafasını niye kurşun sıkmadı,def edin şunu burdan diye haykırmıştır,bu vaka gazetelerle birlikte tv lerde gündem olmuştur unutmayın.yorum sizin.

Anarşist_71 13.07.2007 00:51:03
Belge isteyen arkadaşım ,onkere anlatacağına bi kere GÖSTER diyosun yani...

T.C.
ANKARA
DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI

HAZIRLIK NO :1999/420
ESAS NO : 2000/
İDDİANAME NO. : 2000/

İ D D İ A N A M E
ANKARA ( ) NOLU DEVLET GÜVENLİK
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACI : K.H.
SANIK : FETHULLAH GÜLEN: Ramis oğlu, Rabia’dan olma, 1941 doğumlu, Erzurum ili, Caferiye Mahallesi nüfusuna kayıtlı olup, halen firarda.
GIYABİ TEVKİF TAR. : 11.08.2000
S U Ç : Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak.
SUÇ TARİHİ : 1989 Yılından itibaren
DELİLLER : A) Asrın Getirdiği Tereddütler. (4 cilt,) Klasör 1,Dizi :1-4
cool İrşat Ekseni isimli kitap (Klasör 1, Dizi : 5)

C) İ’la-yı Kelimetullah veya Cihad isimli kitap (Klasör : 1,Dizi : 6)

D) Çağ ve Nesil (6 Cilt) isimli kitap (Masör : 2, Dizi : 7-12)

E) Prizma isimli kitap (3 cilt) Masör : 3, Dizi : 13-15)

F) Ölçü veya Yoldaki Işıklar (4 Cilt), Klasör 3, Dizi :16-17)

G) Hocanın Okulları isimli kitap (Klasör : 3, Dizi :18)

H) Fasıldan Fasıla isimli kitap (3 Cilt), Klasör : 4, Dizi : 19-21)

I) Küçük Dünyam isimli kitap (Klasör: 4, Dizi: 23)

J) ATV’de yayınlanan 9 numaralı kasetin çözümü, (Klasör:7 Dizi: 220)

K) NTV’de yayınlanan 10 numaralı kasetin çözümü (Klasör:7, Dizi : 221)

L) 4 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7, Dizi :216)

M) 3 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7, Dizi: 215)

N) 8 numaralı kasetin çözümü. (Klasör:10, Dizi: 708)

O) Diğer kasetlerin çözümleri. (Klasör : 7, Dizi : 213-214-217-218-219, Klasör: 10, Dizi : 653-707, Klasör : 11, Dizi:8 13, Klasör:12, Dizi : 980-1042)

P) Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Fethullah GÜLEN ve örgütü hakkındaki 21 Nisan 1999 tarihli raporu. (Klasör:5, Dizi :154-155).

R) Müşteki İsmet DEĞİRMENCİ’nin ifadesi. (Klasör : 5, Dizi: 405).

S) Emniyet Genel Müdürlüğü’nün raporu. (Klasör: 5, Dizi:128).

Ş) Maltepe Askeri Lisesi’ne sızma çalışması ile ilgili tahkikat dosyası. (Klasör: 5, Dizi: 30-78)

T) Genelkurmay Başkanlığı’nın raporu ve belgeler. (Klasör:6, Dizi :158-212)

U) Jandarma Genel Komutanlığı’nın raporu ve belgeler. (Klasör :11, Dizi 851-979).

V) Tanık Eyüp KAYAR’ın ifadesi. (Klasör:11, Dizi : 715).

