|
||
| klasik kadin feminizmine karsi cikan filozof-lezbiyen Camille Paglia ... Butun penisler -az cok- birbirlerine benzerler ama her kadin vaginasinin kendine ozgu bir orgazm felsefesi vardir. 1944 yilinda jinekolog doktor Ernst Grafenberg tarafindan kadinin orgazmik zevkinin odak noktasi olarak tanimlanan G Noktasi'nin kesfi, -testisler ve penisten sonra- erkegin el parmaklarini da sukut-u hayale ugratti. *** Mitolojik efsanelerin orijini, insan hayalleri ve korkularinin boyutsuzlugudur. Binlerce yildir cesitli sosyal gruplarda olusan inanc ve gelenek furyalarinin mayasi olan efsaneler; varolunandan ote, ulasilmak istenen duygularin "kresendosu" ile doludurlar. Erkek cinsi liderligindeki patriyarkal toplum kulturlerinin cogunda kadin vaginasindan duyulan tabulastirilmis korku bircok mitolojik efsanede yer alir.. Erkegin kadin vaginasina duydugu merak-nefret karisimi, seksuel zevkten daha fazla oldugu icin vagina -dolayisiyla da kadin- tarih boyunca kotulenmistir. Genel olarak vagina ve kadinin asagilanmasinin temelini, erkegin sevisme sirasindaki superegotik acizliginden kaynaklanan histeri panikleri olusturuyor. Dini ve ahlaki nedenlerle -insan agzina olan benzerliginden oturu- parcalayici ve yok edici keskin dislerle sembolize edilen erkek tandansli patriyarkal efsanelerin belli-basli konusu vagina dusmanligi uzerinedir.. Latincede "Vagina Dentata / Disli Vagina" olarak nitelendirilen inanislarda erkeksi histeriyi simgelemek icin vaginanin tek gorevinin, parcalayici disleriyle penisi yiyip, yok etmek oldugu dile getirilir. Kadin ile sevisen erkek penisinin ejakulasyondan sonra ereksiyon gucunu kaybettigi, vaginanin ise spermler ile beslenerek daha da palazlandigi fiziksel gercegi dogrultusunda, klasik kadin feminizmine karsi cikan filozof-lezbiyen Camille Paglia da "Sexuel Personae" adli kitabinda, "metaformik dusunce bazinda her kadin vaginasinin icinde -gercekten- parcalayici disler oldugunu" vurguluyor.. Modern cagin insan seksualitesini kuramsallastiran Sigmund Freud'a gore, cinsiyet tespitinde kendi penislerini olcu birimi olarak kabul eden erkek mentalitesi, kadin vaginasina 'hadim edilmis penis' gozuyle bakiyor. Adet kanamasi yeteneginden yoksun olduklari icin kiskanclik krizleri geciren erkekler, hayatin mayasi kadinsal peryotlarin nemliligini "kirli" olarak nitelendirirler. Brezilya'da, Amazon nehri ormanlarinda tek basina rastladiklari kadina tecavuz etme hakkina sahip olan Yanomamo Kabilesi erkekleri; ahlaksizlik kapisi kabul ettikleri vaginanin, erkek penisini isirmak icin keskin dislerle dolu olduguna inaniyorlar.. Cin efsanelerinin cogunda sosyal problemlerin kaynagi olarak nitelendirilen kadin vaginasi, erkek penisinin "celladidir". Islami inanisa gore; col, mezar ve kadin doyumsuzdur, asla tatmin olmazlar. Pasifik Okyanusu'nda yasayan Polinezya tanrilarindan biri olan Maui, olumsuzluge ulasmak icin annesi Hina'nin yaratici rahimine tekrar girmek isterken vaginal disler tarafindan parcalanarak yok edilir.. Sioux