|
||
| Sadece cumhurbaskanilami cumhurriyet olunuyor? Tam olarak nedir bu cumhurriyet, olsa ne olur olmasa ne olur? |
||
|
||
| cumhuriyet olmasa ne güzel olur, ben kral olurum, yada benim gibi biri çıkıp kral olmaya çalışır... tek başına hükmetmeye çalışır dünyaya, savaşlar çıkar, ülkeyi büyütmeye çalışır kral...!!! |
||
|
||
Alıntı ben kral olurum, yada benim gibi biri çıkıp kral olmaya çalışır... tek başına hükmetmeye çalışır dünyaya, Allah korusun, kadınların akibetini düşünemiyorum doğrusu. Herhalde ya hepimizi gaz odolarına sokar zehirlersin ya da kuş gribinde itlaf edilen "tavuklar" gibi canlı canlı çuvallara koyar, toplu mezarlara falan gömersin walla.
|
||
|
||
| o kadar kötü olmasada - ona yakın bir şeyler düşünebilirim, mesela hepinizi bir hapishaneye koyup, istenildiğinde, talep edildiğinde, istenilen şekilde kullanılabilecek, bir hale getiririm ![]() aslında ben rusya üzerine sefere gitmeyi isterdim, o tarafta ki kızları, bu tarafa zorla getirmek için.. ya harem kuracağımdan, diğerlerine fazla zarar gelmezdi, herhalde 400 kadar hatun yeter de artar, diğerleriyle uğraşmaya vakit olmaz.. bir erkek ne kadar kadını kaldırabilir ki.... şaka tabi bunların hepsi.. |
||
|
||
1-) 'halkın kendi kendini (........)' cümlesinde ki noktalı yere gelecek kelime nedir? atış serbest... |
||
|
||
| Cumhurriyetin demokrasiyle ne alakasi var? Cumhurriyet (yada ingiltere gibi kraliyet)olmasa demokrasi olmazmi? Anlamiyorum cumhurriyet niye gerekli? Sadece bir sembolmu? |
||
|
||
| cumhuriyet 80 küsür senedir (galiba) ayakta tutmak için çok fedakarlık yaptıgımız miadı 50 sene önce dolmuş bir yönetim şeklidir... | ||
|
||
Esasen Cunhuriyet bir isim değişikliğidir Hayat yine aynı hayat mana yine aynı manadır Vatikanın hükmünde ve o krallıkların hükmündeki Esaretin yerine iltifat denir iktisat denir filan yine aynı değişen bir şey yok Daha pek çok misal verilebilir isim değişikliği örneğine Şimdi Demokrasi : Halkın kendi kendini yönetmesi demektir Saltanat: Demokrasiye zıt değildir Halk kendi kendini yönetmiyor mu ? yönetiyor o halde mesuldür Demokrasinin esası 14 asır evvel kurulmuştur Her biriniz cobansınız ve herçoban kendisine emanet edilenden mesuldür Kanunu ile domekrasinin esası kurulmuştur Mahluka itaat edilmez o itaatte halıka isyan varsa kanunu ilede herkese adaletle sınırlı hürriyet bahşedilmiştir Evet İstediğini yapabilirsin ne yapmak istiyorsan yap ama yaptığından da mesulsün İster kabul et ister etme ister tarafsız kal mesulsün Reyinin fikrinin elinin ayağının neyin varsa bunların yönetenisin ve mesulsün Ne şekilde davranmışsın ne şekilde fikr kurmuşsan Ne yaparsan yap kendi kurtaramazsın mesulsün İslamiyet hükümetçilikte (ki bu ister saltanat ile olsun ister seçimle olsun hükümetçilikte) mesul olmayan kimse kabul etmez Heeee hakiki demokrasi nasıl olur sadrı islama bak Hazreti Ömer halife seçilmiş diyor ki Ey müminler eğer benim size hak ve Hakikat haricinde bir emri işim olursa bana uymayınız Diyor Hemen biri kalkıyor sen ne diyorsun ömer diyor Bizler hak ve Hakikat harici iş olacak ve ona tabi olacakmışız bu ne cüret Bu kılıç senin hakkını verir sen nasıl konuşuyorsun diyor Hazreti Ömer Ya Rabbi beni nasıl böyle muazzam bir millete emir yaptım diyerek ağlıyor Görüyor musun o adamı nasıl kendi kendisini yönetiyor Diyor ki Ya ömer bu kılıç hakkını veriri sen ne biçim konuşuyorsun diyor İşte demokrasi yani halkın kendi kendini yönetmesi böyle olur canm Evet siz Osmanlı zamanında demokrasi yok mu zannediyordunuz Olduğunuz gibi idare olunursunuz Hükümet yani hüküm verenler zulm ve adil meselelerinde Halkın mesleğine tabidir Yani halk adil olursa hükümette adil olur Halk zalim olursa hükümette zalim olur O halde ister saltanat isterse seçim şekli ile olsun hükümetçilikte cumhuriyette mesul kimse yoktur Herkes mesuldür Efendim ben oy kullanmadım mesulsün kullansaydın Ben tarafsısım farketmez mesulsün kurtulamazsın o yüzden saltanatta fatih sultan Mehmet zamanında halkın hepsi birer fatih, hepsi fatih |