Y) Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Fethullah GÜLEN’in şirketleri, okulları, dershaneleri, vakıfları ile ilgili tespitleri. (Klasör: 8, Dizi: 222-223-224-225 -226-227-229-263-264)
Z)Yurtdışındaki Nurculuk faaliyetleri ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yazısı ve ekindeki evrak. (Klasör: 9, Dizi: 274-289)

Aa) Doküman. (Klasör:10, Dizi: 335-630)

Ab) M.Emin DEĞER’in Bir Cumhuriyet Düşmanının Portresi yada Fethullah GÜLEN Hocaefendi’nin Derin Misyonu isimli kitabı. (Klasör :12, Dizi :1068)

Ac)Yeni Hayat Mecmuası’nın Haziran 1999-Ocak 1999-Şubat 1999-Eylül 1999-Şubat 2000 tarihli sayıları.(Klasör: 13)

Ad) Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın 1998 Abant Toplantısı ile ilgili doküman. (Klasör:12, Dizi :1066-1067.)
belge çok uzun bu linkten devam edin
http://www.nurettinveren.net/modules/news/article.php?storyid=40


rojin8 13.07.2007 00:57:01
ajanlık devlet iradesi için hareket edenler için söylenir.
bu adam marka cia ye bile ithamda bulunuyor yardımcısı bunu teşhir ediyor
ama adam vatanında degil,din yoldaşlarının yanında degil
onun konumunu düşün dünyanın her yanında onu lider seçmiş bir topluluk
merkezi türkiye her alana  hakim bir topluluk
yurt dışında yeni okul oluşumlarının projesiylemi ugraşıyor
bana somut bir cevap veren varsa kabul edrim.?

Anarşist_71 13.07.2007 01:33:22
Ülkenin yargı organlarına ve mahkemelerine salgılı olunması lazım Arkadaşım  M.Fetullah Gülen şimdi nerede ve neden?Yanıtını alayım? Ülkeye yarar sağlamış insanın ABD de işi ne. Boş konuşmadan belgelerle yararlı bir iş yapmış mı .ABD nin kaka bi ülke olduğunun farkında mıyız? Ki zaten DGM baş savcısı senin-benim için iddamane hazırlar mı?


Sapiens 13.07.2007 09:48:30
EE nazım hikmet,yılmaz guney,ahmet kaya  ajanmıydı diyorsunuz yani?
olaylara bakışınız fanatik ve eğitimsiz bir  futbol taraftarından farksız

deniz 13.07.2007 12:32:17
herkese ajan diyen biri hiçkimseye ajan demiyor demektir.
burdan çıkan sonuç sapiens fethullahı ejan görmek istemiyor olaiblir.

ancak fethullah bilinçli veya bilinçsiz amerikan ve diğer emperyalist politikaların oyuncağıdır.




eczacı 13.07.2007 12:53:08
bilinçsiz olur mu denizcim. insan bu kadar saf olabilir mi? gayet bilinçli yapılıyor bu ajanlık, gayet çıkar güdülerek..

rojin8 13.07.2007 12:54:10
olayların gelişimine bakış açımız fanatik cahil futbol taraftarı gibi sapiens
bize düşen ajanlık yapmak,sana düşen analizinle kimse saglıklı ilişki içerisinde yaşamaması,
düşün alan sahibi olmak gibi bir avantajın var,rakibin ajanı geliyor yaptıgı manipilasyonla
hiddetleniyorsun vahşi hayvan gibi saldırıyorsun,sence o alan ne kadar saglıklı kalabilir.

Tigris 13.07.2007 13:06:45
"Bunu okuyan Gülenci arkadaşlarımız tabiki yüksek perdeden itiraz edecek iftira attığımızı söyleyecek Gülen ve saz ekibinin Türk ve İslam için hizmet ettiğini savunacaklardır, bakalım öylemi imiş…

Birkaç ay önce yapılan bir etkinlik…

New York’un Türk okulu Brooklyn Amity School tarafından yapılan ‘Kudüs’te Gökyüzü: Yıldızlar, Haçlar ve Hilaller’ konulu illüstrasyonlar, New York Times’da haber oldu.

Gazetenin sanat eki, etkinliği “Üç İnanç, Tek Ders” başlıklı haberiyle duyurdu. Etkinlik, Yahudi okulu Hannah Senesh Community Day, Hırsitiyan mektebi Holy Name of Jesus ve Türk okulu Brooklyn Amity School tarafından ortaklaşa yapıldı… Yazar Mark Podwall’ın ‘Kudüs’te Gökyüzü: Yıldızlar, Haçlar ve Hilaller’ adlı kitabından esinlenildi.

