|
||
| Arkadaşlar bir tartışma konusunun başlığı olamayacak kadar geniş bir kavram olan hukuk felsefesini başlıklar ve sorular halinde yazmayı düşündüm. Üzerinde konuşarak seçim yapma şansımız olabilir, aşağıdaki başlıklar ve soruları sizin de düşünmenizi rica ediyorum. Tartışma Konuları: 1/Hukukun, hukuk felsefesinin kaynağı nedir? 2/ Hukuk felsefesinin tarihsel arka planını oluşturan düşünceler, eğilimler nelerdir? 3/Hukuk ve etik arasındaki ilişki nasıl şekillenir? 4/ Hukukun üstünlüğü ilkesinin ve hukuk ile özgürlük/eşitlik ilişkisinin zeminini oluşturan yapının kaynağı nedir? Hukuk devleti nasıl anlaşılmalıdır? 5/Hukuk ve demokrasi ilişkisi nedir? 6/ Hukuk ve kamusal alan arasındaki ilişki felsefi bağlamda nasıl temellendirilebilir? 7/ Hukuk ile siyaset, etik, medya ilişkileri nasıl kurulabilir? 8/ Sivil itaatsizlik nedir? |
||
|
||
Aslında bu başlıklar için de beni en çok ilgilendiren "sivil itaatsizlik" konusu, bugünlerde ben de bununla ilgili bir konu açmayı düşünüyordum. Eğer arkadaşlar bunu istemezlerse, benim tercihim 3. ve 4. şıklar olur. |
||
|
||
| neden hepsi olmasın.. | ||
|
||
| Ben yanlış mı anladım diye düşünüyorum şimdi? Torq, haftanın tartışma konusu olarak mı bunları sıraladın, yoksa bağımsız olarak hukuk felsefesini mi bu başlık altında konuşacağız. |
||
|
||
| Aslında deniz hukuk felsefesini tartışmak istedi ama ben bu kadar geniş ve zor bir konunun tartışma sıkıntılarından söz edince, başka bir alt başlık olabileceğini düşündük. Bu başlıkları sıralamamın nedeni içlerinden biri ya da ikisini seçme konusunda düşüncelerinizi almaktı. Anladığım kadarıyla henüz bir ortak görüş ortaya çıkmamış. Ama adnan'a bu işin zor olacağını söylemek isterim, çünkü her bir başlığın bile bir tartışma konusu olarak bitirilmesi kolay değil. Toplam iki üç saatte bir konuyu irdeleyebirsek ne mutlu bize. Belki genel bir açılış yapıp sonra bir konuda tartışmaya devam edebiliriz. | ||
|
||
| buarada hakkatten sivil itaatsizlik ne? kastedilen ne yani? 1,2,3,4 den birini seçelim bence tartışmak için digerlerinin hepsinide forumda ayrı başlıklar olarak inceleyelim.. |
||
|
||
Benim kastettiğim pasif direniş idi. Gandi'den falan bahsedecektim... |
||
|
||
Aslında deniz hukuk felsefesini tartışmak istedi ama ben bu kadar geniş ve zor bir konunun tartışma sıkıntılarından söz edince, başka bir alt başlık olabileceğini düşündük. Bu başlıkları sıralamamın nedeni içlerinden biri ya da ikisini seçme konusunda düşüncelerinizi almaktı. Anladığım kadarıyla henüz bir ortak görüş ortaya çıkmamış. Ama adnan'a bu işin zor olacağını söylemek isterim, çünkü her bir başlığın bile bir tartışma konusu olarak bitirilmesi kolay değil. Toplam iki üç saatte bir konuyu irdeleyebirsek ne mutlu bize. Belki genel bir açılış yapıp sonra bir konuda tartışmaya devam edebiliriz. bu saydıgın konuların forumda açılacak başlıklar olarak düşündüm.. pazar tartışacagınız konu bu ise hem ön çalışma olur hemde katılıma göre seçebilirsiniz bence bu konuları hukuk felsefesinde aç.. |
||
|
||
| çok ilginç konular var.. Alıntı 1/Hukukun, hukuk felsefesinin kaynağı nedir? bunu merak ettim mesela ?? |
||
|
||
| Hukukun Tanımı 1) Amaçsal/normatif, 2) İşlevsel, olmak üzere iki yönden tanımlamak mümkündür. 1) Amaçsal/normatif yönüyle hukuk; toplumsal düzenin sağlanması amacı doğrultusunda, bireylerin birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen bir normlar bütünü olarak karşımıza çıkar: Bu normlar bütünü de; çoğunlukla ve özellikle Batı hukuk geleneğinde, kendisine kaynâklık eden bir üst-hukuk olarak "doğal hukuk" zeminine bağlıdır. 2) İşlevsel yönüyle hukuk; kendilerine uyulmadığı takdirde devletin koyduğu yasalara (pozitif hukuk yasaları) dayalı olarak yine devletin zorlayıcı eliyle gerçekleştirilen yaptırımlara yol açan, düzenleyici kurallar topluluğu (pozitif hukuk kuralları) olarak da anlaşılabilir. Ahlâk ve Hukukun Ortak ve Farklı Yönleri: 1) Her ikisi de ancak, insanların birlikte yaşamalarındaki zorunluluğun bir sonucu olarak oluşan toplumsal yaşam içerisinde varoluş bulabilirler. Ahlâk ve hukuk, herşeyden önce, herkesin istediğini yaptığı yerde ortayâ çıkacak olan kaosu önlemek gibi bir prâtik zorunluluğun ürünleridir; 2) Her ikisi de bir kurallar bütünü olarak karşımıza çıkarlar; 3) Her ikisi de