Yerlileri'nin folklorik inanisina gore; guzellik tanricasi, genc bir kizilderili savasci ile bulutlar uzerinde sevisir, ruzgarin etkisiyle bulutlar dagildiginda geriye sadece erkegin iskeleti kalir.! Erkeklerin en buyuk bilincalti kabusunu sembolize eden ve bircok sub-kulturde yer alan "Disli Vagina Efsaneleri" sonsuz penis gucu masallarinin tarihi komedi-propagandasindan ibarettir.. Islam oncesi Paganistik geleneklere sahip Arap erkekleri vagina ve insan agizinin fiziksel benzerligi nedeniyle -tahrik olmamak icin- kadinlarin yuzlerini pece ile kapatirlardi. Semavi dinler tarafindan "cehennem girisi" olarak yerlere calinan kadin vaginasinin kaderini cizen Orta Cag Avrupa'si Katolik Kilise rahipleri, cadilarin vaginalarinda uzun ve sivri disler oldugunu -resmi Vatikan belgelerinde- beyan etmislerdi.. Disli vagina kavrami bircok pop kultur ve sanat eserinin de konusunu teskil ediyor. Tarihi erkeksel baskinin, kadin bunyesindeki tepkisini simgeleyen " vaginanin soyut dislerini" ressam Pablo Picasso bircok kerreler tuvaline resmetti. Indiana Jones, Batman ve savasci Prenses Xena filmlerinin senaryolarinda da yer alan canavar disli vagina kompozisyonu yazili ve gorsel bircok sanat urunlerinin ana temasini olusturuyor.. Psikolojik deneylerden elde edilen bilimsel bulgularda her iki insan cinsi de, vagina ile insan agzinin birbirlerine olan benzerliginde birlesiyorlar.. Psiko-analizciler, Modern Cag'da dahi erkegin vagina korkusunun hala devam ettigi konusunda hemfikirler. Seksin bilimsel ayrimini yapan bilim adamlari; kendi cinsinin uydurdugu anti-vaginal efsanelerden binlerce yildir etkilenen ve 'vaginal teroru' gozardi etmek isteyen erkeklerin kadin vucudunda; bacak, gogus uclari, kulak memesi, kalca ve gibi ikincil seks organlari "yarattiklari" gorusundeler.. *** Canlilar dunyasinda dusunebilme ayricaliginin diyetini; savaslar, soykirimlari ve katliamlarla odeyen insanlik, tanrisal seks zevki ulufesinden yeterince nasibini alamamistir. Insanoglu; fiziksel guc ve kapasite olarak hayvanlar alemi seks standartlarinin cok daha alt seviyelerinde yaratilmislar. Sevisme sirasinda spermlerini disilerine torba halinde veren erkek ahtopotlarin penisi olmadigi halde deliler gibi orgazm olurlar. Fillerin penisi 120 cm. uzunlugunda. Erkek domuzlarin orgazm suresi yarim saat suruyor. Ejakulasyondan hemen sonra penisleri tekrar ereksiyona ulasan erkek kangurular ise multi-orgazm hissedebiliyorlar.! *** Son yillarda seksuel tacizlerin fazlalastigi Danimarka, Italya ve Almanya'da kendilerini saldirgan erkeklerden korumak amaciyla kadinlar Vagina Dentata Gang / Disli Vagina Ceteleri'nde orgutleniyorlar. Yakaladiklari tecavuzcu erkekleri yerel kolluk kuvvetlerine bildirmeden yargilayip oldurme haklari olduklarini savunan cete uyesi kadinlarin orgutsel etkinliginin ve uye sayilarinin kisa surede artmasindan sonra bircok ulkede tecavuz orani azaldi. Tecavuz ve kotu muamele ile savasmak icin erkeklere karsi kurulan Disli Vagina Cetesi; kadin haklari