|
||
| 1-kominist yönetim olan bir ülkede fasist düşünceye sahip insanlara ne kadar müsemaha gösterile bilir? 2-fasist veya kominizm karsıtı düşünceler kominist ülkede yasal örgütlene bilir mi? 3-kominizm e karşı oldugunu bildiren bireye veya guruba ne yapılır? 4-yine o yönetim altında inancını yaşamak isteyen insanlar nekadar özgür olur? 5-rusya da pilot büro üyesi olan ile olmayan ama aynı işi yapan kişilerin maaşı farklı idi kominist partiye üye olan farklı maaş alıyor du.kominist yönetimde kominist olan ile olmayan vatandaş arasında ayrım yapılır mı? kominist olmayan vatandaşa hangi gözle bakılır? |
||
|
||
| Öncelikle bu yazdıklarımı kitaplardan ve belgesellerden yani kaynaklardan öğrenerek yazıyorum,ezbere yazmıyorum.Abi sorularını ben kendimce cevaplıyım : c1.Müsama gösterilmez,Sibirya Gulag'a gönderilir ya da direkman bir hapisanede infaz edilirler. c2.Kominizm karşıtı bir görüş kominist ideoloji ile yönetilen bir ülkede karşı devrim yapmaya çalıştığı düşünülerek,üyeleri Sibirya Gulag'a gönderilir ya da direkman bir hapisanede infaz edilirler. c3.Sibirya Gulag'a gönderilir ya da direkman bir hapisanede infaz edilirler. c4.Kominist ideoloji ile yönetilen bir ülkede kominist olmadığını söyleyen bir vatandaş çıkarsa aynen şu uygulanır : Sibirya Gulag'a gönderilir ya da direkman bir hapisanede infaz edilirler.Yani kimsenin gözüne gözüktürülmeden işi bitirilir. Bana inanmayan Sibirya soğuklarında,çalışma kamplarında ölüme terkedilen ya da infaz edilen 22 milyon insana söylesin,bir de Fatiha okusun,tam olsun. Adnan,kominizm ile faşisizm arasında halka tatbik ediliş farkı yoktur.Küçük burjuva dedikleri köylülerden tutun,devrim karşıtı düşünce olarak gördükleri kültür,örf ve adetlere kadar her konu da zorbalıkla iktidarlarını pekiştirmişlerdir.Sindirme ve yok etme,ilk araçlarıdır.Beceremezlerse dağa çıkarlar.Peki bu insanların içinde hiç mi iyi niyetli bir allahın kulu yoktur,elbette ki var ama kullanıldıklarını,sendikaların kafa sayısı olarak bir istatistiksel sayı olduklarını farkettiklerinde çok geç oluyor.Sermaye piyasası için para babalarının düzeni diyen bu insanlar,sendikalara verdikleri üyelik paralarıyla emlak alımı satımı yapıldığını,üyelik parasını işsiz olması nedeniyle ödeyemeyenlerin sendikalardan çıkarıldığını bilmiyorlar mı acaba,asıl ben onu merak ediyorum. |
||
|
||
| bu anlatım tarzını sevdim zaten farklı bir şey de beklemedim bir nebze olsun özgürlük isteyen komizm e özgürlük tatbik etmedigini hatırlatmak istedim.. sendikalar da çok dolaplar döndügünü az çok biliyoruz bu konuda bilgin oldugunu gösterdin paylaşırsan sevinirim.. |
||
|
||
| bi tane tanıdığım bi abi var. biraz delikanlı bir tip. bi gün toplamış sendikacıları başına. tabii bu sendikacılarda az buzadamlar değil.. sendika liderleri... demiş ki onlara: alayınız -bir kaç istisna hariç- şerefsizsiniz. onlara bunu bu cesaretle söylediğine göre bayaa dolmuş anlaşılan
|
||
|
||
| babam derby lastik fabrikasından emekli hayatımızın en sıkıntılı dönemi sendika grev e girdiginde oldu.yokluk .. yanlış hatırlamıyorsam ben 15-16 yaşlarındaydım grev uzun sürdü çünkü fabrikanın stokları ancak erimişti bu oyunda fabrika ve sendika anlaşmalı idi oyunu babamlar çok geç anladı. gerv sebebi stok yıgılması idi.. |
||
|
||
| sendikacılığı ancak idealist dürüst insanlar yaparlar. işçilerden topladıkları veya dalaverelerle kazandıkları paralarla yaptırdıkları plazalarda patronlardan daha büyük lüks içinde yaşayan sendikacılardan hayırlı işler beklenmez sanırım.. |
||
|
||
