|
||
| insan, bildiğini mi bilmeli, bilmediğini mi? hangisi kişi için ve diğerleri için fayda sağlar? |
||
|
||
| İnsan bilmedigini sanırsa, ögrenme sancılarıyla ilerleme kaydedebilir.. Bildigini bilirse gururu okşanır ve rahat olur, kibirlenmenin de güzel yanları vardır.. |
||
|
||
| ama o dediklerin için kişinin bildiğini ne kadar bildiği, bilmediğini ne kadar bilmediği önemlidir. Bildiği biliyor fakat gerçekte o yanlış...Ve bir kaç kişi o bilineni biliyor onlar da yanlış...Körler sağırlar birbirini ağırlar... |
||
|
||
| Önemli olan bildiklerini sandıklarının yanlış olmasımı? Önemli olan bilme hallerinin, kendilerini ikna edecek kadar gerçekçi olması ve bu durumun hayatlarında bi eksiklik yaratmaması.. Sonuçta bu durum bizim içinde geçerli, okadar konusuyoruz ama herşeyimizin yanlış olma ihtimalide var.. Bu tanrıya inanmak gibi, tanrı yoksada inananların kaybı yok ama kazancı kendilerini meşgul etmeleri ölçüsünde var.. |
||
|
||
| bilinenden şüphe duyulmaması kişiyi huzurlu yapar... işte bilinenin bilinmesinin ve onun değişmezliğinin altında yatan neden kişiye huzur vermesidir.Bilmediği bilmek ise huzursuzluk yaratır rahatsızlık verir.Aynı şekilde bilinenin yanlış olduğu da olumsuzluk yaratır. bu yüzden gerçek bilgelik delilikle bağdaştırılır. |
||
|
||
| Bildiğini bilebilen, BİLdiğinin Bİlmediklerinin yanında duran küçüklüğünün farkındadır. Bilmediğini bilebilen, BİLmediklerinin yanında duran BİLdiğinin küçüklüğünü gördüğünde, biraz daha bilmek için uğraşandır... |
||
|
||
| Kisi vardir bildigini sanir, kisi vardir bilmedigini bilmez,kisi vardir bildigini bilmez. | ||
|
||
| bildiğini bilmek çok önemlidir. | ||
|
||
| Bilmediklerimizin sınırını bilebilir miyiz? Böyle bir sınır var mı? Sonu olmayan bir şeyi bilmek mümkün mü? |
||
|
||
| Ogrenmenin sonu olmayacagi icin elbette boyle bir sinir soz konusu degil... Ama sonu olmayan birseyleri bilmek bazen mumkun... Mumkun mu? |
||
|
||
| bildiklerimizi bilmezsek bilmediklerimizin nasıl farkına varabiliriz .bilmediğini bilmekte bir bilmek değilmidir.. | ||