SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Psikoloji

Konu: Depresyon nedir? Belirteli nelerdir?

Sayfa: [ 1 ]

Narcotic 26.08.2004 20:43:28
Depresyon Nedir?

Kişide kalıtımsal, çevresel ya da hormonal bozukluklar sonrasında gelişen çökkünlük halidir. Aşağıdaki dokuz belirtiden en az beşinin (ilk iki belirtiden en az biri bulunmak üzere), en az iki hafta süresince var olması durumuna "major depresyon" denir.

Belirtiler

1-Hemen her gün ve günün büyük bir kısmında gözlenen çökkün bir duygu-durum hali ( kendini mutsuz,ağlamaklı,kederli hissetme hali).
2-Hemen her gün yaklaşık gün boyu süren tüm ya da çoğu etkinliğe karşı ilgi ve zevk almada azalma (daha önce keyif alınan işler,hobiler ve alışkanlıklardan artık hoşlanmama,mecburen yapma hali,(dünyayı verseler umurumda değil şeklinde bıkkınlık hisleri,bazı kişilerde cinsel isteksizlik ).

3-Diyet uygulanılmamasına karşın önemli derecede kilo kaybı ya da alımı ( bir ay içinde vücut ağırlığının %5 'inden fazlasının artması ya da azalması) ya da hemen her gün iştahta artma yada azalmanın olması.

4-Hemen her gün uykusuzluk ya da aşırır uyku hali.

5-Hemen her gün olağan beyinsel ve vücutsal işlevsellik,hareketlilik halinde azalma ya da huzursuzluk (oturmayı veya yatmayı yeğleme ya da sıkıntıdan yerinde duramama)

6-Hemen her gün halsizlik ,yorgunluk hisleri,daha önceki günler kadar enerjik hissetmeme.

7-Hemen her gün kendini değersiz hissetme,küçük görme,kendini beğenmeme,suçlu ya da günahkar hissetme hali.

8-Hemen her gün düşünme ya da konsantrasyon yeteneğinde azalma olması (konuşulanlara,okunan şeylere,izlenilen tv programlarına dikkatini verememe, söylenilenlerin bir kulaktan girip diğerinden çıkması gibi) ya da kararsızlık hali.

9-Tekrarlayan ölüm düşünceleri,intihar planları veya eylemlerinin varlığı.

Depresyonu Anlamak

Çoğu araştırmada % 8-20 oranında major depresyon düzeyinde depresif şikayete rastlanmıştır. Kalıtımsal eğilimin olduğu major depresyon vakalarının 30 lu yaşlarda en yüksek düzeyde olduğu gözlenmiştir.

Major depresyon ayrılmış ve boşanmış kişilerde en çok;bekar ya da evlilerde ise önceki gruba oranla daha az gözlenmiştir. Eşini yeni kaybetmiş kişilerde ise gene yüksek oranda major depresyona rastlanmıştır. Gene bir çalışmanın sonuçlarına göre bekar kadınlarda evlilere göre daha az oranda depresyona rastlanmış ; erkeklerde ise evlilik, depresyon riskini bekarlığa göre azaltmıştır. Bu kişilerin ailelerinde intihar ve alkolizme yüksek oranda rastlanmıştır.

Yapılan bir çalışmada son beş yıl içinde en az altı ay süre ile işsiz kalan kişilerde 3 kat daha fazla major depresyona rastlanmıştır.

Major depresyonun erkekler için hayat boyu görülme olasılığı % 2-12 ; kadınlar için % 5-26 arasında bulunmuştur. Araştırmalara göre her yıl major depresyon hastalarına yüz bin kişide 247-598 kadın; 82-201 erkek yeni vakanın eklendiği saptanmıştır.

Depresyonun oluşumunda etkili olan kişisel özellikler:

-Öfke ve nefretin, çevresindeki kişilerin kaybına yol açacağı düşüncesiyle onlara yönlendirilemeyip, kendisine yönlendirilmesi (bu yapıdaki bir kişilik hayatın ilk 1-2 yıllık döneminde düzenli ve yeterli bir anne-çocuk ilişkisi yaşamamıştır.Kişinin yaşadığı depresyon gerçek ya da farz edilen bir kayıp ile bağlantılıdır).
- Kişinin kendisi,çevresi ve gelecekten beklentileri,idealleri ile kendi gerçek durumu o kadar farklı, gerçekdışı ve orantısızdır ki , bu yüksek standartlara ulaşamamak kişide güçsüzlük ve yalnızlık düşünceleri ile depresyona yol açabilir.

-Kişinin süper egosu ( üst benlik) o kadar kuvvetli ve baskındır ki sürekli kişiyi kısıtlayıp, suçlar, zevk verici ,rahatlatıcı etkinliklerden ala koyup, adeta işkence eder.

-Kişinin çevresindekiler ondan o kadar çok şey beklemektedir ki ,kişinin bu beklentileri karşılaması olanaksızdır. Bu da zayıflık ve çaresizlik düşüncelerinin gelişip, depresyona gidişe yol açabilir.

-Kişinin küçüklüğünden itibaren sevip, saygı ve gurur duyacağı, ondan da destek ve sıcaklık göreceği, benzemek istediği, imrendiği, idealize ettiği düzeyde bir kişi (baba, anne, öğretmen ,akraba vs) yoktur. Bu da kişiliğin gelişimini olumsuz yönde etkiler ve kendine güven kaybı ve depresyona yol açabilir.