| aslında benim sendikalar ile olan ilişkim kısıtlı,zamanında nakliyat-iş sendikasında birkaç eğitimlerine katıldım.solun fikir ve düşüncesinin ne olduğunu işçi sınıfının gözünden görmek istedim.Böylece gelecekte kurmak istediğim bir firmada işçi haklarımı da koruyabilicektim.Yani tamamiyle masum nedenlerle katıldım.Ama gördüklerim beni dehşete düşürdü : silahlı eylem düşüncelerini güden gençler,işsiz olmasına rağmen sendika binasından çıkmayan sözde fikir adamları,gençleri ön safta silah gibi kullanan aşırı uçlar,kafa sayısını arttırmak için geniş yetkilerle donatılmış insanlar... Tabii bu insanların içinde namusuyla hakkını arayan kişiler de vardı,fakat onlar da benim gibi bir şeyler öğrenmek maksadıyla gelmiş ve sendikaya kendilerince çeki düzen vermeye ellerinden geldiğince çalışıyorlardı. Bunların içinde bir olay beni derinden sarstı:çok sevdiğim işsiz,3 çocuk babası bir bey vardı,her mitingde ön saflarda olur,polisi ve yandaşlarını sakinleştirir,ne yapmak istediklerini dostane bir dille anlatırdı.Aidatını ödeyemeyince devrim karşıtı sayıldı ve ayrılması istendi.Bir kaç gün sonra Aksaray'ın göbeğinde bir bina satın aldı bu sendika.Bu beni deli etti ve içimden dedim ki eğer bir gün kendi işime sahip olursam,kesinlikle işçilerimi bu tür pisliklerin eline bırakmıcam.Tabii yanlızca bu beyin başına gelenler değil,adlarını unuttuğum iki tane daha abi vardı.her işe sendikalaştırma süreçlerine bunlar gönderilirdi ve ikisi de bilgili,azimli insanlardı.İkisi de atılmış.. Sendikalar olmak zorunda,ama krallar gibi yaşayamazlar.Leh Valessa,usta başılığında sendika liderliğine,oradan da cumhurbaşkanlığına yükselmiş ve bu görevini de bitirdiğinde çalıştığı tersaneye geri dönmüş.. |
||
|
||
| Adnan abi bu sordugun soruların bir cevabı olmadıgını, uygulayan insana, uygulanan yere, uygulanan zamana, şartlara, genel karaktere baglı olarak degişebilecegini sende biliyorsun.. Komünizmde karşı düşünceden insanlar kesilir öldürülür diye bir şey yok, uygulamaya böyle geçersede faşist bir rejim deriz biter. Şimdiye kadar komünizmin nekadar hayata geçerilebildigide meçhul, bir halk devrimi olmadıkça komünizm hayatada asla geçemez bence.. Bu halk devrimine ençok meksikada yaklaşıldı ama oda eridi gitti iktidar için tutuşan askerler yüzünden.. Bu şekilde önyargılarla konuya yaklaşabildiginize inanamıyorum dogrusu, rasyonel insan fikirleri tartar uygulanışları degil, uygulanışlardan olsa olsa ders çıkarılır.. |
||
|
||
| ama rulerbalık baştan kokar. eğer teorin sağlam değilse pratiğinde de sorunlar çıkması kaçınılmazdır. komunizm gelebilr ama bu şekilde değil. toplumsal bir evrim gerekiyor. bu da çeşitli alanlarda tetiklemelerle olur. yoksa düşman üretmekle değil. |
||
|
||
| rusya da kominizm adına büyük katliam yapıldı keza bulgaristan öyle meksika diyorsun.. belki en masumu.. uygulamalar kara tablo ile dolu bir kominist olmayana neyi örnekleye bilirsin fikirler uygulamadan sorumlu degil mi? |
||
|
||
| Tabiki teori saglam olmalı bilmenin ögrenmenin sakıncalı bir tarafı olamaz ama yargılamada ve fikirleri tartmada yanlışlıklar olabiliyor.. Komünizm şu an itibariyle gelemez zaten gelsin de demedim, komünizm den önce başka basamaklar var.. Basamakları 2 şer 3 er çıkmaya kalkarsan tökezleyip düşebilirsin nitekim uygulamalarda olanlarda bundan ibarettir.. ya şimdi ben komünist degilim ama sol fikirlerim var, komünist olun veya bu fikirleride kabul edin demiyorum, ama kendi dogrularınızı komünist fikirlerdende çıkarabilirsiniz, önyargılı bakmamak lazım.Bir kagıtta yaptıgın matematik işlemlerini kolayca hayata dökebilirsin ama fikirler öyle degildir, hamur gibi yogrulmaya ihtiyacı vardır.. Atıyorum Pkk da marksism fikriyle çıktı piyasaya Pkk nın evrimini ve eylemlerini komünizmle bagdaştırabilirmiyiz.. |
||
|
||
| adamın biri bir gün.. ;D ;D ;D evet..adamın biri sokak ortasında yatıyomuş yanına gelen bir zengin ona demişki niye böyle uyuşuk uyuşuk yatıyosun çalışsana demiş yerde yatan adam çalışıp ne yapıcam demiş.. -para kazanıcan -kazanıp ne yapıcam -ev araba alıcan -sonra ne yapıcam -daha çok ev araba alıcan -sonra ne yapıcam -yan gelip yatıcan -eeeee... ben şimdide yatıyorum ...demiş ne dersin ruler o basamakları çıkınca ne olacak? ![]() ?? |
||
|
||
| dimi yaşayacanda neolacak nasılsa ölecen.. | ||
|
||
| intihar yasak yasak olmasa ben ne yapacagımı biliyorum...
