SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Makaleler

Konu: Terkedilmiş Müslüman Kürtler

Sayfa: [ 1 ]

denge 14.04.2006 21:17:31

Türkiye gibi mozaik durumunda olan bağımlı üçüncü dünya ülkelerinin, kendi zayıflıklarını göz önüne alırsak, içinde barındırdığı  kültürlere sağlıklı bir yaşam sunmasını beklemek hayal olur tabi. “Küçük Asya” denilen Anadolu’muzda pek çok Laz, Kürt, Türkmen, Ermeni… kökenli etnik gruplar var ama ben burada terk edildiklerini düşündüğüm “Müslüman Kürtler” den bahsedeceğim.

Şu bir gerçek ki Kürtler, Ortadoğu’daki temel İslami topluluklardan biridir. Ömer Döneminde İran’ın fethi ile beraber Kürtler(Medler), Farslar(Persler) gibi “İslam” olmuşlardır ve Araplar, Farslar, Türkler, Çerkezlerle beraber kader birliği yapmış ve İslam Tarihini beraber yazmışlardır.

Fakat “Ulus Devlet” anlayışının baş göstermesi ve bu halkın laik ve Türk kimliğine zorlanması ve bu uğurda kan dökmekten çekinmemesi, Müslüman Kürtler arasında büyük infiallere yol açmıştır. Bu devlet terörüne karşı ilk başlarda İslami kimlikleriyle karşı gelmişlerdir; Şeyh Said İsyanı, Zilan Deresi hadisesi gibi. Ve maalesef daha o zamanlarda bile –herhalde Türk Milliyetçiliği fikrinin ağır atmosferinin etkisi altında- Türk, Laz, Çerkez Müslümanlar kürt Müslüman kardeşlerinin acılarıyla pek ilgilenmemiş ve Müslüman Kürtler boşlukta bırakılmışlardır.


Aslında Kürtler için din her zaman önemli bir mefhum olmuştur. Sünni ve Şafi mezheplerine tabidirler, alevi olanları da vardır. Özellikle Şafi Kürtlerinde medreseler yıllardır yok edilememiş bir gelenek halini almıştır, hala mezhebi hukuklar geçerliliğini görürsünüz ve resmi kurum ve mahkemelere oldukça az başvururlar. Diyanetin tayin ettiği Hanefi imamların arkasında namaz kılmazlar, 40 kişiden az olan Cuma namazlarını kılmazlar, hutbeler Şafi geleneğine göre hala Arapça okunur…

Sünni Müslümanlarda ise Abdülkadir Geylani’nin bölgeden olması hasebiyle Kadirilik ve peşi sıra Nakşibendilik çok etkili olmuştur. Bugün Müslüman kürt halkını kucaklayabilecek tek grup radikal İslami kesimdir, fakat Kürtlerde bulunan bu gelenekçi-tarikatçı yaklaşım onlarla aralarına girmektedir.

Sahiplenilmeyen Kürtler çareyi kendi ulusalcı hareketlerinde aramaya başlamışlardır. Bunun doğal sonucu olarak da batıcı, laik, ateist Kürt milliyetçileri devreye girmiş ve uzun bir süreçten sonra PKK Kürt halkının sesi olmuştur. Bugün Müslüman kürt halkı hala hem din karşıtı Türkçülüğe, hem de din karşıtı Kürtçülüğe karşı mücadele vermektedir.

 Kürt ulusalcı hareket, aslında ilk önce ilginç bir biçimde medreselerde başlamıştır.  Mustafa Barzani kendiside medrese tahsili görmüş bir mollaydı. Aynı zamanda Nakşibendi Şeyh ailesindendi. O dönemde Molla Şeyhmus gibi birçok molla Marxizm’in ateşli savunucularından olmuşlardır. Bunlardan ateistleşmeden, dini inancını Barzani gibi koruyanlarda olmuştur. Barzaniyi burada 1940’lar da Şeyh Sait isyanına katılıp, daha sonra kaçarak Suriye’ye yerleşen Şeyh Muhammed İsa’nın oğlu Muhammed İsa desteklemiştir. (Bu arada Şeyh Muhammed Suriye’de 50’li ve 60’lı yıllarda Barzani haraketinin içinde aktif rol oynamış, 70’li yıllarda politik sahneden çıkmış ve imamlık ve şeyhlik yapmaya devam etmiştir)

Barzani hareketine bir destek de medrese tahsilini Norşin’de (Bitlis) yapan ve daha sonra Irak kürdistanına giderek Barzani hareketine katılan Molla Abdürrakip Yusuf’dan gelmiştir. Fakat 1975’ler de Barzani-Talebani çekişmesi baş gösterdiğinde Talabaninin yanında yer almış, ama sosyalist ideolojiyi benimsememiştir,80 sonrası ise tekrar Mesut Barzani ile ilşki kurmuştur.

