SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Hukuk Felsefesi

Konu: Adalet..

Sayfa: 1 [ 2 ] 3

RenaultFerrari 30.03.2006 16:20:21
adalet herşeyde hakkı görmek hakkını vermektir

adalet kainatın nizamıdır
eğer doğada adalet olmasaydı en güçlü olan kalırdı
adalet tarafsızlıktır

adalet Her şeyi yerli yerince yapmak, beraber etmektir
adalette ikilik vardır
dünyanın düzeni adalettir
doğanın düzeni adalettir

son tango 30.03.2006 16:20:56
adalet duygusu,hukuğu bir kenara koyarsak herkesin vicdanı kadardır

ne kadar vicdan o kadar adalet...ne kadar köfte o kadar ekmek gibi

RenaultFerrari 30.03.2006 16:30:39

adalet duygusu,hukuğu bir kenara koyarsak herkesin vicdanı kadardır
ne kadar vicdan o kadar adalet...ne kadar köfte o kadar ekmek gibi

heh heh
teşekkürler  0 (26) heh heh teşekkürler 0 (26)

30.03.2006 16:34:46
Peki vicdan nedir,superegodur..
Medeniyet olmasaydı vicdanda olmazdı, ozaman adalettende bahsedemezdik..

son tango 30.03.2006 16:37:16
tabii,tarih öncesini düşünürsen,tek duygusu karın doyurmak ve üremek olan insanın vicdanı ne kadar gelişmiş olabilir?

adnan 30.03.2006 16:38:41
vicdan medeniyetten öncede vardı..
vicdan olmasydı ilk insanlar birbirini öldürürdü..
ruler olmazdı Smiley
şu an biz rulere vicdanı anlatmazdık..

30.03.2006 16:43:44
Kârı yoksa niye öldürsünki
Hem herkezin birbirini öldürmesinde kâr olamaz..
Sizin inanışınızda Adem ilk peygamber degilmi, onun getirdigi kurallarda medeniyetin ilk şartları sayılabilinir..
Aslan ceylanı yada çiftleşmek için dişi aslanın yavrularını öldürecekken, vicdanı dur yapma dermi ona..

RenaultFerrari 30.03.2006 16:57:13
vicdan bulmak manasına bir kelimedir lugatta
bulmak neyi bulmak
bilmek bulmak olmak

medeniyet Dinin neticesidir şübesidir feridir
din olmasa insan insan olduğunu bilebilecek miydi
hala dinin evvel ve ahir irşatlarına rağmen
ben hayvanım diye yaşıyan insanlar var
hayvan medeni olur mu
olur
evet görüyoruz işe
medeniyet mefhumu  asar düğmeye milyonla anne kan kusaraktan can verir
Din Hakiki medeniyetin aslıdır
hayvan medeniyetinin değil


tabii,tarih öncesini düşünürsen,tek duygusu karın doyurmak ve üremek olan insanın vicdanı ne kadar gelişmiş olabilir?

öyleyse  günümüzde ki insanın vicdanı biraz daha gelişmiştir değil mi ?
bu günkü medeniyet vahşet devrinde asırlarda katletilen  insanları
bugün bir saatte katletti

insanı tarih öncesindeki ve bu günkü insan diye ikiye ayırmak
doğru değil kapılmayın bu uydurmalara

Aslan ceylanı yada çiftleşmek için dişi aslanın yavrularını öldürecekken, vicdanı dur yapma dermi ona..
bana mı diyorsun Tongue

sen bilmiyorsan da inkarda etsende
her gördüğün hadisenin muhakkak dünya düzeni için bir vazifesi vardır



21.04.2006 16:17:49
walla ben insanlarda vicdan olduğunu düşünüyorum adnan abi,
ama bu vicdan senin dediğinden biraz farklı...
bu vicdan bir tek kendi kayıplarına üzülüyor....

adnan 21.04.2006 16:45:23
inan dünyada kendinden başka herşeyi düşünen insan sayısı az degil..