savunucusu ve anarsist Emma Goldman, ozgurluk savascisi yazar Angela Davis, kocasinin penisini kesen Lorena Bobbit ve -kocasi dahil- kendisine tecavuz eden 11 erkegi oldurdukten sonra Hindistan Parlamentosu'na secilen Phoolan Devi'yi kahraman olarak kabul ediyorlar. Binlerce yildir erkek mezalimi karsisinda ezilip, kotu muameleye maruz kalan ve zalim erkek cinsine karsi dislerini gostererek Kurtulus Savasi vermek isteyen kadinlar; "Kvindehuse, Gothersgade 37, 1123 København K / Denmark" adresinde bulunan Disli Vagina Cetesi'ne uye olup, tecavuzcu erkeklerden kadinliklarini korumaya calisiyorlar.! *** Kadin vaginasinin icinde penisi parcalamak icin keskin disler oldugu yolundaki efsanelerin, erkekleri kadinlardan ve seksten sogutacagina inanan porno yildizi ve aktivist-fahise Annie Sprinkle, soylentilerin yersizligini kanitlamak icin; 1997 yilinda New York'taki Avant Garde Tiyatrosu sahnesinde bacaklarini iki yana acip, el feneri ile aydinlattigi vaginasini erkek seyircilerine teshir ederek Disli Vagina Efsaneleri'ni protesto etti.!! Filozof Hanimlar Theano, Damo, Mya, Timycha, Phintys, Periktyone Axiothea ve Lasthenia (Platoncu Kadınlar) Miletli Aspasia (İ.Ö. 460-401) Mantineal Diotima ( İ.Ö.430) Hipparchia (İ.Ö. 360-280) Arete ve Lais Theemista ve Leontion Epikurcu Kadınlar (İ.Ö 342-271-İ.Ö. 300) İskenderiyeli Hypatia (370-415) Hildegard von Bingen (1098-1179) Mechthild von Magdeburg (1210 -1294) Mechthild von Hackeborn (1241/2-1299) Gertrrud die Grosse von Helfta (12556-1301/2) Katharina von Sieena (1347-1380) Cristine de Pizan (1365-1429/30) Isotta ve Ginevra Nogarola (1418-1466, 1419-1465) Casandra Fedele(1465-1558) Laura Cereta (1469-1499) Tullia d'Aragona (1508/10-1556) Teresa von Avila(de Jesus) (1515-1582) Olympia Fulvia Morata (15526-1555) Moderata Fonte (1555-1592) Lucretia Marinella (1571-1653) Marie Le Jars de Gournay (1565-1645) Anna Maria von Schumann (1607-1678) Margaret Cavendish Leydi Anne Conway (1631-1679) Mary Astell (1666/8-1731) Emilie Marquise du Chatelet (11706-1749) Maria Gaetana Agnesi (1718-1799) Laura Maria Catharina Bassi (1711-1778) Dorothea Cristiane Erwleben Yeporin (1715-1762) Olympe de Gouges (1748-1793) Mary Wollsttonecraft (1759-1797) Dorothea Schlözer (1770-1825) Sophie Germain (1776-1831) Claire Demar (1800-1833) Flora Tristan (1803-1844) Harriet Hardy Taylor-Mill (1807-1858) Not: Sun Jul 06, 2003 1:09 pm Gönderen: Nietzsche - nicelizm.com |
||
|
||
bayandan filozof olmaz. olsa da üretim hatasıdır
|
||
|
||
| Ayn Rand http://tr.wikipedia.org/wiki/Ayn_Rand |
||
|
||
ayn rand deme bana... uyuz oluyom
|
||
|
||
