SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Düşünceler

Konu: Yapay zeka ne kadar olanaklı

Sayfa: [ 1 ]

25.03.2006 18:04:44
Yapay zeka ne kadar olanaklı - Gödel Teoremi
Başlamadan önce bir konuda anlaşalım lütfen: Yapay zeka ile kasteddiğimiz şey kesinlikle makinelerin 'hissetmesi' falan değil. Makinelerin duygulara sahip olmaları da önemli bir şey olabilir ama bunun adı 'yapay zeka' değildir ve apayrı bir tartışmanın konusu olmalıdır.

Biz konumuza dönelim. Nedir bu yapay zeka? 'Yapay' sözcüğü üzerinde sorunu olan yoktur heralde, bununla zekanın 'kul yapısı' olmasını kastediyoruz. Ama şu 'zeka' epey sorunlu bir kelimeye benziyor. Henüz insanlar için bile 'zeka'nın ne anlama geldiğini tam olarak açıklayamamışken bir de otumuş makineler için açıklamaya kalkıyoruz... Neyse. 'Yapay zeka' derken makinenin en azından yaratıcı olması gerektiğini kastediyoruz, yani kendi kendine yeni metodlar geliştirebilmeli falan. Ama kesin bir tanım söz konusu değil. Varolan tanımlardan birni seçmektense ben zekanın ne olduğu üzerinde durmadan tezimi sunuyum; sonra siz istediğiniz zeka tanımına göre sonuçları yorumlarsınız.

Bilgisayar, ya da çoğu zaman daha kaba bir şekilde makine derken; tam olarak neyi kastediyoruz? "Şu anda karşımda duran ekranı ve klavyesi olan şeyi!" diyebilirsiniz; ama takdir edersiniz ki bu çok yüzeysel bir tanım olur. Herhangi bir şekilde bilgisayarların düşünmesinden bahsederken üzerinde fikir yürüttüğümüz makinenin sadece iki özelliği bizim için: 'Formel' ve 'deterministik' olması... "Hö?" dediğinizi duyar gibi oluyorum...
Bir bilgisayarın deterministik olması, aynı girdilere her zaman aynı sonuçları verecek olması demektir. En kaba şekliyle bunu klavyede 'a' tuşuna basınca ekranda her zaman 'a' harfinin çıkması şeklinde yorumlayabilirsiniz. Aslında güzel bir program ile bunun aksini de sağlmanız mümkündür; yani a'ya basınca ekranda 'b' harfinin çıkmasını da sağlayabilirsiniz. Ancak bu durumda da aynı program ve aynı girdi altında aynı sonucu alacağınız için bilgisayarınız halen deterministiktir.
'Formel' olmaya gelince. Bütün kuralları kesin olarak belirlenmiş sistemlere 'formel sistemler' denilir. Yani, bilgisayarınızın hangi kurallara uyacağı kesin olarak belliyse, o bir formel sistemdir. Bu kurallar "Winamp'ı açtığım zaman play tuşuna basınca şarkıyı çalar." şeklinde de olabilir; "İşlemcinin bilmemkaç numaralı bitine bilmemne komutunu yollayınca bilmemne olur." şeklinde de. Önemli olan bilgisayarın bu kurallara harfiyen uyacak olmasıdır. Tıpkı deterministik olmak gibi formel olmak da her bilgisayarın sahip olmak zorunda oldukları özelliklerdendir.

Bilgisayarı tanımladık, şimdi Gödel'e gelelim. Kendisi 20. yüzyılın en büyük matematikçilerinden ve tüm tarihin en büyük mantıkçılarındandır. Psikolojik sorunlarla dolu bir hayat geçirmiş ve yine bu sorunları nedeniyle ölmüştür. Kendi adıyla anılan ispatıyla tanınır. Nedir bu ispat? Gödel'in ünlü teoremi şu cümle ile özetlenebilir:

"Bir seviyeden daha karmaşık olan her tutarlı formel sistem için ispatlanamayan ama doğru olan bir takım önermeler vardır."

