|
||
Hayat Boyu Flört çalışma arkadaşlarımıza sağlıklı evlilikler ile ilgili yaptığım bir sunumda faydalandığım bir kitaptır. Aramızdaki evli arkadaşlara ya da yeni ilişkilere yelken açmaya hazırlananlar varsa faydalanılır belki diye bazı notlarımı yazacağım sizlere... *Onaylayan, benimseyen ve cesaretlendiren bir eşin gücü, en sıradan kişiyi dahi şampiyon yapabilir. Bir gün bir belediye başkanı eşi ile birlikte bir fabrikayı ziyaret eder, kadının yanına bir işçi yaklaşır ve "beni tanıdın mı" der, eski flörtüdür. Evde başkan karısına "bak onunla evlenseydin, şimdi bir işçinin eşi olacaktın" der, karısı ise "hayır, o bir belediye başkanı olacaktı sadece" diye cevap verir. ![]() *Eşinizin amigosu olun. Bir futbol takımında kendi sahasında oynamak nasıl kesin bir avantaj sağlıyorsa, eşinizin her zaman sizin tarafınızda olduğunuzu hissetmek aynı kesin güveni verecektir. *Socrates; Ne olursa olsun evlenin, iyi bir evlilik sizi ömür boyu mutlu yapar. Kötü bir evlilik ise sizi filozof yapar ki, bu da kötü birşey değildir.( Bu arada Tolstoy'un kitaplarında da dırdırcı karısının izlerine rastladığımı hatırlıyorum, her iki halde de nimetiz işte) *Kendi benliğinizden fazla feragat etmeyin. Bir protestan kız ile, katolik erkek evlenmek istemektedirler, ama kızın ailesi erkek arkadaşının protestan olmasını isterler, kabul eder. Sonra bir gün kız ailesinin yanına ağlayarak gelir ve artık evlenemiyeceklerini söyler, çünkü erkek arkadaşı "papaz" olmaya karar vermiştir. ![]() *Çiftler arasındaki problemlerin aşılabilmesi için en iyi yöntem onları olduğu gibi kabul etmektir ve O'nu değiştirmektense, kendimizi değiştirmeye çalışmak daha kısa bir yoldur aslında. *Evliliğe herkes gözü açık girer ama devam edebilmesi için gözlerin daha sonra yarı açık tutulması gerekmektedir. *Sex; bir olmanın ve tam bir güvenin ifadesidir. (Asla, bencilce talep edilen bir hak, ötekine egemen olmaya çalışmak için bir araç, bir silah ya da iyi bir davranışın ödülü olmamalıdır.) *Aşk, kalbin yapabileceği en büyük egzersizdir ve çocuksu aşk; sevildiğim için seviliyorum ilkesine uyar ama olgun aşk; sevdiğim için seviliyorum mantığına uyar. |
||
|
||
| Hayat boyu flört mü birde aynı kişiylemi, yok ben almayım .. | ||
|
||
| Hayatın olağan akışı içinde bir değişim zorunluluğu olduğunu kabul ediyorsak, bir kişinin yaşamını tek bir kişiyle flört ederek geçirmesini mantık kurallarının zorlaması olarak değerlendirmek gerekir. Zaten flört sözcüğü kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki olarak tanımlandığına göre (TDK), kişilerin duygusallıklarından sıyrılıp kendi kişiliklerini karşılarındakine anlatmaları ve bir arada yaşamanın getirdiği sıkıntıları aşmalarına rağmen ilişkinin sıradan hale gelmesi kaçınılmazdır. Bence işin sırrı bu gerçeğin kabul edilip edilmemesinde yatıyor. Yani kişiler bu gerçekle yaşamayı becerip, karşılarındakinden sürekli bir ilgi ve sevgi bekleme modundan çıkabilseler, kendi alanlarını yaratıp başkalarıyla da bir özel alan oluşturabilecekler. Ama dar çevreler ve kıskançlıkların oluşturduğu sıkıntılar, insanların aynı evde birer mahküm durumuna düşmesine neden oluyor. Ancak yukarıda yazdıklarından bazıları gerçekten önemli, eğer eşlerden biri ötekinin motivasyonunu bozuyor ya da yaptıklarına destek veremiyorsa, gidilmesi gereken yerlere hem daha zor hem daha geç gidiliyor. Kimbilir belki belediye başkanı olabilirdim
|
||
|
||
kimse kendi suçlarını başkalarına yüklemeye kalkmasın
|
||
|
||
