SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Müzik İnsanları

Konu: AC / DC

Sayfa: [ 1 ]

24.04.2006 20:51:35
AC/DC

görkemli müziğiyle olduğu kadar konserleriyle de büyük bir gruptur. Daha başlangıçta konserleri gerçek birer şov halini almıştı. Özellikle Angus'un sahnedeki çılgın hareketleri, bir zaman sonra grubun vazgeçilmez eğlencelerinin başında yer almaya başlamıştı. Onun sahnedeki çılgın hareketlerine daima yenileri eklenerek grup bugünlere geldi.

AC/DC gitarist Malcolm Young'un grubu (Amerika'dakiyle hiç bir ilgisi olmayan) The Velvet Underground dağıldıktan sonra, 1973'te Avustralya'da kuruldu. Küçük kardeşi Angus'u da eğitip yanına lead gitarist olarak aldıktan sonra grup Sidney çevresinde küçük tur ve konserler vermeye başladı. Ablası Angus'a sahnede okul kıyafetlerini giymesini önerdiğinde o sadece 15 yaşındaydı; ki bu görüntü zamanla grubun "olmazsa olmazlarından" oldu. Henüz Sidney'deyken "Can I Sit Next To You" isimli singleları, Easybeats'in eski üyesi ağabeyleri George Young ve bir kaç arkadaşının yardımıyla çıktı.

Ertesi sene grup, davulcu Phil Rudd ve basçı Mark Evans'ın da gruba katılmasıyla Melbourne'a yerleşti. Vokalist Dave Evans sahneye çıkmayı reddettiğinde, az rastlanan bir olayla, grubun şoförü Bon Scott vokalist oldu.

Scott daha önceleri Avusturyalı pop gruplarından Fraternity ve Valentines'te de davulcuydu. Ama onun grubun başarısındaki asıl payı, halka grubu vahşiler gibi tanıtması oldu. Başı polisle sık sık derde giren Scott sayesinde grup Avustralya'da büyük tepkiler almaya başladı. Müzik yaşamları boyunca, haylaz bir eğlence duygusuyla karışık, vahşi akımları desteklediler.

Grup Avustralya'da, '74 ve '75 yıllarında iki albüm piyasaya çıkardı: High Voltage ve TNT. Bu iki albümdeki şarkılarla High Voltage albümünün '76'da çıkan Amerika ve İngiltere sürümlerini oluşturuldu, grup ayrıca bu iki ülkede turnelere çıktı. "Dirty Deeds Done Dirt Cheap" yıl sonunda çıktı. 1977'nin başında Evans grubu terkederken yerini Cliff Williams aldı. Aynı yılın sonbaharında, AC/DC, onları ilk defa Amerikan listelerine girmelerini sağlayan "Let There Be Rock" albümünü çıkardı.

1978 ilkbaharında çıkan "Powerage", grubun hayranlarının iyice artmasının sağladı- bunun oluşmasında izleyicileri tek kelimeyle coşturan konser gösterilerinin de en az albüm kadar katkısı oldu. Aynı yıl, bu konser görüntüleri "If You Wany Blood, You've Got It" adıyla satışa sunuldu. Ama grubu asıl üne kavuşturan, ertesi sene gelen ve satışı ilk kez milyonu aşarak Amerika'da 17.liğe, İngiltere'de ise sekizinciliğe yükselen "Highway to Hell" oldu.

AC/DC'nin bu hızlı çıkışı 20 Şubat 1980'de Bon Scott'un, resmi raporlara göre ölümüne alkol alarak hayata veda etmesiyle darbe aldı. Mart ayında Scott'un yerine Brian Johnson geldi. Bir ay sonra grup, dağılmadıklarını müjdeleyen, sadece Amerika'da 10 milyondan fazla satan en büyük çalışmaları, Back in Black albümünü doldurdu. AC/DC, sonraki yıllarda, Amerikan listelerinde ilk sıralara yerleşen "For Those About to Rock We Salute You" ile dünyanın en geniş rock toplulukları arasında yer aldı. 1982'de Rudd da gruptan ayrıldı, onun yerini bir başka İngiliz Simon Wright aldı.

