|
||
| Milletin kendisini temsil edecek vekili,bakanı ve başbakanı seçerken neden böyle hoyratça ve akılsızca davrandığını çözmek isterdim.Seçilecek kişilerin türlü yalanları ile milletin gözünü boyama çabaları neden hep başarılı oluyor bunuda araştırmak lazım.Neden hep kazanan vekillerimiz olurken bizler kaybetmek zorunda bırakılıyoruz.Bazılarımız şu anda ülkemiz da bulunan siyasi partilerin başa geçtiklerinde kendilerine yararlı işler yapamayacaklarını öne sürerek oy kullanmaktan kaçınırken,bazılarımız ise sadece oy kullandım demek için oy kullanıyorlar sonuçta hem bizim hemde geleceğimizdeki insanlar için birşeyler yapmak zorundayız.Geçmiştekilerin bizler için bir şeyler yapmamış olduğu mazeretine sığınmadan bizim birşeyler yapmamız lazım bunun üzerinde çalışmamız lazım ki bizler yani burada toplanmış insanlar bu sorunun üstesinden kalkabilmeliyiz.Yeni yapılanmanın ne üzerine olması gerektiğinin tartışılması yapılmalıdır.Bu sorunun nasıl çözüleceğinin pratikte uygulamasından sonra ki bölüm yani uygulama bölümü bizler için en zor bölüm olacaktır buradaki genç beyinler bu zorlu mücadeleden zafer ile çıkacak iradeye sahiptirler.Ki bu uygulamalarımız sadece pratikte kaldığı sürece önümüze her zaman daha büyük engeller çıkacaktır...Artık var olan düzenin değişmesi şarttır arkadaşlar..Bu düzenin bu şekilde ilerlemeyeceği görülmüşütr ismine cumhuriyet denilen bu düzen 80 yıldır denenmesine rağmen halkı refah düzeyine eriştirememiştir..halkın refah düzeyine erişmesini beklemekten sıkıldım arkadaşlar artık bu işi bizizm yapmamız gerekmektedir.Artık boş duramayız geleceğimiz tehlike altına girmeye başladı.Artık halkın bu düzenin değiştirlmesine ihtiyacı vardır...Bu değişecek olan düzen ve yeni gelicek düzen ..... İşte arkadaşlar bu ikisi hakkındaki yorumlarınızı düşüncelerinizi bekliyorum.... Wicked 18.04.2006/15:20 |
||
|
||
| her millet layık olduğu idare ile idare edilir yani olduğunuz gibi idare olunursunuz sizi yönetenler hükümetler sizin amellerinizden olmuştur hükümetler topluluğu idarede zulüm ve adil meselelerinde bireylerin mesleğine tabidir bireyler zalim olursa hükümetlerde hüküm verenlerde zalim olur bireyler adil olursa hükümetlerde adil olur fertler kendilerini ıslah etmedikçe hiç kimsenin kimseye bir şey demeye hakkı yoktur kendini muhasebeye çekmedin mi konuşma hakkın yok |
||
|
||
| dimi, mesela türkler avrupada, çingene muamelesi görüyor... çünkü hak ediyorlar.. hırsızlık onlarda, üç kağıt onlarda, yada 3.sınıf vatandaş olarak görülüyor.... çünkü hak ediyorlar hak.. düşünmüyor ve eylem yapmıyorlar... ne dayatırsan, ona eyvallah diyorlar... |
||
|
||
| peki dostlar bizlerin bu imajı yıkmak için hiçbir girişimimiz olamayacakmı? yıllardan beri süre gelen bu aşağılanma duygusuna alışık yaşamaya devam mı edeceğiz? yoksa buna karşı koyabilecek bir güç yaratabilecekmiyiz? bana bunu söyleyin yeter... |
||
|
||
| İnsanların kendilerini yönetecek kişiyi seçmeleri bireysel bilincin gelişimi ve aklın kullanımını sağlayacak bilimsel bilginin düzeyiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu durum aynı zamanda demokratik yöntemin kullanımı ile açıklanabilirse de, gerçekte bireysel bilincin gelişim süreci uzun ve yorucu bir dönemi ifade eder. İşin özünde, demokrasi düşüncesinin somut bir kavram olarak algılanamaması ve yararlarının ne olduğunun bilinememesi yatıyor. İnsanların demokrasiye gereksinim duymaları için yukarıda DK tarafından dile getirilen noktaya gelmiş olması gerekiyor. Yani artık bir şeylerin değiştirilmesi gerektiği düşüncesinin tüm topluma yayılarak bir zorunluluk haline gelmesi. Ancak bu sürecin bizim ülkemizde henüz başlamadığını, değişimi isteyenlerin bir avuç aydın ya da entelektüel olduğu gibi karamsar görüşe sahibim. Teorik olarak düzelme isteğinin tabandan tavana doğru gitmesi ve toplumun, kendisini yönetecek kişilerin dürüst ve namuslu olması gibi niteliklerinin öne çıkarılmasını sağlaması gerekiyor. Ancak seçim, kendisine çıkar