|
||
|
||
| baslik komunizm hakkinda acilmis, o zaman bir tanim yapma geregi var: komunizm oyle bir siyasal dusuncedir ki, insanlarin esit ve ozgur olmalarina dayanir, insanin belli asamalardan gecerek devletsizlige, silahsizliga ve gercek ozgurluge varabilecegini iddia eder. tanim daha da genisletilebilirdi, ancak bu kadari da dusunce hakkinda bir fikir vermektedir. simdi, dusuncenin iyiligini, kotulugunu, uygulanabilirligini tartisma imkanimiz vardir. tanimdan dusuncenin insan yasayisinin ozgurlesmesi ve insanin gercek degerlerine ulasmasi acisindan, "iyi niyetli" bir yaklasim oldugunu cikarabiliriz. ancak uygulanabilir midir? bana gore bu da mumkun. ancak inancim, marks'in avrupa aydinlanma hareketinin etkilerinde kalan bazi görüşlerinin degistirilmesi-gelistirilmesi gerekliligi cercevesindedir. şimdi, soruları soran arkadaşın asıl niyetine geliyoruz ki, şudur: uygulanmis ornekleri bu konuda iyimser olmamiza olanak veriyor mu? (gercekte komunizmin uygulanmis ornegi de yoktur. tartisilan, komunist dusuncenin gecis asamasi olarak betimledigi sosyalizm ornekleridir.) ben bu soruyu da olumlu yanitliyabilirim: forum sayfalarinda ozellikle sscb ornegi cok tartisilmis. genelde de olumlu bir ornek olmadigi ve fasizan bir tutum icinde oldugu vurgulanmis. bu bir yere kadar dogrudur. ancak biraz tarih bilgimiz varsa, bunlarin komunizm fikrinden cok tarihsel sureclerden kaynaklandigini gorebiliriz. rusya, gec uluslasmis bir toplumdu. bu konuda avrupa'da, almanlar ve italyanlar'la birlikte gec uluslasmis olmalarindan kaynakli olarak somurge paylasimlarindan yeterince nasiplerini alamamislardi. bu nedenle birbirlerine benzer yonelimler sergiledikleri gorulur. aslinda genel olarak komunistler, rusya'dan once almanya'da boyle bir devrimi olasi goruyorlardi. ancak, alman sosyal demokratlari (komunist partiler o zaman bu adi kullaniyorlardi) alman burjuvazisinin savas cigirtkanligini onaylayinca almanya'da beklenen hareket, gelismemis olan rusya topraklarina kaydi. rusya, devrimi gerceklestirdiginde turk ulusal kurtulus savasina da ciddi yardimlar saglamistir. sovyetler birligi'ni olsturan diger devletler de birlige kendi inisiyatifleri ile katilmislardir. ancak, kapitalist blok'a karsi kendisini savunmasiz hisseden sovyetler birligi'nin basina, bir de kendi koltugunu korumak konusunda guvensiz stalin gectiginde sosyalizmle bagdasmayan pratikler de ortaya cikmaya baslamistir. stalin, batiya karsi guclu durabilmek icin ulusal kavramlardan medet ummus, karsisinda oldugunu dusundugu herkese acimasiz bir yaklasim gostermistir. bana gore sovyet sosyalizminin talihsizligi stalin'in devrimin hemen basinda basa gecmesidir. bu süreç, sovyet topraklarında karşıt düşüncelere gösterilen hoşgörü bir yana, sosyalist düşüncedeki çeşitlilikleri de budaması açısından bir talihsizliktir. yine de tum eksikliklerine karsin sovyet sosyalizmi, bilime ve sanata buyuk yatirimlar yapmis, buyuk bilimadamlari, sanatcilar ve sporcular yetistirmis, insanlik tarihine nazizmi tarihe gomen devlet olarak gecmistir. bugun turkiye'de oldugu gibi limuzinle gezenlerle cop karistiranlarin bir arada yasamasi yerine, halkina belirli oranda refahi, egitim ve saglik hakkini, kulturun paylasimini yasatmistir. rus halki, kendisi gibi gec uluslasmis alman ve italyanlarin fasist yaklasimlarina katilmamis, tersi bir egilim gostermistir. 