|
||
| "Böyle Söyledi Zerdüşt" kütüphanemde bulunan ama bir türlü okumaya vakit bulamadığım bir kitaptı. Sayenizde nihayet merakımı celbetti,karıştırdım. Birazda Nietzsche'nin hayatına baktım. Önce şunu sorayım, konunun uzmanları cevaplandırsın. Nietzsche'de gördüğüm kendini merkeze alma, ve efdaliyet sakat bir bakış açısı değil mi sizce? Nitetzsche "Gerçek erdem yalnızca Aristokrat azınlık içindir, herkes için geçerli bir ahlak gülünç bir fikirdir" diyor. Yine "Yalnızca güç sahibi kişilrerin duygu ve sezgileri önemlidir. İşte bu efendi ahlakıdır" demekte. Bu antidemokrataik bir etik değil mi? Ve bu söylemin, Nazizmin sırtını dayadığı ve çıkışını tetiklediği bir sebeb olarak düşündünüz mü hiç? Başka bir çıkmazım; "Hristiyanlık, her şeyin ölçüsü olarak, önemsiz insanların ahlakıdır. O sürünün ahlakıdır, köle ahklakıdır" diyor ve tanrının öldüğünü ilan ediyor ama Apollo, Diyonizos adlı tanrılara inanıyor ve Yunan trajedisini Apollo'nun Diyozinos üzerindeki zaferi olarak yorumluyor. Nietzschr merkeze sadece kendisini almışken, çok tanrıcılığı niye yok saymıyor? Veee en önemlisi niçin "erkekler savaş için, kadınlar da savaşçıları eğlendirip dinlendirmek için eğitileceklerdir. Bunun dışında herşey aptallıktır" ve "kadınlar, sosyalizm ve genel oy hakkı aşağı dünyaya aittir" diyor. Özellikle bu konuda hemen açıklama bekliyorum. Richard Osborne "Felsefe" adlı kitabında Nietzsche için şöyle diyor, "Nietzsche'in psikosomatik olduğunu düşünebileceğimiz kronik hastalıkları vardı. Sürekli ilaç kullanıyor, çevresindeki herkesle sürekli tartışıyordu. Giderek artan bir yalnızlık içinde Avrupa'yı dolaştı ve 1889'da delirdi. Bu deliliğin nedeni sonradan çok tartışıldı; Wagner'e olan sevgisi, hristiyanlığa ve kadınlara olan düşmanlığının olduğu söylendi" Sonunuz böyle olmasın arkadaşlar? |
||
|
||
1) Nietzsche'de gördüğüm kendini merkeze alma, ve efdaliyet sakat bir bakış açısı değil mi sizce? Nitetzsche "Gerçek erdem yalnızca Aristokrat azınlık içindir, herkes için geçerli bir ahlak gülünç bir fikirdir" diyor. 2) Yine "Yalnızca güç sahibi kişilrerin duygu ve sezgileri önemlidir. İşte bu efendi ahlakıdır" demekte. Bu antidemokrataik bir etik değil mi? 3) Ve bu söylemin, Nazizmin sırtını dayadığı ve çıkışını tetiklediği bir sebeb olarak düşündünüz mü hiç? Başka bir çıkmazım; "Hristiyanlık, her şeyin ölçüsü olarak, önemsiz insanların ahlakıdır. O sürünün ahlakıdır, köle ahklakıdır" diyor ve tanrının öldüğünü ilan ediyor ama Apollo, Diyonizos adlı tanrılara inanıyor ve Yunan trajedisini Apollo'nun Diyozinos üzerindeki zaferi olarak yorumluyor. 4) Nietzschr merkeze sadece kendisini almışken, çok tanrıcılığı niye yok saymıyor? Veee en önemlisi niçin "erkekler savaş için, kadınlar da savaşçıları eğlendirip dinlendirmek için eğitileceklerdir. Bunun dışında herşey aptallıktır" ve "kadınlar, sosyalizm ve genel oy hakkı aşağı dünyaya aittir" diyor. 