|
||
| Konuşulmuş olanların ara ara tekrar tekrar konuşulması; konuşma döngüsü. bu döngünün farkına varanlardan bazılarının tercih ettiği ; susuş. susuş, fiiline tekrar tekrar dönülür.Ama susuş bir 'döngü' olarak algılanmaz. susuş da ki döngü, tekrar tekrar susmak ve tekrar tekrar konuşulanlara ,tekrar tekrar aynı tepkiyi gösterip aynı eylemde bulunmaktır. bu yüzden susuş, konuşmaya tercih edildiğinde , bu tercih sebebi 'istem' ile alakalıdır. aynı şekilde susuş, anlatabilme/aktarabilme umudunun yitirilişi olduğu anlamına da gelir tembellik anlamına da. susan kişi, niye sustuğunu analiz etmeli, yoksa onun susuş'u gösterişin ötesine gitmez. |
||
|
||
| en bilgili insan da en cahil insan da ilim verir.. anlatan da degil. marifet anlayanda. anlaya bilmek için de susmak gerekir. ben anlamak için susarım... bir seminerde muhalefet eden hiç bir şey anlayamaz. susup dinleyen çok şey ögrenir. susmak en büyük erdemdir. ne için sustugunu bilirse.. |
||
|
||
| Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu? Buradan insan mı çıkar,tabut mu? |
||
|
||
| Niçin "susarız"? Bazen isyan etmek için susarız, bazen intikam almak için Bazen boyun eğmek için susarız, bazen direçli bir bekleyiş için Bazen acı vermek için kullanırız, bazen acıyı dindirmek için Bazen bildiğimiz için susarız, bazen bilemediğimiz için Çoğu zaman da artık söylenecek bir şey kalmadığı için susarız sözün bittiği yerde... İnsanoğlunun anlaşılması güç tepkilerindendir işte. "Susan" niye sustuğunu çok iyi bilir, iş diğerlerinin yorumlayabilmesinde. |
||
|
||
| susmak gerek hayli bir zaman konuşmaya acıkacak kadar ne konuştugunu bilecek kadar çok laf yalansız olmaz derler dil yalan dan sıyrılacak kadar belki de en önemlisi konuşmayı öğrenecek kadar.... |
||
|
||
Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu? Buradan insan mı çıkar,tabut mu? Hades bu beni yıllaaar öncesine götürdü, bir ezginin sözleriydi. Necip Fazıl'ın mıydı, Mehmet Akif'in mi? |
||
|
||
| hadesim sana nizami bir gerçek söyleyim.. türk anayasasına göre, susmak kabullenmektir... bu dünyanın hemen hemen her demokratik ülkesinde de böyle.. yani biri senin hakkında bir şeyler iddaa ediyorsa, sende bu iddaa lara cevap vermiyorsan, iddaa da bulanan kişi haklı demektir..!!! |
||
|
||
Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu? Buradan insan mı çıkar,tabut mu? Hades bu beni yıllaaar öncesine götürdü, bir ezginin sözleriydi. Necip Fazıl'ın mıydı, Mehmet Akif'in mi? Necip Fazıl _ Zindanda iki hece |
||
|
||
| İnsanlar arasında konuşmak çok güç, çünkü susmak çok güç! (N) |
||
|
||
| Sözün azaldığı yerde, akıl artarmış | ||
|
||
| tekrar ve sukunluk tercihi.. bu bir yorgunluk tasarımı.. anlatmak,dinlemek,dinlenmek,tekrar anlatmak,aynı şeyleri.. yorucu.. dilinizi dondurmek için bazen gercekten enerji harcadıgınızı hissetiğiniz ve konusma isteginizin dibe vurdugu anlar.. |
||
|
||
| ....... susuyorum.. çünkü herhangi subjektif bir yorum,tercih edilen seçimin kimyasını bozmaz..susan kişi sustuğu kadar gibi niceliksel bir aritmettiğe gitmez,,susanın bu eyleminde öznelerin mikroskopla bir anlam arama avcılığı susanın, susma hal'ine cevap olmaz.. susan susmustur,yanıtlar susanın cözüm özlemlerini,dile getirir mi.. sanmıyorum.. çünkü susan, sususunda bir kehanet sakladığını hissseder.. |
||