||
|
||
| dünya da ilk işci sendikası osmanlı da kuruldu. bunun belgeleri kütahya devlet kütüphanesi nde var..merak edenlere yine osmanlıda. mesela bakkaldan ekmek alanların hakkını korumak için kurulmuş dernekler.. hem de bu günkü işlevsiz uydurma dernekler gibi degil... |
||
|
||
| haklısın vicdan, özetle cumhuriyet bir isimdir |
||
|
||
| bizim için cumhuriyet basit hatta demode gibi görülse de çok yakın zamana kadar cumhuriyet bir devrimdi. eski yunanlıalrı saymazsak ilk modern cumhuriyet fikri fransız ihtilali ile ortaya çıktı. görülüyor ki 300 yıllık bir geçmişle aslında daha olgunlaşmamış olması gayet normal karşılanmalı. cumhuriyet öncesi monarşi sistemleri neredeyse insanlıkla eşdeğer geçmişe sahip. dolayısıyla insan fıtratına bu sistemin etkisi daha yüzyıllarca sürebilir. bu etki dikkat edildiğinde bazı toplumlarda çok bariz görülür. bu etkinin yoğun grüldüğü toplumlardan biri de biz türkleriz. toplumsal lider beklentisi, kutsal devlet, iktidara boyun eğiş vs. bunun en bariz yansımaları. .. cumhuriyet fikri eleştirliyorsa aslında bu onun daha olgunlaşmamış bir sistem olmasından kaynaklanıyor. özgürlüklerin daha da belirginleşmesi cumhuriyetin geliştiğine işaret olacaktır. cumhuriyeti geliştirelim. |
||
|
||
Esasen Cunhuriyet bir isim değişikliğidir Hayat yine aynı hayat mana yine aynı manadır Vatikanın hükmünde ve o krallıkların hükmündeki Esaretin yerine iltifat denir iktisat denir filan yine aynı değişen bir şey yok Daha pek çok misal verilebilir isim değişikliği örneğine Şimdi Demokrasi : Halkın kendi kendini yönetmesi demektir Saltanat: Demokrasiye zıt değildir Halk kendi kendini yönetmiyor mu ? yönetiyor o halde mesuldür Demokrasinin esası 14 asır evvel kurulmuştur Her biriniz cobansınız ve herçoban kendisine emanet edilenden mesuldür Kanunu ile domekrasinin esası kurulmuştur Mahluka itaat edilmez o itaatte halıka isyan varsa kanunu ilede herkese adaletle sınırlı hürriyet bahşedilmiştir Evet İstediğini yapabilirsin ne yapmak istiyorsan yap ama yaptığından da mesulsün İster kabul et ister etme ister tarafsız kal mesulsün Reyinin fikrinin elinin ayağının neyin varsa bunların yönetenisin ve mesulsün Ne şekilde davranmışsın ne şekilde fikr kurmuşsan Ne yaparsan yap kendi kurtaramazsın mesulsün İslamiyet hükümetçilikte (ki bu ister saltanat ile olsun ister seçimle olsun hükümetçilikte) mesul olmayan kimse kabul etmez Heeee hakiki demokrasi nasıl olur sadrı islama bak Hazreti Ömer halife seçilmiş diyor ki Ey müminler eğer benim size hak ve Hakikat haricinde bir emri işim olursa bana uymayınız Diyor Hemen biri kalkıyor sen ne diyorsun ömer diyor Bizler hak ve Hakikat harici iş olacak ve ona tabi olacakmışız bu ne cüret Bu kılıç senin hakkını verir sen nasıl konuşuyorsun diyor Hazreti Ömer Ya Rabbi beni nasıl böyle muazzam bir millete emir yaptım diyerek ağlıyor Görüyor musun o adamı nasıl kendi kendisini yönetiyor Diyor ki Ya ömer bu kılıç hakkını veriri sen ne biçim konuşuyorsun diyor İşte demokrasi yani halkın kendi kendini yönetmesi böyle