5)Özellikle bu konuda hemen açıklama bekliyorum. Richard Osborne "Felsefe" adlı kitabında Nietzsche için şöyle diyor, "Nietzsche'in psikosomatik olduğunu düşünebileceğimiz kronik hastalıkları vardı. Sürekli ilaç kullanıyor, çevresindeki herkesle sürekli tartışıyordu. Giderek artan bir yalnızlık içinde Avrupa'yı dolaştı ve 1889'da delirdi. Bu deliliğin nedeni sonradan çok tartışıldı; Wagner'e olan sevgisi, hristiyanlığa ve kadınlara olan düşmanlığının olduğu söylendi" Sonunuz böyle olmasın arkadaşlar? _________________________________________________ ________ Cevaplarım denge senden allah razı olsun kardeşim, şükür biri bir şeyleri kurcalamaya, okumaya başlamış... Ne zamandır aklı başında - güzel sorular almıyordum Nietzsche hakkında... Gerçekten eline sağlık, sorularını elimden geldiği kadar cevaplamaya çalışacağım. Öncelikle soru olarak gördüğüm yerlerini senden yaptığım alıntıda kırmızı çizgilerle çizdim, başlarına 1 - 2 şeklinde numara verdim. Gene numaralarını yazarak cevaplamaya çalışacağım saygılar.. 1) Şimdi şöyle düşün kardeşim, yıllardır insanlar devleti yönetmek için, ortak noktalar bulup, ortak hukuk kuralları çıkarmaya çalışıyor. Ve toplumu düşünerek konuşuyor ne hikmetse eline mikrofonu alan her şahıs. Ama allah aşkına bana söyler misin? - kim herkesin derdini ortak bir dert gibi görüp, toplumu düzeltecek ortak bir noktadan doğru kurallar üretmeyi başarabilmiş? - Sanırım hiç kimse. İşte Nietzsche bu noktada farklıdır. O bir insanın piskolojisinin en derinlerine inip, insanı insanın içinde çözümleyerek, toplumda ortak kurallar olmasına gerek olmadığını kanıtlamak istemiştir. Bence gayet güzel bir felsefe. Herhangi bir sakatlık göremiyorum ben burada... 2) Herkes için aynı olabilecek bir dünyanın - komik bir fikir olduğunu söylüyor burdada ustam.. Yanlış mı söylüyor... Baştaki insanların doğru düzgün olması gerektiğini söylüyor. Onların yaptıkları ve verdikleri kararlar önemlidir diyor. Yani benim gibi birinin eylem yapması, bir şeye katılıp katılmaması önemli değildir. Önemli olan beni yöneten mecliste ki insanların kararlarıdır. Doğru değil mi.. Bu sence demokratik bir düşüncenin - nasıl olması gerektiği üzerine bir yorum. Antidemokratik bir olay olduğunu sanmıyorum burada.. 3)Kesinlikle Adolf Hitlerle Nazizim le falan karıştırma, Üstinsan ile Üstün ırk birbirinden çok farklı kavramlar... 4)Nietzschenin tanrı görüşü çok enteresandır, o sevginin kaynağını ölüm gibi bir şeyden sonra olduğunu düşünür. Yani insan önce bir şeyleri yitirmelidir ki, sonra o sahip olduğu şeylerin değerini anlayabilsin. Orda ki gerçeği, güzelliği görebilsin. Tanrı kavramı da öyle, tanrıya en iyi inanan insanı anlatıyor du aslında nietzsche yani...Diyonizos ona göre çok doğru bir dindi, onu örnek alarak bir şeyler yazmaya çalışmıştır.. Çünkü hristiyanlıkta yanlış olan bir şeyler vardır, yine ona göre... 5) Nietzsche nin kadınlar hakkında ki düşüncelerinde hata olduğunu düşünüyorum. Açıkçası kadın konusunda nietzsche nin yanlış olduğunu düşünüyorum. Ama yanlış olmasına rağmen ordada haklı olduğu çok nokta vardı ustamın, bence de kadınlar öldürülmeli... neden mi? bugüne kadar hiç istediğim bir kıza sahip olmadım, hep istediğim sevdiğim kız, gitti bir serseriye vardı. O yüzden kadınları sevmem, hemde hiç sevmem. Kadın sevilecek bir yaratık değildir, bu noktada nietzsche yine haklıydı işte... |
