SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => komunist KİMLİKLER

Konu: josef stalin 1881-1953

Sayfa: [ 1 ] 2

adnan 05.04.2006 18:46:46
Josef Stalin (1881 - 1953)
 
 
 
Tarihin en büyük diktatörlerinden biri olan sosyalist Josef Visarionoviç Stalin, 1881'de Gürcistan'ın Gori kasabasında doğdu. Babası kundurucaydı. Daha orta öğrenimi sırasında devrimci eyleme katıldı ve Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin bolşevik kanadı saflarında yer aldı. Uzun yıllar Sibirya'da sürgünde kaldı. Lenin'in 1917'de Finlandiya'ya gitmesinin ardından Sverdlov'la birlikte partinin yönetimini üstlendi. Ekim Devrimi'nden sonra Lenin'in başkanlığındaki Sovyet hükümetinde Milliyetler Halk Komiseri oldu.

Lenin'in ölümünden az önce Komünist Partisi genel sekreteri oldu. 1920-1930'larda sağ ve sol ideolojik mücadele adına binlerce insanı sürgünlere gönderdi. Özellikle bu sürgünler ve idamlar yoğunluklu olarak Türkler’e karşı oluyordu. Stalin iktidarın için her yol meşrudur sözünü tam anlamıyla uygulayarak binlerce insanın ölümüne sebep oldu. Milyonlarca insan bu yolda öldürüldü.
 

Josef Stalin, Sovyetler Birliğinde, bir tek ülkede sosyalist kuruluşun savunucusu oldu. "Planlı ekonomi", "Kollektivizasyon" ve "Endüstrileşme" uygulamaları ile 1928-1936 yılları arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde köklü dönüşümlerin gerçekleştirilmesini sağladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında parti liderliği, hükümet başkanlığı ve sovyet orduları başkomutanlığı görevlerini birarada yürüttü. 5 Mart 1953'te öldü..
 
 
 
 

05.04.2006 19:46:12
Bugunki sosyal devlet kavramının fikir babasıdır ayrıca biildigim kadarıyla..

deniz 05.04.2006 21:02:00
sosyal devlet kavramının fikir babası mı  Smiley

sosyal devleti keşfetmek ona mı kaldı. markslar filan ne yaptılar peki Smiley

05.04.2006 21:18:00
Bu konuyu eskiden okumuştum şimdi tam hatırlayamıyorum ama devletin sosyal bir yapısı olması gerekliligini kanunlara döktü diye biliyorum o devirde çıkardıgı yasalarla.. Kapitalist ülkelerde sonradan bu yasaları kullandı.. Daha doğrusunu bilen düzeltsin..

05.04.2006 22:09:40
Hitler'den daha büyük bir katildi,kendi insanlarını son nefesini verene kadar büyük bir korku ve sefalet içinde yaşattı.Endüstiriyelleşmeyi,Rus çalışma kampları olan Gulag'daki mahkumlarla başardı.Yaklaşık 22 milyon Rus'un ölümünden sorumlu.Hatta ünlü bir lafı vardı:" Bir kişiyi öldürmek bir trajedidir,milyonları öldürmek ise sadece istatistik tutmaktır."Neredeyse 3.dünya savaşının başlamasına neden olucaktı.Türkiye açısından ise oluşan Sovyet tehditi üzerine kendimizi daha iyi savunmamız için Batılı kuvvetlerden yararlanma tezi ile Nato ya girmemize neden oldu.

05.04.2006 22:56:26


Josef Stalin (asıl adıyla Yosif Visaryonoviç Cugaşvili) (1879-1953), 1922'den, 1953'te ölene kadar Sovyet Rusya'nın liderliğini ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin liderliği anlamına gelen Genel Sekreterliğini yapmıştır. Lakabı olan 'Stalin' Rusçada çelik anlamına gelir.

