|
||
| bi ara epey ağzılardaydı. kürt solu- türk solu ayrımı yapılırdı. 1. neden böyle bir ayrım var. ? 2. sol un ırkı olur mu ? 3. neden rus/laz/çerkez vs. solları yok da kürt solu var ? |
||
|
||
| ayrımı yaratan kürtler. milliyetçilik tatavaları yüzünden olsa gerek. solun ırkı olduğunu düşünen/savunan solcu değildir zaten. |
||
|
||
| Solun ırkı olmaz eyvallah ama bunu demek pek bir şey demek anlamına gelimiyor. Bence solun enternasyonalizmi dahi ulus kavramının önkabulü ulusların kaderlerini tayin hakkı gibi burjuva bir ilkenin önkabulu üzerinden kurulmuştur. Bu bakımdan ne sol milliyetçi akımların etkisinden kendini kurtarabilir nede ulusal hareketlerin uluslarası ve toplumsal meşruiyetleri engellenebilir. Türk ulusu olarak ulusal kaderini tayin hakkı ilkesini savunuyorsanız kendine kürt ulusu diyen başka bir halk topluluğun kendi kaderini tayin hakkına karşı çıkamazsınız. Her ulusal sorun başka bir ulusal sorunun anasıdır. Yakındoğuda bir türlü çözülemeyen İsrail-Filistin yada Azerbaycan-Ermenistan-Karabağ, Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs, Hindistan-Pakistan-Keşmir, Sırbıstan-Kosova, İspanya-Bask ve İngiltere-K.Irlanda vb. sorunları ayrılıkçılık talep eden güçler lehine çözülse bile birbirine ulusalcı gözle bakan iki halkın derin güvensizliği ve nefreti yeni sorunlar doğurmakta gecikmeyecektir. Ulusal devlete sahip olan her etnisite kendi sınırları içindeki diğer azınlık etnisiteleri ezerek ulusal devletin iktidarını tahkim etmek isteyecektir. Kıbrıs da EOKA'nın yapmaya çalıştığı da bu idi. İngiltereden siyasi bağımsızlığını kazanan adadaki egemen etnisite adanın azınlığı olan kısmı etnik temizlikle sindirmeye çalıştı hepsi bu. Bu durumu militarist T.C. devleti ve yine militarist yunan devleti kendi çıkarları doğrultusunda kullanmağa çalışmışlar ve sonuçta bugünkü durum doğmuştur. Yapılması gereken her türlü militarizme ve milliyetçiliğe ilkesel olarak karşı çıkmak, özgürlük ve özyönetim taleplerini savunmaktır. Bu yüzden türk yada kürt herhangi bir milliyetçiliğin panzehiri başka bir milliyetçilik yada ulusu meşru gören "humanist" bir enternasyonalizm düşüncesi değil anti-militarist ve anti-nasyonalist bir düşünce olabilir. bence problemin çözümü burda... sağlıcakla, |
||
|
||
Alıntı 1. neden böyle bir ayrım var. ? Neden cahiller var? Alıntı 2. sol un ırkı olur mu ? Irkcilara göre olur. Alıntı 3. neden rus/laz/çerkez vs. solları yok da kürt solu var ? Vardir, kürt solu daha büyük cünkü insanci davranilmayan insanlar insanciliga soyunur. |
||
|
||
Solun ırkı olmaz eyvallah ama bunu demek pek bir şey demek anlamına gelimiyor. Bence solun enternasyonalizmi dahi ulus kavramının önkabulü ulusların kaderlerini tayin hakkı gibi burjuva bir ilkenin önkabulu üzerinden kurulmuştur. Bu bakımdan ne sol milliyetçi akımların etkisinden kendini kurtarabilir nede ulusal hareketlerin uluslarası ve toplumsal meşruiyetleri engellenebilir. Türk ulusu olarak ulusal kaderini tayin hakkı ilkesini savunuyorsanız kendine kurt ulusu diyen başka bir halk topluluğun kendi kaderini tayin hakkına karşı çıkamazsınız. Her ulusal sorun başka bir ulusal sorunun anasıdır. Yakındoğuda bir türlü çözülemeyen İsrail-Filistin, Azerbaycan-Ermenistan-Karabağ, Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs, Hindistan-Pakistan-Keşmir, Sırbıstan-Kosova, İspanya-Bask ve