||
|
||
evet o kitabı okumadığın belli ![]() Alıntı Nitetzsche "Gerçek erdem yalnızca Aristokrat azınlık içindir, herkes için geçerli bir ahlak gülünç bir fikirdir" diyor. Yine "Yalnızca güç sahibi kişilrerin duygu ve sezgileri önemlidir. İşte bu efendi ahlakıdır" demekte. Bu antidemokrataik bir etik değil mi? Ve bu söylemin, Nazizmin sırtını dayadığı ve çıkışını tetiklediği bir sebeb olarak düşündünüz mü hiç? eğer kitabı tam okusaydın yada en azından erdem üzerine yazılanlara göz gezdirseydin nietzsche nin erdemlilerle sorunu olduğunu görürdün. o zaten erdemlileri eleştirir. yukardaki yazıda da dediğinin tam aksine erdemin eleştirisi persfektifinde aristokrat azınlığı yergi var burda.
|
||
|
||
| Deniz zeki bir adamsın ama biraz ukalalık var mı acaba? | ||
|
||
kendimi bi bok zannedrim ama ukalalığım yoktur ![]() Alıntı Sayenizde nihayet merakımı celbetti,karıştırdım. valla ben bu lafına bakarak yazmıştım. nietzsche üstadı olduğunu bilseydim söylemezdim. ;D |
||
|
||
| Denge'nin sorduklarına bir katkı da benden olsun; 1) Erdemlerin geniş halk kitlelerine uygun bir davranış biçimi olmadığı gerçeğini anlamak için Niçe olmaya gerek yok. Biraz insanları tanımaya ve sürü psikolojisiyle hareket eden kişileri gözlemlemeye kalkışan her kişi, kendisini geliştirmeden bir erdeme kavuşulamayacağını anlar. Ancak tüm insanların erdemlere ulaşabileceği düşüncesi, kesinlikle bir ütopya olarak değerlendirilmelidir. 2) Hıristiyanlık dünyayı zulüm ve kedere boğmuş bir dindir. Yüzyıllarca din olduğunu ileri sürerek işkence ve baskı ile egemenliğini sürdürmeye çalışmıştır. Bu eziyetten etkilenen Niçe'nin hıristiyanlığı esas alarak tüm dinlere düşman olmasından daha doğal ne olabilir ? Açıkçası ben de böyle düşünmekten kendimi alamıyorum. Dinin bizzat kendisi kötü olmasa bile, dogmatik yapısı nedeniyle tüm insanları yok etmeye götürmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Bu aşamadan sonra ister Diyanosos'a inan istersen manituya hiç farketmez bence 3) Kadınlarla ilgili sözlerine gelince, bu konuda öznel düşünceleri sonucu erkeklerden hoşlanıyor olabilir ama bence düşüncelerinin temelinde kadınların yetersiz olmaları yatıyor. Yani özellikle bundan 100 yıl önceki kadınların bilincinin çok daha az gelişmiş olmasını dikkate alırsanız, erkeklere oranla daha geriden geldiklerini kabul etmeniz gerekir. Ama Niçe bugün yaşasaydı büyük olasılıkla düşünceleri biraz daha farklı olurdu. 4) Niçe'nin daha sonra gelen Hitler'e esin kaynağı olmasını da ben anlayamıyorum. Tümüyle farklı bir düşünce tarzını tepetaklak yapıp kullanmak kanımca en büyük etik sapkınlık. Üstelik Hitler bunu hıristiyanlığı göklere çıkarıp yahudi düşmanlığı ile bağdaştırmaya çalışmıştır. Benim merak ettiğim ve yanıtını bulamadığım konu da şu; mazdaizmin peygamberi olan zerdüşt ile Niçe arasında nasıl bir felsefi bağ olabilir? Hangi düşüncelerinden esinlendi, neleri örnek aldı ? |
