|
||
| http://web.archive.org/web/20031217105930/www.nicelizm.com/forum/phpbb/index.php ve Nicelizmin yapılış amacı http://web.archive.org/web/20050305123236/http://www.nicelizm.com/ |
||
|
||
| nihilast sen kimsin_? nasıl bu database i çekebildin_? hatırlıyorsun demek ki... o günleri... 28 Ağustos 2004 NİCELİZM'İN YAPILIŞ ÖYKÜSÜ Size bu satırları yazdığım zamandan yaklaşık 23 ay öncesiydi. Lise 3'e gidiyordum o zamanlar. Felsefe dersine karşı içimde aşırı bir heyecan vardı. Çünkü felsefe hocam inanılmaz güzel konuşan bir kadındı. Lise 3'ün ikinci yarı yılı olmuştu. Bir gün felsefe hocam elinde Nietzsche Ağladığında isimli bir kitapla sınıfa gelmişti. Kitabı masasının üstüne koydu ve dersi anlatmaya başlamıştı. O günkü konumuz, Ahlak felsefesi idi. Ahlak Nedir diyordu hocam... Neyse işte konu anlatıldı, ahlak felsefesi konusunun son bölümü olan, evrensel ahlak yasasını reddeden filozofları inceleyecektik. Felsefe kitabımızı okumamızı istedi hocamız. Kitabı bu amaçla okumaya başladığımda, kitabın bir bölümünde küçücük bir paragrafta Nietzsche diye bir isim geçiyordu, paragrafa şöyle bir göz gezdirdim. O koskoca felsefe kitabının içinde küçücük bir pragraf, beni en çok etkileyen yazı olmuştu. İşte o an, bu kadar güçlü bir filozofun adı nasıl olurda bu kadar az yer tutar, nasıl olurda bu kadar az bir okuyucu kitlesine ulaşır ki demiştim kendime. Tam bu sırada hocam Nietzsche ağladığında isimli kitabı havaya kaldırarak, bütün kadınlar kırbaçlıktır diye sesleniyordu. Hocam bir kadın olmasına rağmen neden böyle diyordu demeye kalmadan, Nietzsche hayli enteresan düşünceleri olan bir adamdır, okumunazı tavsiye ederim dedi. Bende hocamdan bu kitabı alarak okumaya başladım. Ve Nietzsche'ye olan hayranlığım arttı. İçimden bu adamı herkesin sevmesini sağlamak geliyordu, benim sevdiğim gibi. İnsanlarla Nietzsche konuşmak istiyordum. Ancak kimse onu okumadığı için, konuşacak kimse bulamıyordum. Kafaya koymuştum, herkese Nietzsche okutacak, herkese Nietzsche'yi sevdirecektim... Ama bunu nasıl yapacaktım? İnsanlara zorla bir şeyler yaptırmak mümkünmüydü? Derken aklıma internet denilen sınırsız dünya gelmişti. Neden olmasın ki, internette Nietzsche'ye bir site yapıp, bir de bu siteye forum ekleyerek, neden Nietzsche portalı olmasın ki diyordum kendime... Ve böylelikle yolculuğum başlamış olmuştu. İlk işim internetteki Nietzsche sitelerini arıştırmaktı. Günlerce arama motorlarında sabahlara kadar Nietzsche'ye ait bir şeyler aradım. Ne yazık ki, bulduğum şeyler 2 tane web sitesi olmaktan fazla değildi. Durum böyle olunca, yabancı siteleri kendime hedef olarak seçmiştim. Bu girişimim sayesinde, Nietzsche'nin sesine ulaşmıştım bir yabancı siteden. Hiç bir düzgün kaynak bulamadığım halde, amacımdan vazgeçmemiştim. Eğer İnternette bir kaynak yoksa, alırım bir tarayıcı alırım bu adamın kitaplarını kendi kaynağımı kendim yaratırım diyordum. Bu amaçla Antalyada ki kitapçılara Nietzsche kitapları sormaya başladım. Nereye sorduysam, bana bir Nietzsche ağladığında – bir de Böyle Buyurdu Zerdüşt isimli kitapları söylüyorlardı. Oysa ben bu kitapları 6 günde okumuştum zaten. Daha fazlasına ihtiyacım vardı. Sokak sokak kitap arama çalışmalarımda sonuç vermemişti. Elimdeki döküman sayısı 20'yi geçmiyordu. Olsun dedim kendime, bu 20 sayfa dünyalarca yazıya bedeldi benim gözümde çünkü..! Ve bir gece bilgisayar başında otururken, brinkster.com'dan bir free host alarak işe başlamaya karar verdim. 