olur canm Evet siz Osmanlı zamanında demokrasi yok mu zannediyordunuz Olduğunuz gibi idare olunursunuz Hükümet yani hüküm verenler zulm ve adil meselelerinde Halkın mesleğine tabidir Yani halk adil olursa hükümette adil olur Halk zalim olursa hükümette zalim olur O halde ister saltanat isterse seçim şekli ile olsun hükümetçilikte cumhuriyette mesul kimse yoktur Herkes mesuldür Efendim ben oy kullanmadım mesulsün kullansaydın Ben tarafsısım farketmez mesulsün kurtulamazsın o yüzden saltanatta fatih sultan Mehmet zamanında halkın hepsi birer fatih, hepsi fatih deniz bu yukarıda ki ve demokrasi örneğini nasıl buluyorsumn |
||
|
||
| peygamber zamanında medine vesikası diye bi uygulama vardı. buna göre toplulukla kendi yasaları ile yönetilirdi. çok adil bir sistem güküyor. ancak bu durum bilinçli bir tercih değildir bana göre. arapların zaten o dönemde devlet bilinci yoktu. araplara devlet bilincini savaşlarla tanıştıkları iranlılar aşılamıştır ve onların sayesinde askeri ve siyasi sistemler kurabilmişleridir. dolayısıyla o dönemim demokrasi görünmesi islamın değil yeteneklerin bir marifetidir
|
||
|
||
Alıntı peygamber zamanında medine vesikası diye bi uygulama vardı. buna göre toplulukla kendi yasaları ile yönetilirdi. çok adil bir sistem güküyor. Uygulama çok güzel, ama daha sonra ki dönemlerde insanlar bu hukukları birbirine karıştırmış. Mesela Recm olayı. İslamda olmayan, Tevrat'ta geçen bir hüküm. Peygamber Medine'de zina yapan yahudilere kendi hukuklarında olduğu için uygulamış idi. Tahrif edilmiş Tevrat'ta bulunan ilkel bir yöntem. Yahudiliğin dini törenselleştirme hastalığına güzel bir örnek. İslam'da "Uyuz köpeği bile öldürürken eziyet etmeyin" diyor. Kuran'da "recm" ile ilgili tek bir ayet bile yok. İslam ceza hukukunda zinanın cezası " Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine 100 değnek vurun" şeklindedir (4/15) Hatta o kadın daha önce cariye ise, daha önceki alışkanlıkları dikkate alınarak, cezanın yarısını uygulayın deniliyor.(4/25) Recm hadisesi şimdi İslamla ne kadar da özdeşleşmiş vaziyette şu an da. Oysa bizimle uzaktan yakından alakası yok işte. İnsanlar bir de bu hukukları birbirine karıştırmasaydı o zaman bu uygulama gayet güzel olacakmış gerçekten. |
||
|
||
peygamber zamanında medine vesikası diye bi uygulama vardı. buna göre toplulukla kendi yasaları ile yönetilirdi. çok adil bir sistem güküyor. ancak bu durum bilinçli bir tercih değildir bana göre. arapların zaten o dönemde devlet bilinci yoktu. araplara devlet bilincini savaşlarla tanıştıkları iranlılar aşılamıştır ve onların sayesinde askeri ve siyasi sistemler kurabilmişleridir. dolayısıyla o dönemim demokrasi görünmesi islamın değil yeteneklerin bir marifetidir ![]() Bi dakka ben sordum ki sadrı islamdaki demokrasi örneği nasıl buluyorsun yani demek istedim ki demokrasi böyle olmalı değil mi? halkın bireyin kendi kendisini yönetmesi böyle olmalı değil mi demek istedim ? sana İşte bu sorumu yanıt alamadım Yeteneklerin bir marifetidir diyorsun bu günkü medeniyette sadrı islamdaki yeteneklerin marifetine örneğine sadece bir örnek göstersene Çok misaller vardır Mesela Hazreti Ali düşmanını yere sermiş üzerine bastırmış tam kellesini koparacakken düşmana bak ki nasıl bir düşman şuuru yerinde en son müdafası hazreti Alinin yüzüne tükürüyor hazreti Ali demokrasi örneğine bir örnek daha veriyor (kendi kendisini nasıl yönetiyor bak ne diyor) düşmanına kalk bakalım diyor Düşman şaşırıyor hangi şey seni beni öldürmekten alı koydu Sen yüzüme