İngiltere-K.Irlanda vb. sorunları ayrılıkçılık talep eden güçler lehine çözülse bile birbirine ulusalcı gözle bakan iki halkın derin güvensizliği ve nefreti yeni sorunlar doğurmakta gecikmeyecektir. Ulusal devlete sahip olan her etnisite kendi sınırları içindeki diğer azınlık etnisiteleri ezerek ulusal devletin iktidarını tahkim etmek isteyecektir. Kıbrıs da EOKA'nın yapmaya çalıştığı da bu idi. İngiltereden siyasi bağımsızlığını kazanan adadaki egemen etnisite adanın azınlığı olan kısmı etnik temizlikle sindirmeye çalıştı hepsi bu. Bu durumu militarist T.C. devleti ve yine militarist yunan devleti kendi çıkarları doğrultusunda kullanmağa çalışmışlar ve bugünkü durum doğmuştur. Lafı bu kadar dolandıracağına ; T.C. devleti bu ayrımın kaynağıdır deseydin daha az yorulurdun Yapılması gereken her türlü militarizme ve milliyetçiliğe ilkesel olarak karşı çıkmak, özgürlük ve özyönetim taleplerini savunmaktır. Bu yüzden türk yada kürt herhangi bir milliyetçiliğin panzehiri başka bir milliyetçilik değil yada ulusu meşru gören "humanist" bir enternasyonalizm düşüncesi değil anti-militarist ve anti-nasyonalist bir düşünce olabilir. bence problemin çözümü burda... sağlıcakla, ![]() Hatta yazdıklarından şu sonuç çıkıyor : Kürtler milliyetçi tavırlar sergileyerek solculuğu kişiselleştiriyorlarsa , Tc devleti neden tepki olarak Türk milliyetçiliğine başvuruyor ki ? 1-T.C. devleti denildiği zaman , ;Kürt , Laz , Çerkez yada benzer ırkları ayrı tutmak: -Militarist -Anarşit -Terörist Düşüncelere hizmet etmektedir. 2-Ülkeri militarist olarak görmek en hafif tabirle cahilliktir.Militarist olan kitleler olabilir.Lakin Devletin bizzatihi ruhuna bu illeti yakıştırmak 1900 lü yıllarda yazılmış komiform romanlarıyla hayatı yorumlamaya benzer ![]() 3-Solculuk kapsamlı bir ideolojidir.Tek bir tanımı yada sahibi yoktur. |
||
|
||
| Ülkenin militarist olduğunu söylediğimi nereden çıkardın? Oraya yaptığın alıntıyı bile doğru dürüst okumamışsın. Ülke denilen şey her devletin kendi egemenlik alanı (bir bakıma mülkü olan toprak parçasıdır). Ben devletlere militarist dedim. Zaten her devlet militarist olmak zorundadır. Organize silahlı güçleri olmayan bir devlet yaşayamaz bu bakımdan her devlet az yada çok militarist olmak zorundadır. Ancak bazı devletlerin tarihten gelen bir militarist gelenekleri vardır ki türk ve yunan devletleri de böyledir. Ben buna vurgu yapmak istemiştim. T.C. devletinin resmi ideolojisi anayasada atatürk milliyetçiliği yazsa da netice itibarıyla türk milliyetçiliğidir ve diğer etnisiteleri dışlar. Muarrızını cahillikle suçlayan birinin kavramları birbirine karıştırmadan daha yerli yerinde kullanması beklenirdi ama görünen o ki yazdıklarınla kendi idelojik yandaşlarına bile yeterince aydınlatıcı olamamışsın. sağlıcakla, |
||
|
||
| Sevgili ateş hırsızı, Sen ; Devleti Milleti Ülkeyi Vatanı Toprağı ... birbirinden ayrı tutan bir ideolojiye sahip olduğun için yazdıklarımı garipsemekte haklısın Gerçi bu beni pek bağlamıyor ![]() Dünya savaşçılık tarihi hakkındaki yorumların bir çoğunda şu sözleri duyabilirsin ; Türkler ve Yunanlılar iyi savaşırlar, Türkler ve Ruslar mert askerlerdir.İngilizler savaş kaybetmezler.Bu sözlerin hiç biri saydığım ülkeler ( devletler , milletler yada sen nasıl algılıyorsan ) tarafından sarf edilmemiştir.Militarist sıfatını bu söylenenlere binayen devletlere yüklemiş olabilirsin. Konumuza dönecek olursak ; "Solculuk kapsamlı bir ideolojidir.Tek bir tanımı yada sahibi yoktur." |
