|
||
| İSLAM DİNİ FELSEFE MiDİR? Ben burda materyalistlerin islama bakış açısına bakmak istiyorum. Materyalizmde , felsefenin tanımı şöyledir: 1.Düşüncecilik 3.Bilinemezciliktir. 2.Materyalizm İşte materyalistler bu yoldan çıkarak dinleri düşüncecilik yani idealizmin içinde sayarlar , Güya bu düşünceciliği çürütmekle dinleri de çürüttüklerini söyler dururlar..Hiç sordumuzmu ki , materyalistler neden idealzimi hedef almışlar? Cevap vereceğiz onlara ki ; İdealizm materyalizmin zıddı da ondan..Bundandır ki , onlara göre , materyalizm dinlere karşı olduğundan , islamıda aynı idealzmin kefesine korlar.. Bol bol tüküresim geliyor mantık kefelerini ihlal eden şöyle bir Akla.. Oysa , bu sınıflandırma hem yanlış, hem de kötü bir niyet ürünüdür.İnsafla akılla hiç uzaktan yakından alakası yoktur.. Nasılmı? Onlarında bildikleri gibi , aslını , esasını , özünü kaybetmiş dinlere , insancıl düşünceler demek olan felsefelere hiçbir biçimde benzemeyen islam ,kesinlikle ayrı bir kategoride ele alınmalıdır. Zira yukardada dediğimiz gibi materyalizmin zıddı idealizmdir, şu halde islamla idealizm aynı şeydir demekle neye göre akıl yürütülecektir? Buna cevap veremeyecekerdir..Bu tür bir yaklaşım ve kavramın akıl yürütme ile hiçbir hakikatı yoktur olamaz.. Tamam doğrudur ki , idealizmde tanrı inancı olsun ! belkide vardır, ancak bu yüzden de onu, materyalizm gibi tamamen inkarcı , buz gibi soğuk bir felsefeyle bir tutamamız mümkün olurmu ? ama biliriz ki, sonuçta o felsefedende ileri gidemez..Fakat islamiyetle hiç alakası yoktur... Zira Kur-anı Kerimde (esmaül husna) güzel isimleri ve benzersiz sıfatlarıyla tanıtılan Allah Teala ile, bu filozofların sınırlı zihinlerinin ürünü olan bir ilahın aynı varlık olmadığı açıktır. Şu bir gerçektir ki , islamiyetin alema bakış açısı hiçbir felsefeyle kıyaslanamayacak derecede beri ve özgün dür.Çünkü islamiyet her bir meselede olduğu gibi mevcutlar konusunda da ne ifrat-ı ve nede tefrit-i murad etmiştir .Bu denli çirkinliği red etmekle müstakim yolu yani vasat-ı göstermiştir..bundan dı ki peygamberimiz beni şu ayet ihtiyarlaştırdı demektedir.(Dostoğru emrolunduğun gibi ol ) ila ahir ...... Evet biz diyoruz ki madde vardır, nesneler vardır, dış lemde görünenler bir hayal, bir rüya , veya bir vehimden ibaret değildir, bunlar kendiliğindende değildir, raslantılarla bu açıklamanaz..Ancak bütün iç ve dış alem Allahın yaratmasıyladır. Çünkü Allah vacib yani varlıktır, ezeli ve ebedidir, varlığı kendindendir, bir başkasına ihtiyacı olmakla , veyahut başka bir şeyin etkisiyle var olmamıştır. Nesneler, ve şeyler ise mümkin varlıklardır, Allahın yaratmasıyla var olmuşlardır, ama hayal ve vehim değillerdir. Biz bunların varlıklarını vacip yani ezeli varlıga kıyaslamamız , tıpkı bir gölğeden bahiz etmemiz gibidir ..fakat yinede dış alemdeki gerçekleri görmeden gelemeyiz... Bu gördüğümüz varlılar yokluk karanlığından vucut sahrasına getirilmiş , ve zamanın ipine bağlanmış yeri ve makanı olmasıyla sabitleştirilmiş , bunlar Allahın Kayyum isminin tecellisinin zıllı ile mümkündür . yeryüzünde hiçbir kitap yoktur ki yazarını göstermesin !! Peki nasıl olurda şu alem dediğimiz büyük kitap, ustasız yazarsız olsun ?Asla bu mümkün olurmu hiç?. Şimdi şu soruyu sormak gerekiyor materyalislere ; Acaba İSLAM , maddeyi tanrılaştıran materyalizm felsefesine , ve dışımızdaki varlıklar insanın fantazisidir diyen idealizme benzemediği yeterince açık değil midir ? Eğer mantık ölçümü ve insafı elden yere bırakmassan cevap ver. |
||