|
||
| gölge: ben güneşten kaçan gölgeyim. güneş gidince bütün türümüz yer yüzüne dağılır. insan: sen ancak benim arkama saklanan adi bir taklitçisin ben yaratılanların en şereflisi insanım. sen sadece benim varlığımın sonucusun. gölge:bana saygıda kusur etme ben mutluluğun mucidiyim. -insan lambanın anahtarına dokunarak ışığı açar. insan:bende ateşin mucidiyim öyle ise şimdi kaybol. Ama sen sadece arkama saklanabiilyorsun. gölge:beni güneş yok edemi senin ışık saçan aletlerin mi beni yok edecek. insan:neden koca bir gökdelene gölge olmuyorsun. böbürlenmeni herkese anlatırsın. gölge:ben senin kaderinden bir parçayım. .Onlar cansız neden onlarla bir olayımki?sen vitrindeki bir mankenle yer değiştirebilirmisin. insan:öyle ise benden istediğin nedir? gölge:benim ilmim yok ancak fikirlerim çok. Aydınlıktan yüzünü bana çevir. insan:senden alacağım nedirki. Varlığın da yokluğunda bir benim için. gölge:Aydınlık sana ne verdiki o herşeyi açığa çıkarıyor, o olmasa yalana bile gerek kalmazdı. insan:ben aydınkıtan memnunum. Git başka birisini bul. gölge:sen ruhunu başka bir insanla değişebiliyormusun. ben senden bir parçayım bana kulak ver. insan:Senle vakit kaybedicek değilim. -insan ayağını hafifçe kaldırıp yere vurur. gölge:beni ezemessin istiyorsan dene. Ben hayatın boyunca seninleyim, canın gibi. insan:ben geceleri severim çünkü seni görmem gölge:bende aynı şekilde, çünkü sen karanlıkta beni göremezsin -insan gölgesinden yüz çevirip yoluna devam eder...yolun kenarında bir dilenci görür. Elini cebindeki bozuklara atar. -insan gölgeyi unutup işine koyulduğu anda gölge:Aydınlık olmasa o kadını görmiyecektin. -insan kafası karıştığı için gözleri dilencinin gözlerine kenetlenmiş şekilde elini cebinden bozuk paralar yerine telefonunu çıkarır.Böylece kadın yanıldığını zannedecekti. Hemen o esnada gölge:Boşver dönüşte verirsin. insan:Aydınlık olmasa yolumu nasıl göreceğim. hem aydınlık olmasa sen bile yok oluyorsun. gölge:Şu yanılgıdan vazgeç ben sen var olduğun sürece yanındayım.Sen aydınlanana değil senin için aydınlatına bak! -bu esnada insanın yanından fahişeler geçmektedir. insan:ben her şeyi görmek istiyorum gölge:Baktığın yeri görürsün ancak, sen sadece kendin için bak. insan:senin ne adın var ne de şeklin. yerlerde sürünen siyah bir örtü gibisin. benim aklımı karıştırma. gölge:ben ne kadar karaysam sende o kadar beyaz ol. Diğer insanlardan farklı ol ki senden razı olayım.Sen kazanki ben de kazanan olayım. -insan tebessüm ederek insan:seninle kazancımı nasıl paylaşacamki gölge:sen kendin için olanı niye paylaşıyorsun ki. senden pay istemiyorum. ben mutluluğun mucidiyim. senin mutluluğunu istiyorum.işte bu benim kazancım. -insan gölgeden rahatsız olsada sevmişti. onla derin derin konuşmak bir tiyatro eserini dillendirmek gibiydi. gölge:bugün işine gitme kendin için farklı bir şey yap. insan:işimi kendim için yapıyorum zaten! gölge:farklı bir şeyden söz ediyorum. Daha heyecanlı birşeyler. Sen ve senin gibiler olmasa o işyeri sahibi ne yapacaktı? onunla kazancını paylaş bakalım. Patronun sizi sömürmekten başka ne yapıyorki? -gölgenin patronuyla ilgili sözleri insanın hoşuna gitmişti insan:Ne iş yapabilirimki? gölge:Hiç bir şey yapmamak, köle olmaktan iyidir. insan:haklısın ama yinede işe gideceğim. Ben dünyada ettiklerimin hesabını vereceğim ya sen? -gölgenin kara sulieti bi anda donar, adımlarına eşlik ettiği vucüd ona azap verici bir hatırlatmada bulunmuştur. İnsan ise gölgeye derin bir şüphe içinde bakar. gölge:ben orda olmayacağım. beim için öyle bi yer yok. böyle dogmalarla kafanı yorma. insan:benim için kati sürette öyle bir yer var. Senin dogma dediğin bende mutlak bir gerçeğe bürünür ve dogmalıktan çıkar. gölge:Sen yarattın orayı. ben sana kaybedeceklerini gösteriyorum. Hepsi senin görmeni bekliyor sen göremediğn şeylere itibar ediyorsun. -insan güneşin tam tepeye çıktığını farketti ve