| Aslında evliliklerde ki en büyük problem ilşikilerin mekanikleşmesi diye düşünüyorum. Zaman geçtikçe evlilik sadece fiziksel ihtiyaçların karşılandığı (barınma, korunma, yeme-içme, sex,...) duygusuz bir kurum haline geliyor, evliliklerinden şikayet eden insanlara genel de "daha ne istiyorsun, güzel bir karın, sağlıklı çocukların,...", kadınlara da "rahat mı battı, yediğin önünde, yemediğin arkanda,..." muhabbetleri yapılır, ne kadar da eksik... Hep fiziksel ihtiyaçlar öne çıkarılıyor. Çoğu zaman çiftler, insanın iki boyutlu bir varlık olduğunu unutuyorlar. Yukarıda sayılan şeyler sadace fiziksel ihtiyaçları tatmin eder, ama ruhun tatmini bunlala mümkün müdür? Maalesef İkinci boyutumuz hep boşlukta kalıyor ve bu boşluk da hata yaptırıyor insanlara... Hiç zor değil aslında duyguyu yakalamak, herkesin sevgi dili farklıdır ama, maymuncuk gibi her kapıyı açan joker cümleler ya da davranışlar vardır. Beceriksizler bunlardan faydalanabilir... ![]() Kişilerdeki bu "duygusal bağ kuramama" probleminin mantığının ego ile alakalı olduğunu düşünüyorum ben, emek ister çünkü, zaman ister, empati kurma becerisi ister ve genelde bu insanlara zor gelir ve kendi benlikleriyle yaşamayı tercih ederler, ve ama bir gün fiziksel olmasada ruhen yalnız kalırlar. Eşlerinize lya da partnerinize ütfen sevdiğinizi ifade edin, sevemiyorsanız bunu çözmek için emek harcayın, aşkınızı tazeleyin, farklılıklarınızı kabul edin, kendinize ayırdığınız özel vakitler kadar, sevdiklerinize de zaman ayırın. Hadi size kolay gelsin... ![]() |
||
|
||
| flört..... aşık aşıktaş canan dost gözağrısı gözbebeği gözde maşuk nişanlı sevgili sevilen sözlü yar yavuklu kelime karşılıgı bunlar bu ünvanları insan dünyada iken az insana verir ve o verdiği kişiler mutlaka özeldir hemde çocuk sahibi olmadan önce ya çocuk sahibi olunca insan eşini hiç bir isme hiç bir ünvana sıgdıramaz hayat boyu flört için bir çocuk bile yeter minnet duymak için başka bir şeye gerek yok belki çocugu olmayan ailelerde bu gereke bilir ilginçtir bazı aileler bilirim sabah iş akşam kahve gece eve gelir çocukların yüzünü göremez bende akşam bir an önce eve gitsemde çocuklar ile oynasam diye can atarım hayatımda yenilige ekstra bir şeye ihtiyacım yok üç tane yenilik ve güzellik var ebrulem(kızım) ozanba fukkidi. yaw ALLAH tan belamı mı istiyim ha birde anne yo özel söyleyecegim her söz ona özel...... |
||
|
||
| işe yarıyo mu peki? bu kitap sizin hayatınızı nasıl etkiledi? | ||
|
||
| Genç, dinç ve mutlu imiş eskilerden bir adam, Başkaları geçimsiz; onda ne dert, ne de gam! Birisi bu "devletin" sırını merak etmiş, Öğrenmek için kalkıp ona misâfir gitmiş. Demiş ki "gelişimin sebebi şu mesele, Huzuru nasıl buldun, bize de öğret hele!" Tebessüm etmiş adam; "Bilmem ki ne diyelim? Boğazımız kurudu, önce karpuz yiyelim..." Seslenmiş hanımına, "Bi Zahmet kilere geç, Ordaki karpuzlardan iyi olanı seç, Bir bıçakla beraber getir bana keseyim." Kadın edeple demiş, "Başım üstüne beyim!" Biraz sonra karpuzla girivermiş içeri, Beyi "bu küçük" diye yollayıvermiş geri. Çok geçmeden karpuzla kadın tekrar gelince Bey demiş "Bu da olmaz kabuğu fazla ince ..." Üçüncü gelişinde almış karpuzu adam, Şöyle bir iki vurup, demiş "Bu da fazla ham." Kadın her defasında "Peki efendim" dermiş, Onu değişmek için tekrar geri gidermiş. Dördüncü gelişinde bey yine beğenmemiş, "Sen işine bak hatun, kendim seçeyim" demiş. Alarak misâfiri gitmiş adam kilere, Demiş "Gidip bakalım hele oradakilere." Gitmişler ki kilerde ne dört, ne beş karpuz var, Yerde mâlum bir karpuz, etrafında dört duvar... Meğer o âsil hanım itaat olsun diye, Öyle gider gelirmiş, kızmadan efendiye... Anlamış o misâfir mes'elenin özünü, "Huzur için tutmalı hanımlar bey sözünü..."
