SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Müzik İnsanları

Konu: Scorpions..

Sayfa: [ 1 ]

30.03.2006 23:18:29
1968 yılında, Almanya'nın Hannover kentinde, Rudolph Schenker adlı genç ve iddialı bir gitarist, yine Hannoverli üç arkadaşıyla biraraya gelerek adını kısa sürede tüm dünyanın duyacağı Scorpions grubunu kurdu.Kendisi grubun gitarist ve vokalistliğini üstlenirken, diğer üyelerden Karl-Heinz Vollmer gitarda, Wolfgang Dziony davul ve geri vokalde, Achin Kirchoff ise bas gitarda yerlerini aldılar.

Ancak daha ilk iki sene içinde grupta anlaşmazlıklardan doğan ayrılıklar meydana geldi. Rudolph Schenker'in kardeşi Michael Schenker, Karl-Heinz Vollmer'in yerine gitara geçerken, Lothar Heimburg da Achin'in ayrılmasıyla bas gitara geçti. Ancak asıl ses getirecek değişiklik 1970'ten günümüze grubun vokalistliğini yapan Klaus Meine'nin bu görevi grubu kuran Rudolph Schenker'den devralmasıydı. Bu kan değişikliğiyle güçlenen ve cesaretlenen topluluk kısa sürede Almanya'da sahnelerin tozunu atmaya başladı.

İlk kontratını 1971 yılında imzalayan grup aynı yıl ilk albümünü de doldurdu. Daha çok sakin parçaların yeraldığı "Lonesome Crow" isimli bu ilk albümde "I'm Going Mad", "In Search Of The Peace Of Mind" ve "Lonesome Crow" dikkat çeken parçalardı. 1972'de Scorpions; Rory Gallagher, UFO ve Uriah Heep tarafından desteklenen 136 günlük bir konser programı gerçekleştirdi. Adını bir anda Almanya'da duyuran grup, "Das Kalte Paradise (Soğuk Cennet)" isimli besteleriyle uyuşturucu karşıtı bir filmin müziğine de imzasını atmış oldu. '

'73'te Michael Schenker'in UFO'ya geçmesiyle topluluktaki sorunlar yeniden su yüzüne çıktı. Kısa bir süre için dağılan Scorpions, üyelerden Meine ve Schenker'in çabalarıyla bas gitara Francis Buchholz, davula da Jurgen Rosenthal'ın gelmesiyle tekrar faaliyete geçti. Bu kadroyla RCA Records ile sözleşme imzalayan Scorpions, Almanya dışında Amerika ve İngiltere'de de çıkacak olan ikinci albümleri "Fly To The Rainbow"u piyasaya sürdü. "Speedy's Coming", "Fly People Fly" ve albüme adını veren "Fly To The Rainbow" göze çarpan parçalardı. Albüm henüz çıkmıştı ki Rosenthal gruptan ayrıldı, yerine Belçikalı davulcu Rudy Lenners geçti.

1975 yılı Scorpions için son derece başarılı geçti. Bu yıl içinde grup ilk kez Almanya dışında bir turneye çıkarak sahne deneyimini artırdı. Scorpions'u dikkatle izleyen Dieter Dierks grubun yapımcılığını üstlendi. Topluluğun çalışmalarına hız kazandıran bu gelişmeden sonra yaza doğru üçüncü albümleri "In Trance" geldi. "Top Of The Bill", "Living And Drying", "Robot Man" ve "In Trance" adlı parçaları hayranlarınca büyük ilgi ve beğeniyle karşılandı. Bu yoğun ilgi nedeniyle aynı yıl, sahneyi Bob Marley and The Wailers ve Wishbone Ash ile paylaşacağı Offenburg açık hava festivaline davet edilen Scorpions, Kasım ayında London's Marquee Club'da çalarak İngiltere'deki ününü de artırmış oldu. '76 yılında grup turne ve stüdyo çalışmalarına daha da ağırlık verdi.