||
|
||
Konumuza dönecek olursak ; "Solculuk kapsamlı bir ideolojidir.Tek bir tanımı yada sahibi yoktur." Tabiiki eğer konumuz bu ise seninle en azından bu konuda hem fikirim. Zaten benden de aksi bir görüş beyan etmem beklenemez benim ideolojilere, fikirlere nasıl yaklaştığımı olayları yada sosyolojik olguları tek sebepli yada tek boyutlu değerlendirmekten özellikle kaçındığımı bilen bilir. ayrıca nazik yanıtın için teşekkürler, sağlıcakla, |
||
|
||
Solun ırkı olmaz eyvallah ama bunu demek pek bir şey demek anlamına gelimiyor. Bence solun enternasyonalizmi dahi ulus kavramının önkabulü ulusların kaderlerini tayin hakkı gibi burjuva bir ilkenin önkabulu üzerinden kurulmuştur. Bu bakımdan ne sol milliyetçi akımların etkisinden kendini kurtarabilir nede ulusal hareketlerin uluslarası ve toplumsal meşruiyetleri engellenebilir. Türk ulusu olarak ulusal kaderini tayin hakkı ilkesini savunuyorsanız kendine kürt ulusu diyen başka bir halk topluluğun kendi kaderini tayin hakkına karşı çıkamazsınız. Her ulusal sorun başka bir ulusal sorunun anasıdır. Yakındoğuda bir türlü çözülemeyen İsrail-Filistin yada Azerbaycan-Ermenistan-Karabağ, Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs, Hindistan-Pakistan-Keşmir, Sırbıstan-Kosova, İspanya-Bask ve İngiltere-K.Irlanda vb. sorunları ayrılıkçılık talep eden güçler lehine çözülse bile birbirine ulusalcı gözle bakan iki halkın derin güvensizliği ve nefreti yeni sorunlar doğurmakta gecikmeyecektir. Ulusal devlete sahip olan her etnisite kendi sınırları içindeki diğer azınlık etnisiteleri ezerek ulusal devletin iktidarını tahkim etmek isteyecektir. Kıbrıs da EOKA'nın yapmaya çalıştığı da bu idi. İngiltereden siyasi bağımsızlığını kazanan adadaki egemen etnisite adanın azınlığı olan kısmı etnik temizlikle sindirmeye çalıştı hepsi bu. Bu durumu militarist T.C. devleti ve yine militarist yunan devleti kendi çıkarları doğrultusunda kullanmağa çalışmışlar ve sonuçta bugünkü durum doğmuştur.
Yapılması gereken her türlü militarizme ve milliyetçiliğe ilkesel olarak karşı çıkmak, özgürlük ve özyönetim taleplerini savunmaktır. Bu yüzden türk yada kürt herhangi bir milliyetçiliğin panzehiri başka bir milliyetçilik yada ulusu meşru gören "humanist" bir enternasyonalizm düşüncesi değil anti-militarist ve anti-nasyonalist bir düşünce olabilir. bence problemin çözümü burda... sağlıcakla, yukarı da" Türk ulusu olarak ulusal kaderini tayin hakkı ilkesini savunuyorsanız kendine kürt ulusu diyen başka bir halk topluluğun kendi kaderini tayin hakkına karşı çıkamazsınız." diye bir kısım var. fakat burada ayırt edilmesi gereken çok ince bir nokta var. bu ilke KARL MARKS'ın sömürge topluluklar, halklar için yazmış olduğu bir ilkedir.ve kürtler Türkkiye cumhuriyeti sınırları içinde sömürge değildir.yani Türkiye cumhuriyeti sınurlarında kürtler sömürülmemektir. ve sömürge bir halkın hiçbir hakkı olmamaktadır. ki eğer sömürülmüş olsalardı eski başbakan Turgut Özal başbakan olamazdı.ayrıca ulus kavramı bir bütünlük ifade eder. ayrımcılık değil. türk ulusu , kürt ulusu gibi bir ifade kullanılamaz. ulus kelimesinin anlamının dışında bir kullanımdır. saygılarr |
||
|
||