| Kadınların felsefe ile ilgilenmemeleri onların toplum tarafından kendilerine verilen rolleri ile ilgili sanırım. Yani hepimiz toplumsal rollerimizi oynarken elimize verilen senoryoya bağlı kalmak zorunda olduğumuzu biliriz, çünkü rolünü iyi oynayamazsan hiç bir cins tarafından kabul göremezsin. Kadınları yetiştiren kadınlar hem erkeklerin hem de kadınların rolünü belirlerler ancak sistemin iyi çalışması için önceden kendilerine öğretilenlerin devamı gerekir. Buna göre kadınların düşünmeyip erkeklerin düşüncelerine itaat etmesi gerekmekte, düşünen kadının toplumdan dışlanması hatta yok edilmesi uygun görülmektedir. Bunun bir başka toplumsal nedeninin de, annenin kızını yetiştirirken toplum kurallarına uygun olmasını sağlayarak dikkat çekmekten uzaklaştırmaya çalışması olduğunu düşünüyorum. Yani çocuğunu öteki kızlardan farklı yetiştiirse, yaşam boyu mutsuz olmasını ve hatta dışlanmasını da sağlamış olacaktır. Aydınlanma dönemi ile başlayan her kişinin haklarından yararlanma ve bireysel özgürlük hareketleri düşünen kadınları gündeme getirmiş, erkek egemenliğinden çıkmaya çalışan kadınlar için bir fırsat doğmuştur. O zamana kadar düşenmesi yasak olan kadınlar yavaş yavaş kendilerini ifade etmeye ve bu durumu topluma anlatmaya çalıştılar. Erkeklerden çok büyük tepki görmelerine karşın hareketi devam ettirdiler ve erkekler karşısında ezilmekten kurtulmaya çalıştılar. Gelinen nokta felsefe açısından çok iç açıcı olmasa da düşünen ve düşündüğünü söyleyen kadın sayısında hatırı sayılır bir artış olduğu, buradan yola çıkılarak 100 yıl sonra kadın felsefecilerin erkeklerle eşitleneceğini söylemek sanırım hayalcilik olmaz. |
||
|
||
| torq bunun toplumsal ve kültürel bir durum olduğunu düşünmüyorum. erkeğin yaratılışı gereği farklı bir düşünce kimyası var. zaten anatomik olarak bile beyin olarak vs. açısından ciddi farklılıklar var. şaka filan değil. cidden bir üretim hatası değilse (mutasyona uğramamışsa) kadının felsefe yapması mümkün gözükmüyor. tabii felsefeden ne anladığımıza da bağlı... Not: düşünce ile felsefeyi ayırt etmek lazım. konu düşünce ise metodiklik ve hamallık anlamında kadın da erkekle gayet ii yarışır. hatta iyi bile olduğu söylenebilir. ama ben felsefe/hikmetten bahsediyorum. |
||
|
||
| kadınların felsefe yapmasına gerek varmı? zaten bütün var oluş olmak üzerine değilmi,baktığımızda tanrı (varsa ve veya yoksa fark etmez) kendisinde olan yaratma durumunu sadece dişilere bahş etmiş doğada( benim bildiğim deniz atı dışında ekstra durumlar hariç) değilmi?yanlış veya doğru?..dolayısı ile neden konu olmak varken felsefe ile uğraşsın..sizce(varsa ve veya yoksa) tanrı felsefe ile uğraşıyormudur..tanrı insanlara keyif alin demiş bence kendinin yaptığı gibi kadınlarda tadını çıkarıyor bizede hep yaptığımız gibi ya onları sindirmeye çalışmakla veya birbirimizi yemekle uğraşıyoruz..oysa yapılması gereken onlara bakıp sevmeyi öğrenmek ışımayı öğrenmek, aşkı öğrenmek,sevişmeyi öğrenmek ve hep beraber yargılamadan kaygılanmadan kendi cennetimizi yaratmak..ah bir şu olmak durumundan kurtarsak kendimizi ve kadınların o muzip oyunlarına katılsak eğlensek hep beraber ve bir sürü aşk çocuğu dolaşsa ortalıkta ,hangisinin bizim olduğunu hiç bilemeden hepsini sevsek..ve erkek olarak ve adam olarak bütün çoçukları ve bütün kadınları korusak kollasak..olmazmı......OLUR BE BELKİ BİR KAÇ ADAM ÇIKAR BUNU BAŞARIRIZ KORKMADAN O EGOMUZU YENİP BİR SÜRÜ ÇİÇEĞİN AÇMASINA YARDIM EDERİZ KİMİN DÖLLEDİĞİNE BAKMADAN VE SONRA GECE BİR ATEŞİN BAŞINDA TOPLANIP HEPBERABER GÜLERİZ YARINDAN KORKMADAN XANAX PROZAC KULLANMAK ZORUNDA KALMADAN BELKİ ..BİR UMUTT.. | ||
