|
||
| Ya gerçektende bir abinin bana vereceği bir tavsiyeye çok ihtiyacım var, daha önce başıma çok kötü, çok berbat şeyler geldi ama şu an yaşadığım şey kadar kötü bir şey ne geldi, nede bir başkasından buna benzer bir şey dinledim.. biri bana akıl versin, kafayı yiycem ya... yaklaşık 2 ay önce, tesedüfen telefonumda bir numara gördüm, aradım kimsiniz diye, yanlış numaraymış.. sonra bir kaç kez daha bu aynı numara beni aradı, sonra konuşa konuşa, o yanlış numarayla tanıştım... izmirli bir kızdı, 17 kasım 1988 doğumdu... çok tatlı bir kızdı, onu ayarladım telefonla, aşkım maşkım dedi bana, seni seviyorum dedi, bir kaç kez msn de konuştuk birbirimizi gördük, kabul ettik vs... buraya kadar herşey güzel gidiyor... son bir kaç gündür kıza ulaşamıyorum, hattının birini en iyi arkadaşına, diğerini annesine vermiş işte neyse, son 3 gündür ulaşamıyordum taki şu dakikaya kadar, az önce en iyi arkadaşına verdiği hattını aradım, dedim böyle böyle, ezgime ulaşamıyorum diye, o da dedi ki, ezgiye bulaşma onun çocuğu var.. 1) Kızın biri benle daşak mı geçiyor? 2) eğer bir çocuğu varsa, onunla bir ilişkim olabilir mi (çünkü gerçekten seviyorum bu kızla konuşmayı etmeyi ya) 3) O şimdi benimle bitirmek istediği için mi böyle bir yalan söylüyor.. lütfen.. yaşı olan abilerimin tavsiyelerine ihtiyacım var, ne yapmalıyım_? |
||
|
||
| üzgünüm zerdusht...bitmeli.. bitirmelisin.. kendini unut. onun açısından bak...empati yap... senden isteyeceklerine evet dersen devam et.. ama isteyecegi tek şey onu seven bir koca... ![]() ??
|
||
|
||
| Zerdüşt gerçekten dramatik bir öykü bu, ancak durumunu gözden geçirip ne yapabileceğine bakalım. 1) Tanışmanın sağlıksız bir ortamda gerçekleştiğini kabul etmekle başlamak gerek. Tanıştığın kişinin bulunduğu ortam o kişi hakkında sana biraz da olsa ipucu verir. Örneğin bir arkadaşın o kızı tanıştırmış olsaydı, tanıştıran kişi ile o kız hakkında bir bilgi edinme şansın olurdu. Başka bir ortamda tanışsaydın, o ortamdaki biri mutlaka seni o kızla ilgili uyarırdı. Şimdi kıza ulaşma şansının az olması ve sana verilen bilginin doğru olup olmadığı konusundaki sıkıntının ilk nedeni bu. 2) İlişkinin sağlıklı olabilmesi için uzun süreli bir arkadaşlık ve karşılıklı tanıma dönemi gerekir. Sizin ilişkinizin bu anlamda var olduğu bile söylenebilir mi bilmiyorum. Kız hakkında bildiklerini gözden geçirirsek, doğum tarihi ve İzmirli olduğunu, bir de msn deki fotoğrafını biliyorsun. Fotoğraftaki kişinin o olup olmadığı konusu bile kuşkulu. Bu durumda kıza aşık olman ya da öyle sanman tümüyle senin yalnızlığının doğal bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Hiç karşılaşmadığın birine aşık olduğunu söylemen böyle biriyle her durumda bir ilişkiyi hayal ettiğini gösteriyor. Yani karşına çıkan ilk kızla birlikte olmayı baştan kabul etmiş oluyorsun bir anlamda. 3) Hakkında çok az bilgiye sahip olduğun ama onsuz yapamayacağını düşündüğün kızın seninle dalga geçmiş olma olasılığı çok yüksek. Çünkü 1988 doğumlu yani 17 yaşında bir kız büyük olasılıkla lisede okuyordur ve o yaşta birinin çocuk sahibi olması neredeyse imkansız. Seninle konuşup daha sonra senden kurtulmaya çalıştığı çok açık. Onun için önemsiz ve başlamadan biten bir ilişki senin için imkansız bir aşka dönüşmüş. 