|
||
| ÖZGÜVEN Kişinin kendi değeri hakkındaki subjektif değerlendirmesi; kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumu. Özgüven hem kişinin kendisine ilişkin düşünceleri (Örneğin: “Zekiyim”, “Sevilen bir insanım”), hem bu düşüncelerin yol açtığı duyguları (Örneğin: umutsuzluk, utanç, gurur..vb.), hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları (Örneğin: çekingen, dikkatli, iddiacı..vb.) içerir. Özgüveni süreklilik gösteren bir kişilik özelliği olarak da düşünmek de, geçici bir psikolojik durum olarak düşünmek de mümkündür. Son olarak, özgüven sınırlı bir alan için geçerli olabileceği gibi (Örneğin: “Zeytinyağlı sarmayı iyi yapabildiğimi düşünüyorum ve bu becerimle gurur duyuyorum”), genel bir kavram olarak da düşünülebilir (Örneğin: “İyi bir insan olduğumu düşünüyorum ve bu nedenle kendimle her zaman gurur duyuyorum”). Özgüvenin niteliği ve düzeyi: Özgüvenin niteliği (güvenli ya da kırılgan oluşu) niceliğinden (yüksek ya da düşük) oluşundan ayrı bir özelliktir. Özgüven yüksek fakat aynı zamanda kırılgan olabilir (örnek: narsisim); düşük fakat aynı zamanda güvenli olması da mümkündür (örnek: alçakgönüllülük). Özgüveninin niteliği farklı şekillerde ölçülmeye çalışılmaktadır: zaman içindeki sürekliliği, çeşitli durumların ortaya çıkışına bağlı olup olmayışı gibi Vikipedi, özgür ansiklopedi Bu tanımlamalara göre bir kişinin özgüveni olup olmadığını anlamak için önce onun ne kadar dürüst ve gerçekçi olduğunu sınamak gerektiğini düşünüyorum. Yani Hitler de büyük olasılıkla kendine güveni tam, ne yaptığını iyi bilen bir insandı. Ancak inandığı değerler ve kurduğu hayaller gerçeklerle uyuşmuyordu. İnsanların bu durumu anlamaları biraz zaman alsa da sonuçta peşinden milyonlarca insanı sürüklemeyi başardı. |
||
|
||
| Özgüven = bilgi. Ama terside olabilir. |
||
|
||
| sanki genellikle başkaları üstünden kıyasen kazanılan/kazandırılan bir "öz"güven söz konusu insanlarda.. kökü dışarda bir ayrık otu gibi giderek zihni saran.. gölgesinde zulüm büyüten.. | ||
|
||
| insanın içindedir özgüven |
||
|
||
| özgüven kazanılmaz! kazanılırsa özgüven olmaz! (sirkte çalışmanın vakti geldi galiba! medrano bu yaz da gelir mi ola ki? )
|
||
|
||
Özgüven kazanabilmek için küçük de olsa birşeyleri başarmak mı gerekiyor sizce? Yoksa böyle şeylere gerek kalmadan kendiliğinden varolagelen birşey mi bu özgüven? Bence iki unsur da önemli. Sonuçta her insanın belli bir özgüven seviyesi var. Ama insanın yetiştirilme koşullarıyla ilgili oldugunu düşünüyorum. Özgüvenin eğitilmeye başladıgımız aile koşullarıyla çok büyük ilgisi var. Sonrada arkadaş faktörü çok önemli bence. Örnek vereyim. Bir çocuk olsun. Sürekli şiddet görsün , aşağılansın ve böyle büyüsün çocuk. Ailesinden ve çevresinden dolayı anti-sosyal bir kişilik olacaktır. Ben böyle bir insanın özgüveninin yeterli derecede olamayacagını düşünüyorum. Diğer taraftan karşısından sevgi , saygı gören ve çevresinden olumlu düşünceler kapan insan ise diğer kişiye göre özgüveni daha yerinde olacaktır. Ben özgüvenin birşeyleri başarmak oldugundan yanayım ama ondan önemlisi yetiştirilme koşulları . |
