SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe Sohbetleri

Konu: bencillik

Sayfa: [ 1 ]

deniz 09.04.2006 12:18:34

Bencillik

deniz
benciilik nedir ? herkes bir cümleyle açıkklasın

muygun
bencilliğin bir tanımı yoktur bence çok boyutludur çünkü. ama egoizm ikiside sozlukte karsılıklı fakat bence farklı manaları içerior. egoizm insanın empatiden yoksun olduğu zaman kendisini hakkında başkalrına nazaran daha fazla önem vermesi gibi bi şey tam olarak susuncelerimi yansıtamadım şimdilik bu kadar

Hades
Bence, bencillik, kişinin kendi çıkarları gözeterek, olaylar karşısında bu güdüyü hep baskın konumda bulundurmasıdır...bencilliğin iki türlü varoloşu vardır, biri doğuştan gelir diğeri sonradan kazanılır.tabii eğer bu kazanç sayılırsa.bencilliği sonrada doğuran ise, ölüm-ün tekil oluşudur...-ölümün son iyiliği, bir daha ölümün olmamasıdır..

Taner
genelde olduğu gibi kişinin doğuştan edindiği içgüdülerine bağlı olarak hareket etmesi düşüncesine dayanıyor. yani tüm canlıların yaşaması için gerekli olan bu içgüdü
 
deniz
peki ego ile farkı var mı ?

torq
ölmemize engel olması nedeniyle zorunlu ve bir noktada bizi hayata bağlayan bir kavram

Hades
belki de, bazılarının doğuştan edindiği bu güdünün, sonradan diğer kişilerce kendine kopyalaması...olabilir mi?

muygun
kişinin özü ile ego aynı şey değil gibi. mesela bebeğine emeklediği için aferin diyen anne bunun başlangıcını yapıor

Taner
ego sözcüğünü genelde psikolojik açıklamalar için bencillik kavramını ise davranış bilimi ile ilgilenenler kullanıyorlar sanırım
ancak eğer kişinin egosunu yok ederseniz ölümünü hazırlamış oluyorsunuz. başka bir gerçek de insanın tüm yaşamı boyunca bir çeşit kandırmaca gibi ölünceye kadar egosunu tatmin etmeye çalışması ama bunu bir türlü başaramaması

KARGA
Taner: eğer kişinin egosunu yok ederseniz ölümünü hazırlamış oluyorsunuz
demiş taner abi. bencillik ya da ego, nasıl denirse desin. mesela ben bencillik değil de bencilik diye adlandırmayı tercih ederim. sebep olarak bencilliğin daha çok tüketim kültürü ya da liberalist ahlakı yansıttığını, benciliğin ise her insanın genlerine dek işlenmiş olan yaşama içgüdüsünü yansıttığı için ki insanı insan yapan öğelerden biri de budur. fedakarlığın olduğuna inanmıyorum. her eylem bencilcedir. en fedakarca gözükeni dahi herşey tatminde biter. bu örneği çokça vermişimdir: komünistin birine gelip ölürsen dünya güllük gülistanlık olacak, fakat yaşamayı tercih edersen asla komünizm olmayacak deseler ve bu komünist seve seve ölüme atlasa bu insanlığa bir fedakarlık olmaz. fakat onun düşüncesi, kişiliği, benimsediği hayat grüşü doğrultusunda bir tatmin sağlamış olur kendisine kısacası nietzsche de aşk üzerinden bunu anlatır. insan aşık olduğu kişiye değil, o kişinin onda uyandırdığı duyguya aşıktır.

deniz
evet güzel açılımlar oldu daha başta. bu konuları daha önce http://sifirforum.com/forum/index.php?topic=4086.0
başlığında ve http://sifirforum.com/forum/index.php?topic=7852.0 konusunda tartışmışız. mesela buz demiş ki:
 
Bana en çok ben değer veririm ,beni en çok ben koruyabilirim.Hem ben bana bakmazsam başkasına da zarar  veririm. Üstelik herkes kendiyle ilgilense kimsenin başkasıyla ilgilenmesine gerek kalmaz. Bencillik bir sanattır ve herkesin kitlesel bir yaşamı tercih ettiği bir ortamda kendini çoğunluğa karşı savunmak da cesaret ister. ya da....?
Burada yukardaki konuşmalarda da geçitiği gibi bencillik tabiatımızda var. ama bunu kıvamını belirlemek bir sanat her insan bir çeişit çıkar için eylemlerini yapar. Ancak bu çıkarlar bazen başkalarını çıkarı ile çakışır bazen. Mesela bir sırada kaynak yağpıp öne geçmek bencilliktir. ama başklarının hakknı da işgal etmektir. bu anlmada bir bilincin bencliiğimizi yönlendirmesi gerekiyor.

