|
||
| NOBESE Festivali 4 Mart 2006'da Bakırköy'de... hepimiz@izleniyoruz.net Nobese Festivali'nin gelecek etkinliği 4 Mart 2006 Cumartesi Günü Bakırköy'de "Özgürlük Meydanı"nda gerçekleştirilecek. Etkinlik Nobese saatiyle saat 16:00'da başlayacak. Mobese sisteminin "güvenlik" gerekçesiyle sokaklarımıza yerleştirdiği gözetleme kameralarına dikkat çekmek amacıyla Gözetleme Kamerası Oyuncuları'nın düzenlediği şiddetsiz GELENEKSEL NOBESE FESTİVALİ'nin gelecek etkinliği 4 Mart 2006 Cumartesi Günü Bakırköy'de "Özgürlük Meydanı"nda gerçekleştirilecek. Etkinlik saat 16:00'da başlayacak. İzlemezseniz seviniriz! GÖZETLEME KAMERASI OYUNCULARI kimdir? Gözetleme Kamerası Oyuncuları" gözetlenmekten, her hareketimizin kontrol altında tutulmaya çalışılmasından, sokak görüntülerimizin holy~wood'a verilmesinden rahatsız olan, şiddetsiz, olay yerinde, geniş katılımlı, sürekli eylem yöntemini benimseyen, bağımsız, anlık karar veren kişilerden oluşuyor. NOBESE nedir? İstanbul'da 570 noktaya yerleştirilen Mobese kameraları hepimizi potansiyel suçlu olarak 'görüyor'. İznimiz ve haberimiz olmadan günün 24 saati görüntülerimizi alıyor. Bizler hemen her köşe başına yerleştirileceği açıklanan kameralarla yaşamak istemiyoruz. Bu duruma dikkat çekmek ve tartışılmasını sağlamak üzere her hafta başka bir semtteki gözetleme kameraları önünde yaptığımız Geleneksel Nobese Festivali'nde buluşuyoruz. "Gözetleme Kameraları ile sistem herkesi görürken, kendisini görünmez kılıyor. Foucault bu sistemi "Panoptikon metaforu" ile açıklıyor." Uğur Dolgun, Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Öğretim Üyesi "Tiyatro sanatı açısından bakılırsa Gözetleme Kamerası Oyuncuları'nı bir 'politik tiyatro' etkinliği olarak görmeliyiz". Doç. Dr. Semih Çelenk, Dokuz Eylül Üniv. Sahne Sanatları Böl. Öğr. Üyesi Gözetleme Kamerası Oyuncuları ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için http://www.izleniyoruz.net adresine girmeniz yeterli. |
||
|
||
Mobese, Nobese'yi çekemedi !!! (Sonuç: GÖZALTI!!!) 19.03.2006 www.izleniyoruz.net MOBESE kameraları tarafından yapılan süresiz 'GÖZ'altıya karşı gerçekleştirilen NOBESE etkinliğinde, eyleme destek olan bir kişi "parmaklarından birini MOBESE kamerasına göstermek suretiyle kamu düzenini bozmak" suçlamasıyla göz altına alındı. GÖZALTI NEDENİ: Kameraya parmak göstermek suretiyle kamu düzenini bozmak! Kameraların gerçek yüzünün ne olduğu konusunda insanların kafasında gün geçtikçe daha fazla soru işareti uyandırmaya başlayan Nobese'ye daha fazla tahammül edemeyen Polis, dünyanın dört bir yanında düzenlenen 'Gözetlenmeye karşı Uluslararası Festival'e katılan ve tepkisini kendince dile getirmek isteyen bir Gözetleme Kamerası Oyuncusunu göz altına aldı !!! Zaten 24 saat göz altında yaşamak zorunda bırakılmanın üstüne, 2. kez göz altına alınan, kameralarla yaşamak istemeyen bağımsız bir kişinin tepkisine, polisin her zamanki gibi şiddetle cevap vermesine sebep olan olayı ve öncesini kısaca anlatmak istiyoruz; Nobese, saat tam 14:02'de Mis Sokak'taki