1983'teki "Flick of the Switch"in ardından, topluluğun maddi dayanakları bozulmaya başladı ancak bu kötü gidişatı 1990'larda, müzik dünyasında çok büyük ses getiren "Thunderstruck" parçasının da içinde bulunduğu "The Razor's Edge" ile tersine çevirmeyi başardılar. Bu yıllarda '70 ve '80'lerdeki kadar başarılı olamamalarına rağmen, bir kuşağın kılavuz grubu olduklarını göstermişlerdir. 1995 sonbaharında onaltıncı albümleri "Ballbreaker" çıktı. Rick Rubin tarafından çıkarılan bu albüm AC/DC'nin müzik hayatındaki belki de en olumlu eleştirileri aldı. Bu albüm Amerikan listelerine 4. sıradan girdi ve ilk altı ay içinde bir milyonu aşkın sattı.

Grup ilk günkü yaklaşımlarını koruyarak kökü rock'n'roll, hard rock ve yer yer blues'a dayanan müziğini yapmayı sürdürüyor; ısrarla. Başlangıçta iki İskoçyalı ve üç Avustralyalı dan oluşan grupta bugün Avustralyalılar yerine üç İngiliz var. AC/DC'nin bugünlere gelmesinde kuşkusuz Angus ve Malcolm Young kardeşlerin ve beklenmedik bir şekilde gruba katılan Bon Scott'un büyük payları var.

Bon Scott
İlginç Bir Hayat


Ronald Belford Scott 9 Temmuz 1946'da Young kardeşler gibi İskoçya'da doğdu. O da 1950'lerde Avustralya'ya göç etti. Okula bir türlü ısınamaması, onun hayatı sokakta aramasına ve yaşamını sürdürmek için çok sayıda işte çalışmak zorunda kalmasına sebep oldu. Efsanevi boğuk sesini içlerinde onu asıl üne kavuşturan The Valentines ve Fratenity'nin de bulunduğu çeşitli topluluklarda dinletti.

Sidney Hapisanesi'nin demir parmaklıkları arkasında, uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle zor bir dönem geçirdi. Hapisten çıktıktan sonra bir gemi şantiyesinde çalışmaya başladı. 1974'te yolları Young Kardeşler ile kesişti. Müzisyenleri konser alanına taşıyan kamyon şoförü olarak... Bon'un sesi ve kötü çocuk görüntüsünden etkilenen Young Kardeşler onu kendi şarkılarını söylerken dinlemek isterdiler. Böylece Bon, Dave Evans'ın yerini aldı.

Bu renkli kişi her şeyi olduğu gibi yani argoyla söyler. Angus diyor ki: "Bon'a rastladığımda, İngilizce konuşmuyordu, ama cümleleri gümbür gümbür 'fuck'larla doldurarak daha çekici hale getiriyordu." O günden itibaren Bon, AC/DC'nin en büyük ilahilerini yazmaya başlar: "She's Got the Balls", "T.N.T", "Highway to Hell", "Let There Be Rock"... Bu birinci sınıf şarkıcı, onu cehenneme götürecek en büyük sözünü, "Seks, Uyuşturucu ve Rock'n'Roll"u izleyerek sağlığını delice harcayacaktır.

Onun ölümü grup için büyük bir kayıp olur. Angus, "Sanki ailemizden birini kaybettik" derken, Bernie Bonvoisin ise, "Rock büyük bir şarkıcıyı kaybetti. Biz ise bir dostu" der. Bon AC/DC ile 7 albüm yaptı. Bir rock yıldızı olan bir sokak çocuğunun yaşama duyduğu öfkeyi dile getiren 7 isyan çığlığı...