türkürdün nefsin galeyane geldi yarısı nefsim yarısı hak için ben kimseye vurmam yeniden çarpışacağız diyor Evet bugün kü medeniyete bu çapta bir yetenek gösterilebilir mi ? Ömer gibi bir adam ki Ömerin eski halide malumdur yaşlı bir teyzenin duasın karşısında tir tir titriyordu o yaşlı teyze nereden feyz almıştı da ömerin karşısında eğilip bükülmüyor Ömer beni affettin mi teyze dediği zaman Teyze : hep böyle olman şartıyla cevabını veriyordu bireyin kendi kendisini nasıl yönetmesinin tatbikatlı dersini talim ediyordu seyredin mevcudat bu dünya şahit olma sahnesi deniliyordu bu bir yeteneklerin marifeti miydi öyle ise bir tane örnek günümüzün en medenisinden gösterilebilir mi? Acaba Ömerin eski halini biliyor musunuz ? İslam peygamberinin terbiyesinde erimeden evvelki halini biliyor musunuz Çocuğunu karış hesabı hiç acımadan diri diri toprağa gömmerdi Ebucehil gibiydi zamanımızdaki misali ise acımasız ama bireyler için en akıl babası olan Bankalar gibidiyler Bu müesseseler daima muhtaç beklerler işte Ebucehil ve Ömerde böyleydi Akıl babasıydılar ve kimsenin gözünün yaşına da bakmazlardı Mehmet Akif Ersoy’un kafiyeli anlattığı mesleye bakmın Ömer köpekler peşinde havlıyor (ki köpek sıfatlı insanların hallerinin işaretidir) gece ıssız sessiz tüyler ürpertici bir karanlık Ömer devletin kasasına buğday un işte bir sürü ne varsa almak için gidiyor geri döndüğünde yine köpekler peşinde havlıyor Ömerin umurunda değil Teyzenin cadırına gidiyor bu kadar gayretine rağmen Allah bakın seyredin diye bir de sahnenin yanmakta olan ateşini de söndürüyor Ömer (yine demokrasinin hakiki örneğini verip kendi kendisini yönetip hiç sarsıntı yaşamadan) teyzenin ateşini sakalları is arasında yakmak için uğraşıyor epeyce uğraştıkdan sonra nihayet ocak ateş alıyor yemeği pişiriyor çocukların birini bir dizine diğerine diğer dizine oturtup yemeğini yedirip uyutuyordu bunları soruyorum sana Aydın doğan yapar mı Veya yeteneklerinin marifeti sayesinde yapan bir adam gösterilebilir mi Çünkü Ömerin eski Halide tarihte kayedilmiştir Ondan sonra teyze gelde biz emire durumu bildiririz diye ikna ediliyor Teyze gelip ömeri görünce Ne eğilip bükülüyor derhal kapıyı çarpar gibi gerisin geri dönüyor Ömer acaba yine bir kusurumuz mu var diye teyze beni affettin mi diye peşinden gitip soruyor Teyze hep böyle olman şartıyla cevabını veriyordu O teyzeye nerden gelmişti bu feyz yeteneklerinden mi Bu gün hangi bir şahıs devletin en büyük adamına karşı ki o adam 1400 şehir feth etmiş her biri bir iklim Böyle bir adama karşı Ne eğilip bükülecek nede vakarından düşmeyecek ve birde o kadar fakr olmasına karşı hep böyle olman şartıyla belki affederim cevabını verebilir evet ondan sonra Ömer İslamda hayat sigortasını veriyor teyzeyi maaşa bağlıyordu neyse uzatmayalım mezuyu yeteneklerin marifeti örneğine daha pek çok misal verilebilir demek istediği anlatabildim mi yani yeteneklerin bir marifeti değil islamın marifetiydi evet peygamberlik kuvveti başka kuvvet o terbiye başka terbiye O marifet başka marifetti birde demişsin ki Müslümanlara devlet bilincini İran aşılamış askeri ve siyasi sistemleri kurabilmişlerdir Müslüman Araplar İran hükümetinin askeri sistemlerini yenmişlerdir İranı feth etmişlerdir Doğru mu yani mevzuun azametini anlatmak için şöyle söyleyeyim bu bahsettiğimiz arapların bir kısmı olan müslümanlar beş bin senelik iranı feth etmişlerdir bu şu demektir beş bin senelik malumat bilgi ve birikim zemininde de onları yenmişler demektir yenmiş olduğun milletin… ki