sağlayanı seçme noktasında tıkandığı için, bir yemek parası, ya da küçük bir çıkar karşılığı oy'unu satan kişi, daha sonra seçilen kişinin hırsız, dolandırıcı olmasıyla da ilgilenmiyor ve şöyle düşünüyor; "kim gelse çalacaktı, ben kendi çıkarıma uyanı seçtim". Bir parti içinde demokrasiyi savunduğunuzda da aynı düşünceler sizin yalnız kalmanızı sağlıyor ve sonuçta demokrasinin gereksiz olduğuna karar veriyorlar. Ancak ne zaman birileri gelip seçimle başkan olmuş birini zorla alaşağı ediyor, o zaman demokrasinin gerekli olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Burada yazı yazanlar bu konuda bir noktaya gelmiş olsa bile tüm toplumun bu düzeyi yakalamasını beklemek gerekecek diye düşünüyorum. |
||
|
||
| Bu düzeyi beklemek yerine bu düzeye ulaşacak fikirleri üretmek için ne yapmak lazım ilk bunu düşünerek yola çıksak diyorum korkmadan yılmadan...Bu düzeye ulaşacak bir toplum bilincine uygun değilmişiz etkisini yıkmamız gerekiyor ve burada herkese büyük görevler düşüyor ki bu görevleri sonuna kadar götürebilecek bireylerin bulunması ile işe başlanabilir...Diye düşünüyorum ben... | ||
|
||
| ya Zrdüşt yinede dünyda en efendi en temiz biziz beee sen türkler hakkında yapılan propagandalara pek kulak asma telkin edilmiş biz şöyleyiz böyleyiz diyeee yahu şu halimzile bile dünyanın en iyi en temizlerindeniz beee Dünyadan neler var neler öyle değil mi sen kendinü pek küçük mü zannediyorsun |
||
|
||
peki dostlar bizlerin bu imajı yıkmak için hiçbir girişimimiz olamayacakmı? yıllardan beri süre gelen bu aşağılanma duygusuna alışık yaşamaya devam mı edeceğiz? yoksa buna karşı koyabilecek bir güç yaratabilecekmiyiz? bana bunu söyleyin yeter... - zor abi ya, içimizde var tembellik, içimizde var sahtekarlık, içimizde var kolay yoldan para kazanmak.... vergi kaçırmak, insanları kullanmak vs vs....... nasıl değiştirebilirsin_? devletin zor kullanması gerek bazı konularda... |
||
|
||
| zaten başımıza ne geldiyse devlet halleder psikolojisinden geldiya zerdüst devletten ten yıllar yılı bekledik sonuç hep aynı evet haklısın biraz tembel bir milletiz aklımız sadece dediklerine eriyor ama ... işte bu nu yıkmak lazım artık devletin yapacak hiç bir şeyi kalmamış devlet yapabileceği her şeyi yapmış düzeltmek bizim elimizde yapabilirsek bizler düşünen toplum yapabilir bu işi düşünen toplum .... |
||
|
||
| SAYIN D..K, "Cumhuriyet denen bu duzen 80 yildir denenmesine ragmen refah duzeyine eristirememistir..." demissiniz bunu aciklarmisiniz.ne demek istediginizi ben anlamadim. | ||
|
||
| cumhuriyet düzenine cumhuriyet kanlısı bir başbakan ve vekilleri seçtik..ne bekliyorki sAYIN D.K? NASIL YÖNETİLMELİYİZ? 80 YILLIK CUMHURİYET YETER BİZE HADİ BİRAZDA İRTİCA İLE Mİ YÖNETİLELİM DİYOR ACABA? UFFF..BAZEN BURDAKİ YAZILAR ŞAŞIRTIYOR BENİ.. |
||
|
||
| kavramlara takılmamak gerek demokrasiye en iyi yönetim biçimi diye bakmamak gerek sonuçta tarihte yine halkın seçtiği bir hitler virüsü var eğer maksat; özgürlüğü hak-adalet gözeterek dünya insanlarına yaymaksa en iyi yönetim biçimi demokrasi değildir elbet sonuçta meclislerde savaş açılsın mı açılmasın mı diye oylamalar yapılabiliyor cumhuriyet halkın kendi kendisini yönetmesidir tek yöntem demokrasi ile sonuçta 99 kişinin 1 kişiyi yok sayması meşru sayılabilir eeee ne uzatıyon? yaw bence fantazi haller kuşağını değil de, dünya şartlarını göz önüne alarak değerlendirdiğimizde, elimizdekinin kıymetini bilelim.. cumhuriyet kendisine garezi olanları dahi iktidara getirecek kadar anarşist bir sistemdir.. şekil bir tayyip. ya da USA etkisi diyelim biz buna aman be ne dersen de.. |
||
|
||
| Cumhuriyet denen bu duzen 80 yildir denenmesine ragmen refah duzeyine eristirememistir..." bu demektırkı bu günkü cumhuriyet anlayışının değişmesi gerektiği dir...yani su andaki ulke yonetıcılerı cumhuriyeti kendı cıkarları dogrultusunda kullanmıslardır bu da sadece adı cumhuriyet olan bir düzendir..içi cumhuriyet olan bir düzen değildir anlamına gelir... |
||