| Türkiyede Nazım Hikmet ve onun nesli haricinde sol olmadı. -68 kuşağı sovyet propagandacılarının ve dünyanın o zamanki trendinin, modasının bir ürünüydü. -kürt - türk solculuğunun ne olduğunuda ancak kürtler ve türkler anlar. kimseyi aşağılamak için söylemiyorum ama türkiyenin tarihsel gelişimi batı toplumlarınınki gibi olmadı. Türkiye nüfusunun %40'ı hala tarımdan geçiniyor. biz sanayi toplumu olmadık. tarım toplumuyuz. bizim sosyolojimiz, kültürümüz Batıdan çok şey almasına rağmen batıdan çok farklı. Türkiyede entelektüellik de batıdakinden çok farklı. Aydınlanmayı, rönesansı, d,ndeki reformu, hatta hristiyanlığa kadar uzanır, kapitalist mantığı, sömürgeciliği, akılcılığı vsyi kavramadan, yani o ruh haline o moda geçmeden komünizmi kavramak birey bazında bile çok zor. Rus halkı bunu kavrayabilir, ruslar sanayileşmeyi de rönesansı da bir şekilde takip edebilmiş ortodox bir toplum. bu kadın ve erkeği anlaşamaması gibi birşey. konuşulan dil aynı değildir. anlatmak için yırtınsanızda karşı taraf bunu anlayamaz. fransızcadaki kelimeyi mot a mot tercüme etseniz de türk insanının zihninde aynı imge oluşmaz. mesela yamyamlığın da antropolojide sembolik ve dinsel bir anlamı vardır. ama yamyam olmak için yamyamların arasında doğmuş olmak gerekir. bunun dışında bizim zihnimiz yamyamlarla saatlerce konuşsak dahi yamyamlığın arkasındaki mantığı kavramaz. bunu iğrenç kabul ederiz. oysa yamyam açısından bu kötü bir davranış değildir. Komünizmi mesela Japonlar da kavrayamaz. çinin ne kadar kavradığını herkes görüyor. Japonya dünyanın en yüksek inthar oranına sahip. çünkü onların kültürü böyle. Bizdeki inthar oranları ise asla belli bir düzeyin üzerine çıkamaz. Komünizm batılı bir cübbedir. Atatürk Cumhuriyet cubbesini bize geçirebilmek için ne çabalar harcadığı konusunda hepimizin inkilap tarihi dersinden yeterince bilgisi var. bu öyle bir şey ki, okumuş olmak, kültürlü olmak yetmiyor. ben idia ediyorum ki müslüman bir toplumda doğmuş kişi komünizmi asla kavrayamaz. bence cumhuriyeti bile kavramadık. ama 75 yıl sonra cumhuriyeti yavaş yavaş benimsemeye ve anlamaya başlıyoruz. ama bence yolun yarısında bile değiliz bu konuda. demek istediğim ODTÜnün nizamiyesinin arkasındaki sosyalizm sosyalizm değil olsa olsa bilimdir. solculuk Nazım Hikmet zamanında sınırlı bir entelektüel zümre arasında yayılmış. onun dışında türk solu ya sapmış yozlaşmış bir soldur ya da elit solculuğudur. moda solculuğudur. ortama girme karı kız tavlama solculuğudur. ülkücülük böyle değildir. Ülkücülüğün, turancılığın bu topraklarda 200 senelik falan bir geçmişi var. ve ülkenin sosyo kültürel, dini yapısıyla uyuşan yanları var. İslamcılık da, osmanlıcılık, halifelik düşüncesinden aldığı, kendini kuvetli kılan kökleri var. kabul eder demiyorum. ama bizim zihnimiz bu iki düşünceyi gayet güzel anlar. kabul etmez demiyorum. ama bizim zihnimiz, (sınırlı entelektüel zümre hariç) sosyalist düşünceyi kavrayamaz ve anlayamaz. bilinç altı düzeyinde, kafasına dank etmez yani. tıpkı inglizce öğrenmek gibi. gayet güzel öğrensek bile hala kelimelerin çoğunu yanlış telafuz ederiz. onun gibi birşey. çünkü mantık insanlığın ortak dili falan değildir. insanlar toplumsal hayvanlardır. insan da bir çeşit makinadır ve bu makinanın %2si mantıktır. insanı yöneten şey duyguları, dürtüleri, içgüdüleri, koşullanmaları vs...dir. her konuda taklit etiğimiz gibi batıyı bu konuda da taklit edebiliriz ve güzel de taklit edebiliriz ama bu bir taklit işi değildir. bunun zemini olması lazım. zemin |