dayandıkları ilkelerin niteliği bakımından normatiftirler; bu demektirki bir "olması gereken" tasarımından hareketle oluşur veya oluşturulurlar; 4) Birer toplumsal fenomen olarak, her ikisi de tarih içerisinde değişebilirlik özelliği taşırlar. Ahlâk ve hukuk, çağdan çağa,, kültürden kültüre değişikliğe uğradıkları gibi, aynı çağ veya kültür içerisinde de değişikliğe uğrarlar. Bu nedenle ahlâk ve hukuktan birer toplumsal/tarihsel fenomen olarak söz etmek gerektiğinde, onları çoğul olarak kullanmak, "ahlâklâr" ve "hukuklar"dan söz etmek uygun olur. İki alan arasındaki temel ayrım da şöyle belirtilebilir: Ahlâk kuralları kişilerin ve grupların ortak yaşayışlarında benimsenmiş ve örf, âdet, teâmül, gelenek, görenek yoluyla olduğu kadar, bunlara göre sınırlı kalsa da, bireysel irade, seçim ve tercih yoluyla da kurumlaşmış olan kurallardır. Bu kurallara aykırı davranışlar, ancak ayıplama ve kınama, gruptan dışlama gibi tepkilere yol açabilir. Buna karşılık hukuk kuralları kişilerin birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini genel olarak düzenlerler ve bu kurallara aykırı davranışlar, devletin yaptırımına ve zor kullanımına yol açar. Hukukun olduğu yerde devlet (veya bazı komünal topluluklarda olduğu gibi, devletin işlevini ikâme eden bir yaptırımcı grup) vardır. Hukuk kurallarını ahlâk kurallarından ayıran en önemli yön, hukuk kurallarının devlet (veya yaptırımcı grup) gücüyle sağlanmış bir yaptırımının bulunmasıdır. Hukuk felsefesi; 1) Pratikte bir hukuklar çokluğu hâlinde karşımıza çıkan hukuk fenomenini ve özellikle mevcut ve yürürlükteki hukuk kurallarını yani pozitif hukuk kurallarını tanımlayıcı, irdeleyici, çözümleyici bir tutumla ele alırken; 2)Öbür yandan bu pozitif hukuk kurallarının en üst ve değişmez olduklarına inanılan veya zaten öyle oldukları düşünülen ilkeler, evrensel hukuk ilkeleri denilen ilkeler bakımından bir değerlendirmesini yapar ve tekil hukukların sınanmasını ve denetlenmesini sağlayacak evrensel ölçütler bulmaya, tüm insanlar için ortak bir üst-hukuk geliştirmeye çalışır Özellikle bu ikinci ve en üst derecede normatif yönüyle hukuk felsefesi, evrensel olduğuna inanılan temel kural ve normlara dayalı olarak "eşitlik", "özgürlük" ve özellikle "adalet", "hak" , kavramlarını tanımlamaya çalışır. Bu nedenle normatif hukuk felsefesi, çoğunlukla doğal hukuk öğretilerinin alanı olarak da karşımıza çıkar. Arkadaşlar yukarıda başlıkları açmaya çalıştığım konulardan birini seçelim ama benim tercihim sizin isteğiniz doğrultusunda olması. Bu akşama kadar mesajlarınızı bekliyorum. Gece 12 den sonra kesin karar verilecektir. Yazıların kaynağı Felsefe Tartışmaları – 21.Kitap Ağustos -2000 Doğan Özlem |
||
|
||
Torq, ben yukarıda saydığın konulara baktım da bunlar sanki hukukçularla konuşulması gereken konular gibime geliyor, biz burda sokak felsefesi yapıyoduk galiba. ![]() Belki bana biraz yabancı bilemiyorum tabi, neyse Allah'tan yöneticimiz bir hukukçu olacak, toparlarsın artık sen. Ben tercihimi yineliyorum ilk önce hukuktan ayrı gibi algılansa da aslında tamamen birbirine geçmiş durumda olan "sivil itaatsizlik" derim. Diğer şıkların hepsine aynı uzaklıktayım, epey uzağım bu arada ama. |
||
|
||
Hukuk felsefesi; 1) Pratikte bir hukuklar çokluğu hâlinde karşımıza çıkan hukuk fenomenini ve özellikle mevcut ve yürürlükteki hukuk kurallarını yani pozitif hukuk kurallarını tanımlayıcı, irdeleyici, çözümleyici bir tutumla ele alırken; 2)Öbür yandan bu pozitif hukuk kurallarının en üst ve değişmez olduklarına inanılan veya zaten öyle oldukları düşünülen ilkeler, evrensel hukuk ilkeleri denilen ilkeler bakımından bir değerlendirmesini yapar ve tekil hukukların sınanmasını ve denetlenmesini sağlayacak evrensel ölçütler bulmaya, tüm insanlar için ortak bir üst-hukuk geliştirmeye çalışır Özellikle bu ikinci ve en üst derecede normatif yönüyle hukuk felsefesi, evrensel olduğuna inanılan temel kural ve normlara dayalı olarak "eşitlik", "özgürlük" ve özellikle "adalet", "hak" , kavramlarını tanımlamaya çalışır. Bu nedenle normatif hukuk felsefesi, çoğunlukla doğal hukuk öğretilerinin alanı olarak da karşımıza çıkar. - FELSEFENİN HERŞEYİN BAŞI OLDUĞUNU KABUL EDERSEK, BU TANIM DOĞRU HUKUK FELSEFESİ... ama normalde hukuk felsefesi diye bir şeyi ilk kez duyuyorum.. |
||