|
||
| MİLLİYET GAZETESİ - 18/04/2006 Bir tokattan ne çıkar! Hükümet, aile içi şiddeti yeniden 'şikâyete bağlı suç' kapsamına alıyor. Gerekçe ise, "Bir tokat atılması halinde dahi soruşturma açılması." Kadın dernekleri yeni düzenlemeye tepki gösterdi Mevcut yasa ne diyor? Mevcut Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinde şiddeti cezalandıran hüküm şöyle: "Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığını ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Yasa, kasten yaralama suçunun "üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe" karşı işlenmesi halinde "Şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır" hükmünü de öngörüyor. Şikâyet şartı aranıyor Hazırlanan tasarıyla bu hüküm değiştiriliyor. Tasarının 156. maddesine göre, kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi halinde şikâyet şartı aranacak. Kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi halinde öngörülen ceza miktarı da düşürülüyor. Mevcut yasada bir yıldan üç yıla kadar olan cezanın "yarısı oranında artırılması" hükmü varken tasarıda "üçte bir oranında artırılır" deniyor. Maddenin değişiklik gerekçesinde şöyle denildi: Tokada bile müdahale "Aile bireylerine karşı işlenen kasten yaralama suçunun, ağırlığına bakılmaksızın, resen yani şikâyet aranmaksızın soruşturulabilir bir suç haline getirilmesi, örneğin bir tokat atılması halinde dahi aile bireyleri arasındaki ilişkiye hukuk adına müdahil olmayı gerektirmektedir. Bunun doğurabileceği sakıncalar göz önünde bulundurularak TCK'nın 86. maddenin üçüncü fıkrasında yapılan işbu değişiklikle, aile bireylerinden birinin diğerine karşı işlemiş bulunduğu kasten yaralama suçundan dolayı, ancak şikâyet üzerine soruşturma ve kovuşturma yapılabilecektir." KADIN DERNEKLERİ AYAKTA Sema Kendirci (Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı, Avukat): Şiddete engel olacağı konusunda nutuklar atan iktidar, şiddeti özellikle aile içinde kategorize etmek istiyor. Bir tokatta dahi şikâyete konu edilebileceğinin endişesini taşıyıp ancak yaralamada gündeme getirmek istiyorlar. Bu ne kadar samimiyetsiz, ikiyüzlü bir tutumdur. Ceza Yasası'nı yaptıklarında da Avrupa'ya övündüler. Bu neye uyumdur? "Bir tokat atmak" o kadar doğal karşılanıyor. Bari doğrudan şunu desinler; "Tokattan yaralamaya kadar bildiğimizi yapalım, kadın da sıkıysa şikâyet etsin!" |
||
|
||
| Yaw Taner Abi, karı-koca arasında hukukun ne işi var. Hem kocalar hem sever, hem döver... o kadar...
|
||
|
||
| eşini döven insan nüspettelerinin aslında birer korkak oldugunu söyleyebilirim dışarda millete söz geçiremez kavga edemez eve gelip acısını eşinden çıkarır aslında bu acizliktir kadının da bu konuda teşfik becerisi göz ardı edilmemeli bence ama herne sebeple olursa olsun bunun adı acizliktir korkaklıktır........ |
||
|
||
Dayak konusunu aşmanın tek yolu ev içinde deli-veli oyunu oynamak, eşlerden biri "deli" modundaysa diğeri "veli" olacak, başka çare yok. Ama en kötüsü şu, beklenmeyen ya da ummadığın anda gelen darbeler... işin içinden çıkmak çok zor, ama bu arada bir arkadaş bana bir akıl verdi, onu deneyeceğim şimdi, gece yastığı bastır adamın kafasına dedi, uzun sürmüyormuş, temiz iş walla... Bu arada arkadaşın kaç leşi var onu sormayı unutmuşum...
|
||
|
||
| iyi fikir aslında yaw.. de yok yok olmaz yenisi çok pahalı.... bize uymaz..... |
||
|
||
Bence bir maliyet hesabı yap, bir daha düşün...
|
||
|
||
| gelen gideni aratırmış.. hani hem huyuna suyuna alıştık sırf maliyet olsa neyse gönül bu herkeze emanet edilemiyor... |
||
|
||
| Aslında konu göründüğünden daha karmaşık. Bu konuda genelde Kemal Sunal'ın başrolünü üstlendiği, Zeki Ökten'in yönetmenliğini yaptığı Kapıcılar Kralı filmini örnek olarak gösteririm. Apartmanda bir adam karısını döver, kadın çığlık çığlığa "yetişin kocam beni dövüyor, öldürüyor " şeklinde feryat figan. Ap. erkekleri kapıya dayanıp kırıyorlar ve kadını adamın elinden kurtarıyorlar, kadından da teşekkür beklerken kadın şöyle diyor, " Siz ne karışıyorsunuz karı koca kavgasına, kocam değil mi hem sever hem döver". Adamlar araya girdiklerine pişman olup evlerine dönerler. Bu konuda yorum yapmak gerçekten kolay değil. |
||