yenerken dahi bir bilgi ve birikimin oluyor şimdi kendisini ispatlayan bu bilgi ve birikimi bırakıp yenilgisinin ispatlayan İranlıların askeri sistemlerini KURABİLMİŞLER öyle mi ? söyler misin Medine vasikası nasıl oluyor da DÜNYANIN EN BÜYÜK İKİ HÜKEMETİNDE BİRİ olan Şam hükümetini deviriyordu Bu durum bilincsiz mi gerçekleşmiştir ZATEN arapların o dönemde devlet bilinci yoktu DEĞİL Mİ. Soruyorum Noksan bir medeniyet olan hatta medeniyet bile değil devlet bilinci askeri ve siyasi sistemleri bile olamayan (Arapların bir avuç kısmı) kendisinden kat ve kat daha gelişmiş siyasi askeri beş bin senelik malumat bilgi ve bikrim ve Romanın korkunç heybetli alayları ile galip olana yakışır bir şekilde çarpışan ve o günün en yüksek harb oyunlarını bilen İranın dünyaca kahraman ve namdar kumandanlarına zamanın Hindistan seferine gitmiş çevresini tir tir titreten kumandan ve generallerine karşı Bu Arapların bir kısmı bunlara nasıl kafa tutmuş ve feth etmiştir Ve bunlar yapılırken Araplar kendi içlerinden ki sorunlar ile boğuşuyorlar yalancı peygamberlerle Ebu sufyan ve Arapların dört cin fikirli adamların biri şeklinde namı olan Muaviye gibi adamların (ah bir fırsat daha elime geçsede yeni bilgi ve birkimlerimle Şu Muhammedileri gereken dersi versem diye) fırsat kollayan insanlara ile uğraşılırken Hazreti Muhammedin hicretinden 12 sene vefatından yanılmıyorsam 1-2 sene geçmiş O zamanın halifesi Hazreti Ebubekirin yirmi otuz bin kişiden fazla askeri yok O tarihte Irak 5-6 milyon nüfusa sahip İşte halife bu kadar az bir kuvvetle Irakın fethine karar vermiş. Romayada kafa tutmuş Rum ve Arapların oluşturduğu Muazzam ordularla çarpışmış Evet imparatorluğun gönderdiği kumandanların her biri harb ilimde fenninde büyük bir uzman islamın gönderdiği kumandan ise talim ve terbiye görmüş Ama henüz meydan muharebesi görmemiş Halid ibni Velid ve o askeri sistemli orduların perişan edilmesi tabi bunlar 10 20 senelik bir zamanda değil Az bir zaman içinde Bir harb bir muharebe bitiyor biri başlıyor ve feth edilen yerlerin valileri ile İslam kumandanları O yerin refahı ve saadeti için cizye bahsine girişiliyor cizyeye bağlanıyor hiş kuşkusuz Dünyanın en büyük iki hükümeti olan İran ve Roma hükümetleri halid ibni velidin üstüne Araplar ve Rumlardan oluşan paralı parasız asırlarda çıkardığı milyonla ordu kuvvetini çıkarıyor onların karşısında İslamın 25 senelik kuvvetin özeti var sefere çıkmış halid ibni velid var ama halid ibni velidin önünde kıpırdanmak imkanı bile yok hepsi perişan oluyor 23 senede bu din tamamlanmıştır 25 senelik kuvvetin özeti nasıl oluyor da beş bin senelik kuvvetin İran ve Romanın milyonlarla çıkardığı korkunç heybetli dört kenarlı sistemli alaylarını ordularını perişan ediyordu DEDİĞİN GİBİ araplara devlet bilincini savaşlarla tanıştıkları iranlılar aşılamıştır ve onların sayesinde askeri ve siyasi sistemler kurabilmişleridir. DEĞİL Mİ O HALDE BUNLAR NASIL OLMUŞ O ZAMAN Yazının uzun olmasını bahane etme akılıma ne geldiyse yazdım şu an rahatça yazabileceğim er yerde değilim şunuda söyleyeyim İslam Peygamberi Halid ibni velide (seyfullah) rütbesini vererek onun manevi mareşallığını tasdik etmiştide Böyle başarılı oldu Her yeniliğin muhite göre tesir kanunu vardır İslam öyle bir yenilik ki Peygamber efendimizin sahabesi (Arap) İspanyada ders okutuyordu Romalıların kan dökerek can yakarak 800 senede sahip olabildiği yerlere Devlet bilinci askeri ve siyasi sistemleri olmayan İslam 80 senede sahip oldu ve ders okutuyordu ispanyada |
||