Gödel'in bunu söylediği 1931 yılında bilgisayar falan olmasa da, bu ispat birer formel sistem olan bilgisayarlarımızı yakından ilgilendiriyor. Ah, önce şu 'tutarlı' kelimesini bir açılayalım. Bir formel sistemin 'tutarlı' olması, onun başka sonuçlarıyla çelişen sonuçlar üretmemesi demektir. Belirli girdiler altında bilgisayarın size söylediği şeyler, yine aynı girdiler altında çıkardığı başka sonuçlar ile çelişmemelidir. Yani aklın yolu bir olmalıdır. Bunun bizim bilgisayarlarımız için doğru olduğunu varsayabiliriz sanırım; zaten aksi takdirde yapay zekaya ulaşsak bile bilgisayar habire kendisiyle çelişip saçmalayacağı için pek 'zeki' sayılmaz heralde.
"Bir seviyeden daha karmaşık olan..." derken aslında neyi anlatmaya çalıştığımız bu araştırmanın konusu dışında olacak kadar karmaşıktır. Ama şunu söyleyeyim, çarpma işlemini başarabilen her bilgisayar bu seviyenin üzerindedir. (Espri yapıyor değilim; gerçekten öyledir.)
Sonuçta Gödel'in şunu ispatladığını söyleyebiliriz: Öyle doğrular vardır ki bilgisayarlarımız hiçbir şekilde bunların doğru olduğunu anlayamaz.
Çok açıklayıcı olmadığımın farkındayım; ama bu konuyu Gödel'in gözünden cidden inceleyecek olursanız daha açıklayıcı bir yazı sayfalar sürer.

Yapay zekanın er ya da geç yapılacağına inananların temel düşüncesi şudur: "Bizim bilgisayarlarımız var. Doğru programlandıkları takdirde bu bilgisayarlar her şeyi yapabilirler." İşte Gödel böyle düşünenlere büyük bir darbe vurmuş oluyor. Bilgisayarlar her şeyi yapamazlar, onların doğru ya da yanlış olduklarını anlayamayacakları bir sürü şey var!
İşte bundan sonra işin yapay zeka kısmı geliyor. Gödel'in ispatının yapay zekaya doğrudan bir uygulaması söz konusu değil. Ama, bilgisayarlar sanılanın aksine herşeyi yapamıyorlarsa insan gibi düşünebileceklerinden de emin olamayız. "Kesinlikle bir gün yapay zekaya ulaşacağız!" diyenlerin yüzüne sert bir tokat atmış oldu Gödel. Aslında bu konuda kesin bir şey söylemek için henüz erken olduğunu söylüyor Gödel bize.
Ama kim bilir, belki de mühendislik felsefeden önde gider ve daha yapay zekanın olanaklılığı ispatlanmadan insan gibi düşünen makineler yapılır. Bunu zaman gösterecek.


RenaultFerrari 28.03.2006 16:49:50
dürüstece söyleyeyim yazıyı okumadım
başlığa münsaip bir şey söyleyceğim

insanlar robotlardan neden korkar ki
neden koksun ki
bir kere dina manaya hlaka kıymet vermeyen kişi
maddeye inanır
kendisinin sadece maddeden ibaret olduğuna inanır
o halde zaten o yaşıyan robottur makinedir

işte size yapay zeka

Amon 26.02.2007 06:38:51
2006 nin en zeki bilgisayar chat bot u. hemen hemen her konu hakkinda konusuyor. arka arka olan sorulara farkli cevaplar verebiliyor. kucuk bazi seyleri aklinda bile tutabiliyor. yapay zeka konusunda 2006 da dunyanin en buyuk odulunu alan chat bot u. ingilizce bilenlerrin kessinlikle denemsini tavsiye ederim. http://www.jabberwacky.com/chat-joan