Kaynak: http://www.ayyas.com/biyografiler/669-ac-dc/

24.04.2006 22:25:11
son of bitch den başlar tnt ye kadar uzar... sifir (3)

işte tnt nin sözleri

See me ride out of the sunset
On your colour TV screen
Out for all that I can get
If you know what I mean
Women to the left of me
And women to the right
Ain't got no gun
Ain't got no knife
But don't you start no fight
 
CHORUS:
'Cause I'm T.N.T. I'm dynamite
T.N.T. and I'll win the fight
T.N.T. I'm a power load
T.N.T. watch me explode
 
I'm dirty, mean and mighty unclean
I'm a wanted man
Public enemy number one
Understand
So lock up your daughter
Lock up your wife
Lock up your back door
And run for your life
The man is back in town
Don't you mess me 'round
 
CHORUS
T.N.T. Oi, oi, oi
T.N.T. Oi, oi, oi
T.N.T. Oi, oi, oi
T.N.T. Oi, oi, oi
T.N.T. Oi
I'm dynamite (oi, oi)
T.N.T. Oi,
And I'll win the fight,
T.N.T.
I'm a power load
T.N.T.
Watch me explode!
   

25.04.2006 17:29:20
hani elektrik adaptörlerinin üzerinde
yazıyor ya, ACC + - falan.. ona benziyor isimleri..

26.04.2006 20:11:18
Alternating Circuit, Direct Circuit
Yani dalgalı akım ve direk akım demek..

ixchel 12.06.2006 21:39:41
gerçek anlamda rock yapan bi kurumdur sanki! şahsen severek dinlemekteyimdir ama itiraf da etmeliyim ki çok az parçasını bilirim nedense bi geri planda kalmışlıkları var zamanlarına göre, yoksa bana mı ööle gelmekte pek irdeleyemicem. playlistimin naçizane eserlerinden olan "highway to hell" bu monsterlara aittir.

Sapiens 26.01.2007 20:29:37
AC dc hiç bir zaman geri planda kalmamıştır amerikalı olmadığı halde amerikadada çok satn gruplardandır
düşünün Robbie williams ın albümleri amerikada basılmıyor bile (baıslanlardanda kar edilmiyro)

asya 26.01.2007 20:35:16
vah zavallı ben, sapiens'i görünce AC/DC ne ola ki? düşüncesiyle konuya daldım ve bir kez daha cahilliğim yüzümde bir şamar gibi patladı.


Sapiens 26.01.2007 21:05:28
? sayın hayyam özür dilerim yine ne kabahat işledim

asya 26.01.2007 21:49:30
Pardon?

Yazdığımın sizinle ne ilgisi var beyefendi?
Benimki sadece bir itiraftı.

Hem ben sizi daha önce eleştirdim mi ki böyle yazıp beni üzüyorsunuz!

Sapiens 26.01.2007 21:57:13
(c; yahu sayın bayım (hatta dostum diyecektim çekindim) latife ediyroum benim zevzek biri olduğumu hala farkedemsiniz mi yoksa kibarlığınzıdan mı yakıştıramıyorusnuz bize o davranışı


özür dileirm

kiya 27.01.2007 01:00:07
neden rocker olamadım aceba, düşünüyorum da şimdi, herşeyim var idi, neden aceba, ace/dece ba ba ba?..

data_grrr 27.01.2007 19:08:08
rockercı olmuştum zamanıyla.. rocker olmayı ise sonradan öğrendim.. olunamadığını ise baya sonra..

ac/dc: ya bazı gruplar vardır sevmek zorunda hissettirir kendini(kitlesi mi büyük olduğunda ya da saygı mı duyulduğundan bilmiom artık)..  ama bi türlü sevemen.. napim yani her poku dinliorum ama açıp da dinlemiyorum ac/dc.. şimdi açsam belki severim ama açamıyorum.. hastalık gbi..tamamen kurgu da olsa haksızlık etmişim gbi bir his peşimi bırakmıyor yani.. güzel tarafı hiç izlemediim filmler, okumadığım kitaplar, dinlemediğim müzikler kervanına katılması.. yani onun orada aslında çekici bir şey olduğunu biliyorum ama dokunmuyorum..sigara gibi..


Sayfa: [ 1 ]