kameranın bulunduğı direğe nazar boncuklu bir kravat bağlayarak başladı. Bugüne özel tasarladıkları mizansene göre mavi tulumlar giyen oyuncular kendilerini merkezde duran boş bir koltuğa, çember oluşturacak şekilde iplerle bağladılar. Ellerinde dürbünler ve kulaklarına taktıkları dinleme cihazlarıyla tam bir iktidar modeli oluşturan Oyuncular, Galatasaray Meydanı'ndaki kameranın önüne kadar, yoldan geçen insanları izlemek için yürüyüşe geçtiler. İplerle bağlı oyuncular hareket edip ilerledikçe merkezdeki boş koltuk da bir 'canlı' gibi hareket ediyor, sanki iplerin ucunda insanları gözetlemekle görevli oyuncuları kontrol eden bir iktidar gibi görünüyordu. Bu esnada bir yandan müzik aletleriyle ritm tutuluyor, bir yandan da insanlara 'üzerimizde göz var' yazılı nazar boncuklu broşürler dağıtılıyordu. Çevrede görüp de, ilgi duyan ve festivalimize katılmak isteyen insanlarla birlikte Galatasaray'a kadar çoğalarak geldik, Her şey gayet keyifliydi, polisler ise ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Bizim sadece Mis Sokak önündeki kamerada bir kısa oyun yapıp dağılacağımızı sanıyorlardı, ama yanıldılar çünkü Nobese hareket ediyordu, ezberleri bozulmuştu. Sürekli katılımcıları taciz ediyor ve nereye kadar yürüyeceğimizi ve ne yapacağımızı sorarak topluluğu taciz ediyorlardı. Galatasaray'a geldiğimizde ise üzerimizdeki tulumları, çıkarmış tüm teknik araçlarımızı yere fırlatmış ve koltukla olan tüm bağları koparmıştık. Artık özgürdük, emir kulu değildik, kimseyi de gözetleyerek mahkum etmiyorduk. Ardından Nobese klasiği olan 'kameralarla hatıra fotoğrafı çektirme' bölümüne geçtik ve isteyen herkesi kameralara poz vermeye çağırdık. Gelenlerden bir kişi kameraya poz verirken orta parmağını gösterince polis müdahale etti, ve biz daha ne olduğunu anlamadan bu kamera oyuncusunu tartaklayarak 'Vatandaşa hakaret ettin' diye ona vurup, itiş kakış derhal polis otosuna bindirip nezarete götürdüler. Otoya bindirilmeye çalışırken, bizim ona ulaşma çabamıza araya girerek engel oldular. Hepimize tehditler savurdular. Bizi, bir daha eylem yaptırtmayacaklarını, yaparsak sonucuna katlanmak zorunda olduğumuzu söyleyerek tehdit ettiler, ve bazı itiraz eden arkadaşlarımıza da aşağılayıcı kelimeler sarfedip, tartakladılar. Akşama kadar nezarette tutulan, hiçbirimizle görüştürülmeyen ve mahkemeye çıkacağı belirtilen destekçimizi yalnız bırakmayacağımızı sonuna kadar yanında olacağımızı haykırıyoruz. Hiçbir hak ve hukuk tanımadan bize dayatılan bu kameralı hapis hayatına, bundan böyle, parmağıyla tepki gösteren destekçimizden ilham alıp, gösterilerimizde parmaklarımız üzerinde yoğunlaşacağız. Özetle, sokakları koyun yetiştirme çiftliğine ve kocaman bir hapishaneye çevirmeye çalışanların dişlerini gördük bugün, 'göz'leri dönmüştü. Gözetleyen olduklarının deşifre edildiğini görünce aynen Dürrenmatt'ın uzun öyküsünde yazdığı gibi şiddet uygulamaktan çekinmemişlerdi. 'Unutmamalıyız ki, gözetleyenler de gözetlenmekten hoşlanmazlar !!! ' şimdi daha iyi anlıyoruz... |
||