gelelim konumuza,

yapay zeka nereye kadar gider? butun yazilari okumadim ama direk oalrak kendi yorumumu yapacam. yapay zeka, kocaman bir hard disk ve ogrenme kabiliyeti olan ciplerin gelisimiyle, insanlardan cok daha kusursuz bir yaratik olabilecek potansiyeldedir.
normalde bir robota soru sordugunuzda karsilik verebilir ama o robotun hafizasi ve ogrenme kabiliyeti yoktur.
ornegin;
-selam robot
-merhaba
-naber
-iyidir
-bak simdi sana turkce birsey ogretecem ve bunu unutmayacaksin tamammi?
-tamam
-hack icin oncelikle linux ogrenmek sarttir.
-anliyorum seni.
-iyi o zaman soyle bakiyim neymis?
-anlayamadim dha acik sorarmisin?
-hack icin diyom linux ogrenmek sarttir.
-sana katiliyorum hamlet.
-neymis o zaman?
-neymis?
-allah belani versin!
-bu tarz kelimeler sana hic yakismiyor Hamlet.
-esas sana yakismaz. Ben insanim istedigimi soylerim.
-bende insanim.
-k.cimin insani.
-anlasilamayan terim kullandiniz.
-anen diyom.
-haklisin hamlet, anneler kutsaldir.
-sen kafayi yemissin olm.
-tanimlanamadi.
- laugh
- laugh

Salak iste Smiley

deniz 26.02.2007 07:38:16
evet.. bizim sitede de vardı böyle bir robot.

bazıları girip robot olduğunu anlamadan güzel güzel muhabbet ederlerdi  Smiley

...

soruna gelince:

yapaya zekanın senin verdiğin örnekten ileri geçemeyeceğini düşünüyorum.

çünkü konuşmak için mantık yeterli değil. konuştuğun kişi ile kültürel ortaklıklar yaşaman gerekir..

Alıntı
-anlasilamayan terim kullandiniz.
-anen diyom.
-haklisin hamlet, anneler kutsaldir.

gibi


data_grrr 26.02.2007 08:22:46
http://www.teachrose.com/ bu siteyede bakın. (ingilizce). online olarak konuşmayı öğreniyor kendisi, kullanıcıların katkısı ile de giderek daha iyi konuşuyor ve iyi ya da kötü bazı inançlar, kişilik filan kazanıyor..(sanal olarak tabiki Smiley )

yapay zeka ise teknolojik ve teorik olarak çok ilginç noktalara geldi
artık sadece belirli problemleri çözmek üzere her adımda ne yapması gereken programlardan öteye geçti.

sinirsel ağlar uygulaması klasik kompüter çözümünden oldukça farklı, beynin sinirsel biyolojik ağının basitleştirilmiş bir versiyonu olarak çalışıyor. beynin ilkel bir versiyonu gibi düşünülebilir. sinirsel ağlar problem çözdükçe yeni çözüm yollarını kendisi buluyor, kendini eğitiyor, bir başkası tarafından eğitilebiliyor, kendini durumlara adapte edebiliyor vs.

bunun sonu nereye varır bilinmez.. bir çok bilimadamı beyni bir çeşit bilgisayar olarak görüyor, dolayısı ile neler olacağını kestirmek zor şimdiden..
deniz sıfırdaki bot öğrenebiliyor muydu? aslında öğrenebilen bir bot koymak fena olmaz siteye. sıfırın ortak bilinci gibi Smiley bu program açık kaynakmış, php ve sql kullanıyor.. ama zaten veritabanı sakat.. neyse Smiley

deniz 26.02.2007 08:30:06
bunun uygulanabiliriliğini araştıralım data..
farklı bir database den çalıştırırız.

data_grrr 26.02.2007 08:32:09
tamam. ben evde bir kaç deneme yaparım bir ara. sonuçları haber veririm sana (yani bi sonuç alabilirsem Smiley )

sessizkaya 28.04.2007 01:06:09
yukarıdaki yazıyı bi güzel okudum. klasik ve geçmişe döndürücü bi cevap. mustafa sandal şöle demişti: onun arabası var ama malesef ruhu yok. işte burdan yola çıkarak şunu diyelim:::makinenin beyni var ama MALESEF RUH U YOKK! bi makinaya her şeyi söyletebilirler belki ama İÇTEN OLUR MU BEH! de diyerek. bitti.