|
||
bayandan filozof olmaz. olsa da üretim hatasıdır ![]() çok hoş olmuş gülmemek elde değil
|
||
|
||
| arkadaşımızın çalışmasında kadının filozofik geçmişinden çok vajinasına vurğu yapılmış(kaba tabirle değil)oysa din yada felsefe dendiği zaman aklımıza ilk aşamada erkek figürü geliyor (yine yanlış anlaşılmasın benim için öyle başkası için farklı olabilir) acaba bu dinin muhatap olarak erkeği alması gibi,kadın denincede sex'i çağrıştırmasından olabilirmi(araştırmalarla sabittir,kadın denince erkeğin aklına ilk olarak sex ve namus gelmektedir.......) |
||
|
||
| akrep gibi zehirli bir iğneleme yeteneğine sahipsin? yılan bile senin zehirli dilin kadar etkin olmamıştır havvaya? felsede kadın erkek yoktur akrepv sayısal ve sosyal kurğular yön verir üretim kendini tazeler beyin fırtınasında? sabit araştıma 5 bin yıllık birikimin varyosyanlarıyla kendini tazeler.? sekx düşünen adam yada kadın baş ağrısından kurtulamaz? bilimsel tabir kan uykusu diye kendini tanımlar?
|
||
|
||
| rojin orada neğatif bir ayrımmı var ben kadın ayrı erkek ayrıdırmı dedim kadının tarih içinde aldığı rollerden çok fizyolojik özellikleri öne çıkarılmış dedim bu bastırılmış bilinçaltımızda,kimimizde yüzeysel,kimimizde oldukça derine ötelenmiş dürtüleri açığa çıkarıyor dedim,ayrıca kastım benim kesinkes öyle düşünmediğimi anlatmaya çalışmıştım ama demekki yapamamışım,ee vakit sabahın ilk ışıkları birazcık affet olsun bitsin..... her ne kadar haksız olmasamda......... |
||
|
||
| Huxley'in bir kitabından alıntı yapacağım. Yorumsuz. ![]() "Gerçi bir çok kadının ilgi çeken yüzleri vardı ama aslında önemi yoktu bunun. Çünkü tazı köpekleri bilgili yargıçlara benzeyebilirler, geviş getiren öküzler metafizik sorunlarını derin derin düşünüyormuş izlenimi verebilirler ne varki bu görüntüler tümüyle aldatıcıdır. Kadınlar için de aynı şey söylenebilir" Yani neymişşş... kadından filozof olmazmış. Olursa da yanılsamaymış... |
||
|
||
| Üçüncü dalga feminizmler içinde Paglia neden bu kadar ilgi gördü hala anlamış değilim doğrusu ya da savunanlar manifestosunu şöyle bir okuma fırsatı buldumu gerçekten. Post feminizmi ve neo feminizmi yermek adına geleneksel olana kaçış gösteren, kadının şu artık obsesyon haline getirdiğimiz "kamusal alan" daki varlığını geriye götüren bir zihniyeti var bence bu kadının!
|
||
|
||
| Kadınlarla ilgili şu eserde mükemmel bir tasvir bulabilirsiniz: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=112449&session=32650680681214351781&LogID= |
||
|
||
| Schopenhauer, nietzsche'nin (sanırım salome'dan yediği tokat sonrası) kadın düşmanı söylemlerinin (kimilerine göre değil) temelini aldığı şahıstır, ne alaka şimdi yani? Schopenhauer'ın Aşkın metafiziği de feminist fırında yakılacaklar listesinde yer almalı bence! |
||