|
||
| ne kadar kontrol edebiliriz ki hayatı? bütün ipler bizde mi? yoksa her çırpınışımızda biraz daha mı batarız bizi ölüme götüren renksiz bataklığa ya da varlığımızın farkına varamayıp kölesimi oluruz ipleri ne kadar gergin tutsakta rüzgarın önünde sürükleniyoruz bence |
||
|
||
| Renksiz bataklık fikrine katılmıyorum. Hayatın belirsizligi ölümün çözümsüzlügü insanı oyuncak eder elinde dogru ama kendini bırakmışlıgın rahatlıgını verir. aitlik hissi okadar kötü birşey degildir hem, konfor verir. Rüzgar seni çamurun içine sürüklerse boş sokaklarda, rüzgar suçludur. Birde şu var, sahip oldukların degerini kaybeder zamanla, ama hayata sahip olma ugraşın onu bulunmaz hint kumaşına çevirir dostum.. ama asla sahip olamaman lazım bu kendi kendine satranç oynamak gibi birşey, kazananın hep kendin oldugu durumda kazanmak birşey ifade etmez hani ya,kontrolun sende oldugu durumda böyle, hayatın belirsizligi ve seni sürükleme gücüde karşındaki dişli rakiptir.. |
||
|
||
| Hayatı kontrol edebilmek için ondan daha güçlü olmaktan başka çare yok. Gerçek güç; düşüncelerimizi ve duygularımızı amacımıza uygun olacak şekilde yönlendirebilme becerisidir. Zihinsel kurgumuzu değiştirmekle duygularımızı da değiştiririz. Bu da tüm yaşantımızı değiştirmek, yeniden tasarlamak demektir, başarabilene... |
||
|
||
| gerçek güçle satranç oynama fikri çok güzel ama her zaman hayat galip gelir çünkü her hayat ölümle biter |
||
|
||
| (Ölümü dışarda bırakırsak...) Bazen hayatın galip geldiğini zannedersin o kadar, kontrol sende ise hala bir problem yoktur... Hiç kimse satrançta her hamlede ilerleyerek oyunu kazanmaz. Bazen ileri bir adım atmak için bir adım geriye çekilmeniz gerekir. Böyle zamanlarda yenildiğinizi düşünmek yanlıştır bence... |
||
|
||
| kazananı belirleyen haraketin son buluşu değil! olmamalı da! değer verdiklerimizin farklılığı ışığında çıkan uyuşmazlıklar ve yakasından tutup çekiştirmeler! bu da olmamalı! kontrol? -alışılagelmişin doğrultusunu devam ettiren! veya; -alışılagelmişin doğrultusunu kendine yakınlaştırma çabası! doğrultunun çıkış yeri ile sadece kaynak bağıntın olabilir...ve senin çekim gücünü yine kaynağın sana çizdiği sınırlar belirler... |
||
|
||
Kaybedecegin bir savaşa girmek kahramanlıktır eger teselli olacaksa
|
||
|
||
aptal cesareti diye de nitelendirilebilir kaybedeceğin bi savaşa girmek ![]() saol dostum |
||
|
||
| savaşın sonunu görebilecek derecede öngörü, tahmininde ötesinde gerçeğe yakın. ve sanış, içinden geçeceğine dair.. ve oluş, teğet bile değil, hayli uzağında! kaçış...cesaretsizlik...bu... ve övgü!
|
||
|
||
| kontrol diye birşey yok,yapman gerekenleri yapacaksın,sonra bekleyeceksin,yine de olmuyorsa için rahattır...ama yapılması gerekli şeyleri yapmayıp işler ters gitiğinde hayatın kontrolünü elimden kaçırdım diye sızlanırsın... | ||
|
||
| Bazen cesaret ve risk hayatta kalmayı sağlar... | ||
|
||
| kaybedecek bişeyi olmayanların cesareti beni ilgilendirmez,önemli olan kaybedecek bişeyleri olanların göstereceği cesaret bence... | ||
|
||
| Herkesin kaybedecek birşeyi vardır... Önemli olan bunu ona hissettirmektir... |
||
|
||
| Hayatın bir mum ateşi gibi, dumanı tüter tepesinde Işık saçarken kendinden kaybeder, dumanı süzülür ve kaybolur Mum alevi titrer bazen, sönecekmi diye korkarsın, kibrit yoktur yanında Ama devam eder, titrerken aydınlıgından kaybetsede Eriyip katılaşan balmumu da geçmişindir, daha iyi yapıştırır seni kaidene Burası benim yerim der ve tutunur kültablasına yada bardak altlıgına Halbuki tek üfürüge endekslidir, güneşin ışıgı gibi degilsede, ışık saçmasıyla mumunu yücelten ipin kaderi.. Mumun kaderi rüzgarın merhametindense Mumum kahramanlıgıdır yanmak başardıgınca.. herşeye inat.. |
||
|
||
| achill'e...hiç katılmıyorum....dön istiklal sokaklarına bir bak...ne kadar çok kaybedecek bişeylerii olmayanları görürsün...maalesef hayat herkes için güllük gülistanlık değil | ||