SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Kitap

Konu: Simyacı

Sayfa: [ 1 ]

adnan 15.04.2006 17:57:26
Simyacı, Brezilya' lı eski şarkı sözü yazarı Paulo Coelho' nun, yayınladığı 1988 yılından bu yana dünyayı birbirine katan, eleştirmenler tarafından bir 'fenomen' olarak değerlendirilen üçüncü romanı. Simyacı, altı yılda kırk yedi milyondan fazla sattı. Bu, Gabriel Garcia Marquez' den bu yana görülmemiş bir olay. Yüreğinde, çocukluğunu yitirmemiş olan okurlar için bir 'klasik' kimliği kazanan Simyacı' yı Saint-Exupery' nin Küçük Prens' i ve Richard Bach' ın Martı Jonathan Livingston' u ile karşılaştıranlar var (Publishers Weekly). Simyacı, İspanya' dan kalkıp Mısır Piramitleri'nin eteklerinde, hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago' nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü. Sanki bir 'nasihatname': 'Yazgısına nasıl egemen olacaksın, mutluluğunu nasıl kuracaksın?' sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen romanın altı yılda, kırk yedi milyondan fazla okur bulmasının gizi, kuşkusuz, onun bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. Simyacı' yı okumak, herkes daha uykudayken, güneşin doğuşunu seyretmek için, şafak vakti uyanmaya benziyor.




Simyacı Kaldığı Yerden

Morpheus çölleri aşmaya hazır
(18 Aralık 2005)

Paulo Coelho’nun tüm dünyada milyonlarca satmış, haftalarca en çok satanlar listelerinin tepesinde oturmuş kitabı Simyacı’nın beyazperde yolunda olduğunu duyuralı nerdeyse üç yıl oldu.

Production Weekly’nin haberine göre Laurence Fishburne’nün imzasını taşıyacak yapıma nihayet yeşil ışık yandı.

Matrix serisinin Morpheus’u olarak yıldızlar dünyasının tepelerine yerleşen Fishburne’nün Simyacı projesinin ayrıntılarından bahsetmiştik. Ünlü oyuncu filmin senaryosunu yazacak, yönetmenliğini üstlenecek ve bizzat başrolünü oynayacaktı.

Ancak bu haberin ardından Moprheus’un projesinden ses seda çıkmaz olmuştu. Sonunda Simyacı’nın çekim tarihleri belirlenmiş ve uygun mekan seçimleri başlamış. Fishburne’ü önümüzdeki yıl Dubai çöllerini aşmak gibi zor bir görev bekliyor.

Simyacı genç bir İspanyol çobanın, bir rüya uğruna yollara düşmesi, hazinesini ve hayatın anlamını aramasını anlatan filozofik bir öyküydü. Aklımızı tek kurcalayan, Fishburne’nün genç çoban Santiago’yu oynamaya niyetlenmesi. Sabırsızlıkla bekliyoruz…

http://www.beyazperde.com/haber/4223
------------------------------------------------
hayatımı etkileyen nadir kitaplardan biri
inançlı veya inançsız herkezin kendince birşeyler bulacagı farklı bir kitap...okuyun..

cocaine 11.06.2006 17:51:25
dante külübü
birde
wilbur smith in vahşi adalet kitaplarını da öneririm
belki hayatını etkilemez ama ..,

25.07.2006 17:18:48
kesinlikle bir kere okumakla yetinilmeyecek, mutlaka tekrar tekrar okunması gereken bir kitap... her seferinde farklı bir yerden yakalıyorsunuz ve her seferinde cümlenin farklı bir yerinden başlıyorsun hayata....

depresif 12.06.2007 09:41:30
bırden fazla okudugum ve her okuyuşumda sanki farklı bir kıtabı okur gibi hissettigim, okunması gereken bir kitap. umarım filmini yapmazlar, yazık olur...
piedra ırmagının kıyısında oturdum agladım kıtabınıda tavsıye ederım. ama sımyacı nın tarzında oldugunu dusunursenız buyuk ölcüde hayal kırılıgına ugrarsınız.. Smiley

surgun_88 12.06.2007 12:59:34
ilk başlarda sıkıcı gelmişti ama okumaya başladıkça kopamadım inanılmaz bir kitap  afro

karahan 12.06.2007 13:14:33
Simyacı nın yazarı kitabın konusunu Mevlananın Mesnevi sindeki bir hikayeden alıntıladığını söylemişti.
Mesnevi deki hikaye de özetle şöyledir:

"Bagdat'ta yasayan bir adam varmis. Bu adam günün birinde büyük bir mirasa konmus. Hicbir çaba harcamadan oyle çok mal-mülk sahibi olmus ki sorma gitsin. Adam, hazira konunca malin, paranin kiymetini bilememis. Har vurup, harman savurmus. Su gibi para harcamis, keyfine bakmis. Paralar suyunu cekince de teker teker mallari satmaya baslamis. Hazira dag-tas dayanmaz, derler. Aynen oyle olmus. Adam kisa zamanda paralari, mallari tuketmis. Parasiz pulsuz kalakalmis. 'Allah'im bana para verdin, mal mulk verdin, ben kiymetini bilemedim. Hepsini tukettim. Ya lutfen bana bir geçim yolu daha goster, ya da bu cani al da kurtar beni,' diye yalvarmaya baslamis.