||
|
||
| senin dediğin anlamda sosyalizmi anlayan ve özümseyen bir toplum var mı ki ? küba mı diyeceksin ? latin rahatlığından başka değil onlarınkisi. ruslar mı ? kıyısından köşesinden geçmediler. çinliler mi ? karınca kültürünün hayvansallaştırma misyonu. kürtler mi ? milliyetçi bölücülükle bütünleşmediğini kim inkar edebilir ? türkler mi ? laf salatası veya gaz edebiyatı avrupalılar mı ? sosyal devletçilikten öteye vardılar mı ? amerikalılar ? tamamen entellektüel etiket operasyonları yok kardeş. solcu molcu yok. |
||
|
||
| deniz yazımı değiştirdim farkındaysan eklemeler yaptım. sana şöyle bir örnek vereyim tarihten. Mısırlı firavun Akenaten tek tanrıcılığı isadan 1000 yıl önce falan keşvetmiş. bunu uygulamaya kalkmış ve kendini halkı ile tek tanrı arasında aracı ilan etmiş. bu sana bişey hatırlatıyor mu? Akhenatenin deli olup olmadığı tariçiler arasında tartışılır durur. ama akhenatenin icat ettiği türden monarşi avrupada ve osmanlıda ortaçağlarda yürürgüğe konmuş. ve akhenatenden yaklaşık 1500 yıl sonra tüm dünyada çok tanrıcılık ortadan kalkmış ve tek tanrıcılık moda olmuş. Akhenatenin o zamanlar zorla dayatıp yaptırmaya çalıştığı şey 1500 yıl sonra kendiliğinden olmuş. sosyalizm de belki böyledir. diğerleri salata. küba ve che guevara da buna dahil. Kastro küba halkını düşünüyor. başka çaresi yoktu o yüzden sovyetler birliğine yanaştı. amerika kabul etseydi amerikaya yanaşacaktı. Che guevara da zaten maceraperest bir adamdan başka bişey değildi. çin ve kürtler konusunda sana katılıyorum. ama sovyetler birliği çok iyi denemeydi. ilerde hatırlanacak mı bilmiyorum ama 75 sene bu işi başarıp dünyaya karşı ayakta kaldılar. ama diktatörlükle ama kızıl terörle, ama sürgün ve toplama kamplarıyla. ama sonuçta bişeyler başardılar. çünkü 3ünce reich da yıkıldı. almanlarıno zamanlar bestelediği marşlar bugün neonaziler için bile beş para etmez. ama kızıl ordu marşlarını dinlerken o idealizmi o yüksek duyguları hisseden bir tek benmiyim? vardı yani birşeyler. ama birşeyler eksikti. ne olduğunu bulmata entelektüellerin işi. etnosentrik ve çok fazla batılı ve yeterince evrensel olamayışı bence önemli bir etkendi. başarısız oluşunda yani. ama sovyetler birliği çok iyi denemeydi. insanlık açısından aya roket göndermek gibi bişeydi bence. |
||
|
||
| benim hayranlık duyduğum bir iki isimden birisi lenindir. sosyalizm için kültür, eylem ve toplum yaratabilme başarısını gösterebilmiş tek insandır. teori ve pratiği mükemmeldir. onun haricinde sosyalizm adına derinlikli bir çalışmaya şahit olduğumuzu düşünmüyorum. |
||
|
||
bi ara epey ağzılardaydı. kürt solu- türk solu ayrımı yapılırdı. 1. neden böyle bir ayrım var. ? 2. sol un ırkı olur mu ? 3. neden rus/laz/çerkez vs. solları yok da kürt solu var ? 1. böyle bir ayrım vardır. neden? çünkü düşünce coğrafyadan bağımsız değildir. ulusal karakteristikler ve öncelikler de belli düşüncelerin algılanışı açısından ayrım yaratır. örneğin sanayi bakımından gelişkin bir ülkede sol; "proleterya"nın iktidar mücadelesi iken, bir sömürge ülkesinde "ulusal kurtuluş savaşı"na dönüşebilir. bu bakımdan üretilecek teori ve pratik de farklılaşmaya mahkumdur. yine örneğin, edebiyat ve felsefe acısından geniş bir tarihe sahip fransa, almanya ve italya'da sol, eylemden çok düşünce boyutu ile önemsenmiş iken, açlık ve sömürü ile boğuşan bir afrika ülkesinden ya da diktatörlüklerle savaşan latin amerika ülkelerinden de aynı tavrı beklemek pek de ciddiye alınır olmayacaktır. 