1977'de davulcu Lenners kalbindeki bir problem yüzünden topluluktan ayrılmak zorunda kaldı. Yerine ise Herman Rarebell geldi. Aynı yıl piyasaya sürülen ve "Pictured Life" ve "Catch Your Train" parçalarının öne çıktığı "Virgin Killer" albümüyle, Scorpions otoritelere doğru yolda olduğunu göstermiş oldu. Grup, Japonya'da da büyük ilgi görüyordu, Japonya'da "Virgin Killer"in çıktığı hafta tükenmiş olması bunun kanıtıdır. Hayranları her geçen gün artan grup 1977 sonunda tekrar Köln'deki stüdyoya kapandı. 1978'de ise yeni albümleri piyasaya çıktı: "Taken By Force". "We'll Burn The Sky" ve "Born To Touch Your Feelings" parçalarının da bulunduğu bu son albümlerinin başarısıyla iyice cesaretlenen Scorpions, soluğu Japonya'da aldı. Tokyo's Sun Plaza Hall'da muhteşem konserler verdikten sonra konserlere Avrupa'da devam edildi. Ancak topluluk başarıdan başarıya koşarken, gitarist Ulrich Roth ayrıldı. Bunun üzerine Scorpions Roth'un yerini tutabilecek bir gitarist aramaya koyuldu. Bu arayışlara tam 170 kişiden cevap geldi. Ancak uzun süren bir elemeden sonra yeni gitarist, UFO'nun gitaristi Paul Chapman oldu. Sık sık yaşanan ayrılıklardan bıkmış olacaklar ki grup üyeleri Chapman'ın yanında bir gitaristi daha kiralık olarak çağırdı. Bu, gitar çalmayı küçük yaşta tek başına öğrenen, hukuk fakültesinden terk, genç Hannoverli Matthias Jabs'dan başkası değildi. Bir süre bu kadroyla çalıştıktan sonra Scorpions'tan Chapman da ayrıldı ve yerine Jabs geçti.

Bu arada Scorpions'un konser albümleri olan "Tokyo Tapes" ve "Best Of Scorpions"u da piyasaya süren RCA Records ile bağlarını koparan topluluk, İngiltere'de Harvest(EMI), Amerika'da ise Phonogram/Mercury ile anlaştı. Scorpions anlaşmalardan sonra tekrar stüdyolara döndü. Ancak bu sefer Rudolph Schenker, o sıralarda UFO'dan ayrılan kardeşi Michael'i de davet etti. 1979 yılında piyasaya sürülen "Lovedrive" albümündeki parçalardan "Loving You Sunday Morning", "Always Somewhere", "Is There Anybody There?" ve unutulmaz bir şarkı olan "Holiday" dikkat çeker. Scorpions'un Amerika ve İngitere'deki en büyük başarısı bu albümle geldi. Albümden çıkan 45'lik "Is There Anybody There?" Amerika'da İlk 50'ye girme başarısı da gösterdi. Albüm henüz sıcakken Amerika'da bir turne yapma kararı da alan Scorpions, ilk gösterilerinde 68000 kişiye çaldı. Sahneyi Ted Nugent, Journey ve Aerosmith ile paylaştılar. Amaç Amerika'yı fethetmekti. Grup elemanları gördükleri yoğun ilgi üzerine bu ülkede kalmaya karar verdiler. 1980'e gelindiğinde topluluk yeni albümleri "Animal Magnetism"i okyanusun iki kıyısında da piyasaya sürüyordu.

George Simpson ve Brad Warnaar'dan esinlenmeler taşıyan bu albümün hitleri arasında "Make It Real", "Don't Make No Promises", "Lady Starlight" ve "The Zoo" sayılabilir.