KARGA
burada bence etik devreye giriyor

deniz
evet. işte bu bilinç etik veya felsefi değerle şekilleniyor. bazen de yasalarla. Yoksa tüm insanlar bencilliklerini sonuna kadar kullanmak isterler. aslında çok önemli bir konu farkındaysanız. bir tarfata tabiatımız ve onun isteklerini yerine getirmek ve mutluk var. bir tarafta suçlar. arada da bu felsefe, etil, toplumsal, siyasal kaideler. işte tüm bunlar neredeyse tüm insan tabiatını etkileyen şeyler. bu nedenle bencilliğin tanımını yapmak ve sınırlarını çizmek önemli.

Taner
şöyle bir gerçek var. insanoğlu doğadaki her şeyi gözleyip ona göre hareket ediyor. bazıların taklit ediyor, bazılarından uzaklaşmaya çalışıyor. bencillik doğada varolan ve yaşamaya doğrudan bağlı bir davranış biçimi. bencil ve güçlü olanlar hayatta kalıyor. zayıflar ölüyor. insan hayvandan uzaklaşma yolunda ilerlerken. doğada var olmayan bazı erdemleri (etik kavramları) hayata sokmaya çalışıyor. bu erdemlerle bencillikten kurtulmaya, adaleti, paylaşımı toplumsal yaşamda. kural haline getirmeye çalışıyor. örneğin bir erkek kazandığı parayı evine getirip eşi ve çocuğuyla paylaşıyor, onları besliyor eğer istese ekmeğini kendisi yer onları aç bırakır. bu durum onu insan yapıyor.


deniz
iki sorum var.
1. hayvanlarda da benze özveri hareketleri var. yani bu insanın gelişimi ile olduğu düğşüncesini bozamaz mı ?
2. benciilikten kurtulmak insan olma tanımımıdır ?

torq
evet doğada bu davranış biçimleri de neslin devamı için zorunlu ancak insan erdemlerle adaleti ve doğada olmayanı sağlamaya çalıştıkça insan olduğunu sanıyor ama en küçük bir harekette yine hayvansal içgüdülere dönüyor. yani kıtlık olduğunda tüm erdemler rafa kalkıyor.
ikinci soruna gelince kişisel olarak bencillikten kurtulmanın yine kişisel olarak insanlaşma yolunda en çok yol almış kişi olma ile aynı anlama geldiğini düşünüyorum. yani kişinin tutkularından kurtulmaya çalışarak kendisini hiç bir çıkarı olmaksızın çevresindekilere yardım yapmaya çalışmak gibi bir göreve adaması örneğin sıfır gibi bir yer açması burada yazı yazarak başka kişileri aydınlatmaya çalışması ya da bir sivil toplum kuruluşunda çalışması akut gibi. o  kişinin kendisini aşmaya çalıştığının göstergesidir.

KARGA
doğanın acımasız olduğuna inanmıyorum. belgesellerde yaralı bir ceylanı timsahlardan kurtarıp kıyıya getiren aygır gördüm mesela ya da yavru fok balığını diğer hayvanlardan kurtarıp annesine teslim eden balina byle örnekler çok var. fakat ikinci soruya cevap olarak bencilliğin her daim var olduğunu bunu kaldırmanın mümkün olmadığını hatta böyle bir girişimin hem yanlış hem de sonuçsuz kalacağını düşünüyorum. mesele etikte, erdemlerde biter biz kendimizi nasıl geliştirirsek o şekilde hareket ederiz. ilk aşamada yabancılaşmadan kurtulup aydınlanmak lazım. ancak o zaman insan insan olur ve enerjisini anlamlı işlere harcayabilir. Ama örneğin sıfır açmak veya akut'ta görev almak yine bencillik olarak kalır. bu insanın kendi dürtüsü sonucunda ortaya çıkan bir ihtiyaç ürünü tabii başkasına faydası var, o ayrı. doğrusu da böyle.

Hades
genellikle görülmeyen bir zincir var...o görülmediği için bencillik döngüsü oluşmuyor. şöyle ki; misal karga nın bahsettiği aygır ın geyiğe yaptığı iyilik. bu iyilik, aygırın kendini iyi hissetmesini sağlamışsa bu da çıkar için yapılmıştır. çıkarı oluşturan da bencillik/ego.