|
||
|
||
| evlilik, nikah yani iki insan arasında belediyenin halt etmesidir, zaten cinsel sadakat diye bir şey yoktur, ikimize bir dünya kurduk, aynı yastıkta .... bir yalandır ve insanın doğasına aykırıdır, huzur diye birşey yoktur, huzursuzluğun içindeki huzur aslolandır ve zordur, zor olan değerlidir ve herkesin harcı değildir... kimse kendini ve ötekini kandırmasın, herkes tekbaşınadır ve ancak tekbaşına olabilenler birarada durabilirler... | ||
|
||
| tamam da adnan abıı bana gunah degılmı dogmayacak cocuklarım kocamda benı aldatacakk uhu uhu uhu uhu ![]() oylemı sımdı cocuk yok sut ve gollllll uhu uhu uhu
|
||
|
||
tamam da adnan abıı bana gunah degılmı dogmayacak cocuklarım kocamda benı aldatacakk uhu uhu uhu uhu ![]() oylemı sımdı cocuk yok sut ve gollllll uhu uhu uhu ![]() istisnalar kaydeyi bozmaz saftirigim sen istisnasın ama bilki istisnalarında tutunacak bir dalı vardır sen o dalı ara bul...ve ömür boyu mutlu ol.. |
||
|
||
| haklısın adnan abıı ya dal benı tasıyamazsa ya dusersem onada bana da zarar dusunsene bır gun ıcın bıle umutlar pervane ıkenn bır omur kı benım omrum artık hesaplayınız 10 yıl bıle degıl belkı flort etmek ıstemek sadece vıcdansızlık olurdu bencıllık olurduu |
||
|
||
Kiya, mutluluğun formül bu işte. Aynen katılıyorum. He diyip geçeceksin... Ahhh ahhh, nerde o edepli kadınlar.
|
||
|
||
| İnsanlar her söylediği doğru şeyi yapsaydı hayat ne kolay olurdu değil mi? Çoğumuz olması gerekeni az ya da çok biliyoruz ama bildiklerimizi yaşama geçiremiyoruz. Birlikte yaşamayı düşündüğümüze göre o insanda bizi çeken yanlar var ama bir arada yaşam sürerken güzellikler yerine olumsuzlukları daha çok görüyoruz. Kendi olumsuzluklarımızı görmediğimiz ya da kabullenmediğimiz için de karşı tarafı suçlamak dışında yaptığımız hiçbir şey yok. Böyle olunca da bırakın hayat boyu flörtü ( bana göre ütopyadan başka birşey değil ) birlikteliğin bebeklik döneminde bile flörtlük küllenmeye başlıyor. torq: Alıntı Ancak yukarıda yazdıklarından bazıları gerçekten önemli, eğer eşlerden biri ötekinin motivasyonunu bozuyor ya da yaptıklarına destek veremiyorsa, gidilmesi gereken yerlere hem daha zor hem daha geç gidiliyor. Kimbilir belki belediye başkanı olabilirdim anlaşılan eşi, torq'un önüne set çekmiş ama belki de o da belediye başkanı olmak istemiştir, olamaz mı? |
||
|
||
| yaaa hayat boyu flört yan iş olarak guzel olmalı belkıde bunu ben bırıncı amacım halıne getırmelıyım bu konuyu acmanız bana yenı bı ufuk actı we deneddıkten sonra sızınle bıseyler paylasırım belkı bı hayat sonra.. |
||