|
||
| - i love you, pumpkin. (seni seviyorum pumpkin) + i love you, honey bunny. ( bende seni seviyorum honey bunny ) - everybody be cool this is a robbery! (herkes sakin olsun, bu bir soygundur)+ any of you fuckin' pricks move and i'll execute every motherfucking last one of you ![]() (burasını merak eden özelden sorsun) -butch, whose motorcycle is this? (butch, bu motorsiklet kimin?) +ıt's a chopper (bu bir chopper) -whose chopper is this? (bu chopper kimin) +zed's (zed 'in) -who's zed? (zed de kim?) +zed's dead, baby, zed's dead (zed öldü güzelim, zed öldü) |
||
|
||
| --i thought you spies knew everything (siz casusların herşeyi bildiğini zannederdim) --only god knows everything and he works for mossad (sadece tanrı herşeyi bilir ve o da mossad için çalışır) constant gardener. --may the force be with you! (güç sizinle/seninle olsun--bööle çevrilince iiğrenç olmakta ecnebicesini tercih ediniz) starwars |
||
|
||
| Don Vito Corleone: Ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım Micheal Corleone'nin ağzından teklif şöyle bişeydi --"With a gun to his head, my father assured him that either his signature or his brains would be on the contract" |
||
|
||
| --the ability to destroy a planet is insignificant next to the power of the force (bunu çevirince de pek fena oluyo bööle bilin starwars izlemeyen de anlamasın efenim bu da eksik kalıversin) darth vader - starwars --fear is the path to the dark side, fear leads to anger, anger leads to hate, hate leads you suffering (bu sözü de motto yapınız uygulayınız gerçekliğini test ediniz) yoda - starwars --no,try not. do or do not. there's no try. yoda - starwars hatta bu sözün ikamesini matrix'te, morpheus neo'ya ifade etmekteydi (hani şu "i know kung fu" repliğinden sonra,evet) |
||
|
||
| ixcel guzel sozlermis.. (bi de ne dendigni anlasaydik )
|
||
|
||
| filiz akın, patron koltuğunda ve sırtı dönüktür, ediz hun ise iş görüşmesine gelmiş bir genç. ediz hun zamanında, filiz akın'ın babasının teklif ettiği parayı alarak kızı terketmiş görünür ama gerçek öyle değildir elbet. filiz akın, babasından kalan mirasla pinas aş. adında bir şirket kurmuş ve ediz hun'un genel müdürlük için verdikleri ilana başvurmasını beklemektedir. filiz akın koltuğunda döner ve: - özgeçmişini inceledim ve pinas (para için namusunu ve arkadaşlarını satanlar) aş'in genel müdürlüğüne uygun gördüm! |
||
|
||
| bir türkan şoray-kadir inanır karşılaşmasıdır fekat aynı replik muhtemelen farklı filmlerde de kullanılmıştır. kadir abi türkan abla'ya karşı kaba kuvvet kullanmaktadır: --beni sevdiğini söyle kadın! --haaaayır!++++şrraakk (tokat sesi) --söyleeeee! --haaaayırr!++++şrraakk (tokat sesi) --seviyosun benii! --dur, evet. seviyorum! --yalaaaaaan!++++şrraakk (tokat sesi)...yorum sizlerin |
||
|
||
| küçük emrah'ın efsane filmidir. ben görmedim ama izleyenler arasında sürekli anlatılagelmiş, dilden dile yayılmıştır. onların yalancısıyım. ayrıca bi küfür içermektedir haberiniz ola! emrah'ın annesi kötü yola düşmüştür. emrah da bunu duyunca artık amelelikle mi garsonlukla mı bilemiyorum, çok çalışıp annesini düştüğü batakhanede görmek için para biriktirmektedir. gidip suratına haykıracaktır, pis kadın diye. sanki annesi sırf sevdiğinden girmiştir ya o yollara, oysa ki bilmez bu paralar nerden geliyo?! gündeliğe gidip çıkarılmaz ki o paralar! neyse, kahramanımız parasını biriktirir ve adı lazım değil o "ev"e gelir, annesinin takma adını verir, bi oda tutar. annesini görünce ağlayaraktan, kaş kaldırma hareketindeki hünerini döktürerekten başlar sövmeye. annesi de perişan olmuştur ama yine de oğlum der. esas bomba burdan sonradır. emrah çok içlenmiştir. malum "ev"in kapısının yanına çömer --bildiğiniz çömmek-- boynunu da eğer başlar ağlamaya. orda bulunan adamlar da gelir başına dikilir, bakarlar. sonra emrah'ın kaş hareketiyle birlikte söylemeye başladığı sözcükler yankılanır: --ne bakıyosun abi? hiç mi orospu çocuğu görmedin?!!! |