30 / 04 / 2003 tarihinde nicelizm ismi ilk kez internet ortamına geçiyordu. Bu ilk gecemde sadece bir iki basit web sitesi ayarı yapmıştım. O yirmi sayfayı tamamlamam yaklaşık 20 günümü almıştı. Yani her sayfa için yaklaşık bir gün uğraşmıştım. Belkide insanların yüzüne şöyle bir kez olsun bile bakmayacağı bir Nietzsche sayfası için... Artık elimdeki 20 sayfa internete geçmişti, ancak benden başka okuyan bir allahın kulu yoktu. Bunu nasıl değiştirecektim? Sayfaların adresi www25.brinkster.com/nicelizm/index.htm şeklinde olduğu için, insanların bu adresi yazmasını bekleyemezdim. Öncelikle bir domain almalıydım Ama benim bir banka hesabım yoktu. Ödemeyi nasıl yapacaktım, nerden alacaktım domain? Domain alma girişimine girince karşıma ilk çıkan isim Turkticaret.Net olmuştu. Sırf ödeme yapabilmek için garanti bankasından hesap açtırıp, sanal kart talebinde bulunmuştum. Kartım gelince içine para yatırıp, ödeme miktarını belirtip, turkticaret net sitesi üzerinden ödemeyi yapmıştım. 6,99 + kdv ödemiştim. Domaininiz kayıt olmuştur diye bir mail almıştım. Ancak bu ismi ne görebiliyor, nede kullanabiliyordum. Bunun nedenini sorduğumda, host olmadığı için diye bir cevap almıştım.Hostta almanız lazım diyorlardı. Ne kadar diye sorduğumda 69 + kdv gibi rakamlardan bensediyorlardı. Oysa ki ben 6,99 + kdv yi bulmak için bir götümü siktirmediğim kalmıştı. 69 doları nerden bulacaktım? Ne yapacaktım? Bedava bir hosta yönlendirmeyi düşünmüştüm. Bunanla ilgili bir mesaj yazmıştım turkticaret nete.. Cevap olarak yönlendirme ücreti 29$+kdv dir diye bir yanıt almıştım. Oha dedim önce, düştü benim hayaller suya galiba dedim kendime... Öyle kafama koymuştum ki bu işi, sırf bu parayı temin etmek için, pederin kredi kartını çalmıştım. Pederin kredi kartı numaralarıyla, domain yönlendirme satın almıştım turkticaret netten..! Ertesi gün www.nicelizm.com yazdığımda, brinkter.com bedava host alıp hazırladığım sayfalar açılıyordu. Mutluluktan uçuyordum. Evet olmuştu. Nicelizm.Com artık gerçek bir siteydi...! Ve bana ait olan gerçek bir siteydi. Ama mutluluğum fazla uzun sürmedi. İnternet explorer'ın mavi çubuğunda www.nicelizm.com yazıyordu. Oysa ben orda, Felsefe Friedrich Wilhelm Nietzsche ile başlar yazmasını istiyordum. Turkticaret nete bu isteğimi belirttim. Onlarda tittle kısmına yazı yazmanın 5 dolar ücreti olduğunu söylediler. Bende cevap olarak, oh ne ala, zaten yeteri kadar kazıkladınız ondan da mı kazıklayacaksınız diye bir yazı yazdım. Cevap olarak bedavaya title kısmını yazdıklarını söylediler. Ve bu yazı sorunumu halletmiş oldum. Tamam herşey iyi güzelde, benim forumum yoktu. Neyse ki bir zamanlar sitesinde ircopluk yaptığım bir arkadaşım vardı Hakan Aksan Başar diye. Ondan rica ettim bana bir forum yaparmısın diye? Sağolsun arkadaşım 10 mblık sitesinden bir phpbb forum yükleyip bana verdi. Turkcom.org du sitesinin adı. Dolayısıyla benim site, turkcom.org/onder şeklinde çalışıyordu. Ama olsun mutluydum artık bir forumum vardı. Vaybe Önder diyordum kendime, kullanmasını beceremesemde, benim bir forumum vardı. İçinde hiç birşey yoktu, içinde hiç kimse yoktu belki ama benim forumumdu, ve beni mutlu etmeye yetiyordu. Forumda yalnız başıma sağı solu tıklamaktan sıkılmaya başlayınca, felsefe ekibi diye bir sitede balık avına çıkar gibi, kendi forumuma çekebileceğim insanları aramaya koyuldum. Ama ne mümkün felsefe ekibi o kadar sert tartışmaların geçtiği ve o kadar sert kuralların uygulandığı bir ortamdı ki, orda olmaya bile tahamül edemez hale