|
||
"Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu : -"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?" Dükkan sahibi : -"30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi -"Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk -"Bir bakabilir miyim yavrulara" Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı. Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu: -"Bunun nesi var?" Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı. Küçük çocuk heyecanlanmıştı. -"Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.” Dükkan sahibi: -"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor. Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm" Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkan sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak: -"Onu bana vermenizi istemiyorum. O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim. Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım." Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı: -"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum. Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak." Bunun üzerine küçük çocuk eğildi, pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği sakat bacağını dükkan sahibine gösterip, tatlı bir sesle: -“Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var" dedi. |
||
|
||
| Yukarıdaki metin oldukça duygusal ama mesajı iletmesi önemli. Anlayabilmek için ille de aynı durumda mı olmak gerekiyor? Aynı durumda olmadığımız ama anladığımızı düşündüğümüz insanı aslında anlamamış mı oluyoruz? |
||
|
||
| evet maalesef aynı durumda olmadan layıkı ile hiç kimseyi anlayamayız. | ||
|
||
| deniz kesinlikle katılıyorum sana. empati denilen hadise olumlu bi çabadır tabi ama maalesef yeterli olmuyor. anlamayı en iyi beceren insanlar, anlaşılmaya en çok ihtiyacı olanlardır ayrıca. |
||
|
||
| empati demek istiyorsunuz,bazıları becerir,yaşar,ona göre davranır,bazıları bu kadar hassas olamaz.. | ||
|
||
| yani anlamaya çalışılır, neye hassasiyet gösterildiği anlayıp da dikkatli de olunabilir fakat tam olarak anlaşılamaz. sadece çalışılabilir diyorum ben. | ||
|
||
| Anlamak deken neyi kastediyoruzz?duyarlı bir insan o çocuğun halini ,onun neler beklediğini düşünebilir anlayabilir,hak verebilir.Fakat bahsetiğimiz hislerle alakalı birşeyse bu farklı birşey.yani anlamak için o acıyı çekmesi gerktiğini sanmıyorum.Hatta onu nelerin beklediğni ondan daha iyi bile anlayabilir,düşünebilir.Anlamak ve yaşamak farklı şeyler .Anlatabildim umarım. | ||
|
||
| işte anlamak ve yaşamak ayrı şeyler olduğu için anlayamaz bi insan bi diğerini diyorum ben. tam olarak anlamaktan bahsediyorum. | ||
|
||
Ben anlatamamışım galiba.Benim anlatmak istediğim de anlamak ve yaşamak ayrı şeyler olduğu için anlar ama yaşayamaz olduğuydu kompleks yani.. |
||
|
||
cık ben senin anlattığın şeyi anladım aslında da, burda anlayabilmekten kasıt içselleştirebilmek olduğu için, en azından ben öyle anlayarak yorum yaptığım için senin anlattığını anlayamamış gibi görünüyorum
|
||
|
||
Hımm,anlamak düşünebilmekse anlıyorum,içselleştirmekse ben ondan bahsetmemiştim .Anladın sen beni anladın..Sanırım ben de anladım
|
||
|
||
anlaştık o zaman
|
||
|
||
| aynı durumda olmadığımız kişiyi tam olarak anlamamız olası değilse de, asıl önemli olan "anlamaya çalışmak" değil midir? yani, önyargılama yapmadan... yani, düşünemediğimiz, göremediğimiz, bilemediğimiz şeylerin de olabileceğini göz önünde bulundurarak... yani, nesnel olmaya çalışarak, olabildiğince... |
||
|
||
| Karşımızdakinin koşullarını ve seviyesini ne kadar biliyorsak, o kadar iyi anlayabiliriz. Ne kadar anlayabilirsek, o kadar anlatabiliriz. Ne kadar iyi anlatabilirsek, o kadar anlaşılabiliriz. Anlayabilmek, anlatabilmek ve anlaşılabilmek... |
||
|
||
| ne kadar empati o kadar anlayış.. | ||