Yosif Visaryonoviç Cugaşvili, 21 Aralık 1879'da Gürcistan'ın Gori kasabasında doğdu. Babası kunduracıydı. Gençken girdiği papaz okulundan devrimci militanlara katılmak üzere ayrıldı ve Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin bolşevik kanadı saflarında yer aldı.

Uzun yıllar Sibirya'da sürgünde kaldı. 1917 Şubat devriminden sonra sürgünden döndü. Aynı dönemde İsviçre'den sürgünden dönen Lenin'le birlikte çalışmaya başladı. 1917 Temmuz ayında Lenin'in tekrar Finlandiya'ya sürgüne gitmek zorunda kalması üzerine, Sverdlov'la birlikte partinin yönetimini üstlendi. Ekim Devrimi'nden sonra Lenin'in başkanlığındaki Sovyet hükümetinde Milliyetler Halk Komiseri oldu.

Lenin'in ölümünden az önce Komünist Partisi genel sekreteri oldu. 1920-1930 arası sağ ve sol ideolojik mücadele sırasında suçlandı. Bu mücadelelerde binlerce insan sürgüne gönderildi veya görevden alındı. Bu sürgünler ve cezalandırmalar milli temelde değil, esas olarak ideolojik çizgiler üzerine oluyordu. Dönemin en sert ideolojik mücadelesi Troçki'ye karşı sürdürülmüş ve Troçki'nin 1940'da Meksika'da öldürülmesi ile Bolşevik Partisi içinde sağ veya sol sapmayla suçlanan eski liderlerden kimse hayatta kalmamıştır.

Josef Stalin, planlı ekonomi, kollektivizasyon ve endüstrileşme uygulamaları ile 1928-1936 yılları arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde köklü dönüşümlerin gerçekleştirilmesini sağladı. Özellikle Ukrayna'da zorunlu kollektivizasyon kıtlık ve ölümlere yol açtı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında parti liderliği, hükümet başkanlığı ve Sovyet orduları başkomutanlığı görevlerini bir arada yürüttü. 1939'da Molotov-Ribbentrop paktı diye de bilinen bir saldırmazlık anlaşmasını Hitler'in Nazi Almanyası ile imzaladı.

Bu tartışmalı tarihsel dönemle ilgili olarak, Stalin'e düşman veya ondan yana olan her iki tarafın da farklı tezleri vardır. Stalin karşıtlarının tezlerine göre, Hitler ile aralarındaki açıklanmayan gizli protokole bağlı olarak Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya ve Polonya'nin Naziler veya Sovyetler tarafından işgalinin yolu açılmıştır. Stalin'in doğru yaptığını savunanlara göre ise, 1937'deki Münih görüşmelerinde açıkça ortaya çıktığı gibi, İngiliz ve Fransız emperyalistleri ve dolaylı olarak da Amerikalılar, Nazileri kışkırtıyorlardı ve onların Sovyetler Birliği'ne saldırısının önünü açmaya çalışıyorlardı. Bu amaçla Avusturya'nın Almanya'ya katılmasına (Ancshluss) ve Çekoslovakya'nın işgaline göz yummuş ve onaylamışlardı. Sovyetler Birliği bu gidişatı tersine çevirmek için dünya çapında barışın sözcülüğünü yapmaya çalışmıştı. Ne var ki, özellikle Çekoslovakya'nın işgalinden sonra Sovyetler Birliği'nin İngiltere ve Fransa ile ilişki kurma çabalarına rağmen bu iki ülke Nazi tehdidini birlikte ortadan kaldırma girişimini reddetti. Böylece Sovyetler Birliği, kendi sınırlarını güvence altına almak için bu protokolü imzaladı. Stalin'in amaçlarına göre, Polonya ve Baltık ülkelerinde oluşturulacak tampon bölgeler, Nazilerin Sovyetler Birliği'ne ulaşmasını engelleyecekti.

