|
||
Tanriyi nasil bulabilirsin.. Ömür boyu bu celiskiyle yasamak istemiyorsun. Namaz kilarken ya allah yok diye düsünmek istemiyorsun. Namaz iptal ederken ya allah varsa düsünmek istemiyorsun.. Sen hic bir zaman tanriyi bulamiyacak misin? En büyük zulüm bir secim yapamamak. En iyisi unutmak. |
||
|
||
| din moduna girdiğinde, doğru namaz kıldığında, O'nunla irtibata girmeye çalıştığında, Kuran okuduğunda tanrıyı bulduğunu sanıyorsun. Belki de buluyorsun. Ama emin değilim. Çünkü bu şekilde bir şeye motive olduktan sonra bağlanmayacağın, inamayacağın bişey olamaz. Düşünsenize adamlar uzaylılar gelecek diye toplu halde intihar etmişlerdi. Onlarda benzer yöntemleri uyguladılar ve inandılar davalarına. Bu yüzden içinde olduğumuz durumu hep dışardan izlemek ve objektif değerlendirmek zorundayız. İnanmak istedikten sonra inanılmıcak hiç bir şey yok. |
||
|
||
| Bulmak sorun degil bulduktan sonra ne olacak. | ||
|
||
| tanrı içimizde ,tanrı ruhundan üflemiş der müslümanlıkda dahi bize ne kadar bu koca evrende bok böcekleri gibi ufak ve salaksak bir o kadar da üstünüz !tezatlar dünyası ....eyvallah ...enel hak.. | ||
|
||
| Arkadaslar Hersey ALLAH vardir Herseyi ALLAH yaratti. | ||
|
||
| "Bir şeyi için çabalamak onu elde etmekten daha kıymetlidir." A. Einstein Hedeflere ulaşmak değil o hedefe ulaşma yolunu katetmek değer verir o hedefe.. Hedefim Tanrıyı bulmaksa ve asla ulaşamayacaksam, bu benim için en değerli şeydir. Çünkü sonsuz, tüm sayılardan daha büyüktür. Ben sonsuza yakınsıyorum.. Saygı Sevgi ve Mantık.. |
||
|
||
Alıntı Bulmak sorun degil bulduktan sonra ne olacak. bulmadan bulmak sorun değil diyorsun bir bul bakalım bulduktan sonra ne tapacağını anlayacaksın |
||
|
||
Alıntı İnanmak istedikten sonra inanılmıcak hiç bir şey yok. öyle diyorsun da inandığın şey ihtiyaçlarını karşılamıyorsa ne yapacaksın? ona inanmaya devam mı edeceksin? |
||
|
||
Allahü Teala'yı bulmayı isteyen herkes Allahü Teala'yı bulur... Her insanda Allah'ın ruhundan gelen ruh vardır. Bu ruh ile insan Allah'ı bulabilir, O'na varabilir. O'nu görebilir. elbetteki Allahü Teala herkesin kendisine ulaşılmayı dilemesini ister.. Alıntı 32/SECDE-9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne). Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve onu (onun nefsinin kalbine) sem’î (kalbin işitme hassası), basar (kalbin görme hassası) ve fuad (kalbin idrak etme hassası) hassalarına (sahip) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz. Alıntı 2/BAKARA-156: Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne). Onlar ki; kendilerine bir musibet isabet ettiği zaman: "Biz muhakkak ki; Allah içiniz (O'nun için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)." dediler. Alıntı 42/ŞURA-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
Dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ulaştırır). |
||
|
||
| böyle bir ikilem yoktur...aklının içinde göğüs kafesindekine eş bir kalp ve kalbinde kafatasının içindekine eş bir akıl taşıyanlar için...vicdanına doğru soruyu sorabilenler için...sorun yok...sorun...bu denkliği bozanlar da... | ||