||
|
||
Alıntı Şimdi şöyle düşün kardeşim, yıllardır insanlar devleti yönetmek için, ortak noktalar bulup, ortak hukuk kuralları çıkarmaya çalışıyor. Ve toplumu düşünerek konuşuyor ne hikmetse eline mikrofonu alan her şahıs. Ama allah aşkına bana söyler misin? - kim herkesin derdini ortak bir dert gibi görüp, toplumu düzeltecek ortak bir noktadan doğru kurallar üretmeyi başarabilmiş? - Sanırım hiç kimse. İşte Nietzsche bu noktada farklıdır. O bir insanın piskolojisinin en derinlerine inip, insanı insanın içinde çözümleyerek, toplumda ortak kurallar olmasına gerek olmadığını kanıtlamak istemiştir. Bence gayet güzel bir felsefe. Herhangi bir sakatlık göremiyorum ben burada... Bence de; "insan" olan insana kural koymak gereksiz, ama etrafta canlılar aleminin bir türü olarak hayatlarına devam eden, "beşer" diye ifade edilen çok büyük bir kalabalık var. Bu topluluk için bence en kötü kural, kuralsızlıktan iyidir. İnsanın derinlklerinde Nietzsche ne tür erdemler görmüş bilmem ama, bencillik, hırs,nankörlük... gibi şeyler de var.Ortak kurallar kalkarsa toplumun huzur ve güvenliğinde pürüzler yaşanmaz mı sence? Alıntı Herkes için aynı olabilecek bir dünyanın - komik bir fikir olduğunu söylüyor burdada ustam.. Yanlış mı söylüyor... Baştaki insanların doğru düzgün olması gerektiğini söylüyor. Onların yaptıkları ve verdikleri kararlar önemlidir diyor. Yani benim gibi birinin eylem yapması, bir şeye katılıp katılmaması önemli değildir. Önemli olan beni yöneten mecliste ki insanların kararlarıdır. Doğru değil mi.. Bu sence demokratik bir düşüncenin - nasıl olması gerektiği üzerine bir yorum. Antidemokratik bir olay olduğunu sanmıyorum burada.. Ama o Aristokratlardan bahsetmiyor mu? Aristokrat olmayıp erdemli olanlar ya da Aristokrat olup ta erdemli olmayanlar da çıkacak, öyle değil mi? Benim bildiğim kadarı ile, sonradan Arıstokrat olamıyorsun. Bizi yönetenlerin seçiliş şekilleri de yanlış bence. 70 milyonluk Türkiyenin ot gelip ot giden büyük çoğunluğunun seçtiği kişiler tarafından yönetilmesi bazen benim de ağrıma gidiyor, ama bunun ölçüsü ne olmalı sence, üniversite mezunu olmalarımı, iyi bir aileden gelmeleri mi,sadece belirlenmiş bir topluluk tarafından mı seçilmeleri...hepsi göreceli kavramlar. Ayrıca sen ve ben önemliyiz. Bence çözüm sayımızı arttırmakta. Socrates erdemli bir topluluk oluşturmak için "işim çok zor, biliyorum ama olacak" demiş, belki hayal ama buna inanmak güzel. Topal karınca hacca gitmek için yola koyulduğunda, "sen oraya kadar varamazsın", demişler, karınca "olsun, hiç olmazsa yolunda ölürüm" demiş, benimki de onun gibi birşey işte. Alıntı Üstinsan ile Üstün ırk birbirinden çok farklı