Böylece 1939'da Nazi işgalini takiben Sovyetler Polonya'nın kalan yarısını işgal edip Estonya, Litvanya ve Letonya'yı sınırlarına kattı. Finlandiya'ya saldırdı ve büyük kayıplar vermesine rağmen Mart 1940'da "kış savaşı' olarak bilinen bu savaşı da kazandı. 1941'de Hitler'in Sovyetlere saldırması üzerine Stalin bu sefer müttefiklerin yanında yer aldı. Sovyetler Birliği'nin en ağır bedeli ödeyen güç olarak (24 milyon ölü) müttefiklerin yanında Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zafer uluslararası alanda prestijini artırdı.

Kırım'ın Slavlaştırılması politikası yüzünden Kırım Tatarlarının 18 Mayıs 1944'te sürgüne gönderilmesini sağladı.

Amerikan emperyalizmini suçlayarak, 1945'ten sonra Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeki Kızılordu birlikleri aracılığıyla bu ülkelerde komünist rejimlerin kurulmasını sağladı. Daha sonra bu ülkeler Churchill tarafından "demir perde" diye anılacak ve bu kavram yaygınlaşacaktır.

5 Mart 1953'te öldü. Ölümünden sonra Kruşçev, Stalin'i suçladı. Ünlü 20'nci Kongre ile başlayan anti-Stalinizasyon kampanyası Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov dönemine kadar sürecektir.


asya 07.05.2007 10:38:15
Bu da Stalin'e ait bir magazinel haber: Stalin yandaşı olanlar varsa bana kızmayacaklarını umarım. Smiley

'Stalin duygusal ve çapkın bir gençti'

Stalin gençliğinde kızların gözdesiymiş.


MOSKOVA - SSCB'nin demir yumruklu diktatörü Joseph Stalin'in bugüne kadar gizli kalmış çocukluğu ve gençlik yıllarını ortaya seriliyor. Simon Sebag Montefiore'nin Stalin'in yakın çevresinin günlükleri ve anılarından yararlanarak yazdığı yeni kitabı Genç Stalin'de, Sovyet diktatörün duygusal ve kadınlarla arası her zaman iyi olan bir portresi çiziliyor.
Stalin'in annesi çevresinde güzelliğiyle nam salmış, terzilik yapan Keke Çugaşvili. Babası ise ayakkabıcı Beso Çugaşvili. Ancak kitaba göre Keke'nin o dönemde bir polis şefi, bir güreş şampiyonu ve bir rahiple de yakın ilişkisi var ve Stalin'in babası bunlardan biri olabilir. Oldukça yoksul olan aile Beso'nun alkol problemi nedeniyle çok sıkıntı çekmiş. Annesi, o dönemdeki Stalin'i şöyle anlatıyor: "Soso'm çok duygusaldı. Babasını sokakta şarkı söylerken duyduğu gibi bana koşar, babası uyuyuncaya dek komşularda beklemek için izin isterdi."

Çiçek yerine annesinin göğüslerini seçmiş
Sovyet diktatörün kadınlara ilgisi de küçük yaşlarda başlamış. Daha yeni yeni yürümeyi öğrenen Stalin'le birlikte dolaşmaya çıkan Keke, çiçeklere düşkün olan oğluna ufak bir oyun oynamış. Oğluna bir papatya uzatan Keke, minik Joseph kendisine doğru koşmaya başlayınca göğüslerini açmış. Stalin papatyaları unutup annesinin göğüslerine sarılırken, birinin kendisini izlediğini fark eden Keke alelacele toparlanmış. Stalin gençliğinde de karizmatik tavırları ve keskin zekâsıyla kızların gözdesi olmuş. Çevresine kızların ilgisinden sıkıldığını söylese de, genellikle birkaç kızı birden idare etmiş.
Stalin ilk eşi Ekaterina Svanidze'yle (Kato) bir süre saklanmak için sığındığı arkadaşının evinde tanışmış. Ancak Kato evliliklerinin 16. ayında dizanteri nedeniyle ölünce Stalin yıkılmış. Eşininin cenazesini evlendikleri kiliseden kaldıran Stalin, defin sırasında mezarın içine atlayıp, tabuta kapanarak ağlamış. (Times)