insan içindeki soluğun farklı çıktığını hissedercesine. insan:İşte aydınlığın tanımıda bu olsa gerek. benim sana ihtiyaçım yok sen sadece benim nefsimin izdüşümüsün. ben güneşe,mutlak gerçeğe,aydınlığa yaklaşınca küçülen, gaflet anlarımda güneşten uzaklaşınca büyüyen, aydınlıktan yüzümü çevirmemle beni büsbütün saran. Ben yaratılanların en şereflisi insanım sen benden bu dünyada hiç gitmeyeceksin ama sen biteceksin bense sensiz devam edeceğim yoluma... O yüzden senin isteklerine kulak asmıyacağım. -gölge bu sözlere dayanamıyarak kaybolmaya başladı. Nede olsa geri gelecekti, en gafil anda onu yoldan çıkaracağına emin bir şekilde... Gölgemle konuşmaya çalıştım önce konuşmadığını farkedince:) kendimi akıl yerine koydum gölgeyide nefsim suliete bürünmüş hali olarak gördüm.Aslında Kendi kendime konuştum basbaya ![]() Gölgeyi kandırdım o aklımla konuştığını zannediyordu
|
||
|
||
| güneş gözünü alır bazen insanın aydınlık arkana saklanan gölgeden daha tehlikeli olur, eger bütün dünyanı kapladıysa.. güneş gölgelenince görürsün bazen, anlam verirsin şekillere.. hem gölgen güneşten kaçıp saklanıyorsa arkana tehlikeli bişi olmalı o göz alan parlaklık.. buarada güzel olmuş.. gölgeyle güneşi senin gibi anlamlandırmadım |
||
|
||
| evet güneşe değil aydınlana bakmak lazım. Ben diyalogta güneşi mutlak gerçekle özdeştirdim Yakıcı ve göz alıcı olmalıydı zaten. bu yazımda yazacaklarım tamamen varsayımdar ibaretolacaktır ![]() tanrı alemi yaratır güneşi,ayı vesaire.. kullarını denemek için golgeyi yollar golge her zaman insanın yanındadır akıl gibi. aklın yolu ise her zaman tanrının doğrusuna gider. gölge aklı şaşırtan şeytandır. Güneş te mutlak gerçeği tüm dünyaya gösteren apaçık bir delil gibi gokyuzunde durmaktadır. guneş tarafından aydınlatılan insandan geriye siyah bir izdusum olarak golge kalır. golge dogası gereği guneşe cıkamaz. insanın içindeki kotu olarak yeryuzunde belirir. insan guneşe surekli bakacak kadar erdemli değildir, aydınlananlara bakması kafidir. golge ise bu aydınlanma karsısında kuculur. |
||
|
||
| biraz loş olmalı ortam, pencereden vuran güneş önünü biraz aydınlatsa ama gözüne kadar ulaşamasa.. hem gölgeyi hem gerçegi görsek, bence gölgeyi seçeriz çünkü gölgeler anlamlandırılabilenlerdir, senden çıkar senden gelir gerçekse senden bagımsız durandır, senden kölelik bekler inanmaktan başka çare bırakmaz.. hem karanlık kötülükleri de saklar gözünden, şehirler geceleyin daha güzel degilmidir o gerçekler harabe gözükür gözüne belki karanlık yitince, büyüsünü yitirince çünkü herşeyi görmek gerçek körlüktür hayal gücün için.... ama aydınlıktan çalar gölge.. |
||
|
||
ama aydınlıktan çalar gölge.. Güneşinde istediği budur. golge vucudu geçici mutluluklarla oyalasın. golgesini takip edenler yokluğa; aklını takip edenler ise varlığa ulaşacaktır. Güneş yol gostericidir. gölge:Aydınlık sana ne verdiki o herşeyi açığa çıkarıyor, o olmasa yalana bile gerek kalmazdı İşte golgenin oyunlarından bir örnek sana |
||
|
||
| unutma gölge mutlulugun mucidi.. yokluk mutluluksa en büyük varlık.. |
||
|
||
| golgelinin mutluluğu yalandan ibaret. sen mutluluk olsun torba dolsun diyorsan onun da sonu var. insan mutlak gerçeği ile mutlu bu diyalogda. güneşin parlaklığını farkedince bütün sahte mutlulukları reddediyor. gölge ise satıcı gibi malını cazib gösteriyor. gölge öbür dünyada var olamıyacağı için büyük bir kin ve haset duyuyor insana ve mutlak gerçeğe. amacı da mutlak gerceğe cağırılan insanı kendi türettiği mutlulukların içinde oyalamak ve insanında yok olmasını sağlamak |
||
|
||
| mutlak gerçek dedigin gözüne tutulmuş fener olmasın, güneş olacagına
|
||
|
||
| hayatta tek bir mutlak vardır o da mutlak diye bir şeyin olmayışıdır der comte ama bende var işte sende yok mu? |
||
|
||
| gölgemi aldım yanıma vurdum hasretin yoluna benzedim bahtsız mecnuna ... avare oldum serseri oldum terki diyarda...