21.04.2006 18:29:15
1 sayfa cevap yazdım ve hepsi silindi lanet olası bilgisayar yüzünden parçalıyordum bilgisayarı, neyse az bekleyin..
Kısa cevap verecem artık ne yazıkki,
1- İnsan üstüne aşırı anlamlar yüklenebilecek bir varlık degildir, insanı hayvandan farklı yapan üstün zekâsı ve sosyal yaşamın onu içine kattıgı yapay evrimidir..
2- Kurallar ve Zorunluluklar birlikte yaşama sözleşmesinin şartlarıdır, din bunlara yenilerini eklediginden medeniyete katkıda bulunur.
3- Ama bu katkının vicdanla olan bagıntısı, insanın kendini bulmasıyla alakalı degildir gayet basittir bu; korku..
Korku medeniyetin ve toplum yaşamının çökmesini engeller, insanların kendilerini kısıtlayıp, kendileri için gene kendi isteklerinden vazgeçmelerini saglar. Yani kurallar ve din birlikte insanın insan oldugunu anlamasını saglamaz, "insan" yapar.
4- Ben diyorumki, vicdan da toplumdaki yaşamın üzerimize bir yansımasıdır, dinler vicdan anlayışını etkiler, dinlerin bunun gibi ahlaki ve güzel özellikleri etkilemesinin yada geliştirmesinin bir nedeni varsa buda pragmatist nedenlere dayanır.
5- Olması gereken insanların bu kavramları içselleştirmesidir, ki tepeden inme bir şeyin samimiyeti yoktur nitekim dinle uyuşturulan insanlar eylem yetilerini kaybettiklerinden ve ahirette mükafata ve hakedene cezaya inandıkları için, olaylara kaderci yaklaşmakta ve vicdanın ön şartı olan duyarlılıgı gösterememektedirler..
6-Zorunluluk ve kurallar hiyeraşik bir yapının zayıf halkalarına daha çok baskı yapar, dolayısıyla vicdan gibi bir kavram yönetenlerden ziyade yönetilenlere yöneliktir. Tanrı kavramını kabul etmek gerçekten yönetenleride bu hiyeraşik yapıda bir kademe indirir ve toplumun ortak korkusu içinde onlarda vicdanlı olmak gerektigi gerçegine ulaşırlar.
Ama dedigim gibi önemli olan bireylerin bilinçleriyle birlikte yaşamanın ön koşulu olarak vicdan kavramına ulaşmaları gerektigidir.(tabi böyle bişi olurmu bilmem)Öbür türlü korkudan dogan bir vicdan anlayışı içinde samimi adaleti bence barındıramaz çünkü işleri Allaha havale eder,tepeden inmedir ve temeli korkudur..

arcanum_gallantry 21.03.2007 14:03:17
"Adalet" insanın tarih boyunca ısrarla aradığı ve semavi kitapların da özellikle vurguladığı deontolojik bir kavramdır. Kur'an'ın dört esasından biri de "adalet"tir. "Adalet-i mahza"yı ifade eden "Birisinin hatası ile başkası cezalandırılamaz", "Hak haktır, büyüğüne küçüğüne bakılmaz. Bir fert, umumun selameti için dahi feda edilmez. Toplumun selameti için ferdin hayatı veya hakkı feda edilemez. Hem bir masumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez." şeklindeki Kur'anî yaklaşımın insanı merkeze alan "hukuk devleti" arayışlarına yeni açılımlar kazandıracağını düşünmekteyiz.

Zira, hukukun temel dinamiklerinden olan "adalet" kavramının özüne uygun pratik uygulama alanları bulamaması, bizde de son zamanlarda olduğu gibi, tartışmalara neden olmaktadır. Hukukun biçimsel karakterini oluşturan pozitif (mer'i) hukukun bir anlamda insan haklarının gerçekleşmesi olarak niteleyebileceğimiz "adalet"i sosyal realitelere uygun olarak hayata aktaramaması bu tartışmaların özünü oluşturmaktadır.

Tarihsel planda otoriter, totaliter yapıların kendi varlıklarını devam ettirebilmek adına, meşruluklarını hukukla bağdaştırarak adaleti kendi çizdikleri sınırlar içine hapsetmelerinin o sınırlar içinde sıkışmış "sosyal yapı"nın aradığı adaletle veya ideal adalet anlayışıyla nasıl örtüşeceği de cevap bekleyen sorulardandır.

"Adalet" kavramı, siyaset bilimi, tarih felsefesi ve hukuk dışında, İslam düşünce sisteminde; ahlak, fıkıh, hadis ve ontoloji alanlarında da birbirine yakın anlamlarda kullanılmış bir terim olarak da incelenmelidir. Zira, Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde genellikle düzen, denge, denklik, eşitlik, gerçeğe uygun hükmetme, doğru yola iletme, takvaya yönelme, dürüstlük, tarafsızlık gibi anlamlarda kullanılan "adalet" kavramı, "İsm-i Adl"in bir cilvesi olarak yaradılışta da, insanın fizyonomik yapısı ve kainattaki uyumu, ahengi ve estetik görünüşü ifade etmektedir.