Etkinlik projesi, Yahudi hakları koruyucusu Anti-Defamation League (ADL) tarafından desteklendi. Eserler büyük beğeni kazandı”
( Bkz. AA, 20.12.2005; www.samanyoluhaber http://www.samanyoluhaber/>.com/index.p…id=19941&sec=19 )

Tekrar ediyorum ” Etkinlik projesi, Yahudi hakları koruyucusu Anti-Defamation League (ADL) tarafından desteklendi. “

****

Zaman’dan bir başka haber “3 gündür Türkiye’de bulunan Yahudi Liderler Heyeti, Başbakan Yılmaz, Orgeneral Çevik Bir, TBMM Başkanı Çetin ve Dışişleri Bakanı Cem’den sonra Fethullah Gülen ile görüştü…

Görüşmede; Gülen’in, ABD’nin en etkili Yahudi Lobisi olan ADL’nin (Anti–Defamation League) teklifiyle hazırladığı “hoşgörü ve diyalogla ilgili kitap” da gündeme geldi.

Gülen, İngilizce olarak hazırlanan kitap üzerindeki çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu söyledi. Kitap, ADL tarafından basılarak dünyanın dört bir yanında dağıtılacak…”

(Zaman, Selçuk Gültaşlı, Diyalog çabaları devam ediyor, 10 Mart 1998).

Tekrar ediyorum.. “Gülen’in, ABD’nin en etkili Yahudi Lobisi olan ADL’nin (Anti–Defamation League) teklifiyle hazırladığı”

Sizlerinde dikkatini çekmiştir sanırım, Anti-Defamation League (ADL) nedir? kimlerdir bunlar?

Bu konuda gülen ve ekibince en güvenilir en sağlam en doğrucu kaynağa Zaman Gazetesine bakalım acaba ne imiş bu ADLstyle_emoticons/default/smile.gif)

“ABD’de Yahudi mafyası: ADL… (IMG: İngiliz Farmasonluğu’nun Yahudi kolu olan B’nai Brith’in etkisi altındaki ADL (Anti-Defamation League) 1913 yılında kurulmuştur…

ADL adeta, Amerikan mafyasının halkla ilişkiler bürosu gibidir… Kurdukları “Denizaşırı Yatırımcılar Servisi” adlı şirketle milletlerarası silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, kirli parayı aklama gibi işleri yürütmektedir…

İşgal altındaki Filistin topraklarında ve Kudüs’ün Hıristiyan ve Müslüman bölgesinde geniş arazilerin kanunsuz alım-satımının ortaya çıkarıldığı emlak skandalı da yine işin içinde ADL’nin varlığını ortaya koyuyor…
ADL, Amerika içinde FBI kanallı muhtelif operasyonlarla ilişkisini sürdürdü. FBI ise kongre tarafından suçlandığı zaman suçu daima ADL’nin üzerine attı…

ADL, tam mesai ile çalışan gizli istihbarat memurlarının bir kısmını Amerikan Hükümeti Adalet Bakanlığı’na bağlı Özel soruşturmalar Ofisi’nde (OSI), bir kısmını da İsrail otoriteleriyle Tel Aviv’de çalıştırmaktadır… İsrail Devleti kurulduğundan beri ADL, İsrail Gizli Servisi MOSSAD ile hususi ilişkilerini daima sürdürmüş, İsrail mafyasıyla da yakın bağlantılar kurmuştur… ADL-Sharon grubu ihtilaflı bölgelerde satın aldıkları evlerde militan Yahudiler’i yetiştirdiler…”

(Zaman, Yunus Altınöz, 20 Kasım 1992, s. 2)

Silah - Uyuşturucu - KaraPara - Cinayet = Nur cemaati..!!!? "


Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4 5 6 7