||
|
||
| özgüven kazanımında önemli olan cesaret. cesaret edildiğinde sorunlarla yüzleşilir ve bilinen sorunlar ya insanı daha güvensiz yapar yada tersine özgüvenini artırır. çünkü insan bildiği ve bilmediği şeylerden korkar. (geriye ne kaldı bilmiyorum )
|
||
|
||
Özgüven kendi gerçekliğinle yüzleşebilme cesaretidir. Olaylar karşısında davranışların tamamı özgüvenden kaynaklanmayabilir. Yukarıda da bahsedildiği gibi yetiştirilme tarzına, genetik mirasa ve bilgi eksikliğine bağlı cesaret , insanı olayların içine çekebilir. Bunun öz güvenle ilgisi yoktur. Özgüven tutarlılık ister, özgür düşünebilme ister, Bilgi sahibi olmak ister, Toplumsal bilinci algılayabilmek ister, Evrilen ve gelişen bir dinamizm ister. Kısacası güvenebilecek bir öz ister. |
||
|
||
| özgüveni yüksek olan bir insan,sadece hata yaptiginda,karsisindakinin ne düsündügüne önem vermeyen insandir.....yani ben antiözgüvenim ( böyle bir kelime varmola acep)............ | ||
|
||
sıçmışın kossik..sil şu saçmalığını
|
||
|
||
| senin ne düsündügün benim icin önemli mi...? degil elbette...!!! ben antiözgüvenim iste..... |
||
|
||
| neyse,gelelim sadede...özgüven çok küçük yaşlarda ebeveynler tarafından verilmesi gereken bi duygu,ama maalesef genelde farkında olmadan bunları çocuklarına veremiyor ebeveynler.. tabii,brada kalmıyor,hayat devam ettiğinden sıra okul çağına geldiğinde okuldaki öğretmenler,okul arkadaşların..sana hep engel olmaya,onu elinden almaya çalışıyorlar..aslında özgüven edinmemenin en iyi ve kolay yolu,başarı dediğimiz,çok çalışmakla _bazen şans_ edinilendir..siz başarılı oldukça,çevrenizin bakışlarının nasıl değiştiğini gözlerinizle farkedeceksiniz...ama son bir tüyo vereyim,hersey kandırmaca,kendinizi,hayatı keşfettiğinizde,herşeyin koca bir masal olduğu gerçeği ortaya çıkacak,özgüven,kendi kendine bir kardelen gibi içinizde açacaktır..
|
||
|
||
| Özgüven ya da benzeri safsatalar kapitalizmin bir metodudur. Kapitalizm tüm mekanizmalarıyla ustaca enjekte eder içimize bunu... sürüler halinde yaşarken, sürünün içinden çıkan allı pullu, eksiksiz gösterilen, birileri olur, "en"ler, en "en"ler...vs. öyle bir girerki içeri kaçaklardan sürünün diğer elemanları kendisini çirkin, yoksul, yoksun, yetersiz, yeteneksiz, akılsız, fikirsiz.... zanneder.... makyajlayıp, kendi çarkının dönmesini sağlayanları öyle bir pazarlar ki biz onlara bakmaktan kendimize hiç bakmayız... | ||
|
||
| valla soruya cevap olcak bişey değil ama konuyla alakalı. "kendime olan özgüvenim tam." cümlesine gıcık oluyorum. bu nasıl cümle ya, özgüven ne demektir zaten! bu kadar da güvenme kardeşim kendine şu cümleyi kuruyorsan
|
||
|
||
| Benim özgüvenim çok yüksekti önceleri. Sonra bir senede bunu tamamen yok ettiler. Şimdi tamir etmeye çalışıyorum. En çok çevredekilerin yardımıyla tamir oluyor. Kendi kendime: "Aslansın, kaplansın" demek fayda etmiyor... | ||