-Çocuklukta anne-baba ayrılığı ya da kaybı, stresli koşullar karşısında yeterli desteği bulamayıp, yanlış ya da yetersiz başa çıkma mekanizmaları geliştirmesine, bu da ileri dönemde depresyona zemin hazırlayabilir.

- Sahip olunan kişilik yapıları da depresyon gelişiminde etkilidir. Obsesif-kompulsif ,bağımlı, histrionik ve sınırda (borderline) kişilik bozukluğu gösterenlerde depresyona eğilim daha yüksektir.

Sizdeki Deprosyon neden ve nedenleri neden ?

26.08.2004 20:57:57
Bende neden depresyon cikti dogrusu bilmiyorum. Cok kücük yaslarda yakalandim. Yukarida yazilanlarin cogu bende var.

Depresyon cok kötü bir sey. Insani cok kisitliyor.

 

deniz 28.08.2004 08:30:10
Depresyon Testi

Mutlaka deneyin. Sonuçlarınızı bilmek isterim Smiley

31.08.2004 10:55:47
3 gun oldu testin cevabi gelmedi mailime ?


yoksa durumum berbatta adamlar uzuntudenmi yollamiyor.

deniz 31.08.2004 11:06:43
a.k. onların. bana da gelmedi. başka bi test bulmam lazım Smiley

31.08.2004 11:07:42
Banada gelmedi Sad

31.08.2004 11:09:13
Wink  

Leonardo 01.09.2004 08:46:56
güzel bi yazı olmuş tebrik ederim.

Ama psikoloji bilimi bence pozitif bilimden çok felsefeye yakın. yaşadığımız toplumda insanların geneli bunalım diyemesek de bir takım arayışlar içinde. 4 yaşındaki bir çocuğun gözlerindeki ışıltı yetişkinlerin pek azında var. veya ilkel kabile yaşantısını sürdüren biri ile şehir hayatı yaşayan birinin ruh hali farklı. herkes biraz depresif, herkesin canı sıkılır. filmler vardır, bodrumda tatil vardır, televizyon vardır, kimisi için işi vardır kimisi için ailesi. ama sonuçta derdi olmayan yok. herkesin unutmak istediği bişeyler var. Bunun sebebi bence genel sevgisizlik. bir ispanyol atasözünde "tanrım beni benden koru" denir. insanın en büyük düşmanı kendisidir ve birinin kendine yaptığını ona başka kimse yapamaz.

depresyondan kurtulmak için değişmeyi istemek gerek. sadece bireysel olarak değil bütün olarak. gücü ele alıp eyleme geçmek gerek.

en önemlisi yaşadığımız çevreyi iyileştirmeyi istemek gerek. örneğin ekonomiden işsizlikten dert yanmaktansa bu konuda eyleme geçmek siyasi anlamda bişeyler yapmak. çevre örgütlerinden birine katılmak vs. olabilir.

yani depresyon ve diğer ruhsal hastalıkların %99 unu kendimiz yaratıyoruz. amerikada dediklerine göre artık gençlerin 3/1'i psikolojik ilaç kulanıyomuş. yani ya insan evrimsel bir hata ve ekstra kimyasal olmadan yaşayamayacak durumda. ya da çok farklı çözümler gerekiyor.

Freudcu sisteme, varoluşcu sisteme, gestalte falan da inanmıyorum. sağlıklı olup olmamak bence bilinç altı zihne, süper ego ya, bilinç altına vs ye bağlı değildir. bence bu insanın kendini sevip sevmemesiyle ilgilidir.

bir ülkede iç savaş varsa o ülke ne kendini koruyabilir, ne doğru dürüst ekonomisi olabilir, ne kendine yetebilir, ne üretim yapabilir ne de umut verici herhangibir gelişme gösterebilir.

bir ülkede iç huzur, birlik-, bütünlük varsa o zaman o ülke ne kadar küçük olursa olsun gelişir ve güçlenir.

ve bu insanlık tarihinin başından beri bütün dinlerin öğretmeye çalıştığı şey. "komşunu kendin gibi seveceksin", "öldürmeyeceksin", "yabancılara iyi davran çünkü mısırda sende yabancıydın", karına iyi davran, çocuklarını sev, arkadaşlarını sev, mecbur kalmadıkça kimseyle savaşma, kötülük yapma, iyilik yap...

Bu yüzden bence yeni bir psikoloji okulu kurulmalı. ve bu okulun temeli de insanların kim olduklarını kabul edip sevmesi olmalı. öz-nefretin öz yıkıcılığın nasıl öz saygı, öz sevgiye dönüşceği konusu üzerinde durulmalı...

Bunun dışında günümüz psikoloji biliminin %99 bence saçmalıktır. niye çünkü doktor dediklerinizin tamamına yakını zaten akıl hastası gibidir. +normal tıpta hasta insanlar iyileşebiliyor. kolunuz kırılmışsa sararlar ve düzelirsiniz. ama psikolojide millet senelerce bi takıp tedavilere gidiyo yine de iyileşemiyo. ya adam iyileşip klinikden çıkıyo birkaç ay sonra geri dönüyo...

Bugün bence Kanser ve aids hakındaki bilgilerimiz ve tedavi olanaklarımız depresyondan (ki depresyon psikolojinin nezlesidir) çok daha gelişmiştir.

01.09.2004 19:52:31
ben buraya yeni geldim ancak böyle bir aciklama doğrusu beni etkiledi kaynağı başka yerden mi aldın veyahut kendin mi yazdin bilmiyorum ama gercekten düşündüğün icin tesekkürler...

ruhumyok 26.06.2007 23:23:25
eğer onlar  gerçekten belirtilerse bende var üfffffff


Sayfa: [ 1 ]