|
||
|
||
| bak işte golgenin oyununa gelmişsin seni hale getirmiş ;D | ||
|
||
| serseriler sizden daha özgürdür, bir kelebegin ömrü bir haftadır bir insanında 70 - 80 yıl hangisi daha uzundur sonsuzlugun yanında? 70 yıl anca 1 hafta olmazmı 1000 yılda ölünce arkamda kalıp üzülecek, agıt yakacak 2.benligim yok ozaman size özenmek ve o 1 haftanın 4 günün bidaki hayatı düşünerek geçirmek zaman yitirmek degilmidir yani en büyük kayıp.. sahi hiç düşünmedinmi gözünü alan o ışıgın belkide fenerden başka birşey olamayacagını.. |
||
|
||
| Ruler istemeden kulak misafiri oldum konuştuklarınıza ( Pardon burası geyik bölümü değildi di mi?) Bak "sizi" derken kimi kastediyorsun bilmiyorum ama ben yine de cevap vereyim, yazacak başka konu yok da: Zaman benim sürekli erimekte olan sermayem. Emin ol kıymetinin farkındayım. Bizim dünya zevklerinin farkında olmadan yaşadığımızı falan mı sanıyorsun. İnsan olarak herşeyden aynı derece de zevk alıyoruz farkındaysan. Dünya kafirin cenneti, müminin cehennemidir safsatalarına inanma ( Adnan Abi duymasın kızabilir?) Bizden istenilen sadece iman etmek ve iyi işler/salih amel yapmamız. Bir de ahlaki şeyler dışında bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde birkaç yasak var o kadar. İnsanlar gerçek mutluluğu "özgürlük" ve "geçici hazlar" sanıyorlar. Bak özgürlük silah gibidir, bazen iyi işlerde kullanılır, bazen kötü. Bazen de elinde patlar yanlışlıkla, kendi sonunu hazırlarsın özgür olucam diye. Özgürlük göreceli bir kavram ayrıca, şimdi bunu geçelim. Ben şimdi sana mutluluğun sırrını anlatacağım bir ufacık hikayeyle. Adamın biri bir bilgenin sarayına gitmiş mutluluğun sırrını öğrenmek için. Bilge, adamın eline yağ dolu bir kaşık vermiş ve bununla tüm sarayımı gez ama sakın yağı dökme demiş. Adam gerçekten yağı dökmeden gelmiş ama sarayın hiçbir güzelliğini de farkedememiş. Bilge, adama mutluluğun sırrını şöyle anlatmış sonra; Gerçek mutluluk elindeki iki kaşık yağı dökmeden sarayımın güzelliklerini görebilmekti demiş. O kaşık benim sorumluluklarım, kul olarak, belki evlat olarak. Ama marifet bu sorumluluklarımı yerine getirirken, aynı zamanda güzelliklerinden de faydalanmak. İnanki bunu başarmak hiç zor değil. Bir de mutluluk ve hazzı birbirinden ayırt etmek gerekiyor. Bunu da sonra konuşuruz. |
||
|
||
| sadece ışıgı degil, ışıgı suratıma tutanı görmek istiyorum.. tabi ışık varsa sonucunda gerçekten mutlu olabilmek sadece bir artı olmalı, ana neden olmamalı bazen ışıgın sizin gözünüzü aldıgını düşünüyorum,aynı hissiyat dünyasına sahip olmadıgımdan sanırım ben zaten iyi bir insanım, ama bu kendime olan saygımdan dolayı Tanrı varsa ondan korktugum için degil aslında dinle ilgili birşeyler degil daha genel konusmuştum ama muygun o konudan bahsedince inatla, oraya yöneldi konu neyse.. |
||
|
||
gölgemi aldım yanıma vurdum hasretin yoluna benzedim bahtsız mecnuna ... avare oldum serseri oldum terki diyarda... ![]() he |
||