Şu veya bu davada, insanlar arasında vuku bulan ihtilaflarda neyin doğru, neyin yanlış (ya da haklı veya haksız) olduğunu karara bağlamak da adalet olarak adlandırılır. Bu, ya haksızlığa uğrayanın (mağdur) zararını telafi etmek, ya da haksızlık yapanı cezalandırmak suretiyle yerine getirilir. Bu anlamda adalet mağdura maddi veya manevi "te'diye/ödeme", hak ve hukuk ihlal edene de yine maddi veya manevi "ceza" takdir etmekle tahakkuk eder.

Genel anlamda "adalet", hükümran devletin kendi uyrukları arasındaki uyuşmazlıkları veya anlaşmazlıkları kanuna göre -hukukun ruhuna uygun olarak yapılan kanunlar- bir hükme bağlama işiyle ve toplum aleyhine tutumları olan insanları kanun temelinde engelliyici tedbirler alma işiyle uğraşan belli bir güvenilir organa bırakma fonksiyonu olarak anlaşılır. Bu anlamda adalet terimi, "yargı gücü"nü ifade eden diğer kelimelerle karıştırılır. Çünkü modern toplumlarda adalet hem bir faaliyet (adalet dağıtma faaliyeti), hem bir teşkilat (bir ülkedeki mahkemeler ve yargı görevlileri) olarak algılanır.

Bunun yanında "siyasi adalet"ten de bahsetmek mümkündür. Bir anlamda adalet bütünüyle siyasidir. Çünkü siyaset iktidar ilişkisini düzenler. İktidar ise gücün temerküzü, dağıtımı ve kullanımıyla ilgilidir. Hukukun siyasetle ilişkisi, yargının siyasetle olan ilişkisinden farklıdır. İnsanlar sorunlarını, arzu ve taleplerini meşru/yasal siyaset yoluyla dile getirir ve karşılanmasını isterler ki, buna "pozitif siyaset" denir. Pozitif siyasetin olmadığı yerde, yöntemi şiddet, baskı, zorbalık ve terör demek olan "negatif siyaset" iktidar ilişkisini belirlemeye başlar. Meşru siyaset, taleplerin hukuki nitelik ve değer kazanmasını sağlayan en önemli ve gerekli alandır. Bu çerçevede hukuk siyasetle doğrudan ilgilidir. Hukukun amacı olan adaleti dağıtan veya tahakkuk ettiren yargıdır. Yargının adaleti tahakkuk ettirmesi anlamında fonksiyonlarını yerine getirmesi için siyasetten uzak ve korunmuş olması lazımdır. Yani siyasetten uzak olması gereken hukuk değil, yargıdır.

Adalet ister istemez toplumun örgütlenme biçimiyle ilgilidir, her nasıl işliyor ve iş görüyorsa toplumun hukuk anlayışını yansıtır. Nihayetinde en gelişmiş ve üst bir aygıt olarak devlet bir örgütlenme biçimidir; hukuk da örgütlenmiş bulunan insanların ve sosyal grupların yaşama biçimlerini düzenleyen, kendi çerçevesi içine alan bir tekniktir. Fakat terimin özel anlamı bunun dışında şekillenmiştir. Bir ülkenin siyasi iktidarına verilecek zararları karara bağlayacak şekilde adli organların uzmanlaşması şeklinde anlaşılmaktadır. Siyasi adalet, siyasi kişiliklere karşı olduğu kadar siyasi rejime ve onun unsurlarına karşı işlenen suçlara da yönelmiştir.


arcanum_gallantry 21.03.2007 14:04:12
toplumu kirliliğe sürükleyen şey adalete güvenin azalması değilmi..
gözümüle apacık gördüğümüz gibi..
irdelenmesi ve tamir edilmesi gerek bi konu.
kanımca aönem arz etmekte.

Amon 21.03.2007 16:26:22
yazini okumadim, ama sunu gordum.

senin avatardaki adamlarin hepsi  ayni anda kafayi salliyor Smiley demekki ayni gifler birden fazlaysa farkli yerlere koymadan ayni yerdekini kucuk kopyalar halinde sayfaya dagitip, calistirmaya basliyor. ve hepsini ayni anda calistiriyor.

ne guzel iste, adalet konusu bana (farkli bir konudada olsa) bilgi verdi.

deniz 23.03.2007 11:25:59
Alıntı
Kur'an'ın dört esasından biri de "adalet"tir.

çok güzel de diğerleri nedir acaba ??


Sayfa: 1 [ 2 ] 3