Adam o gece bir rüya gormus. Rüyasinda, ona Allah'in onun dualarini kabul ettigi soylenmis. Bagdat'tan kalkip Misir'a gitmesi gerektigi, orada bir define bulacagi anlatilmis. Adam büyük bir sevincle hemen yola koyulmus. Cok uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Misir'a varmis. Üzerinde hiç para kalmadigindan ac ve susuz sokaklarda dolasmaya baslamis. Dilenmekten baska çaresi kalmamis. Dilenmekten o kadar cok utaniyormus ki, gecenin olmasini beklemis. Gecenin karanliginin ardina saklanip dilenmeye karar vermis. O siralar Misir'da hirsizlik almis basini gidiyormus. Halife de bekçilere gece sokaga çikanlara merhamet etmemeleri gerektigini soylemis. 'Gece sokakta kimi gorürseniz gorün mutlaka cezalandirin, acimayin,' diye ferman cikarmis.

Gece dilenmek üzere sokaga çikan adami bekci hemen yakalamis. Bekçi adami yakalar yakalamaz dovmeye baslamis. 'Geceleyin sokakta ne ariyorsun? Neden sokaga ciktin? Kiligin kiyafetin buranin adamlarina benzemiyor. Kimsin, nesin, gecenin karanliginda neden sokaklarda dolasiyorsun? diye bir yandan adami pataklayip bir yandan sorguluyormus. Adam da yalvarip duruyormus. 'Ben buranin yabancisiyim. Taa Bagdat'tan geldim. Kotü bir niyetim yok. Ac susuz kaldim; kimselere gorünmeden gece karanliginda dilenmeye ciktim,' demis.

Bekci adami dovmeyi birakmis, 'Anlat bakalim, taa Bagdat'tan neden geldin? Deli misin? nesin? Insan o kadar yolu parasiz, pulsuz niye gelir ki? demis. Bunun üzerine adam gordügü rüyayi anlatmis. Bekci adamin rüyasini dinlemis, sonra da gülmeye baslamis. 'Sen bir rüyaya kapilip buralara kadar gelmissin, anlasilan akilsizin birisin. Ben yillardan beri zaman zaman ayni rüyayi gorurum. Ruyamda, Bagdat'ta falan mahallede filan evin bahcesinde bir define var; git onu al, derler de ben dinlemem. Benim aklim başimda; senin gibi aptalin teki degilim,' demis.

Adam bir anda yedigi dayagin acisini unutmus; çünkü, bekcinin Bagdat'ta adresini verdigi ev kendi eviymis. Içinden Allah'a sükretmis. Hemen gerisin geri memleketine donmek üzere yola koyulmus. Yollarda ac, susuz kalmis. Yorgunluktan perisan bir vaziyette evine varmis. Hemen bahcesindeki tarif edilen yeri kazmis ve defineyi bulmuş.

12.06.2007 13:21:40
Simyacı kitabı benim hayatımda çok büyük değişiklikler yaratan bir kitap olmuştur.

surgun_88 12.06.2007 13:26:21
Simyacı kitabı benim hayatımda çok büyük değişiklikler yaratan bir kitap olmuştur.

belli canım inan benide çok etkiledi smitten afro

aragon 15.06.2007 10:39:32
çok güzel bir kitap bence.
"mutluluğu uzaklarda arama yanı başında olabilir"

sodom_gomore 06.09.2007 10:59:43
Türkiyeye ilk geldigimde Türkce bilmedigim halde babaannemin bana okudugu kitap...sonraları tekrar tekrar okudugum bana cok sey katan ve benim için özel yeri olan bir eser

LegendofAnatolia 14.02.2008 17:19:33
Bu kitabın met edildiğini çok duydum ama bir türlü okumak kısmet olmadı.

MrsBrown 14.02.2008 17:40:18
10 yıl olmuş. 10 yıl önce de methediliyordu. Herkes okumuştu. Ben de. Ama ilk kez burada ve şimdi, aforoz edilme korkusunun gölgesinde, okurken çok sıkıldığımı itiraf ediyorum. Bitirememeyi kendime yediremediğim için sonunu getirdiğim ilk kitap. (Benim diğerlerinden ne farkım ne eksiğim vaaar, bitirmeliyiiiim!)
Kitabın ortalarındayken, Genco Erkal' ın kitapla ilgili oyunu gelmişti Ankara' ya. Gitmiştik. Orda da sıkılmıştım. Ama Genco Erkal' i izlemek ve dinlemekten hiç pişman olmadım. Kitabın bana kattığı tek şey de budur.

Xantippi 05.04.2008 22:20:06


Insanin dibe vurdugu zamanlar olur ya hani su en dibe.Iste hayatimin öyle bir dönemiydi.Cikis yollarinin hepsi tutulmus gibiydi,cok caresizdim,dünyadaki hic bir güzelligi göremeyecek kadar caresiz.Birden elime bu kitap gecti ,aslinda öykü tanidik,akici bir dille yazilmis ve icine demet demet umut isiklari serpilmis,tutundum hemen birine,birakmadim.Iki defa yabanci  bir dil de,dört defa Türkce okudum,her okudugumda yeni bir fikir kesfettim.Incil,den cok alinti var,gerci yazarin tüm kitaplarinda var bu.Felsefe okumus bir arkadasim da söyledi,incil,in özeti gibi diye,begenmemis.Belki de bu kitabi insanin nasil bir ruh hali icinde okudugu ile ilgili bir konudur,begenmek ya da begenmemek.

Yazarini uluslararasi bir kitap fuarinda gördüm.Yüzünün en ilgi cekici yeri gözleri.Cok güzel bakiyor gözleri.Dostlukla bakiyor,sevgiyle bakiyor,dürüstce bakiyor ve en cokta umutla bakiyor.

Kisacasi gözleri ve sözleri ayni olan yazar.


Sayfa: [ 1 ]