4) Kızın seni aramasını beklemek en azından eziyetin devamı anlamına gelir. Yapılması gereken seninle bir anlamda dalga geçen kişinin yaptıklarını ciddiye almamak ve en kısa zamanda sağlıklı bir ilişkiye başlamak. Böyle anlamsız ve sanal ilişkiler çoğu zaman hüsranla sonuçlanır çünkü birlikte olmanın en sağlıklı yöntemi çok ortamda birlikte olmak ve her durumda mantığın sesini dinlemektir. Aslında bir ilişki analizi yerine senin kişiliğini analiz ederek bir noktaya varılabileceğini düşünüyorum. Yani sağlıksız yaklaşımlar nedeniyle sağlıksız ilişkiler yayşadığını kabul etmek gerek. 5) Bu söylediklerimin kolay olmadığını biliyorum ama senin kendine acıyarak varacağın bir nokta olmadığını da çok iyi biliyorum. Platonik ilişkiler hastalık belirtisidir ve karşılıksız sevgi diye bir şey yoktur. Bu tip ilişkileri, kişinin hayal dünyasında kendi eksikliklerini simgelerle yeniden üretmesi diye tanımlıyorum. 6) Sonuç olarak sana yapılmış kötü bir kamera şakası gibi algılayabileceğimiz ama aslında yaşanılan gerçek bir ilişkiden söz etmenin olanaksız olduğu ilişki gibi bir şey bu . |
||
|
||
| abi başlığı açmamda iki neden vardı, biri mantıklı bir şeyler bulmak... ki sanırım artık umrumda değil.... bulacağım yanlış veya doğru, gerçek veya değil ne fark eder ki, sanırım bitti... diğer amacıma gelince de, başınıza gelen en kötü şey nedir? sorusunu sormak... hem paylaşım açısından güzel bir başlık olduğunu düşünüyorum bu başlığın |
||
|
||
| Zerdüşt bittiğine sevindim. İnşallah başına gelen en kötü şey bu olur hayatta. Ben sana benim yaşadığımın en kötüsünü anlatayım. Belki biraz gülümsemene sebep olur. Eşim ve ben aynı anda işsizis. 17 Ağustos depremi sırasında. Ne yapalım diye kara kara düşünürken bir arkadaş geçici bir süre için pil satın dedi. Herkes sokaklarda yatıp kalkıyor, herşey pille çalışıyor, bakkallar habire pil satıyor. Bize çok ters ama birşeyler de yapmak zorundayız, napcen? Tabi bulunduğumuz muhitin çoook uzaklarındaki semtlere gidiyoruz utancımızdan. Herneyse üçüncü gün falandı. Ben arabayı kullanıyorum, eşim inip bakkallara, marketlere pilleri sunarak elimizdeki malları eritmeye uğraşıyoruz. Yine ben arabada yalnız olduğum bir anda bir polis otosu yaklaştı dibime kadar, herhalde yanlış yerde bekliyorum dedim. Adamlar indiler ve bana sen burda ne bekliyosun dediler. Bende hiiiç, eşimi bekliyorum dedim. Sonra sen pil mi satıyorsun diye sordular. Ben saf saf "yooo" dedim. Sanki polis arabayı aramayı bilmiyor. Bana in, bagajı aç dediler. O annn, iğrençti. Bagaj pil dolu. Polisin biri yanıma oturdu, eşimi de kendi arabalarına aldılar ve yallah karakola. Onu içeride sorguladılar, beni arabada. Ben tabi zırıl zırıl ağlamaya başladım polislere, "benim eşim mühendis, çaresizlikten böyle yaptık, iki ay sonra askere gidecek, para bulmamız lazım "falan diye ağlıyorum işte. Üstelik pillerimiz yasaldı, faturalı falan yani. Ve son benim için çok daha utanç vericiydi. Bütün karakol bize acıyarak tüm pilleri satın aldı. Kapış kapış bitirdiler pilleri orada. Bizi esnaf şikayet etmiş meğerse polise. "Daha önce görmediğimiz bir araba, buralarda pil satıyor. Üstelik 41(İzmit) plakalı bir araçla. Herhalde depremde İzmit'e gelen pil yardımlarını burada getirip satıyorlar "diye işkillenmişler. Bizde de kafa yok tabi, İst da oturuyouz ama araba 41 plaka, ne yapalım ordan almıştık. Bir daha piyasayı bilmeden bir şey satmak mı, Allah korusun? |