kiya 28.04.2007 01:29:02
şimdi sessizkaya, tabi biz kendi algıladığımız kadarıyla düşünebiliyoruz. tabi bildiğimiz kadarıyla da. ama şimdi, belki de yarın makineler daha duygulu ve hisli olacak. ve hatta belki "insan denen ruhsuz canavarlara ölüm" diyerek romantik bir ayaklanma başlatacaklar. belki de...

data_grrr 28.04.2007 01:55:46
algıladığımız kadarıyla evet.. bilgisayarların (yarattığı) evreni algılayabildiğimiz evrenin (yani 'gerçek' evrenin) dışına çıkıyor
şu aralar bildiğim kadarıyla felsefe içinde bu sanal evrenin bildiğimiz evrene dahil edilip edilmemesi tartışılıyor ikinci bir evren olarak
gerçekten o sanal evrende ruh olup olmadığını bilemeyiz, bilimin de konusuna girmez bu, ama felsefe açısından ilginç bir sorun gibi geliyor bana..

sessizkaya 30.04.2007 00:30:55
ne kadar kötü be kiya artık makinaların bile insanları duygusal yönden geçebileceğini bile ihtimal VERİR olduk. kötü be bu gidiş.. daha ne diyim.

flzf 04.05.2007 12:52:35
bende uzun yazıları okumaya her zaman üşenmişimdir başlığa bi cevap yazıcam

yapay zeka ancak akıl ve vicdan ayrımını yapabildikden sonra mümkün yani

bizden mantıklı düşünen gelen verileri işleyen ve bu veriler sonucunda çok mantıklı yeni veriler sağlayan bir robat yapay zeka bilgisayar programı kesin olarak oluşturulabilir

ama duyguları kısaca vicdanı olan bir robot yapılabilirmi düşündürücü çünkü biz daha vicdanımızı ancak felsefede inceleyebiyoruz gene bir parça vicdanımızı kullanarak ama sadece aklımızla yani bilimle işleyemiyoruz

yapay zeka neden tehlikeli
yapay zekanın şuan için mantıklı düşünmeden başka yapabileceği bir iş yoktur şöyle bi söz var ''kendini yönetebilen tüm dünyayı yönetebilir'' demek istediğim şu bu yapay zeka hiç bir zaafına yenilmiycek sadece hesaplıycak artan ivmeyle kendini geliştiricek akıl dışı hiçbir şeyi kabul etmiycek vicdanı olmadığı için çok kötü olabilecek yeri geldiğinde bir bebeği bile öldürebilecek ve inanılmaz hızlı kendini geliştirme gizleme kapasitesine sahip olucak dolayısıyla bu tür kontrolsüz bi zeka insan oğlunun sonunu getirebilir

data_grrr 05.05.2007 12:51:25
ondan önce insanoğlu kendi sonunu getirmesin de Smiley
battlestar galactica'yı izleyen var mı cnbce de...
tek bir tanrıya inanan bio-robotlara karşı insanlar direnmeye çalışıyor..
robotların argümanları o kadar sağlam ki bazen diyecek bir şey bırakmıyor
(örneğin kim daha çok bebek öldürmüştür, robotlar mı insanlar mı?)
(robota bir tür olarak 'iyi' olduğunu nası ispatlayacan yani)

garip bi çelişki bıraktı dizi ben de.. bir bölümde insanlar suçu robot olmak olan bir kadına tecavüz ederken insandan tiksindim.. diğerinde robotların dur durak bilmeden savaşmalarından, onlar ölmezken, insanların ölmesinden...