||
|
||
| size anne diyebilirmiyim teyzecim annem gibi sevdim sizi durrrrrrrrrr kızım senin annen ölmedi o kadın senin annen yavrum senin annen bir melekti yavrum |
||
|
||
| çin mahallesi elbette bir kült filmdir ve hem jack nicholson'un, hem de faye dunaway'in oyunculuğunun zirvelerinde seyrettikleri bir yapimdir. j. j. gites (jack nicholson) abimiz eskiden çin mahallesinde polislik yapmış ve bolge savcılığının önerdiği biçimiyle "mümkün olduğunca az" tarzında çalışmaya itaat etmediğinden polislikten ayrılmış bir özel dedektiftir. öykümüzde ayak oyununa getirilmiş ve meslek onuru gereği olayı çözmek istemektedir. evelyn cross mulwray (faye dunaway) ise skandala neden olan kadının önce kardeşi ve daha sonra da kızı olduğunu iddia etmiştir. unutulmaz repliğimiz ise biraz kadir abi'mizi hatırlatıyor; j. j. gites abimiz gerçeği öğrenmek için evelyn'i tokatlar: şşşşııııırrrrrakkk! - kızım! (nicholson abimiz evelyn'in sağ yüzüne bir tokat indirmiştir!) şşşşııııırrrrrakkk! - kardeşim! (nicholson abimiz evelyn'in sol yüzüne bir tokat indirmiştir!) şşşşııııırrrrrakkk! - kızım! şşşşııııırrrrrakkk! - kardeşim! şşşşııııırrrrrakkk! - kızım! şşşşııııırrrrrakkk! - kardeşim! - kızım! -kardeşim! devamında evelyn'in küçük yaşlarda babasının tecavüzüne uğradığını ve gerçekten sözkonusu şahsın hem kızı, hem kardeşi olduğunu öğreniriz! aynı filmde jack nicholson'un ünlü "çinli" fıkrasını zikrettiği sahne de unutulmazdır! ve yine aynı filmin altyazısında çeviri hatası sonucu çinli uşağın çimleri avuçlayarak, "tuzlu su camlar için zararlı" dediği sahne de bütün uyarılarıma rağmen düzeltilmemiştir! |
||
|
||
| unutulmaz replikler deyince yılmaz güney abimizi es geçmek sinema sanatına saygısızlık olur! adını hatırlamıyorum, yılmaz güney'in avantür, kovboy filmlerinden birisi! kahramanımız olanca -şimdilerde cool diyorlar- sessiz sakin haliyle barda oturmaktadır. yanına bir kadın yanaşır ve pek afedersiniz yılmaz abimize biraz sırnaşır. ancak diyalog kurma çabası yılmaz abimizin sessiz ve sakin halinden geri tepmektedir. yılmaz abimiz türk coğrafyasından olduğundan olsa gerek; "nesin, necisin, nerelerdensin" sorularında sessizliğini sürdüremez ve: - ben çinliyim! der. kadın: ama çinliler kısa boylu olur! yılmaz güney abimiz: - ben uzun boylu çinliyim! peh ki peh, hey ki hey! yılmaz abi sen bizim her şeyimizsin! bu arada yılmaz güney'in raj kapoor'a ne kadar benzediğini farkettiniz mi? |
||
|
||
| kadın (ayla algan): şimdi ne yapacağız? erkek (sadri alışık): iki kişiyiz, birbirimizi seviyoruz, ve daima inanacak bir şeyler bulunur... ah güzel istanbul / atıf yılmaz / 1966 film güzel, istanbul daha güzeldir; sadri alışık oynarken ayla algan bakakalmaz, her şey güzel olur; inanacak bir şeyler buluruz... |
||
|
||
| pulp ficionda,samuel jacksonun,incilden okudugu bölüm süperdi,hani birini öldürmeden önce söylemek icin ezberledigi .... | ||
|
||
| Memento Natalie: Biliyor musun, sanırım seni kullanacağım. Bunu sana şimdi anlatıyorum çünkü eğer bu kadar salakça ucube olmasaydın beni durdurabileceğini düşündüğüm zaman bundan daha fazla keyif alacağım! Natalie: Seni zavallı ucube. Sana istediğim haltı söyleyebilirim ama sen hatırlamayacaksın. Her zaman arkadaş olacağız ya da belki de sevgili. Leonard Shelby: Hafıza bir odanın şeklini değiştirebilir; bir arabanın rengini değiştirebilir. Ve hatıralar bozulabilir. Onlar sadece birer yorum, bir kayıt değiller, ve eğer gerçekler elinizdeyse onlar değersiz. Leonard Shelby: Yani bu bok çukurunda kaç oda tuttum ben? Burt Hadley: Sadece iki, şimdiye kadar. Leonard Shelby: En azından beni soyarken dürüst oluyorsun. Burt Hadley: Evet, nasıl olsa hatırlamayacaksın zaten. Leonard Shelby: (Koşarken) Tamam, ne yapıyorum? (Aynı zamanda Dodd'un koştuğunu görür) Leonard Shelby: Bu herifi takip ediyorum. (Dodd'un bir silahı vardır ve Leonard'a ateş eder.) Leonard Shelby: Hayır. O beni takip ediyor. |
||
|
||
neydi yaaa? daha şimdi aklımdaydı
|
||