SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sosyoloji

Konu: Üniversitelerde Tartışma ve Araştırma Kültürü Öğretilmemektedir

Sayfa: [ 1 ]

27.02.2006 13:11:28
ÜNİVERSİTELERDE TARTIŞMA VE ARAŞTIRMA KÜLTÜRÜ
                  ÖĞRETİLMEMEKTEDİR


                  Ülkemiz üniversitelerinde kâğıt üstündeki proje üretme ve
                  dönem ödevleri pek yararlı olmamaktadır. Batılı
                  üniversitelerde öğrenim gören hocalarımız bilirler, her hafta
                  her derisin uygulaması varsa konu ile ilgili rapor ve tartışma
                  istenir, yoksa dersi ile ilgili literatüre dayalı ödev
                  istenir. Bir şekilde öğrenci bir konuyu nasıl ele alacağını
                  her yönü ile inceler ve kritik yapar. Bu nedenledir ki batıda
                  eleştirel bakış açısı tabii erken dönemlerde ilköğretim, orta
                  öğretim ve nihayet üniversitelerde fikirlerin tartışıldığı
                  ortamlar olarak gelişir ve olgunlaşır.

                  Batı toplumlarında özellikle üniversitelerde her tür düşünce
                  otorite tarafından şiddete dönüşmediği sürece toleransla
                  karşılandığı gençlik kendini en iyi ifade edebilmektedir.

                  Bilgi paylaşıldıkça çoğalır özdeyişi anlamlı. Tartışarak
                  zenginleşmek, her düşüncenin karşıtını alarak analiz ve sentez
                  yeteneğinin gelişmesi çok anlamlıdır. Olaylara farklı göz ile
                  bakmasını bilmeyen kişi önüne konulan her şeyi sorgulamadan
                  yemesine benzer. İnsan beyninin de böyle çalıştığı
                  söylenmektedir. Uzmandalar insanın öğrenmesini kapasiteleri
                  faklı postane şebekelerine benzetmektedirler. Ne kadar çok
                  okunur ve irdelenirse beynin kapasitenin o denli arttığı ve
                  olayları kavramaya o denli vakıf olduğunu belirtilmektedir.

                  Eğitim kurumalarımız mutlaka derslerde uygulamaya önem
                  vermeli, öğrencileri her türlü ön yargıdan arî olarak
                  tartıştırma ortamı sağlamalıdır. Tek tek beyinler durağan
                  beyinleri yerine, çok sayıda kişinin tartışan ve ortak akılın
                  yaratacağı etkinin büyüklüğü belki ülkemizin önünü açacaktır.
                  Kim bilir.

                  Batıda gördüğümüz "brain centre" veya "think-tank"
                  merkezlerinin önemi çok açık. Buralarda her türlü düşünme ve
                  tasarım beyin fırtınası anlayışı ile sergilenmektedir.

27.02.2006 13:43:24
üniversite de bile ezbere dayalı eğitim yapılmakta.
kaldı ki bu hocalar tarafından değiştirilebilir.Çünkü uyması gereken bir müfredat yok.
ama gel gelelim üniversite hocası olup, kendini bir halt zanneden, iki cümleyi bir araya getirip, öğrenen beyinlere anlamlı 'şey'ler sunamayan insanlar var.

kokuşmuş saçmalıkları itinayla gençliğe aktaran, ahmak beyinlerden ne beklersiniz ?

ona 'A' öğretilmişse o da beyinciğiyle 'a' olarak öğretmeye çalışır.

denge 27.02.2006 16:38:21
Bu konuda umut vadedici bir gelişmeler var. Bu yıl ilkokullarda müfredatlar değişilerek, öğrenme şekillerinde farklı yöntemler kullanılmaya başladı. Hep araştırmaya ve muhakeme etmeye yönelik tarzda. Okuma-yazmayı öğrenmeye başlayan  öğrencilere(ikinci sınıf) bile, öğretmen belli derslerde sadece konu başlığını veriyor ve ders saatini çocukların kütüphanede geçirmelerini istiyor. Çocuklar araştırmalarını burada hepberaber yapıyorlar ve yine birlikte sonuca varmaya çalışıyorlar. Eğitimin hem araştırmaya yönelik hemde inter-aktif olması amaçlanıyor böylece. Öğretmenin de işlevi değiştiriliyor, bir koç ya da rehber gibi konumlandırılmaya çalışılıyor. Fakat sosyo-ekenomik olarak düşük düzeydeki ailelerin, özellikle ödev konusunda kaynak yetersizliği yaşadıkları için aslında bu tarz bir öğretim yönteminin biz de pek tutmayacağını söylüyorlar.

Başka bir güzellik daha, kişisel gelişime yönelik çalışmalar da başlatıldı. Mesela, bir ders saati boyunca öğrencilerin, kendilerini diğer öğrencilerden ayıran özelliklerini anlatmaları istenityor ya da arkadaşlarını tanımlamaya çalışıyorlar, bunun gibi şeyler işte.

İnşallah bu yöntem tutar. İşte o zaman üniversitelerde uçacak öğrenciler.

Bitirirken öğretmenlere beylik bir laf edip öyle gideyim

Vasat öğretmen, konuşur
İyi öğretmen, öğretir
Usta öğretmen, gösterir
Büyük öğretmen, ilham verir













































Yine bu yeni müfredatta kişisel


Sayfa: [ 1 ]