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=220624

buzluk 12.09.2007 12:12:04
"komünizmin kara tarihi" gibi kitapların yazılmasına vesile olmuş yegane şahsiyettir kendileri. 1924'teki karşı devrimle rusya'daki sosyalist devrimi sona erdirmiştir. yerine gelen yönetim brokrasik diktatörlükten başka bir şey değildir. "tek ülkede sosyalizm" gibi bir kavramı yaratarak kitlelerin bilincini bulandırmış kendi de sosyalizmden tamamen uzaklaşmıştır. ayrıca faşizme karşı burjuva devletlerle yaptığı anlaşmalar onu yok etmekten ziyade daha da güçlendirmiştir. zira ispanya'daki iç savaşta faşizme karşı mücedele verenlerden desteğini çekerek, komünizmin( ya da anarşizmin) ispanya'daki sonunu hazırlamıştır. (örn: ispanya iç savaşı)
sonuç olarak stalin sosyalizm adını bulandırmış, yaptığı hatalarla burjuvazinin eline büyük kozlar vermiştir. (örn: stalinizm) hala da onun yaptığı tahribat devam etmekte, insanlar onun yanlışlarının peşinden gitmektedir.

unutmadan...
ekim devriminden sonra var olan kadroda lenin'den başka eceliyle ölen kimse olmamış. kimdir ola bunu yapan?

subcomandante 16.06.2008 22:56:12
dünyanın en büyük anti-komünistlerinden biri.

hellskitchen 16.06.2008 23:02:52
sosyalizm bir insanlık suçudur diye bi genelleme yapasım geldi içimden

BarISCI 20.06.2008 11:16:18
Staline bakarak sosyalizm yada komünizmi eleştirmek tarihteki en büyük hatalardan birisidir..
Stalin komünist değildir..

hellskitchen 20.06.2008 11:50:28
sosyalizmi eleştirmek için stalin e ne hacet?

BarISCI 21.06.2008 13:09:45
Stalini sosyalizmle özdeşleştirmeden eleştireekseniz eğer buyrun bir başık açın fikir alışverişimizi yapalım her zaman Wink

humanist_ 21.06.2008 22:01:19
iste sorun burda baslıyor kominizmin tanımına bakarsak cok ii bisi hatta benim bile kominist olasım geliyor:D  amma uygulanıs bicimi tanımının nerdeyse zıttı  bana kalırsa islami kanunlar en iyisi amma dini kendi cıkarları icin kullananlar oldugu icin uygulanıs biciminde hatalar oluyor yani tarihte nasıl etkiler bırakmıs bu onemli SAYGILAR

subcomandante 22.06.2008 23:51:34
iste sorun burda baslıyor kominizmin tanımına bakarsak cok ii bisi hatta benim bile kominist olasım geliyor:D  amma uygulanıs bicimi tanımının nerdeyse zıttı  bana kalırsa islami kanunlar en iyisi amma dini kendi cıkarları icin kullananlar oldugu icin uygulanıs biciminde hatalar oluyor yani tarihte nasıl etkiler bırakmıs bu onemli SAYGILAR

aslında böyle detayları tartışmaya katmak huyum değildir ama; sayın humanist; henüz adını yanlış yazdığınız bir "kuram" hakkında sadece "tarihte nasıl etkiler bırakmış" diyerek eleştirilerde bulunmanız pek haklı gözükmüyor.

zaten buradaki çoğu insanın dediği gibi stalinizm ile komünizm bağdaşan düşünler değil.

bir de genel olarak söyleyeyim; marksizm, sosyalizm, komünizm forumlarda öğrenilmez. burada az buçuk bir şeyler araştırmış kişiler çıkarımlarını tartışmalıdırlar. açıp bir kitabı dahi incelememiş kişilerle yapılan tartışmalar kısırdır.


Sayfa: [ 1 ] 2