2. "biz sosyalist rus gençleri, ulusal bilinç duygusundan yoksun muyuz? elbette hayır! tersine, biz bugün sürmekte olan sistemin ve egemenlik savaşlarının rus ulusunu küçülttüğünü düşündüğümüzden milliyetçi geçinenlerden çok daha fazla uluscuyuz!" - lenin. yukarıdaki alıntıda da gösterildiği gibi solun ırkı olmaz ama milliyeti olur. zaten solun "ırkı" olur mu sorusu çarpıtmaya çok açık bir sorudur. sol, asla ırk söylemi üzerinden politika yapmaz. ama lenin'in de dediği gibi, milliyet duygusu "sol"dan müstesna değildir. 3. bu soru da ne yazık ki memleketimizde "çarpıtma" amaçlı kullanılmaktadır. bu soruyu soranların bazı söylemlerinde "fransız solu"ndan, bazı demeçlerinde "italyan solu"ndan dem vurduklarını görebilirsiniz. peki, italyan solu, fransız solu, avrupa solu vardır da "kürt solu" neden olamaz? yanıt da anlayanlar için sorunun içinde gizli! daha açık söylersek, latin amerika sol deneyimi, avrupa solu'na benzemez. bunda bir çarpıklık da yoktur. çünkü her düşünce, bulunduğu coğrafyanın özelliklerine göre yeniden biçimlenir. örneğin latin amerika solu, romantik ve eyleme dayalı bir çerçevede gelişmişken; avrupa solu, düşünce ve yasal partileşmeye (normal siyasal hayatın içinde yer alarak) yönelik olarak gelişmiştir. yunan solu, kendi deneyimleri ışığında kendisine farklı bir yol çizmiş ve avrupa solunun birtakım özelliklerini yansıtmakla birlikte daha ortodoks bir çizgiyi korumayı kısmen başarmıştır. italyan solu, gramsci'nin de etkisiyle avrupa solunun belirleyeni olmuştur fransızlarla birlikte. rus solu da vardır, ancak komunist angajmanda "komuntern"i belirleyen anlayış olduğu için, rus solu olarak değil 3. enternasyonal olarak geçmiştir. laz ve çerkez solu da, bu kesimlerin içinde sol düşüncenin "ayrı bir kol" olarak ve aidiyet duygusuyla ortaya çıktığı zaman oluşabilir. politika, veriler üzerinden yapılır. lenin, kendisine ulusçuluğu yakıştırıyorsa, elbette veriler bunu gerektirdiği içindir. yoksa hangi lenin istemez rus milliyetçisi olup rusya'da devrim yapmak yerine, ulussuz (ulus düşünçesini aşmış) olup dünya devrimini yapmayı? bugünkü verili ortam insanlığı uluslara bölüyorsa; sol bunu veri olarak almak zorundadır. veri olarak almayan da, kenardan "martaval okumak"tan öteye gidemez. zaten memleket solu'nun algılayamadığı da budur: politika asla tavır açıklaması değildir, pratiktir. pratik çözümler üretip, politik arenaya sunabiliyorsanız sözlerinizin bir kıymeti olur. mevcut durumlar üzerine açılım yapamayıp, genel geçer politik duruş açıklamaları yapıyorsanız; iddianız ne olursa olsun, ideolojinizin gücü ne olursa olsun, teorinizin sağlamlığı ne olursa olsun, apolitik olmaya mahkumsunuz demektir! kaldı ki, türk ve kürt solunu bir çizgide buluşturacak olan tam da bu pratiktir. ancak coğrafi özelliklerden mi bilinmez, iki taraf da politikayı "kürtler sömürülmekte midir, sömürülmemekte midir" tarzı yalnızca "açıklama" sorunu haline indirgediklerinden, gerçekte var olması gereken ve tersine ulus ve ulusçuluk karşıtı sol söylem için dayanak olarak da kullanılabilecek bu ayrım, bir sorun haline gelebilmektedir. |
||