||
|
||
| denge bu anlattığın olay 4- 5 sene falan önce dimi... harbi çok hoş bir anı... yalan söylüyorsun ve o an ortaya çıkar.... harbi çok iğrenç ya.... iğrenç.... ama hoş... gır gır bir olay.. ama sonu mutlu.... iki kişi bir olup, kendi yaşam mücadelenizin önemli bir kısmını, o günlerde kazanmışınız... |
||
|
||
| ilk kızım oldu saglıklıyız çok şükür ama yinede her şey doktor kontrolünde.. kızımız dünyaya geldi. bir çocuk doktoru bulduk gittik tanıştık ebrumuzu tanıştırtık rutin kontroller için zamanları öğrendik..şükür bir sorun olmadan kızınmızı büyüttük doktor sadece gelişimini kontrole yaradı..doktora rutin gitmemiz aile büyüklerini çok kızdırmıştı saglıklı çocuk doktora gitmezmiş... oglum oldu iki günlükken sarılık oldu.her çocuk sarılık geçirirmiş büyükler öyle dedi.. çokta dinlemem ama ne oldu anlamadım..ve dinledim... dördüncü günü halinden kötü oldugu anlaşılınca tepkilere ragmen doktora götürdüm ebrunun doktoru çapaya götür hemen dedi..çok biliyorum ya.man kafalı..ben... bagcılar solmaz hastanesine götürdüm..iki gün yatsın gözetim altında düzelir önemli bir şey degil dediler..birinci gün çocugun rengi dahada sarardı.korktum.. doktor düzelir dedi...ben çocugu çıkaracagımı çapaya götürecegimi söyledim .. cihazdan çıkarsa ölür dediler doktorlar... ölür se ölsün burda yatmayacak dedim..ambulans ile çapaya götürdüm... düşüncem taktiri ilahi ölüm getirirse ben en dogru olanı yaptım diye kendimi rahatlatmak...18 gün çapada yattı..üç defa kan degişimine gidildi... eyerki bir gün önce çapaya götürsem risk bu kadar olmayacaktı... ben cezamı çektim 18 gün boyunca gece gündüz çapanın beton zemininde yattım... doktorlar çok fazla önemsedigimi..ümitli olmamam gerektigini söylediler... geç kaldık diye önce kızdılar sonra tanıyınca özür dileyip öğrencilerin ders dersine örnek aile diyerek tanıştırmaya götürdüler..biz de gittik...çocuklar dinleyince beni alkışlamaları onure etmişti..o an dogru yaptıgıma emin olmuştum... bilirubini 32 ye çıkmış ümit olmayan bebek temel(hastanadeki ismi buydu) şimdi bizim ozan ba mız ozan abimiz ve öküz abimiz evimizin neşesi beni en çok etkileyen tam bir babacı..baba uyutacak su istedigi zaman anneye baba söyleyecek.. 8 yaşın da eşek herifi her gece yatırıp pışpışlayıp uyutmak zorundayım... ha bu arada şimdi doktorlar o zaman yapılan tahlillerin yanlış olabilecegini söylüyorlar. hastalıgı o derecede olan bir çocugun bu kadar iyileşme imkanı yokmuş.bu da bizi sevindiriyor.. --------------------------------------------- denge yazdıklarına gülemedim ..hüzünlendim... bu meşakketten sonra ne kadar mutlu bir aile oldugunuzu tahmin edebiliyorum.. ALLAH mutlulugunuzu daim etsin... |
||
|
||
| Merak ettim ne oldu acaba zerdüşt ün sevdiği kız? |
||
|
||
| "bir insanın başına gelebilecek en büyük felaket kötü bir arkadaştır"..demiş bilen biri.. zerdüştüm nasıl düştün sen bu hataya? |
||
|
||
| başıma gelen en kötü şey/ler uğradığım haksızlıklardır | ||
|
||
| kendi hatalarımdır | ||