Albümden sonra Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde konserler vermeye devam ettiler. Aynı yıl davulcuları Herman Rarebell bir solo albüm çıkardı. 1981'de Scorpions rock müziğin zirvesinde yerini almıştı ki, vokalist Klaus Meine boğaz düğümlenmesi teşhisiyle hastaneye kaldırıldı ve ancak uzun süren bir tedavi sonrasında iyileşebildi. Hastaneye yatırılmadan önce planlarındaki "Blackout" albümünü de çarçabuk doldurdular. "Blackout" ne kadar aceleye getirilmiş olursa olsun, rock tarihine altın harflerle yazılmış albümlerden biridir.

Başta "Blackout" olmak üzere "No One Like You", "Dynamite" ve "Now" asıl ilgi çeken parçalardır. Bunların yanında, "You Give Me All I Need" ve "When The Smoke Is Going Down" da hit olmuş şarkılardır. 1982'de "Blackout" albümü listelerde Amerika'da onunculuğa, İngiltere'de ise onbirinciliğe yükselmiştir. İlkbahar geldiğinde ise Scorpions, Rainbow'un "Straight Between Your Eyes" adlı turnesine misafir grup olarak katıldı. 1984 yılı ise Scorpions'u günümüz rock dinleyicisine tanıtması açısından büyük önem taşıyordu. "Love At First Sting" albümüyle piyasayı yeniden altüst ettiler. "Bad Boys Running Wild", "Rock You Like A Hurricane", "Big City Nights" ve unutulmaz "Still Loving You" parçalarının ayrı bir önem taşıdığı bu albüm sonrasında bir de toplama albüm geldi: "Gold Ballads". Yıl sonunda özel uçaklarıyla bir de dünya turnesine çıktılar. Kurulmalarından beri yaşadıkları en başarılı günler ise "World Wide Live" konser albüm serisinin yayınlanarak listelerde uzun süre bir numarada kalmasına rastlar. Topluluk, bu yorucu çalışma temposu ve dünya turnesinden sonra 1988 yılına kadar sessiz kaldı. O yıl çıkardıkları "Savage Amusement" ve "'88 Russian Tour" ile yeniden dikkatleri üzerlerine topladılar. "Rhythm Of Love", "Walking On The Edge" ve "Believe In Love" listelerde hayli başarılı yerlere gelmişlerdir. Bu albümden sonra da yaklaşık üç sene sessizliğini bozmayan topluluk, 1991'de bir başka mükemmel çıkışla, yeni albümleri "Crazy World" ile dönmüşlerdir. Her albümde olduğu gibi bu albümde de diğerlerinin önüne geçen bi şarkı vardır: "Winds Of Change". Ayrıca "Don't Believe Her", "To Be With You In Heaven", "Crazy World" ve "Send Me An Angel" albümde dikkate değer diğer parçalardır. Crazy World'ün altı milyon satmasının ardından basçı Francis Buscholz Scorpions'tan ayrılanlar kervanına katıldı.

1993 Mart'ında yerine Ralph Rieckermann geldi. Gelir gelmez de köklerine, "Animal Magnetism" ve "Lovedrive" dönemine dönmeyi planladıkları yeni albümleri "Face The Heat"in kayıtlarına başladılar.

Ancak "Crazy World", Scorpions'un başarıyı yakaladığı son albümü olacaktı. Özellikle "Face The Heat" albümünü izleyen ve bas gitarda Ralph Riekermann ile davulda James Kottak'ın görev aldığı "Pure Instinct"ten sonra, aynı şarkıları birbiri ardına yayımlayarak dinleyenleri bıktıran yapımcılarının da katkısıyla Scorpions hayranlarının gözünden düşmeye başladı. Bunu farkeden yapımcılar son bir hamleyle, bir yılda tam dört eski albümü yeniden piyasaya sürdüler. Scorpions'un daha kendi başına buyruk olduğu zamanlarda çıkardığı ve dinleyicilerce özlenen "Lovedrive", "Animal Magnetism", "Blackout" ve "Love At First Sting" 1997 yılı içinde çıkıverdi. Bunlara sayıları onbeşi bulan toplama albümler de eklenince, Scorpions'un yapımcılarca tuzağa düşürülüp kullanıldığını anlamak zor olmuyor.