kavramlar... Bana maasesef ikisinin de kaynağı aynı gibime geliyor. Ötekini yok sayma, önemsememe gibi. Bunu açarsan sevinirim. ) Alıntı Nietzschenin tanrı görüşü çok enteresandır, o sevginin kaynağını ölüm gibi bir şeyden sonra olduğunu düşünür. Yani insan önce bir şeyleri yitirmelidir ki, sonra o sahip olduğu şeylerin değerini anlayabilsin. Orda ki gerçeği, güzelliği görebilsin. Tanrı kavramı da öyle, tanrıya en iyi inanan insanı anlatıyor du aslında nietzsche yani...Diyonizos ona göre çok doğru bir dindi, onu örnek alarak bir şeyler yazmaya çalışmıştır.. Çünkü hristiyanlıkta yanlış olan bir şeyler vardır, yine ona göre... Allaha inandığını düşünerek bunu yazıyorum, sence inanan bir insana Nietzsche nin tanrı inancının nasıl bir faydası olabilir? Hani faydalanalım dersek. Alıntı Nietzsche nin kadınlar hakkında ki düşüncelerinde hata olduğunu düşünüyorum. Açıkçası kadın konusunda nietzsche nin yanlış olduğunu düşünüyorum. Ama yanlış olmasına rağmen ordada haklı olduğu çok nokta vardı ustamın, bence de kadınlar öldürülmeli... neden mi? bugüne kadar hiç istediğim bir kıza sahip olmadım, hep istediğim sevdiğim kız, gitti bir serseriye vardı. O yüzden kadınları sevmem, hemde hiç sevmem. Kadın sevilecek bir yaratık değildir, bu noktada nietzsche yine haklıydı işte... Bu kadınların genel tavrıdır, sığdırlar, önceledikleri şeyler farklıdır. Kadınların sevmeleri gel-geçtir, erkekler gerçekten sevdikleri zaman sahiplenirler, korurlar, fedakardırlar, dllerine dökemeselerde bunu sana hissettirirler. AMA BU YİNEDE KADINLARIN ÖLDÜRÜLÜCEKLERİ ANLAMINA GELMEZ. Erkek kadınsız, kadın da erkeksiz ruhunu tatmin edemez. İnşallah fikrini değiştirecek birisi karşına çıkar birgün. |
||
|
||
| Değerli arkadaşım torq Benim merak ettiğim ve yanıtını bulamadığım konu da şu; mazdaizmin peygamberi olan zerdüşt ile Niçe arasında nasıl bir felsefi bağ olabilir? Hangi düşüncelerinden esinlendi, neleri örnek aldı ? sorunun cevabını şu sayfada bulabileceğini düşünüyorum; http://sifirforum.com/forum/index.php?topic=6723.0 ___________________________________ Değerli arkadaşım denge, ne kadar sert eleştiriler yönelttiğinin farkında mısın Nietzscheye? bilmiyorum ama, forumda ki konuşmalarımızdan iyi bir insan olduğun sonucunu çıkardığım için sana cevap yazıyorum, aksi takdirde bu tür düşünen bir insanla - hayatta bir konuşmaya girmezdim, çünkü sen zaten kafanda bir çok şeyi kötü tarafa çekerek bitirmişsin... Üstün Irk = Dünyada ki bir ırkın, diğer ırklara hükmetmesini öngörür... Üstün İnsan = İnsanın kendisine hükmetmesi gerektiğini öngören bir görüştür.. Bu ikisini nasıl bir birine karıştırırlar bir türlü kafam almaz...!!! 1) Eğer herkes aklı başında olursa, hiç bir kurala gerek olmaz.... 2) Daha iyi bir sistem yok - bunu eleştiremezsin...!! Ya krallık sistemi olsa, o zaman daha mı iyiydi? 3) İnanıyorum denge, ama nietzsche yi okumaya başladığımda inanmazdım, Nietzsche yi okuduktan sonra inanmaya başladım. Ne kadar enteresan değil mi... Demek ki bir faydası oluyormuş... 5) Elbet bir gün birisi olacaktır hayatımda, ama bu kadınlar iğrenç yaratıklar olduğu gerçeğini değiştirir mi |