gelmiştim. Beni felsefe ekibinden, Nietzsche tarzı yazı yazdığım için attılar. İşte o gün şöyle dedim kendime; ben bir site yapacağım ve o site de insanlar istediklerini yazacaklar ve hiç bir şekilde kimsede benim sitemden atılmayacak. Felsefe ekibinden atıldıktan sonra, başka nicklerle kayıt yaparak, insanların özeline, gelin beraberce felsefeekibine bir rakip site oluşturalım diye mesajlar attım. Sadece bir kişiden cevap geldi. Göktuğ * diye bir adam. Evet Leonardodan bahsediyorum. Sizin bildiğiniz kim bu manyak dediğiniz adamdan... Bu adam benim forumuma girdi, benden başka kimse olmamasına rağmen, oturdu benimle muhhabbet etmeye başladı. Leonardo'nun Nicelizm'e üye olduğu tarih 27 Eylül 2003'tür..! Bu nickin altında ki her kimse, ben onu çok seviyorum. Bana daha dün gibi geliyor. Bir nick gördüm yeni üyeler kısmında diye ne biçim sevinmiştim.. Ey gidi günler Ey...! Ne çabukta geçtiniz hayatımdan siz...! Artık Leonardo ve Ben, beraberce felsefe ekibine girip, nicelizm'in reklamını yapıyorduk. Ve bu reklamlar sebebiyle defalarca atıldık, defalarca yazılarımız silindi derken, birkaç kişi daha üye oldu siteme. Tanrım ama nasıl mutluyum anlatamam. Çocuklar gibiyim sevinçten...! Sonra felsefe mail gruplarına mail atmadır, chat serverlarına girip nicelizmi anlatmadır derken, 3 ay geçti ve bu 3 ay içinde üye sayısı 25 falan oldu. İlk büyük şokumu yaşadım sonra, hakanın bana vermiş olduğu turkcom.org/onder forumu, turkcom.org'un hostunu sağlayan firmanın iflas etmesi sebebiyle benim forum çalışmaz – açılmaz hale gelmişti. Turkticaret.Netten host almak için yazın bir kırtasiyecide çalışıp 100 milyon kadar biriktirmiştim. Paramı bankaya yatırdım, yine garanti sanal kart üzerinden ödemeyi yaparak, sınırsız web alanı alma talebinde bulundum. Biraz sorunlu bir şekilde ödeme işlemi 1 hafta gibi bir sürede onaylandı. Bomboş bir ftp vardı bana ait. Buna forum nasıl kuracaktım? Kaç gün uğraşmama rağmen kurmayı beceremedim. Hakandan yardım istedim yine. Ve sonra kuruldu adminler atandı Leonardo – Medcezir – Yucel ve en son Marcos hepsinin devride son buldu çeşitli nedenlerden. Sonuç olarak nicelizm hiç yapılamadı. Ama bana çok şey öğretti. Örneğin Nietzschenin üstinsan düşüncesi sadece bir ütopya imiş. Asla gerçeşkeleşemeyecek bir şey yani. Olsun yinede inatla üstinsanları arıyorum.Ve yakında http://web.archive.org/web/20050305123236/http://www.onderizm.com/ olarak bu düşünceler devam edecek ve şiirlerim http://web.archive.org/web/20050305123236/http://www.yildizim.com/ adresinmden sizlere ulaşacak 01/01/2006 tarihinden itibaren... Önder Akdoğan ___________________________ ( bu yazı burda dursun, çünkü benim bütün hayatım bu yazıdan ibaret, bunun dışında bir şey yok) |
||
|
||
| hiç yapılamamış bir site ha... burak öyle kalsın... o öyle güzel.. yapıldıkça ne kadar çirkefleşebileceğini - hayal bile edemezsin.... bazı şeylerin... |
||
|
||
Alıntı Felsefe ekibinden atıldıktan sonra, başka nicklerle kayıt yaparak, insanların özeline, gelin beraberce felsefeekibine bir rakip site oluşturalım diye mesajlar attım. Sadece bir kişiden cevap geldi. Göktuğ * diye bir adam. Evet Leonardodan bahsediyorum. Sizin bildiğiniz kim bu manyak dediğiniz adamdan... arkadaşlar burada adım aynen geçmiş. acaba Göktuğ * yazan yeri "Göktuğ" olarak değiştirirmisiniz? (7nci paragraftan sonra) -edited-
|
||
|
||
| Önder'in bu azmini hep takdiretmişimdir. |
||
|
||
| mike sana bir süpriz olsun bu; içimden geldi... ne takımdı be...
|
||