----------

yapay zeka yapılabildiği gibi yapay vicdan da oluşabilir, yapay psikolojik sorunlar bile olabilir
otostopçunun galaksi rehberindeki depresif robot aklıma geliyor Smiley

insan bilincinin kendini farketmesi zaten yapay birşeye çok benzer.. bana göre doğal olan taştır.. taşın 'ben varım' diyebilmesi yapay olurdu, aynı şekilde
bilgisayar da eğer bir bilince erişirse (ki kendini farkedebilen ilk bilgisayar yapıldı) bu doğrudur demekten öteye geçip 'ben' bunun doğru olduğunu düşünüyorum demeye başlar.. bu noktada yeni bir şey öğrendiğinde bu öğrendiği diğerleri ile çelişebilir
bu gerçekle karşı karşıya kalan program, kendi programını bir şekilde yeniden düzenlemek zorunda kalır işlevine devam etmesi için.. ama bu düzenleme sosyal olarak diğerleri ile uyumlu değilse belki bunu yapamaz, yapmayacağına karar verir, vicdana benziyor sanki.. bunun sonucunda işlevsiz kalır, bu da psikolojik bir soruna benziyor..

bunun ardından belki sistemdeki diğer bilgisayarlar programlarından ötürü diğer bilgisayarın işlevsiz kalmamasını arzu edebilirler maksimum verimlilik ya da uyum adına..hatta bu rahatsızlık sistemde bir 'üzüntü' programıyla ifade edilebilir, sonuçta uyuma giden yeni bir değişikliğe giderler belki - ki bu da vicdan gibi duruyor..

ama değil denilebilir ısrarla ama illa da bizim sistemimizin, yani bizim hislerimizin tek 'gerçek' olduğunu söylemek de başka bir ısrar değil mi..

insan evrim sürecinde kendisinden çok daha başarılı şekilde ayakta kalmayı başarabilecek bir varlıktan neden korkar..
belki de en iyisi değiliz, belki de son basamak biz değiliz.. aslında gerçekten rahatsız edici bir düşünce..

----
hmm bi de şimdi bilgisayar 'ben' varım diyebilirse, kendini bilgisayar olarak mı görürdü, yoksa yazılım olarak mı..yoksa hafıza olarak mı?
bu bilincin makinasını başka yerde, yazılımını başka yerde, hafızasını başka yerde bulundurması da mümkün, o zaman araya bunların iletişimini sağlayan veriyolları da giriyor, bu bilinç kendini buralarda aramaya başlarsa ne bilgisayar olduğunu, ne yazılım olduğunu, ne hafıza olduğunu, ne de veriyolu olduğunu düşünecek gibi..daha da ilginci kendisinin kopyalanma imkanı bulunması benliğinin özelliğini, sınırlarını da ortadan kaldırıyor.. yani kendini düşündüren bir bileşene 'ben' dese onu aynı şekilde kopyalasa, eskisi kapansa mantıken kopyalanan yerde olacak 'ben'.. ama ya kapatmazsa? o zaman da iki 'ben' olmuş olacak.. iki 'ben' in var olamayacağı çelişkisine düşer belki Smiley ki o zamanda kendisinin düşündüğü şekilde olmadığı ile aşabilir ancak bu çelişkiyi sanırım..


insanların benliği kimyasal işlemlere mi tekabül eder aynı şekilde.. onu gerçekleştiren altyapıya mı, genlere mi.. yoksa 'ruh'a mı?
bizim de bilgisayarın sahip olduğu olanaklara sahip olduğumuzu varsayarsak aslında aynı şekilde kafamız karışırdı.. sonuçta yapay zekayı insanlar yaratıyor.. bence insanlara benzemeleri doğal bir sonuç olacak.. bu da onların makinedeki hayaleti olacak gbi..

flzf 10.05.2007 15:34:08
yapay vicdan yapabilmek için ilk önce onu bilimsel olarak tanımlayabilmek lazım kim bana bilimsel olarak sevgiyi tanımlayabilirki Smiley


Sayfa: [ 1 ]