||
|
||
Alıntı sen zaten kafanda bir çok şeyi kötü tarafa çekerek bitirmişsin... Öyle olsaydı, "zırvalıyor" der bir daha sormazdım. Neyse teşekkürler, bu konuda derinleştikçe daha iyi anlarım herhalde |
||
|
||
| nietzshe üstinsanı platonun klasikleşen mağara benzetmesinde ki mahkum insanlardan benzetmeyle tanımlar. Platona göre zincirlerini kıran mahkumlar dış dünyaya ulaşarak yükselir ve tanrıya ulaşan üstinsanlardır.. Nietzschenin üstinsanı karanlığın içinde zincirlerinden kurtulup anlamsız olduğunu bile bile yineleyen ve bunu kabullenen insandır. 19.y.y.nın işci kölelerinden edindiği izlenimler de bu olsa gerek. üstün ırk nietzschenin umrunda bile değildir. nietzschenin insanı egoist olmalı millet diye bi kavramı da redetmeli. Hitlerin ondan etkilendiğini sanmıorum.Gerçi etkilensede şaşmam. |
||
|
||
| Değerli arkadaşım Zerdüşt Alıntı Elbet bir gün birisi olacaktır hayatımda, ama bu kadınlar iğrenç yaratıklar olduğu gerçeğini değiştirir mi Aslında sana cevap yazmayacaksın ama ben de senin iyi bir insan olduğunu düşünerek yazıyorum. Bak sen kendi kutsalın eleştirildiği zaman (Niçe) nasıl öfkeleniyorsun, üstelik benimkisi sadece tersten giderek konuyu anlamaya çalışmaktı. Ama sen de farkındamısın bilmem "iğrenç yaratık" olduğumu söyleyerek beni eleştirmiyor, itham ediyorsun, "kadınlığım" da benim için kutsal Zerdüşt. Ben bu forumda kalmak, sizlerle fikirlerimi paylaşmak ve sizden öğrenmek istiyorum. Ama benim için de böyle düşüneceksen ortam çok da sağlıklı olmayacak herhalde. |
||
|
||
| zerdusht özür dilemesi gereken ama özür dileyecek erdemi olmayan insan.... zerdusht inandıgın her ne ise senin inandıgına ben inanmıyorum.. senin inancın bunu gerektiriyor ise şükür ben senin ile aynı inançta degilim... fikirlerimizin uyuşmadıgını söylemiştin... ne güzel...iyiki uyuşmuyor... |
||
|
||
| Böyle buyurdu Zerdüşt hakkında yorumlarımı sunabilirim, ama belirli bir dizgeye bağlı kalarak. Özellikle Zerdusth'in vurguladığı ölçüde kanımca yalçın olmayan durumlamalar var. Ama bazı vurgularında kanımca asıl Zerdüşt'ün tanıtımını büyük ölçüde yapıyor. Denge ihtiyaç anında istemin yadırgadığı şeyler kendini öğreten şeye haklıca sokulmak zorunda! Zerdüşt sizi ikna etmek istemez. İkna tabiri aşırı merdanelidir. Bir karar verirsiniz ve konum değiştirirsiniz. Bu kadar! Hepsi de bir tuhaf atımdan ibaret! Olgular, yorumlar! Yorumlar, olgular!... (Zerdüşt N.Üstinsanı) |
||
|
||
Alıntı zerdusht özür dilemesi gereken ama özür dileyecek erdemi olmayan insan.... Zerdüştten özür beklemiyorum, biraz dikkat o kadar
|
||
|
||
| ben sizin haklarınızı savunmadım.. sizin adınıza yazmadım.. şükür anladıgım kadarı ile siz haklarınızı benden daha iyi savuna biliyorsunuz...bu bilgiye sahipsiniz.. ben kendi düşündügümü yazdım... çünkü ben utandım....
|
||