muygun
hangi bencillik? ben hala bunun ayrımını kafamda yapabilmiş değilim ancak içgudusel olarak diyorsanız. İnsanın hayatı boyunca yaptığı bütün fiiller karşısındaki kendine benzetmeye çalışır. Amaç değilsede böyle sonuçlanır. benim böyle bi düşüncem var. forumdada bi yazımda:
Dünyaya gelerek babana ve annene büyük minnet borçlusun demektir. Fakat sen doğmakla annenin ve babanın içgüdüsel ve düşüncesel isteklerinden bazılarını tatmin etmişsin demektir. Bu menfaatları iyi niyetli menfaat kefesine koyabiliriz. Fakat asıl onlara vereceğin şeyin ne olduğu konusunda hiç bi fikriniz yoktur. İster çoğalma içgüdüsü ister ego isterseniz de bütün güdülerinin karşılığı olarak siz sizden bir şey istiyecektir oda; onun olmak istediği gibi olmanızdır. kendi hayatını sizde devam ettirmek isteyecektir. ve bunu bir ölçüde başaracaktır. insanda bir var olmanın gereğidir bencillik o zaman mesela ben bi arkadaşım denize düşse ve boğulsa onu kurtarmak için atlamassam bencilmiyim?
benim şöylede bi kanaatım var İnsan ilişkileri şüphesiz, menfaatlere dayanır ve gelişir. öyle ise insanın egosunu çok iyi ayarlaması gerekior. bu arada aygır ceylanı kurtarması yukardaki kanaatiminle ilişkili. hangi bencillik diyorum son olarak bana bi yardımcı olursanız sevinirim.

deniz
benciilik konuşulurken özveirden de bahsetmek gerkeiyor. hiç bir kavram tek başına olamaz. bu yüzden tüm davranışları bencillikle açıklamak doğru değil bana göre.

Hades
Bencilliğin oluşumunu sağlayan tarafların, baskın/pasif oluşudur.bu bağlamda bencilliğin oluşumu için gerekli ortam, bencilliği arayan baskın tarafın karşısında bencilliğe izin verecek zayıf tarafın olmasıdır. ve yine hayvanlara bakıldığında, balkonda ıslanmış ekmekleri yemek için gelen iki güvercinin birbirini kovalaması halbuki yiyecek, ikisini de doyurur aynı şekilde birkaç kedinin ortasına koyduğunuz yem güçlü olan diğerlerini savuşturur

deniz
demiştim ki, bencilik tek başına var olmaz. tabiattaki her şey gibi möutlaka bir zıttı olmalı ki dengeye ulaşma eğilimi gerçeklnesin. bu da özveridir. özveri de en az bencillik kadar hakim bir duygu olmalı. eğer bunu duyumsayamıyorsak
bu bizim ve ortamımızın bir sorunu olmalı. Kroptokin, evrim teroisinde darwinin  türlerin çatışkısı kavramına karşı çıkar ve karşılıklı yardımlaşmayı savunur. ona göre çatışmadan daha hakimi karşılıklı yardımlaşmadır. toplumlar çatışma ile değil işbirliği ile yaratılır.
Gerçektende tarihe baktığımızda toplumların işbirliği ile kurulduğunu görebiliriz.

muygun
her konuda her eylemde bir bencillik öğesi vardır o yuzden bencilliği önce indirgememiz gerekiyor diye dusunuorum
yani konu her yerden çekiştirilebilir. bu yüzden bencilliğin kokunu yada nedeni gibi konulardan gidelim. vede bir çok boyutu var bu konunun

deniz
bencillik kaçınılmaz. ancak özveri de kaçınılmaz. bir de bencilliğn başkalarının haklarıı kaspetmeme sağlamasını yapmak gerekiyor. bu formülü yaratabilirsek bilincimizde sağlıklı bir noktaya gelebilriz.

muygun
yada ego doğuştan vardır bencillik sonra oluşur önce masumhane görünen bu güdü sonra insanların hakkını gaspetmeye kadar gider

deniz
güzel bir şey var burada; bencilliğin beslenmesi. aslında her nekadar tabiatımızda bencillik görülse de yada yaşama içgüdüsü olarak algılansa da daha da önemlisi kültürle ve diğer şartların bunu beslediğini söyleyebiliriz.

KARGA
muygun: yada ego doğuştan vardır bencillik sonra oluşur önce masumhane görünen bu güdü sonra insanların hakkını gaspetmeye kadar gider. Demiş
aslında ego ile bencillik ayrımı doğru gibime geldi. hani benim daha önce bahsettiğim manada bencillikten bahsedersek (bencilik değil) insanı diğer canlılardan ayıran özellik soyutlama yeteneği ve irade maddi yaşam sonucunda üretilmiş tüm değerler bizim tutumumuzu karakterimizi belirler bencilik her daim vardır ama işte değerler zihniyetimizi belirleyip tüketici haline getirebildiği gibi farklı yöne de evirebilir. bu durumda bencilik tek başına çok şey ifade etmez. deniz bu konuda haklı bence. benciliği etkileyen irade var. erdemler vs... ve ancak yabancılaşmadan arınabildiğimiz ölçüde doğruya varabiliriz. doğru bir tutum benizmeyebiliriz ve "bencillikten kurtulabiliriz" diye düşünüyorum.

25.04.2006 06:49:10
bencil olmayan insan,toplumsal olabilirmi...

deniz 25.04.2006 07:44:57
ilginç bir saptama Huh
bunun tersi de şu: bencil olan biri bireyselci olabilr mi ?
..

söylediğinden toplumsallaşmanın koşullarından birinin bencillik olduğunu çıkarıyorum.
neden böyle olsun ?


Sayfa: [ 1 ]