Bugün Kürtler aynı çıkmazı Irak’ta yaşamaya devam etmektedirler.

 Türkiyede de durum farklı değildir, burada da  Müslüman Kürtler PKK ve Devlet terörü arasında kalmışlardır. Ki aslında bu iki güç birbirine karşı iki güç olarak görünseler de  aslında modern-seküler ideolojinin biri Türk, diğeri Kürt kanadını oluşturur o kadar.
 
Bu arada devreye giren Hizbullah’ı da daha sonra  anlatayım, çok uzun oldu…





14.04.2006 23:06:08
 Ki aslında bu iki güç birbirine karşı iki güç olarak görünseler de  aslında modern-seküler ideolojinin biri Türk, diğeri Kürt kanadını oluşturur o kadar.

evet, evet çok dogru..

teşekkürler..

torq 14.04.2006 23:41:01
Denge eline sağlık çok önemli bir konuyu gündeme getirmişsin, ben de biraz katkıda bulunmak isterim. Güneydoğudaki hareketlerin analizi yapılırken iki önemli konuyu irdelemek gerekiyor. Birincisi kürtlerin öteki etnik gruplardan farklı bir dinamik yapısının olduğu ve ikincisi feodal ilişkilerin yaygınlığı.
Kürtler kökenleri ne olursa olsun, benim bildiğim yaklaşık 100 yıldır bağımsızlık için mücadele ediyorlar ve bu konuda oldukça inatçı bir yapıları var. Ancak Türk Devletinin Cumhuriyetle başlattığı her etnik grubu asimilasyonuna başka gruplarca isyan edilmemesine karşın kürtler bu baskıyı kabul etmeyerek direnmeyi sürdürdüler.
O bölgede feodal bağların çok güçlü olması, yukarıda senin de belirttiğin gibi din faktörünün ilk sıraya oturmasına neden olmuştur. Din,  sanayileşme öncesi toplumları bir arada tutan önemli bir kaynak maddesidir. Bu aynı zamanda bilgi eksikliğinin ya da cehaletin de başka bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.  Şeyh Sait yargılama tutanaklarında neden isyan ettiğini açıklarken "Bize Ankara hükümeti şeriatı kaldırmış diye haber geldi, biz de şeriat için ayaklandık" diyerek gerçekte kürt isyanının temelinde din olduğunu da açıklıyor.
Ancak aradan 40 yıl geçtikten sonra kürt kimliğini korumak isteyenlerin ağalar tarafından sömürülmesi karşısında daha radikal söylemlere gereksinim duyulmaya başlandı. Yani Şeyh Sait döneminde feodal bağların rahatsızlık yaratmaması dönemi kapanmış, yeni dönemde PKK ile bu düzene de savaş açılmıştı. Nitekim PKK ilk eylemini Bucak Aşiretinin ileri gelenlerine karşı gerçekleştirmiş, adını bu eylemle ansıtmaya çalışmıştır. Böylece PKK ile başlayan dinden uzaklaşma süreci sosyalist bir söylemle ortaya çıkan örgütü bir yerlere getirmiş, ancak Abdullah Öcalan bu söylemin de çok etkili olamayacağını anladıktan sonra bayrağındaki orak çekiç simgesini çıkararak, propaganda çalışmalarını cami imamları aracılığıyla yapmaya başlamıştır.
Bugün gelinen noktada etnik kaynaklı islam egemenliğinin tüm bölgeye egemen olduğu, laik bir söylemin hiç bir yerde prim yapmadığı, kuzey ırakta da aynı düşüncelerin kabul gördüğünü rahatça söyleyebiliriz.

shorki 12.06.2006 21:51:54
bence ab uyum için getirilen değişiklikler bu sorunları çözmeye birebir derim ben ne kadar karsıda olsam ab ye kürt ler ve onları kazanma yolunda iyi olacak derim ben.

shorki 12.06.2006 21:52:44
asıl çözüm bu değil bence ama yapacak bişey yok bu saatten sonra.


Sayfa: [ 1 ]