1999'a gelindiğinde, zirvede kalmak isteğinin getirdiği bir endişenin yanısıra unutulmak istememelerinin sonucunda doğan acelecilik ve düşen kalite ile eski çizgisinden tamamen kopan bir Scorpions görüyoruz. Grup şu an Jabs Matthias, Klaus Meine, Rudolph Schenker, James Kottak, Ralph Rieckermann'dan oluşuyor. "To Be No.1" isimli 45'likleri, ilkinde dört, ikincisinde beş şarkı içerecek şekilde iki defa satışa sunulan Scorpions, "10 Light Years Away" 45'liği ile de eski günleri yakalamak istiyor. Bakalım yeni albümleri "Eye II Eye" ile hayranlarının gönlünü almayı başarabildimi bilinmez!

Kaynak: http://www.blogcu.com/adulteress/28805/

30.03.2006 23:35:00
Music :rudolf schenker
Lyrics:klaus meine

Since you’re gone
There is an empty space
Since you’re gone
The world is not the same

I go back to the places we’ve been
It feels like you’re still there
I live all those moments again
Wishing you were here

Since you’re gone
There is an lonely heart
Since you’re gone
Nothin’ is like it was

There are memories all over the place
Bringin’ it back all so clear
Remember all of those days
Wishing you were here

All those lonely nights
I gotta fight for you, yes I do
Yes I do

Since you’re gone
There is a heart that bleeds
Since you’re gone
I’m not the man I used to be

I follow you steps in the snow
The traces disappear
We know what we’ve lost when it’s gone
I’m wishing you were here

All those lonely nights
I gotta fight for you, yes I do
Yes I do

laugh Çok matrak değil mi Yine de etkileyici!

30.03.2006 23:41:43
Moment of Glory ve White Dove gibi çok kötü şarkılarıda mevcut Smiley

In Justice 30.04.2006 22:16:32
scorpions - crazy world

i get up in the morning
for my dose of the news
crawl right back in the sack girl
had enough of the truth
spend your dollars and rubels
buy a piece of the wall
build it up in your backyard
i'm so sick of it all

ooh, it's a crazy world
ooh, it's a crazy world

drivin' down to the city
doin' 155
better late than never
i'm more dead than alive
we can find the titanic
put a man on the moon
but we can't fix out backyard
man we better start soon

ooh, it's a crazy world
ooh, it's a crazy world
ooh, it's a crazy world
ooh, it's a crazy world

i don't want to hear about it
i wish it would be worlds away
you know the more i think about it
the more i feel we need to change
i get up (in a crazy, crazy world)
we all live (in a crazy, crazy world)
ooh yeah (it's a crazy, crazy world)
i gotta get out (of this crazy, crazy world)

goin' home to my baby
it's been another hard day
bust my balls for the tax man
so what else can i say
they spent our money on missiles
for the third world war
now they're stacked in my backyard
we don't need them no more

ooh, it's a crazy world
ooh, it's a crazy world
ooh, it's a crazy world
ooh, it's a crazy world

gdede 30.04.2006 23:14:39
Wind of Chage
Still loving you
Send me an angel gibi saheserleri unutmak mümkün diil kendi namıma

ixchel 05.06.2006 00:34:22
öyle böyle değildirler...hem melodik rock yap, hem soğuk savaş döneminde ortalara çık bi de alman ol...zoru başarmışlardır saygıyı hak etmişlerdir bi sürü şarkıları marş olmuştur, sevilerek söylenilegelmişlerdir(evet bööle bi sözcük mümkündür,yapılabilir). hatta lise döneminde bunlara delicesine takmışlığım vardır saolsun bi best of'larını hediye almışımdır da aleme el açmaktan kurtulmuşumdur Tongue

05.06.2006 00:41:00
solistin o yumuşak sesi hiç hoşuma gitmiyor..

14.02.2008 23:50:11
ayıp olmasın bi tane ekleyelim..alın hisliler Tongue

Still Loving You


Wind Of Change


Sayfa: [ 1 ]