2. dunya savasinda toplam 20 milyon sovyetler birligi vatandasi katledilmistir ki, bu donemin turkiye nufusundan fazladir. yalniz beyaz rusya'da 668 koy, içindeki insanlarla birlikte yakilmistir (insanlarin diri diri yakildigini belirtmek gerekir mi bilmem!) sovyetler birligi, en yetismis, en inancli kusagini bu savasta kaybetmistir. aynı dönem yahudi katliamında ölenlerin sayısı ise 6 milyon civarında kalmaktadır. stalin'le hitler'i ayni kefeye koyanlarin da rakamlar isiginda yeniden dusunmesi gereklidir. (stalin'in 22 milyon insani katlettigini iddia edenler de hangi kaynaklara dayandiklarini belirtirlerse konusma sansimiz olur.) sovyet denetimindeki ulkelerde de demokrasi disi yonelimlerin oldugu dogrudur. ancak bunlarin hicbiri, bati blogunun ceperindeki ulkelerde (arjantin, turkiye, sili, pakistan, misir, cezayir, nijerya saymakla biter mi?) yasanan trajedilerin yanina bile yaklasamaz! bir de donemin dunya siyasetinin belirleyicisi, ingiltere basbakani churchill'in 2. savasin hemen baslarinda ettigi su sozlerini de, bugun, batinin ikiyuzlulugu cercevesinde yeniden degerlendirmek gerekir: "tanridan komunizme karsi bir peygamber gondermesini isteseydim, bu hitler'den baskasi olmazdi!" belki de churcill'in istedigi bu peygamber yeryüzüne gelmeseydi, sovyet komunizmi de daha olumlu bir cizgide gelisebilirdi, kimbilir! sosyalizm adina en demokratik surec de, sili'de ortaya cikmistir. sili sosyalistleri, ne karşıt düşüncedeki partileri kapatmis, ne karsilarinda olan insanlari surgune gondermis, ne kiliseler kapatilmis, ne sosyalist parti uyelerine kazanc saglamis ne de baska olumsuzluklar sergilemistir. ancak o surec de, cia destekli pinochet darbesi ile sonlandirilmistir. sili sosyalizminin sonu, sovyet deneyiminin yanina bile yaklasamayacagi insanlik disi uygulamalarla doludur. bugun latin amerika'da, sili'de basarisizlikla sonuclanan sosyalist iktidar sureclerinin yeniden hizlanacagina dair siyasal gozlemler de yapilmaktadir. sili ornegi bile tek basina sosyalizm'in baskicilik olmadigini gosterir. ancak uygulamada "churchill'in istedigi ve tanrinin kirmayip gonderdigi komunizm karsiti peygamberler" denklemin bilinmeyenleri olarak kalmaktadir. belki de tek ulkede sosyalizmin yasayamayacagini soyleyen trocki haklidir ya da belki de baska bir deneyim de mumkun! bunlardan hareketle pratik deneyimlerin sosyalizmi yalanladigini iddia etmek basli basina yalandir. nitekim, sosyalizm bugunki bati sisteminden cok daha fazla olumlu bir deneyim olarak tarihteki yerini almistir. bulgaristan'dan gocen soydaslarimiz da, rusya'da, azerbaycan'da surda burda yasayanlar da, sosyalist sistem altinda daha rahat bir yasayislari oldugunu itiraf etmektedirler. hayal etmek kotu degildir, buyuk turan'ci enver pasa'nin bile bir donem komunist hulyalara daldigini hatirlatmak isterim.
|
||