|
||
| Bu kavram Platonik İyilik, Güzellik ve Gerçeklik idealarını temel alır. Yaklaşık bir milyon yıl önce evrimini tamamlayan Homo Sapiens Doğadan daha çoğudur, kendinde Tindir. Başka bir deyişle, kendinde İnsan gizil olarak sonsuz açınıma yetenekli Estetik, Etik ve Entellektüel belirlenimlerle donatılıdır. Gizilliğin kendinde Edimsellik olması, ya da gizil olanın zorunlu olarak kendini edimselleştirecek olması İnsan Doğasının salt soyut bir ideal olarak kalmayacağı, tersine kendini saltık olarak realiteye çevireceği anlamına gelir. Bu mantıksal olarak zorunlu bu öz-belirlenim o denli de Özgürlüktür. Tarih Kavramını belirleyen eytişim budur. | ||
|
||
| İnsan doğası herkesin içinde bir şekilde duruyor. Sonradan doğal olmayan yollarla insana nüfuz etmiş yapay kavramlar, bu doğallığı ortaya çıkarmamızı engelliyor. Ama her insan içinde duran bu doğallığın farkında. Bu doğallık, kirlenmişliğin az olduğu yaşama alanlarında kendini daha fazla gösterebilirken, fazla olduğu yerlerde bazen aptallık, bazen delilik gibi kavramlarla iyice zayıflatılmaya çalışılıyor. Bu doğallığı yakalabildiğimiz ölçüde, yaşam daha da kolaylaşacaktır. Veya kirlenmişliklerden geriye bir insanlık enkazı kalacaktır. |
||
|
||
| İnsan doğası diye birşey yoktur,,!,, Bu durum; kendi kendini tetikleyip, yok edebilecek güçte bir var oluş sürecinden geçerek, kendine daima ters düşecektir,,!,,fikrimce,,, |
||
|
||
İnsan doğası diye birşey yoktur,,!,, Bu durum; kendi kendini tetikleyip, yok edebilecek güçte bir var oluş sürecinden geçerek, kendine daima ters düşecektir,,!,,fikrimce,,, güneşinkızı, bu tesbitinde doğal bir şey değil mi? Eğer özüne ulaşımıyorsa kendini yok etmesi de doğallığın bir sonucu olamaz mı? |
||
|
||
| Öze ulaşabilmesi için vazgeçebileceği çoğulluk,,,insana yine ters düşer,,,düşün,,! | ||
|
||
| bir milyon yıl önce sapiens evrimi tamamlamış, bunuda bugün duydum. | ||
|
||
| Ben de bunun tersliğinden bahsetmek istiyorum işte,,,tam da bu noktada,,, | ||
|
||
Öze ulaşabilmesi için vazgeçebileceği çoğulluk,,,insana yine ters düşer,,,düşün,,! Düşünmeyi sadece kendi adıma yapabiliyorum ve insalığı temsil etsem diyorum, öze ulaşabilir miyim? Ulaşmaya çalışırken vazgeçmek zorunda olduklarımdan vazgeçebilir miyim? Evet zor bir durum ama söz konusu insalıksa, yapabilirim, en azından denemeleyim diye düşünüyorum. Buna rağmen genel düşüncem, mevcut gelinen noktayı düzeltmek yerine, imha etmekten yana... Diğeri belki olumlu olmak adına bir dilek... |
||
|
||
| İnsanlık dediğimiz kendimiz değil miyiz,,? | ||
|
||
İnsanlık dediğimiz kendimiz değil miyiz,,? İnsanlıktaki kastım, sistem içinde insanlığın gelmiş olduğu evre. Yani hakim anlayış; tüm kirliliği ve vahşiliği içinde taşıyan canavar. Bu canavarın içinde hepimiz varız; az veya çok kirlenmişiliğimizle. Az kirlenen kendini öze dönmeye daha yakın görür veya imha edilmeliyiz der. Çok kirlenen, bu kirlilik değil mecburiyet der. Her ikisini diyen de insanlıktır. |
||
|
||
| Düşünüyorum da savaşsız bir dünya olamaz mı,,? İnsanlık için diyoruz ve bir kaç adam tarafından belirlenen kalın çizgiler içinde, bunların dışında kalan kocaman bir topluluk, kaybolup gidiyor,,,bu doğası gereği mi böyle,,? |
||
|
||
| insan doğayı mahweder... ben insanın doğasına sıçayımmmm | ||